Fetva Meclisi
Soru
Ben eşimden 6 yıl önce boşandım ama şimdi tekrar birleşmek istiyorum. Bunun için hülle yapılması gerekir diyorlar. Bu ne kadar doğrudur? Beni bu konu hakkında aydınlatabilir misiniz? İki de çocuğumuz var.
Cevap
Benzer fetvalar
Nikâh akit demektir. Bir araya gelme de ayrılma da bu akit üzerinden yürür. Nikâh akdi, iki kişinin bir arada bulunma durumunu belirler. Bir boşama gerçekleştiğinde bu akit o boşama işlemini üzerine alır. Nikâh akdinin üç düğümü vardır. Boşamalardan her biri bu düğümlerden birini çözmektedir. Bir boşama gerçekleştiğinde bu düğümlerden biri çözülmüştür. Beş değil elli yıl sonra bile o nikâh artık iki düğümlüdür. O nikâhın üzerine bir düğüm daha ilave edilemez. Çünkü nikâh akdi yansıtmaktadır. Akit de önceden yapılmış bitmiştir. Ric'i talak demek, geri kalan iki düğüm üzerinden evliliği devam ettirmeyi kabul etmek demektir. Ama bu iki düğüm, helalliği sağlama bakımından üç düğümle aynı güçtedir. Bir başka talak daha gerçekleşecek olsa yine durum aynı olur. Üçüncü talakla beraber artık akdin üç düğümü de çözüldüğü için bildiğiniz gibi başka biri ile bir akitten sonra ve o akit de usulüne göre çözüldükten sonra ancak yeni bir akit imkânı doğar ki o sıfır bir akittir, eskisi ile hiçbir ilişkisi yoktur. Birinci düğümün çözülmesinin ardından kalan iki düğümle beraber erkek geri dönmeyi düşünürse yani ric'at yapacaksa bu, kadının üç aybaşı olup temizlenmesine denk olacak bir süreden önce (yaklaşık olarak üç ay) gerçekleşmelidir. Eğer üç aybaşı dönemi geçtikten sonra erkek böyle bir dönüş yapacaksa, geri kalan iki düğüm de kendiliğinden çözülmüş olacağından erkek ancak yeni bir akitle kadının karşısına çıkabilir. Ve yine sıfırdan bir akit yaparak nikâhlanabilirler. Meselenin özeti budur. Allah'a emanet olun.
Evliliğin sonlandırılmasında üç yöntem vardır: - Talak, - Fesih, - Hul’ Üçü ile de evlilik sona erer ama bunlar birbirlerinden farklı olan uygulamalardır. Benzerlikler ve farklılıklarını şöyle özetleyebiliriz: 1- TALAK: Erkeğin kullandığı bir yetkidir. Onun rızası ve sözü ile geçerli olur. Gerçekleşmesi için mahkeme kararına gerek yoktur. Birinci, ikinci kademelerinde erkek iddet süresi bitmeden talakı geri alabilir. İddet bittikten sonra ise birinci ve ikinci kademede kadın isterse yeni bir nikâhla olmak şartı ile evlenebilirler. 2- HUL’: Kadının boşanmak istemesi ve bunun karşılığında kocası ile pazarlık etmesidir. Mesela aldığı mehri geri vererek veya başka bir şekilde anlaşır ve erkeğin “evet” demesi ile aralarındaki nikâh biter. Hul’ nikâhı sonlandırması bakımından bir bain talaktır. Hul’ için mahkeme kararı gerekmeden gerçekleşme olur. Böyle bir ayrılıktan sonra yeni bir akit ve yeni bir mehir ile tekrar evlenebilirler. 3- FESİH: Mahkemeye başvurulması ve mahkemenin aradaki nikâh akdini kaldırması (feshetmesi) ile gerçekleşir. Mahkemenin bu kararı ile taraflar birbirlerinden bir talepte bulunmazlar. Kadın, ödenmemiş ise mehrini alır. Böyle bir kararı mahkeme, eşlerden birinde eşlik yapamayacak eksiklik bulunması, erkeğin ev idare edemeyecek durumda olması, nikâhın esasında bir arıza bulunması, eşlerden birinin riddeti yani dinden çıkması gibi sebepler üzerine böyle bir karar verir. Mahkeme kararının geçerli olması için kadın veya erkeğin rızası gerekmez.
Sizi boşamış bir Müslüman ile tekrar evlenebilmeniz için şart olan, bir başka erkekle nikâhlanıp cinsel ilişki yapmış olmanızdır. Eğer ikinci kişi de sizi boşarsa onun boşamasından üç ay sonra birinci eşinize yeni bir nikâhla dönebilirsiniz. Bunun dinen bir sakıncası yoktur. Yalnız ne kadar doğru bir iş yapmış olacağınızı siz belirleyeceksiniz.
