Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm değerli büyüğüm. Öncelikle vaktinizi aldığım için hakkınızı helal edin. Birkaç soru var sormak istediğim, kaynağına güvendiğim bilgilerinize ihtiyacım var inşallah. 23 yaşında genç bir kızım. Üniversiteyi iyi bir dereceyle bu yıl bitirdim çok şükür. İslam’ı yaşama konusunda bazı kaymalarım oldu fakat elhamdülillah bazı vesilelerle tekrar hak yoluna girdim. Sevdiğim bir erkek vardı, anlaşmamız noktasında bir sıkıntı yoktu, ama ikimizde kötü dönemler geçirdik, daha öncesinde de uygun olmayan şeyler yaşadık başkalarıyla. Tövbemizi ediyoruzdur da inşallah. Fakat o kişi benim tövbe etmeden önce yaşadıklarımı ailesine anlatmış ve ailesi de beni pek ahlaklı görmemiş, konuşmanı istemiyoruz demiş. Halbuki benim yaşadıklarım onunkinin yanında nokta kadar. Ama onların kültüründe erkek yapabilir, kız yapamazmış. Gerçekten sevdiğime eminim, mutlu bir yuvam olsun, onu da ailesini de mutlu ederim diyorum. Ama gerçekleri göremiyor da olabilirim. Sizin bakışınız benim için çok önemli. Allah karşına daha iyilerini çıkarır derseniz, duamı eder kaderime razı olurum. Şayet bırakma, sevmek zor iş, zor elde edilen şeyler kıymetli olur derseniz de gücüm yettiği kadar sabrederim, yaparım da inşallah. 2) Sevdiğim kişi bana, git kendine temiz birini bul dedi. Ben öyle değilim ki nasıl isterim bunu, nasıl yüzüne bakarım dedim. Temiz birini istemiyorsan demek ki tövbe etmemişsin dedi. Allah şahit, ölçüsü Kur'an yapmaya çalışan, kendince İslami yaşamaya çalışan aciz bir kulum, nasıl der tövbe etmiyorsun. Asıl ben ona şaşıyorum, o kadar şey yaşadıktan sonra sen nasıl bakarsın o temiz kızın yüzüne, hiç mi başın öne eğilmez diyorum. Unutmak zor iş çünkü. 3)Efendim, dediğim gibi yeni üniversiteyi bitirdim bilgisayar öğretmenliğini. Aynı zamanda da matematik öğretmenliği okuyorum son yılım. Meslek konusunda çok fazla kararsızım. Şu anda özel bir basın yayın kurumunda yazılım uzmanı olarak çalışıyorum. Gelecekte ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Tıp okumak istiyorum çok fazla. Ama elimde mesleğimde var. Üniversite de akademisyen olayım diyorum, ama o da Allah yolunda hizmet edebileceğim bir meslek mi bilmiyorum. Bana bu konuda fikir verirseniz çok berhudar olurum. Allah ilminizi/mizi arttırsın inş.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hayır, fiziksel görüntüyü önemseyeceğiz, şeytanın gıdıklayabileceği esnek alan bırakmamaya çalışacağız. İyice sıkışmış olmak başka bir şeydir elbette. Normal şartlarda kuralı böyle işletin.
