Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben Mevlanayı sevmiyorum bu imanımı tehlikeye sokar mı? Sebebim mesnevide geçen sapıkça bölümler. Çevremde Mevlanayı çok seven insanlar var. Onları düzgün bir dille uyarıyorum. Bana yanlış yaptığımı söylüyorlar. Her pazar sizin sohbetinizde bulunan biriyim. Kitaplarınızı ve makalelerinizi okuyorum. Sizin tavsiyeniz benim için önemli.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Dinimize hizmet etmek için şu veya bu iş sahibi olmak gerekmez. Her mü'minin dini için yapabileceği pek çok şey muhakkak vardır. Alim olma yöntemi ile hizmet etmeyi kastediyorsanız o ilme meyilli bir kabiliyetinizin olmasını gerektirmektedir. Bunun da bulunup bulunmadığı bu zamana kadar anlaşılmıştır. Dert etmenizi gerektiren bir durum yoktur. Siz önce İYİ BİR MÜMİN olma gayesi ile hareket edin. İyi bir mü'min oldunuz mu zaten dininiz sizden istifade etmeye başlar. Gerisini de Allah önünüzü açarak ne yapacağınızı size gösterir.
Selamünaleyküm. Önce bu mantığı terk edin; geçmişi, hatalarınızı irdeleme yerine, oturun neler yapabileceğinizi düşünün. Yapabileceğinizi düşündüğünüz en kolay işten başlayarak bir çalışma planı yapın. İş bitirin, biten işin yerine yenisini başlatın. Böylece raya girmiş olursunuz. Sorunlu insanları örnek almayın. Gerekiyorsa çevre değiştirin, şehir değiştirin. Kur'an okuyun. Bir ilimi meclisine katılın.
Selamünaleyküm. Bir insan iman esaslarını kabul edip yaşadıktan sonra Mü'min olmanın gereklerini yerine getirmiş olur. Bu sözlerinden dolayı ona kâfir diyecek hâlimiz yoktur. Ama bu sözlerin durduğu sabit bir yer de yoktur.
Selamünaleyküm. İyi Müslüman olmak, Müslüman olmanın bedellerine de hazır olmakla mümkündür. Bu birinci ilkeniz olsun. İkinci olarak da, hayat bir mücadele içinde geçer. Hiçbir zaman size, yüzde yüz temiz bir ortam verilmeyecektir. Bulunduğunuz ortamı en iyi ortam yapmaya çalışacaksınız. Onu yapamadığınız takdirde de, olanı içinde iyi bir hayat yaşamaya çalışacaksınız. Bu ilkelerle yaşamaya çalışın.
Selamünaleyküm. Mümin, bu zamanda önce kendisini korumalıdır. Fitne ateş gibi her yeri sarmış durumdadır. İmanımız ciddi bir şekilde tehlikededir. Önce kendinizi korumayı gaye edinin. Onlar size tesir etmesinler. İkinci göreviniz de onlara iyi örnek olmaktır. En iyi yapacağınız şey, imanınızla oluşan kimliğinizi kıskandırmaktır. Tatlı konuşan, vakar sahibi, sözüne sadık, ibadet ihmal etmeyen, ahireti hesap eden bir mümin olduğunuz zaman onlar sizden istifade edeceklerdir. Böylesi, oturup onlara bir saat seminer vermekten iyidir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i övmek kadar büyük bir meziyet olabilir mi? Keşke becerebilsek, keşke en güzel mevlidi ben yazabilsem! Ama Kur'an gibi görülecek bir mevlüt değil, duygularımı yansıtacak bir mevlit olacak! Sıkıntıyı anlamış bulunuyorsunuz, mevlit ne için yazıldı ne için kullanılıyor, nerede kullanılıyor? Mesele buradadır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Madem samimi düşünüyorsunuz, durumu ailenize iletin. Anneniz veya babanız yoluyla isteğinizin tahakkuku için çalışın. Bu yaptığınızın size bir yararı olmayabilir.
Selamünaleyküm. Devletlerin, trafik gibi haram ve helal açısından serbest olan konularda koydukları kurallara uyulması bir zarurettir. O kurallara uyulmadığı için ortaya çıkacak yanlışları da vebalde olmak şeklinde kabul ederiz.
Selamünaleyküm. Zannederim kastınız, onu sevdiğinizi söyleyeceğiniz bir mektup vermektir. Eğer durum bu ise, bu bir haram değildir ama kalitesiz bir başlangıçtır. Özellikle bu zamanda bunu yapan kız, seviyesiz bir evlilik başlatmış oluyor büyük ihtimalle.
Selamünaleyküm. Sadaka, insanın kendi rızası ile verdiği şeydir. Cebren alınan şeyden sadaka olmaz. Bunu vatandaşlık gereği sayabilirsiniz. Dünya ölçülerinde de başka türlü bir yaşam mümkün değildir. Allah işimizi, rızasına göre yapmaya bizi muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Fıkıhta, bir mezhebin görüşü ile zaruret durumunda amel edilebilir ama sizin kalbinizin rahat etmeyeceği işi yapmayın. Tefsirle ilgili kararı da siz verebilirsiniz; ağır geliyorsa elbette erteleyin.
Selamünaleyküm. ULULEMR, emir sahibi yani yönetici demektir. Ne yönetici ne de bir başkası, Allah'ın hakkı olan farz/haram koyma işine karışamaz. Serbest alanlarda ise emredebilir/yasak koyabilir. Onlara da itaat ederiz.