Fetva Meclisi
Soru
Ulul emr kimdir? Ulul emrin mustehabı farz veya haram kılması durumunda uyulmadığında bir vebal var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. O veya başka biri, ulemanın, Ümmet'in otoritelerinin irşadı ile olmadıkça Ümmet'i bağlayan bir anlam ifade etmiyor. Kimse kendi aklına göre bir iş yapıp Mü'minlerin başına dert olmamalıdır.
Hayır, umre ibadeti müekked bir sünnettir, farz değildir. İmkânı olan gitmeli ve nefsini temizleyecek bir ibadet olarak onu yerine getirmelidir ama farz değildir.
Aleykümselam. Nasihatinizi yapın, gerisinin vebaline inşaallah ortak olmazsınız.
Bir meslek sahibinin o mesleği icra etmesinin ona farz olması ancak ağır zorunluluk şartlarında olur. Mesela bir tıp mezununun, ağır yaralı bir insanın yanında doktorluğunu icra etmesi farz olur. Bunun haricinde mesleğini icra etmek diye bir zorunluluk yoktur.
Selamünaleyküm. Bulunan bir şeyin ilan edilmesi ve bir yıl kadar saklanması şarttır. Ondan sonra sahibi bulunmazsa bulan fakir ise onu alabilir.
Allah’ın kullarına emrettiği şeylere FARZ denir. Farz’ın aksi ise Haram’dır. Mesela namaz bir farz-ı ayındır yani her Müslüman namaz emrini yerine getirmeye mecburdur. Eğer Allah’ın emri sıradan her Müslüman’a verilmiş bir emir ise ona FARZ-I AYIN denir. Farz-ı ayın “herkese emir” olduğu için yapmayan muhakkak harama düşmüş yani günah işlemiş olur. Allah’ın bazı emirleri ise Müslüman Toplum’a yöneliktir. Allah Teâlâ o emrini toplum olarak yerine getirsinler murat etmiştir. Bu emirler genelde herkesin yapması gerekmeyecek emirlerdir. Bu nedenle farz-ı kifayelere “yerine getirilmesi gereken görevler” olarak bakılır. Bir toplumda az bir grup bile o emri yapsa emir yerini bulmuş olur. Hiç kimse ilgilenmez ve emir ortada kalırsa bütün Müslüman toplum bundan mesul olur. Cenazenin kaldırılması, dinin tebliğ edilmesi, fetva verilmesi, gerektiğinde şahitlik yapmak, toplum yaşamı için gerekli mesleklerin öğrenilip icra edilmesi, belli yeteneklere sahip insanların bu yeteneklerinin geliştirilip korunması… Farz-ı kifâye örneği olarak alınabilir. Farz-ı kifâye anlayışı, mü'minlerin tek bir ümmet olma idrakini ayakta tutan ruhun adı olarak da ele alınabilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Zannederim kastınız, onu sevdiğinizi söyleyeceğiniz bir mektup vermektir. Eğer durum bu ise, bu bir haram değildir ama kalitesiz bir başlangıçtır. Özellikle bu zamanda bunu yapan kız, seviyesiz bir evlilik başlatmış oluyor büyük ihtimalle.
Selamünaleyküm. Bir hanım evlendikten sonra eşinin emrinde olur; istişare eder eşi onunla ama eşinin daha rahat kazanacağı bir iş ortamını zorlamaz. Ailesi ile de bütün samimiyeti ile bağını sürdürür lakin eşi onun ilk tercihi olur. Aksi takdirde şeytan fitnesini çok rahat yayar. Sabırlı olun, dik durmaya şeytana ezilmemeye gayret edin. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Madem samimi düşünüyorsunuz, durumu ailenize iletin. Anneniz veya babanız yoluyla isteğinizin tahakkuku için çalışın. Bu yaptığınızın size bir yararı olmayabilir.
Selamünaleyküm. Evlilik, şeytanın en çok müdahale ettiği, fitneye en müsait kulluk imtihanımızın cereyan ettiği alanlardan biridir. Mümkün olduğu kadar sağlam ve açık bir zemine oturmalıdır evlilik. Duygusallıktan uzak başlanmalıdır ki, aklın gereği yapılabilsin. Anladığım kadarı ile siz, yıpranacağınızı bile bile bu yola girmek istiyorsunuz. Bence dik durun, yok diyen siz olun; göreceksiniz daha kıymetli olacaksınız. Bir insanın peşinden bu kadar kederlenmek değmez.
Selamünaleyküm. Celaleddin Rûmî, Müslümanların geçmişinde izi bulunan şahsiyetlerden biridir. İnşallah mü'min bir insandır; put değildir, tek değildir, hatasız değildir, mükemmel değildir. Her mü'min gibi, dinini dert edinmiş olduğuna inanılan biridir. Gayet değerli sözler yazmış ve konuşmuştur. İstifade ettiğini düşünen ondan istifade etmelidir. Onu putlaştıran, ashabı kiramdan değerli duruma getiren anlayış ise, onun da kabul etmeyeceği bir anlayıştır. Batılıların ısrarla ona sarılmaları, laik partilerin bile ondan medet umuyor olmaları elbette düşündürücüdür ama bunu, onun değil onların bir art niyeti olarak görürüz. Sevmek zorunda değilsiniz ama yermek de göreviniz değildir. Ortasını bulun yolunuza devam edin.
Selamünaleyküm. ‘Mekke’nin Fethi Kutlaması’ şeklindeki uygulamanın dini bir alt yapısı yoktur. Yılbaşı rezaletine karşı geliştirilmiştir. İpin ucu kaçırılmamalıdır.