Sen bir hata yaptın ama sen hatalarından ibaret değilsin. Hatalar, insanın kim olduğu değil, ne yaşadığıdır. Herkesin hayatında düşüşler, yanlış adımlar olabilir ama önemli olan bundan sonra ne yapacağın. Kendini suçlamaktan vazgeç. Allah’ın rahmeti sonsuzdur. O’nun huzuruna dönmek istiyorsan, seni geri çevirmeyecek. Tevbe eden kişi, hiç günah işlememiş gibidir. İnsan kendini affetmezse Allah'ın affını tam anlamıyla hissedemez. Geçmişte yaptıkların için “Ben kötü bir insanım.” diyerek kendini mahkûm etme. Bunlar yaşandı ve bitti. Şimdi yeni bir sayfa açma zamanı. Yeter ki geçmişten yana pişman olmuş ol ve bir daha asla yaklaşmamaya niyet ve gayret et. Diyorsun ki "Kur'an'a sarılayım diyorum, bir sayfayı zor okuyorum." Bu normal. Çünkü insanın kalbi ve maneviyatı yıprandığında, manevi tatlar zayıflar. Bunun için hemen zorlayarak değil, yavaş yavaş başlaman gerekir: - Kur’an okurken zorlanıyorsan önce anlamıyla ilgilen. Günlük bir ayet ya da kısa sure seç ve anlamını düşün. Manevi bağın güçlendikçe okuma isteğin de artacak. - Zikirleri arttır. İçsel sıkıntıyı azaltan en güzel şeylerden biri zikir ve dua. Günde en az 100 defa istiğfar et (“Estağfirullah” de). - Allah ile konuş. Dua ederken ezbere kelimeler değil, kalbinden gelen sözleri kullan. Dertlerini Rabbine aç. “Allah’ım, bu halimden kurtulmam için bana yardım et.” diye dua et. Aynaya bakıp kendini bir canavar gibi görmen ise seni daha zora sokabilecek zararlı bir bakış açısı. Bu, kendini değersiz hissettiğin için. Hâlbuki sen değersiz değilsin. Belki yanlış insanlara değer verdin, belki yanlış yerlerde huzur aradın ama bu senin değersiz olduğunu göstermez. Kendini ihmal etmek, çirkinleştirmez ama kendini sevmemek, sana böyle hissettirir. Dış görünüşünü küçük adımlarla iyileştirmeye başla. Kilo ve görünüş meselesi bir sonuçtur, sebep değil. İç huzurun arttıkça, kendini daha iyi hissettikçe dışarıdan da daha enerjik ve güzel görüneceksin inşaallah. Sosyal hayattan uzak kalmak seni tüketir. Küçük adımlarla bir yerlere çık. Tek başına bile olsa kafede bir çay iç, kitap oku, yürüyüş yap. Eski arkadaşlarınla yeniden iletişime geçebilir misin, bir bak. Belki birine "Nasılsın?" demek bile bir kapı açabilir. Eğer yalnız kalmaya devam edersen iç sesin seni daha çok hırpalayacak. Psikolojik destek alıyorsan devam et. Eğer almayı bıraktıysan yeniden bir uzmana git. Kendi kendine küçük hedefler koy. Mesela "Bugün beş dakika egzersiz yapacağım." ya da "Bugün üç sayfa kitap okuyacağım." gibi küçük adımlarla ilerle. Hayatta amaçsız kalmak, çöküşü hızlandırır Allah korusun. Kendine küçük de olsa bir hedef belirle. Atanma konusunda bir plan yap. Ders çalışma isteğin yoksa bile, günde on beş dakika bile olsa başla. Yılmadan, yorulmadan umut etmeye, gayret etmeye, sabretmeye devam et. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.
Bu çağdaki kadar insan kendisini yalnız hissettiği bir çağ olmamıştır zannederim. Allah'a iman eden bir mü'min, kadın olsun erkek olsun neden kendisini ikinci bir insana mahkûm hisseder? Bu gayet esef verici bir sonuçtur. Bir mü'miniz elhamdülillah. Şu fani dünyada Rabbimiz Allah'tan başka 'onsun edemeyeceğimiz' kimsemiz yoktur, olmamalıdır. Sizin durumunuzun özeti boşlukta bulunmak olarak anlaşılıyor. Mü'min insan, karşılaştığı biri ile hayatını kilitleyemez. Faninin faniye minneti bu kadar derin olmamalıdır. Kendinize gelin. Yeniden bir hayat planı yapın. O planda ibadet yoğunluğu olsun. Hayata bakış açısı gerçekçi olsun. Zikir olsun, Kur'an okuma olsun. Yeniden planlayın kendinizi. Cennet için yaratılmış bedenlerimizi boş işlere feda edemeyiz.
