Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm değerli hocam. Ben evde hafızlık yapıyorum ezberimi de Kuran kursuna gidip hocama dinletiyorum. Hocam kafamı çok karıştıran bir konu var ki o da şu; hasta olduğum dönemlerde ezber yapmak içime sinmiyor. Elime alıp ezberimi yapmak bana manevi açıdan hiç faydası olmuyor. Beni dinleyen hocam yapmamı tavsiye ediyor ruhsat var diyor. Ben üç mezhebin haram dediği bir mezhebin caiz gördüğü görüşe sağlam bakamıyorum. Hocam siz ne dersiniz sizce ne yapmalıyım? Bir de tefsir derslerine gidip gitmeme konusunda da tereddütlüyüm. Ya hafızlığım aksarsa diye endişe ediyorum. Tefsir dersi de başlı başına bir uğraş gerektiriyor çünkü. Ve orda da ezber yapmam lazım.İkisini birlikte yürütememekten korkuyorum. Malum evde hafızlık yaptığım için ancak yapabiliyorum hafızlığımı. Tefsir hocam istesen yapabilirsin dedi. Ben ise yapabileceğimi hiç sanmıyorum. Yine de sizin de görüşünüzü merak ediyorum. Hocam cevabınızı ve tavsiyelerinizi büyük bir iştiyakla bekleyeceğim. Şimdiden Allah c.c razı olsun, selamlar.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İsa kardeş, sizi tebrik ederim. Mübarek bir yola girmişsiniz. Allah sizi sevdiği amellere muvaffak kılsın. Hafızlık, Kur'an'ı baştan sona kadar ezber okumanın adıdır. Hafızlıkta asıl gaye, hafız olan kişinin okuması değildir. Bilakis asıl gaye, Kur'an mucizesinin insandan insana kıyamete kadar sürmesini sağlamaktır. Düşünebiliyor musunuz, kâğıdın bile bulunamadığı günlerden bu güne kadar tek bir harfi bile zayi olmadan Kur'an bize ulaştı; bu hafızlar sayesinde oldu. Dolayısıyla hafızlar, muhteşem bir mucizenin canlı örnekleridirler. Okudukça sevap kazanmaktadırlar, o ayrı bir meseledir. Belki şimdi, bu teknolojinin sonra hafızlara bu oranda bir ihtiyaç yoktur ama nihayetinde sistem aynı sistemdir, mucize aynı mucizedir. Sizin hafız olmayı arzu etmeniz, kıyamete kadar anılacak Kur'an'ı korumak için Allah'ın seçtiği mü'min kulları arasında bulunmuş olmak anlamına gelmektedir ki, bu tarif edilemez bir nimettir. İmkânınız varsa kesinlikle bu fırsatı kaçırmayın. Hiçbir yaş, hafız olmaya mani değildir. Bazı şartlarda yaşı ileri olanlar daha şuurlu hafız olmaktadırlar. Belki evliliğiniz bir tür ağırlaştırabilir bu süreci ama engel olmaz. Hele hele sizin hafız olmanızı kendisi için de bir şefaat vesilesi görebilecek bir saliha kadına rastlarsanız mükemmel bir nimet yakalamış olursunuz. İşin doğrusu, sizin hafızlığınızın ne kadar ve nasıl olabileceğini en güzel sizinle yüz yüze görüşerek belirleyebiliriz. Bir günlüğüne İstanbul'a gelebilirseniz bu hususu genişçe konuşabiliriz. Üç gün beş gün de gelebilirsiniz misafirimiz olursunuz. Yine de ana ölçüleri size belirteyim, kendinizi test edin: a- Bir sayfaya bakarak, en çok bir buçuk dakikada okuyabilmelisiniz. Tecvid kurallarına riayet ederek ve hata etmeden bir buçuk dakikada okuyabilirseniz, hafızlık için uygun standarda gelmiş sayılırsınız. b- Bir gün sabah vaktinde bir sayfayı ezberlemeye çalışın. Âyet âyet ezberleyin. İki ayeti ezberleyince ikisini birden birkaç kere okuyun. Üçüncüyü ezberleyince üçünü birden... Bu şekilde bir sayfayı bitirin. Sayfayı baştan sona kadar topluca da birkaç kere okuyun. Ezberlediğinizi anlayınca bırakın. c- O gece yatın. Sabah kalktığınızda, ezberlediğiniz sayfayı iki üç kere bakarak okuyun. Sonra da ezbere okuyun. Yanlışsız okuyorsanız birinci kademe geçilmiştir. d- Aradan birkaç gün geçtikten sonra bir sabah aynı testi tekrar yapın; iki üç takılmayla aynı sayfayı okuyabiliyorsanız hafızlığınız için bir engel yok demektir. Riya veya benzeri hiçbir engele takılmayın. Bu muhteşem bir cihattır sizin için, heyecanınız varken kaçırmayın fırsatı. Allah işinizi kolay etsin. Yüzünüz ak olsun.