Anlattıklarınıza istinaden/dayanarak bir ric'î talak (geri dönülebilir boşanma) gerçekleşmiştir. Bunun anlamı şudur: İddet süresi içinde (3 hayız dönemi), eşiniz sizinle barışıp evliliğe devam edebilir. Bu durumda yeni bir nikâha gerek kalmaz. Eğer iddet süresi bitene kadar eşiniz geri dönmez ve sizi tekrar eş olarak kabul etmezse, boşanma kesinleşir ve tekrar evlenmek için yeni bir nikâh gerekir. Şu an sizin ve çocuklarınızın huzuru ve geleceği açısından bir yol haritası belirlemeniz önemlidir. Eşinizin gerçekten boşanmayı isteyip istemediğini anlamaya çalışın. Sakin bir ortamda, mümkünse bir aile büyüğü ya da güvenilir bir kişi aracılığıyla konuşmayı deneyin. "Bu sözü baskıyla söyledi, gerçekten istemedi" diyorsa, evliliği kurtarmak için çaba harcanabilir. Çocuklarınızın bu süreçten en az zararla çıkması için onların yanında sakin olmaya çalışın. İstihare namazı kılabilir, Rabbimize bu konuda hayırlı bir kapı açması için dua edebilirsiniz. "Allah’ım, eğer bu evlilik hayırlıysa bize birlik ve huzur ver. Eğer hayırlı değilse, en az zararla bizi bir çıkış kapısına ulaştır." diye dua edebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bunun adına rezalet denebilir ancak. Siz nikâhı ne kadar basit görmüşsünüz! Allah hepimizi mağfiret buyursun. Birinci eşiniz sizi boşamadı ise siz ikinci adamla zina halinde idiniz. Dolayısıyla sadece eşinize dönmüş oldunuz. Birinci eşiniz boşadı da siz başka biri ile evlendi iseniz, birinci eşinize dönüşünüz zina idi. Tekrar dönerken de ikinci erkeğin sizi boşayıp boşamadığı belli değil. Önce sizi kim boşadı kim boşamadı bunları belirleyin.
Tekrar aynı hanımla birleşme kararınızda ne kadar duygusal olmadığınızı iyi tespit etmenizi tavsiye ederim. Kırılan bardağı birleştirmenin zor olduğunu bilesiniz.Eğer tek talakla boşadıysanız, yeni bir nikâhla birleşmeniz mümkündür. İlk defa nikâhlıyor gibi nikâh yapacaksınız. Allah muvaffak kılsın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Müslüman, hayatî bir tehlike ile karşılaşmadıkça yalanla iş yapmaz. Sizin yaptığınız işte birinci sıkıntı yalana başvurulmasıdır. Bu hatadır. İkincisi de, sizin işinizi ehil olmayan birine yaptırmaları halinde ortaya çıkabilecek sıkıntıdır ki, bu sıkıntı da sizin vebale ortak olmanız anlamına gelir. Size tavsiyem, haftanın belli günlerinde bir saat bile olsa orada fiilen çalışarak, yaptığınızın doğru olmasını sağlayın. Aksi takdirde helal bir iş yapmış olmazsınız. Zira ortada insan sağlığı ile alakalı bir durum vardır ki vebali ağırdır. Allah'a emanet olun.
Yemin, Allah Teâlâ'nın adına yapılır. Bizim lisanımızda da 'yemin etmekle' kastedilen de bu olma ihtimali yüksektir. Bu nedenle her ne kadar yemin ettiğini söylemek ama 'vallahi' dememek yemin değilse de ona delaleti tam olduğunda yemin hükmünde sayılmalıdır. Allah'a emanet olunuz.
Memleketimizde böyle bir uygulama vardır. Ama bu uygulamanın muteber bir dayanağı yoktur. Zaten nikâh, ilk yapılırken nasıl yapılıyorsa tazelenmesi de o şekilde olur. Bir dua niteliğindeki tazelemenin nikâh olarak önemi yoktur.
İnsan kendi misafirine kendisi hizmet etmelidir. Sevap olan budur. Ancak erkekler erkeklere, kadınlar da kadınlara hizmet etsin; karışık ortam olmasın.
Kalbiniz size doğru söylüyor. Araştırın, bulunca daha temiz bir iş kurun. Allah kolaylıklar versin.
Tevbeniz tevbedir. Gerisini karıştırmayın. Bir daha da geri asla dönmeyin. Allah sizi de bizi de korusun.