Fetva Meclisi
Soru
Hocam, radyoloji bölümü mezunuyum. Mezun olduktan sonra bir süre çalıştım. Evlendikten sonra çalışmayı bıraktım. Diplomamı radyoloji diploması olmayan bir işçiyi çalıştıran bir tıp merkezine kiraladım. SGK memurları gelince radyoloji mezunu birinin diplomasını görmek istiyorlar. Diplomam karşılığı bir miktar para alıyorum ve sigortamı da yatırıyorlar. Ayrıca tıp merkezi yetkilileri SGK memurları gelince diplomam orada olduğundan beni oraya çağırıyorlar. Bu şartlarda caiz olmayan bir durum var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Diplomaların kiraya verilmesi, meri yasaların izin vermediği bir durumdur. Bu da o yolla elde edilen kazancın caiz olmamasını gerektiriyor. Bilhassa, diplomanın kiraya verilmesi ile ortaya hatalı bir sonuç çıkması söz konusu ise vebal daha da derinleşir. Aradaki kazancınızda sorun yoktur ama kiraya verme, bilhassa insan sağlığı ile direk alakalı bir konuda yanlıştır.
Kocanızla çalışmama konusunda anlaştıysanız bu durum başkasını ilgilendirmez. Ama kaynananızın rencide edici tutumları devam ederse buna kocanızın müdahale etmesi daha doğrudur. Ayrıca bir kadın çalışmak zorunda da değildir. Kocası ona bakmak ve masraflarını da karşılamak zorundadır. Evinizde çocuğunuzla birlikte annelik duygusunu doyasıya yaşayın. Akşama kocanızın yolunu gözleyin. Onu evde mutlu etmeye çalışın. Namazlarınızdan sonra ona hayır duada bulunun. Kanaatkâr bir hanım olun. Evinizde bereket olsun.
Öncelikli vazifemiz iyi bir mümin olmaktır. Başkalarına yararlı olmak ise ikinci vazifemizdir. İyi mümin olun. Hayatı boş geçirmeyin. Bu arada elde ettiğinizi başkalarına aktarabilirseniz sizin için artı bir kazanç olur.
Doğru şeyleri masa başında düşünmüşsün, seni tenkit edenler çok haksız değiller. Ortasını bulabileceğin bir yöntem geliştirmelisin. Bir kere senin yaşın her şeyi en doğrusu ile değerlendirebilme yaşı değildir. Kendine Allah için sana yardım edecek, istişarelerine cevap verecek bir ağabey bulmalısın. Onunla beraber düşün, biiznillah daha hayırlı sonuçlar elde edersin.
Allah yardımcınız olsun. İnsan sağlığı ile alakalı bir iş yapmak sürekli sevap kazanma durumunda olmak demektir. Belirttiğiniz bu ayrıntı ile alakalı olarak şunu söyleyebiliriz: - Elbette gücünüzün yetmediği işten sorumlu olmazsınız. Sizin üstünüz olan yöneticilerin esnek bıraktığı konuda sizin zorlanmanız gerekmez. Neticede siz bir memursunuz, amirinizin emrettiğini yapmanız yeterlidir. Siz elinizden geleni yapmaya çalışın. Yazdığınızda yalan ve aldatma olmasın. En azından normlara yakın olduğuna kanaatinizle karar vermelisiniz. Tamamen yanlış bir bilgi hem o insana zarar vermek hem devleti aldatmak olabilir ki bunu caiz göremeyiz. Üst amirlerinizi bu konularda uyarın, yetişmiyor diyerek bilgilendirin ki vebal sizde olmasın.
Pek mübarek bir iş yapıyorsunuz, dualı ve bereketli bir işiniz var. Bunu böyle bilin. Kural olarak da şunu bilmelisiniz: Hastanede sizin yöneticiniz durumunda olan kişi veya birim size izin vermediği veya size müsamaha edebileceğini bildirmediği sürece bir dakika da olsa oradan vaktinden önce ayrılmanız sizi vebal altına sokar. O süreye ait kazancınız da en azından şüpheli kazanç olur ve ahirette hesabını verirsiniz. Yöneticinizden izin alarak yaptığınızda ise sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Âmîn.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Eşinden boşanmış olan bir kadının iki durumu vardır. Birincisi, boşanmanın tek talakla gerçekleşmiş olmasıdır. Tek talakla gerçekleşen boşanmadan sonra yeni bir nikâhla eski eşine dönmesi mümkündür. İkinci durum ise üç talakla boşanmış olmasıdır ki bu durumda eski eşine dönmesi mümkün değildir. İlla dönmek istiyorsa o zaman şöyle bir yol izlenecektir: Boşanmadan sonraki iddet beklenecek. Bu üç aydır. Başka bir erkekle tabii bir nikâh yapacaklar. Buradaki tabiilikten anlaşılan da şudur: Nikâh akdinde zaman söz konusu edilmeyecek yani boşanma tasarımı üzerine kurulu bir akit olmayacak. Bir de evlilik tam anlamıyla gerçekleşecek. Yani cima fiilen gerçekleşecek. Bu yapıldıktan sonra, kadının yeni kocası da onu boşamayı düşünür ve boşarsa kadın, yine üç ay bekledikten sonra hamile de değilse ilk kocasına dönebilir. Bütün bu süreci kâğıt üzerinden uyduruk bir şekilde yapıp, birinci kocaya dönmek için bu kuralı suistimal etmeye HÜLLE adı verilmektedir. Takdir edersiniz ki Müslüman, dini ile oynamaz. Allah'a emanet olun.
Memleketimizde böyle bir uygulama vardır. Ama bu uygulamanın muteber bir dayanağı yoktur. Zaten nikâh, ilk yapılırken nasıl yapılıyorsa tazelenmesi de o şekilde olur. Bir dua niteliğindeki tazelemenin nikâh olarak önemi yoktur.
İnsan kendi misafirine kendisi hizmet etmelidir. Sevap olan budur. Ancak erkekler erkeklere, kadınlar da kadınlara hizmet etsin; karışık ortam olmasın.
Yemin, Allah Teâlâ'nın adına yapılır. Bizim lisanımızda da 'yemin etmekle' kastedilen de bu olma ihtimali yüksektir. Bu nedenle her ne kadar yemin ettiğini söylemek ama 'vallahi' dememek yemin değilse de ona delaleti tam olduğunda yemin hükmünde sayılmalıdır. Allah'a emanet olunuz.
Kalbiniz size doğru söylüyor. Araştırın, bulunca daha temiz bir iş kurun. Allah kolaylıklar versin.
Tevbeniz tevbedir. Gerisini karıştırmayın. Bir daha da geri asla dönmeyin. Allah sizi de bizi de korusun.