Fetva Meclisi
Soru
Yemin için "yemin ederim" demek yeterli mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Yemin dil ile söylenerek olur. Belirttiğiniz ifade de yemin değildir.
Böyle bir yemin olmaz. Bizim örfümüzde bu tür sözler söze güç katmak için kullanılmaktadır.
Selamünaleyküm. Bir yemin keffareti yeterlidir. Yemin şirk değil günahtır.
Allah’ın adıyla yemin edildiğinde, yemin bağlayıcı olur. Bu ifadelerle yemin etmek doğru olmamakla birlikle geçerli değildir.
Yemin, bir kimsenin Allah’ın ismini veya bir sıfatını zikrederek sözünü kuvvetlendirmesi demektir. Mesela “Vallahi (Allah’a yemin ederim ki) şu işi yapmam”, “Billahi (Allah’a yemin ederim ki) şu yere gitmeyeceğim” şeklindeki beyanlar böyledir. Yemin etmek aslında mubah bir davranış olmakla birlikte, gereksiz yere yemin etmek ve onu alışkanlık hâline getirmek doğru değildir. Yerine getirilmesi mümkün ve mubah olan bir şeyi, ileride yapacağına veya yapmayacağına yemin eden kişi, bu yeminini yerine getirmelidir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 3/702-703) Kur’ân-ı Kerîm’de, verilen sözün yerine getirilmesi hakkında “Yeminlerinizi koruyunuz (yerine getiriniz)” (el-Mâide, 5/89), “Allah adına yaptığınız ahitleri yerine getirin. Allah’ı kefil tutarak kuvvetlendirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızı bilir.” (en-Nahl, 16/91) buyrulur. Bu itibarla bir Müslüman’ın yemin etmemesi, yemin etmişse bu, verdiği söze Allah’ı şahit tutmak demek olduğundan mutlaka yeminine bağlı kalması gerekir.
Selamünaleyküm. Önce iyi bir tevbe etsin, tevbesinde samimi olsun. Bir keffaret tutması inşaallah yeterli olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Eşinden boşanmış olan bir kadının iki durumu vardır. Birincisi, boşanmanın tek talakla gerçekleşmiş olmasıdır. Tek talakla gerçekleşen boşanmadan sonra yeni bir nikâhla eski eşine dönmesi mümkündür. İkinci durum ise üç talakla boşanmış olmasıdır ki bu durumda eski eşine dönmesi mümkün değildir. İlla dönmek istiyorsa o zaman şöyle bir yol izlenecektir: Boşanmadan sonraki iddet beklenecek. Bu üç aydır. Başka bir erkekle tabii bir nikâh yapacaklar. Buradaki tabiilikten anlaşılan da şudur: Nikâh akdinde zaman söz konusu edilmeyecek yani boşanma tasarımı üzerine kurulu bir akit olmayacak. Bir de evlilik tam anlamıyla gerçekleşecek. Yani cima fiilen gerçekleşecek. Bu yapıldıktan sonra, kadının yeni kocası da onu boşamayı düşünür ve boşarsa kadın, yine üç ay bekledikten sonra hamile de değilse ilk kocasına dönebilir. Bütün bu süreci kâğıt üzerinden uyduruk bir şekilde yapıp, birinci kocaya dönmek için bu kuralı suistimal etmeye HÜLLE adı verilmektedir. Takdir edersiniz ki Müslüman, dini ile oynamaz. Allah'a emanet olun.
Müslüman, hayatî bir tehlike ile karşılaşmadıkça yalanla iş yapmaz. Sizin yaptığınız işte birinci sıkıntı yalana başvurulmasıdır. Bu hatadır. İkincisi de, sizin işinizi ehil olmayan birine yaptırmaları halinde ortaya çıkabilecek sıkıntıdır ki, bu sıkıntı da sizin vebale ortak olmanız anlamına gelir. Size tavsiyem, haftanın belli günlerinde bir saat bile olsa orada fiilen çalışarak, yaptığınızın doğru olmasını sağlayın. Aksi takdirde helal bir iş yapmış olmazsınız. Zira ortada insan sağlığı ile alakalı bir durum vardır ki vebali ağırdır. Allah'a emanet olun.
Memleketimizde böyle bir uygulama vardır. Ama bu uygulamanın muteber bir dayanağı yoktur. Zaten nikâh, ilk yapılırken nasıl yapılıyorsa tazelenmesi de o şekilde olur. Bir dua niteliğindeki tazelemenin nikâh olarak önemi yoktur.
İnsan kendi misafirine kendisi hizmet etmelidir. Sevap olan budur. Ancak erkekler erkeklere, kadınlar da kadınlara hizmet etsin; karışık ortam olmasın.
Takvimlerdeki İMSAK saati yatsı namazının vaktinin bitiş saatidir. Hadisi şeriflerde teşvik edilen nafile ibadetlerin bitiş saati de o saattir. İmsakten sonra ise sadece sabah namazının sünneti eda edilebilir. Ama siz günah bir iş yapmadınız. Efdal olanı yapmamış oldunuz. Nafilenizi imsak vaktine kadar kılın. Sonra da zikir yapın ve Kur'an okuyun. Sabah namazına camiye gidin. Mümkünse orada işrak vaktini bekleyin. En güzelini, en mübareğini yapmış olursunuz. Teheccüt namazını ise en güzeli uyuyup kalktıktan sonra kılmaktır. Yatsıdan sonra bekleyerek kılmak doğru değildir. Çünkü o ibadetin fazileti, uykuyu bölebilmekten kaynaklanmaktadır. Rabbim hepimizi kulluğuna muvaffak kılsın.
Kalbiniz size doğru söylüyor. Araştırın, bulunca daha temiz bir iş kurun. Allah kolaylıklar versin.