Fetva Meclisi
Soru
Mezunu olduğumuz üniversite bölümü, mesleki olarak üzerimize farz mıdır? Yani üniversite bitirip yetkin hâle geldiğimiz mesleği icra edip etmemede bir vebal var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Harama sebep olan da haramdır.
Zaruri olduğunu söyleyemeyiz ama bayanların da icra edebilecekleri bir meslektir. Yeter ki bayanlar kendilerini bayan olarak o meslekte muhafaza etmeyi bilsinler.
Tedavi olmamayı normal gören görüşler olmuştur. Meseleyi bu açıdan ele almak yerine “tedavi olmak farz mıdır” şeklinde sorularak söze başlanırsa daha rahat anlaşılır zannederiz. Buna cevap olarak deriz ki: a- Bir trafik kazası örneğinde olduğu gibi acil kanaması olan birinin ölüm tehlikesi hâli ortada iken tedavi olması farz olur. Allah Teâlâ bile bile ölüme gitmeyi nehyetmiştir. b- Gebelik zehirlenmesi, mide kanaması gibi durumlarda acil tedavi farz olur. c- Diğer insanlara bulaştırma ve zarar verme niteliği olan hastanın gerekli tedbirleri alması farz olur. d- Bu nitelikli hastalıklarda tedavi olmadığı için ölen birinin kendi katili olduğunu söylememiz yerinde olmasa da hata ettiği ve vebale girdiğini söylememiz mümkündür.
Senin kanuni idarecin açısından eksik bir iş yapmıyorsan yani görevinin başında bulunuyorsan senin açından bir vebal yok demektir.
"Daha geniş bir ev sahibi olmak" bir farz değildir. İmkânınız oluğunda ise hac farzdır. Farzın önüne farz olmayanın geçirilmesi caiz olmaz. Buna göre hareket ediniz.
Müslüman, hayatî bir tehlike ile karşılaşmadıkça yalanla iş yapmaz. Sizin yaptığınız işte birinci sıkıntı yalana başvurulmasıdır. Bu hatadır. İkincisi de, sizin işinizi ehil olmayan birine yaptırmaları halinde ortaya çıkabilecek sıkıntıdır ki, bu sıkıntı da sizin vebale ortak olmanız anlamına gelir. Size tavsiyem, haftanın belli günlerinde bir saat bile olsa orada fiilen çalışarak, yaptığınızın doğru olmasını sağlayın. Aksi takdirde helal bir iş yapmış olmazsınız. Zira ortada insan sağlığı ile alakalı bir durum vardır ki vebali ağırdır. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu para kız kardeşinizindir, eline geçmemiş olsa da para onundur. Eline geçmediği için zekât vermesi gerekmeyebilir ama para ona teslim edildiği anda geçmiş zekâtının verilmesi gerektiği ona söylenmelidir. Şu kadar ki, kardeşinizin zekât ibadetine mükellef olması için baliğa olması gerekir. Onun buluğ çağından önceye tekabül eden yıllar için zekât gerekmez. Ondan sonraki yılların zekâtını sonradan topluca da olsa verir.
Allah korkusunu hiç unutma. Her şeyden çok ona bağlı kal. Haramlardan kaçın. İnsanı mükerrem gör, kul hakkını büyük tut. Zulme razı olma, zulüm yapma. Yanlışı gördüğünde konuşmasını bil. Ve Allah'a tevekkül et.
Bu mesele hakkında ulemamızın birbirinden farklı görüşleri bulunmaktadır. Uygulanabilecek bir görüş olarak şunu tespit edebiliriz: Kişi fakirliği konusunda belli düzeyde bir inceleme yaparak ya da geçmiş birikiminden yararlanarak bir mü’mine fakir zannettiği biri olarak zekâtını veriyor ve sonra da o kişinin zekât alamayacak bir zengin olduğu anlaşılıyorsa zekâtı yeniden vermesi gerekmez. Bir tür baştan savma şeklinde verildi ise ve neticede de ehil olmadığı anlaşılırsa zekâtı tekrar vermesi gerekir.
Camideki imamın kimliğini araştırmamız gerekmiyor. Özellikle kusur aramamız ise yanlıştır. Bariz bir şekilde haram işlediğini biliyorsak daha iyi bir imam arayışı içinde olabiliriz ama onun arkasında da namaz kılınsa namaz caizdir. Haramlardan birini hafif gören yani iman açısından sıkıntılı durumu olan bir imamın arkasında ise namaz kılamayız. Yalnız bu durumu dedikodu ile tespit etmemiz yeterli değildir, kati olarak bilmemiz gerekir. Faiz de dediğiniz gibi en büyük haramlardan bir haramdır.
Bu devleti hak üzere ve kendinize de hak üzere olan devletin sistemine tabi olmak mecburiyetinde bir Müslüman olarak görüyorsanız, devletin kendisine vergi vermeyen her iş sahibini korsan gördüğü bir kurala göre suçlu sayılırsınız, kazancınız da net helal olmaz. Bizim şahsi kanaatimize göre ise özel grafikerlik böyle bir yapılanma içinde ciddi bir kul haklı ihlali niteliğinde sayılmaz.
Bu tür bölümlerde alkol servisi de ders olarak işlenmektedir. Müslümanlık ilkelerini esas almayan yönetimlerin eğitim kurumlarında bu bölümlerde okumamak gerekir.