Aleykümselam.Sizin hafızlık yapmanız imkân dışıdır denemez. Anneliğiniz ve eş olmanızın yanında doğal bir iş olur mu o sorgulanabilir. Bu da ne kadar zamanda ezberleyebileceğinize bağlıdır. Şöyle bir test yapın: Önce eşinizle bu durumu görüşün, onayını alın. Sizi dinleyen hocanın 'yanlışsız okudun' dediği bir sayfaya üç saat çalışın, ezberleyin. Ertesi gün, hocanız o sayfayı sizden ezbere dinlesin en fazla iki yanlışla okuyabilirseniz bunu bir kenara not edin. Bir hafta sonra tekrar dinlesin sizi. Eğer yine aynı şekilde okuyabilirseniz hafızlık yapabilirsiniz demektir. Böyle yapamazsanız hafızlık yoluna girmeyin. Onun yerine belli sureleri ezberleyin. Ezberlerinizi sık sık tekrar edin. Yavrunuzla ilgili de zaman geçmiş olmaz. İnşaallah muvaffak olursunuz. Bu arada bıktırmadan sıcak tutmaya yönelik uygulamalar yapın onun üzerinde. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bunu size hafızlık yaptıran hocanızla istişare edin; durumunuz vaktinde bitirmeye ve bitince de korumaya uygunsa devam edin. Hocanız tavsiye etmekte tereddüt ederse yaptıklarınızın hafızlığında güçlü olun.
Selamünaleyküm. Bu hususta hüküm şöyledir: 1- Hafızlık yapan hanımların, aybaşı durumlarında Kur'an okumaları/Mushaf'a tutmaları Hanefi mezhebi başta olmak üzere ulemanın pek çoğuna göre caiz değildir. Bazı fakihler ise hafızlık şartlarının itibara alınması durumunda aybaşı durumunda Kur'an okumalarının caiz olacağını söylemişlerdir. Bu görüş, ilk dönem fukahasına kadar dayanmaktadır. Bazılarının zannettiği gibi bu zaman adamlarının icadı değildir. Zamanımızda öğrencilerin ciddiyeti ve istekleri açısından meseleyi değerlendiren pek çok medrese hocası bu fetva ile amel etmektedir. Diyanet’in meyli de bu tarafadır. Biz her iki hüküm ile de amel etmeyi sakıncalı bulmuyoruz. 2- Hafızlık süreci bittikten sonra ise durum değişir. O takdirde okuyamaz/tutamaz görüşüne göre amel edilmelidir. 3- Dua maksatlı ayetlerin okunmasında bir sakınca yoktur.
Aleykümselam. Bu bir vesvese değil, gerçek öyledir. Hafızlık, ilimden sonra gelmelidir ama hangi ilim? Gerçekten size derin bir fıkıh öğretecek ilim meclisi bulursanız ezberi hemen bırakın. Böyle olmazsa ezbere devam edin. Mübarek olsun.
Aleykümselam. Bir işe haram veya helal yönüyle bakılır. Kimin ne diyeceğine bakılırsa o işte ibadet kıvamı olmaz. Caiz olacak bir işi de haram gibi görmek aşırılıktır. Fıkhına caiz görüleni caiz bil.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sadaka, insanın kendi rızası ile verdiği şeydir. Cebren alınan şeyden sadaka olmaz. Bunu vatandaşlık gereği sayabilirsiniz. Dünya ölçülerinde de başka türlü bir yaşam mümkün değildir. Allah işimizi, rızasına göre yapmaya bizi muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Dua ederken elleri omuz hizasına gelecek kadar kaldırmak Sünnet'tir. Yapılan duanın kabul edilme nedenlerinden biri olarak da görülmüştür. Duadan sonra da ellerin yüze sürülmesi vardır. Bu hususlar hadislerle sabittir. Ancak namazdan sonra ellerin yüze sürülmesi yoktur.
Selamünaleyküm. Devletlerin, trafik gibi haram ve helal açısından serbest olan konularda koydukları kurallara uyulması bir zarurettir. O kurallara uyulmadığı için ortaya çıkacak yanlışları da vebalde olmak şeklinde kabul ederiz.
Selamünaleyküm. Tevbe edenin günahından ötürü mü'min kimliği soruşturulmamalıdır. Tevbe etmemiş büyük günahlardan birini işleyenin de daha iyisi varken imam olması doğru değildir. Namaz için 'caizdir' diyebilsek de onun imam olmaması gerekir.
Selamünaleyküm. Celaleddin Rûmî, Müslümanların geçmişinde izi bulunan şahsiyetlerden biridir. İnşallah mü'min bir insandır; put değildir, tek değildir, hatasız değildir, mükemmel değildir. Her mü'min gibi, dinini dert edinmiş olduğuna inanılan biridir. Gayet değerli sözler yazmış ve konuşmuştur. İstifade ettiğini düşünen ondan istifade etmelidir. Onu putlaştıran, ashabı kiramdan değerli duruma getiren anlayış ise, onun da kabul etmeyeceği bir anlayıştır. Batılıların ısrarla ona sarılmaları, laik partilerin bile ondan medet umuyor olmaları elbette düşündürücüdür ama bunu, onun değil onların bir art niyeti olarak görürüz. Sevmek zorunda değilsiniz ama yermek de göreviniz değildir. Ortasını bulun yolunuza devam edin.
Selamünaleyküm. Madem samimi düşünüyorsunuz, durumu ailenize iletin. Anneniz veya babanız yoluyla isteğinizin tahakkuku için çalışın. Bu yaptığınızın size bir yararı olmayabilir.