Fetva Meclisi
Soru
Ben altı yıldır sigorta acenteliği yapmaktayım. Kasko, yangın, işyeri, deprem ve bilumum sigortalar yapıyorum. Kaskoyla ilgili kalbimi müsterih edecek bir açıklamaya ulaşamadım. Sizin bana vereceğiniz fetvaya göre İslami ölçülere uygun değilse bu işi bırakmayı düşünüyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Sigortacılığın İslami’si olması zordur. Daha iyi bir iş ortamı oluşuncaya kadar devam edin. Bırakma azminde olun Allah size yeni kapılar açsın. Allah'a emanet olun.
Sigortayı faizden sıyırmanın zor olduğunu siz de biliyorsunuz. Bu nedenle muasır ulemamız, faiz bataklığının sineklerinden biri olarak gördükleri sigortaya zaruri olanları dışında izin vermemektedirler. Kendinize sigortacılık dışında başka bir meşgale bulmanızı tavsiye ederim size.
Birikiminizi bir inşaatta kullanmanızla, bilirkişi vasfıyla kullanmanız arasında bir fark yoktur. Etki altında olmadan vicdanen rahat ederek yaptığınız işten aldığınız helaldir. Allah kolaylıklar versin.
O işi terk etmenizi söyleyecek düzeyde bir faiz şahitliği göremiyorum. Daha temiz bir iş bulmanız halinde elbette ona intikal edersiniz. Allah yardımcımız olsun. İmtihan durumundayız. Çok gayret ederek kazanmaya çalışalım.
Sadece kız öğrencilere ders veriyor olsanız bile onlara Allah'ın emirleri konusunda ciddiyet aşılamakta zorlanacağınız bir işi yaptığınıza göre kalbinizin rahat edeceği bir iş yapmıyor sayılırsınız. Kalbinize danışın; o size daha net cevaplar verecektir: Allah'a emanet olunuz.
Ortadaki durum, yasal olarak bir sakıncayı gösteriyorsa, bir vatandaşın yasak olan bir eylemi ihbar etmesinde sakınca olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İnsan kendi misafirine kendisi hizmet etmelidir. Sevap olan budur. Ancak erkekler erkeklere, kadınlar da kadınlara hizmet etsin; karışık ortam olmasın.
Tevbeniz tevbedir. Gerisini karıştırmayın. Bir daha da geri asla dönmeyin. Allah sizi de bizi de korusun.
Memleketimizde böyle bir uygulama vardır. Ama bu uygulamanın muteber bir dayanağı yoktur. Zaten nikâh, ilk yapılırken nasıl yapılıyorsa tazelenmesi de o şekilde olur. Bir dua niteliğindeki tazelemenin nikâh olarak önemi yoktur.
Müslüman, hayatî bir tehlike ile karşılaşmadıkça yalanla iş yapmaz. Sizin yaptığınız işte birinci sıkıntı yalana başvurulmasıdır. Bu hatadır. İkincisi de, sizin işinizi ehil olmayan birine yaptırmaları halinde ortaya çıkabilecek sıkıntıdır ki, bu sıkıntı da sizin vebale ortak olmanız anlamına gelir. Size tavsiyem, haftanın belli günlerinde bir saat bile olsa orada fiilen çalışarak, yaptığınızın doğru olmasını sağlayın. Aksi takdirde helal bir iş yapmış olmazsınız. Zira ortada insan sağlığı ile alakalı bir durum vardır ki vebali ağırdır. Allah'a emanet olun.
Devletin vatandaşına takdir ettiği bir tür maaş durumunda olan bu para alınabilir diye düşünüyorum.
Eşinden boşanmış olan bir kadının iki durumu vardır. Birincisi, boşanmanın tek talakla gerçekleşmiş olmasıdır. Tek talakla gerçekleşen boşanmadan sonra yeni bir nikâhla eski eşine dönmesi mümkündür. İkinci durum ise üç talakla boşanmış olmasıdır ki bu durumda eski eşine dönmesi mümkün değildir. İlla dönmek istiyorsa o zaman şöyle bir yol izlenecektir: Boşanmadan sonraki iddet beklenecek. Bu üç aydır. Başka bir erkekle tabii bir nikâh yapacaklar. Buradaki tabiilikten anlaşılan da şudur: Nikâh akdinde zaman söz konusu edilmeyecek yani boşanma tasarımı üzerine kurulu bir akit olmayacak. Bir de evlilik tam anlamıyla gerçekleşecek. Yani cima fiilen gerçekleşecek. Bu yapıldıktan sonra, kadının yeni kocası da onu boşamayı düşünür ve boşarsa kadın, yine üç ay bekledikten sonra hamile de değilse ilk kocasına dönebilir. Bütün bu süreci kâğıt üzerinden uyduruk bir şekilde yapıp, birinci kocaya dönmek için bu kuralı suistimal etmeye HÜLLE adı verilmektedir. Takdir edersiniz ki Müslüman, dini ile oynamaz. Allah'a emanet olun.