Selamünaleyküm. Yüzde yüz aradığını bulma şekli nadiren gerçekleşebilir bir durumdur. Önemli olan eksi tarafın ağır basmamasıdır. Bu yaptığınız makuldür. Eğer aday olan kişi, eksi yönü ağır basan biri ise evlenmezsiniz. İstişare edebiliyorsanız istişare edin. Sonra da istihare yapın. Dua edin. Endişelenmenize gerek yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Evvela, abartmamaya çalışın. Ciddi bir şekilde abartıyorsunuz. Zikrettiğiniz konuları normal ölçülerde ele alın. İkinci olarak da, meraklanmayın kader sizi vakti geldiğinde bir saat içinde tanıştırır ve işinizi bitirir. Allah'a tevekkül edin.
Rabbim evliliğinizi yeni bir hayatın başlangıcı olarak size yaşatsın ve tevbe etmiş olduğunuz günahlardan sizi arınmış kılsın. Tebrik ederim sizi. Güzel bir anne, örnek bir eş olasınız. Geçmişte yapmış olduğunuz günahınızın farkındasınız, bu farkındalığı asla kaybetmeyin. Ama tevbe etti iseniz bir daha dönüp o günahın size etki etmesine izin vermeyin. Günahın büyüklüğünü bilin ömür boyu pişmanlığını çekin ama kimseye anlatmayın. Rabbimizin en büyük rahmeti, tevbe ile bizi temizliyor olmasıdır. Ne büyük kapı ne büyük bir temizlik sürecidir, elhamdülillah! Nişanlınız size önceki hayatınızı, kendisinden öncesini sorsa bile yalan söylemeyin ama sakın anlatmayın da. Allah'ın kapamış olduğu konuları kimseye açmayın. Fıkhen de anlatmak zorunda değilsiniz. Sorduğunda cevap vermek zorunda değilsiniz. Tekrar tevbenizi hatırlayın, Allah'ın affına sığının ve düğününüze hazırlanın. Şeytanın en mutlu anınızda sizi kandırmasına izin vermeyin. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. ‘Mekke’nin Fethi Kutlaması’ şeklindeki uygulamanın dini bir alt yapısı yoktur. Yılbaşı rezaletine karşı geliştirilmiştir. İpin ucu kaçırılmamalıdır.
Selamünaleyküm. Mealler arasında ciddi bir fark olmaz, tercümede üslup farkıdır gördükleriniz. Aynı tercüme olması zaten mümkün olmaz. Diyanet'in mealini okuyabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bir hanım evlendikten sonra eşinin emrinde olur; istişare eder eşi onunla ama eşinin daha rahat kazanacağı bir iş ortamını zorlamaz. Ailesi ile de bütün samimiyeti ile bağını sürdürür lakin eşi onun ilk tercihi olur. Aksi takdirde şeytan fitnesini çok rahat yayar. Sabırlı olun, dik durmaya şeytana ezilmemeye gayret edin. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. ULULEMR, emir sahibi yani yönetici demektir. Ne yönetici ne de bir başkası, Allah'ın hakkı olan farz/haram koyma işine karışamaz. Serbest alanlarda ise emredebilir/yasak koyabilir. Onlara da itaat ederiz.
Selamünaleyküm. Zannederim kastınız, onu sevdiğinizi söyleyeceğiniz bir mektup vermektir. Eğer durum bu ise, bu bir haram değildir ama kalitesiz bir başlangıçtır. Özellikle bu zamanda bunu yapan kız, seviyesiz bir evlilik başlatmış oluyor büyük ihtimalle.
Selamünaleyküm. Evet, hadisin muhtevası o değildir ama kızların böyle sululuklara alışmamaları açısından yapılan yanlıştır.