Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam günlük hayatta yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, konuştuğumuz kısacası attığımız her adımda, aldığımız her nefeste devlet bizden vergi alıyor. Temel ihtiyaçlarımızdan bile vergi alınması doğru mudur? Bunlar bizim adımıza sadaka ve zekât yerine geçer mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mü'min, Allah'ın emir ve yasaklarına uymakta kusur etmediği sürece çalıştığı da ibadettir, yediği içtiği de sadakadır.
Selamünaleyküm. Müslüman, kendi devletinde yaşar, kendi camiinde namaz kılar. Zorunlu olarak bulunması gereken bir yabancı ortamda kalırsa o takdirde de en ehven ne kadar yaşayabilirse dinini o kadar yaşar. Ekonomik olarak da, menfaatini kollar ama şahsiyetini de yıpratmaz. Orta bir yol bulmaya gayret eder.
Selamünaleyküm. Batık paraları sadakaya dönüştürmek makul değildir.
Selamünaleyküm. Kur'an kursu yöneticilerinin hangi yardımı nereye harcayacaklarını bilmeleri gerekir. Genelde talebelere sözünü ettiğiniz tarzda yardımlar gelir ve harcanır. İnşallah sakıncası yoktur. Allah zihninizi keskin, amelinizi ihlaslı kılsın.
Selamünaleyküm. Alacağınızdan umut kesmedikçe onu da elinizdeki para gibi sayın. Umut kesince de bir kenara yazın, elinize geçerse zekatı ne kadar geçti ise verirsiniz. Yoksa bir şey gerekmez. Zekat hesaplamadan önce sattığınız ve sizden çıkışı yapılmış ürünlerin zekatı gerekmez. Mal üzerinden zekat vereceğiniz zaman, verdiğiniz malın piyasa fiyatını hesap edin yani sizden piyasaya çıkış fiyatını. Siz ve eşiniz, Müslüman bir doktor tarafından ikaz edildi iseniz veya yılların tecrübesi ile kendinizi iyi biliyorsanız oruç tutmayabilirsiniz. İyileşme ihtimali olmayan bir hastalık ise her gün için bir FİTRE miktarı kadar fidye verirsiniz. Kurban fıkhını bildiklerine itimat ettiğiniz kurumlara verebilirsiniz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Aldanmış olmak, başkasını da aldatmanın nedeni olamaz. 'Günahı benim' demekle de kimse günah temizleyicisi olamaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Devletlerin, trafik gibi haram ve helal açısından serbest olan konularda koydukları kurallara uyulması bir zarurettir. O kurallara uyulmadığı için ortaya çıkacak yanlışları da vebalde olmak şeklinde kabul ederiz.
Selamünaleyküm. Fıkıhta, bir mezhebin görüşü ile zaruret durumunda amel edilebilir ama sizin kalbinizin rahat etmeyeceği işi yapmayın. Tefsirle ilgili kararı da siz verebilirsiniz; ağır geliyorsa elbette erteleyin.
Selamünaleyküm. Dua ederken elleri omuz hizasına gelecek kadar kaldırmak Sünnet'tir. Yapılan duanın kabul edilme nedenlerinden biri olarak da görülmüştür. Duadan sonra da ellerin yüze sürülmesi vardır. Bu hususlar hadislerle sabittir. Ancak namazdan sonra ellerin yüze sürülmesi yoktur.
Selamünaleyküm. Celaleddin Rûmî, Müslümanların geçmişinde izi bulunan şahsiyetlerden biridir. İnşallah mü'min bir insandır; put değildir, tek değildir, hatasız değildir, mükemmel değildir. Her mü'min gibi, dinini dert edinmiş olduğuna inanılan biridir. Gayet değerli sözler yazmış ve konuşmuştur. İstifade ettiğini düşünen ondan istifade etmelidir. Onu putlaştıran, ashabı kiramdan değerli duruma getiren anlayış ise, onun da kabul etmeyeceği bir anlayıştır. Batılıların ısrarla ona sarılmaları, laik partilerin bile ondan medet umuyor olmaları elbette düşündürücüdür ama bunu, onun değil onların bir art niyeti olarak görürüz. Sevmek zorunda değilsiniz ama yermek de göreviniz değildir. Ortasını bulun yolunuza devam edin.
Selamünaleyküm. Tevbe edenin günahından ötürü mü'min kimliği soruşturulmamalıdır. Tevbe etmemiş büyük günahlardan birini işleyenin de daha iyisi varken imam olması doğru değildir. Namaz için 'caizdir' diyebilsek de onun imam olmaması gerekir.
Selamünaleyküm. Madem samimi düşünüyorsunuz, durumu ailenize iletin. Anneniz veya babanız yoluyla isteğinizin tahakkuku için çalışın. Bu yaptığınızın size bir yararı olmayabilir.