Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam ben 21 yaşında endüstri mühendisliği 3. sınıf talebesiyim. Evden dışarı çıktığımda harama gözüm kaymasın, hem de boş boş ilahi dinleyeceğime ,sevap kazanırım diye, yolda yürürken/otobüste giderken Kur'an dinleme alışkanlığı edindim ve çok faydasını da gördüm, halen devam ediyorum. Yöntem olarak da mealini iyi bildiğim (Yusuf, Taha, Nur, Yasin, Zümer, Fetih, Hucurat, Rahman, Vakıa ve son iki cüzdeki) sureleri tekrar tekrar dinleyerek yapıyordum ve sonra bu sureleri ezberleme niyetim olmadan, planlı bir şekilde her gün okumadığım halde, kolayca ezberlediğimi fark ettim ve aklıma acaba bende hafız olabilir miyim diye bir soru geldi. Fakat hafızlıkla ilgili pek bilgim olmadığı için, sizi de bu konuda ehil gördüğüm için bunu size sormak istedim.1.Hafızlık nedir? Niçin hafız olunur? Hafızlığın ne gibi faydaları vardır? Örneğin bir insan fıkıh bilir gider bir köye zekat anlatır, her yerde insanlara Allah'ın dinini anlatır, bunun faydasını anlayabiliyorum fakat Kuran neden ezberlenir bunu ise bilmiyorum hocam. Her an okuyabilmek için desek yanımda Kuran taşırım (esir olmadığım müddetçe) yine okurum; başka bir sebebi var gibi. Bende size onu sormaktayım 2.Sizce bu yaştan sonra hafız olunabilir mi? Hafızlık konusunda benim ne yapmamı önerirsiniz?(Yaptığım denemelere göre şu aşamada, istersem (yolda dinleyerek ve her gün bir kaç kez okuyarak) haftada 2-3 sayfayı rahat ezberleyebiliyorum. Yalnız önümüzdeki günlerde evlilik girişimim olacak Allah izin verir de bir kaç ay içinde evlenebilirsem bu sayı daha da artar ve daha kısa zamanda hafızlığı bitirebileceğimi düşünüyorum. )3.Birde hafızlık: Riyaya düşülebilecek bir alan gibi geliyor. Bu konuda da ne yapmam gerekir, şeytanın sağdan veya soldan yaklaşmasına karşı bana ne tavsiye edersiniz (Mesela İnsanlara söylemesem sadece ezber verdiğim kişiler, karım, ailem vs bilse bu bir çözüm müdür (Not:1:Hizmet ettiğimiz dernekte temel İslami eğitimler almaktayım)(Not:2:Bu güne kadar zekamda veya hafızamda belirgin bir üstünlük sezmedim ortalama bir insan, bir üniversiteli nasılsa bende öyleyim gibi geliyor.) Sizden Allah razı olsun, sizi çok seviyoruz hocam. Dualarınızı bekleriz.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam.Sizin hafızlık yapmanız imkân dışıdır denemez. Anneliğiniz ve eş olmanızın yanında doğal bir iş olur mu o sorgulanabilir. Bu da ne kadar zamanda ezberleyebileceğinize bağlıdır. Şöyle bir test yapın: Önce eşinizle bu durumu görüşün, onayını alın. Sizi dinleyen hocanın 'yanlışsız okudun' dediği bir sayfaya üç saat çalışın, ezberleyin. Ertesi gün, hocanız o sayfayı sizden ezbere dinlesin en fazla iki yanlışla okuyabilirseniz bunu bir kenara not edin. Bir hafta sonra tekrar dinlesin sizi. Eğer yine aynı şekilde okuyabilirseniz hafızlık yapabilirsiniz demektir. Böyle yapamazsanız hafızlık yoluna girmeyin. Onun yerine belli sureleri ezberleyin. Ezberlerinizi sık sık tekrar edin. Yavrunuzla ilgili de zaman geçmiş olmaz. İnşaallah muvaffak olursunuz. Bu arada bıktırmadan sıcak tutmaya yönelik uygulamalar yapın onun üzerinde. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Fıkıhta, bir mezhebin görüşü ile zaruret durumunda amel edilebilir ama sizin kalbinizin rahat etmeyeceği işi yapmayın. Tefsirle ilgili kararı da siz verebilirsiniz; ağır geliyorsa elbette erteleyin.
Selamünaleyküm. Bu hususta hüküm şöyledir: 1- Hafızlık yapan hanımların, aybaşı durumlarında Kur'an okumaları/Mushaf'a tutmaları Hanefi mezhebi başta olmak üzere ulemanın pek çoğuna göre caiz değildir. Bazı fakihler ise hafızlık şartlarının itibara alınması durumunda aybaşı durumunda Kur'an okumalarının caiz olacağını söylemişlerdir. Bu görüş, ilk dönem fukahasına kadar dayanmaktadır. Bazılarının zannettiği gibi bu zaman adamlarının icadı değildir. Zamanımızda öğrencilerin ciddiyeti ve istekleri açısından meseleyi değerlendiren pek çok medrese hocası bu fetva ile amel etmektedir. Diyanet’in meyli de bu tarafadır. Biz her iki hüküm ile de amel etmeyi sakıncalı bulmuyoruz. 2- Hafızlık süreci bittikten sonra ise durum değişir. O takdirde okuyamaz/tutamaz görüşüne göre amel edilmelidir. 3- Dua maksatlı ayetlerin okunmasında bir sakınca yoktur.
Kör bir meal karşıtı değilim ama mealle ilim adamı yetişebileceğini de düşünemiyorum. Hiçbir meal Kur'an’ın kendisi değildir. Kendisi olmayan bir şeyle de Kur'an âlimi olmanın mümkün olmayacağını zannediyorum. Meal okuyarak asıp kesen pek çok insan gördüm ama âlim görmedim. Bu nedenle bir tavsiyede bulunamayacağım. Allah Teâlâ zihninizi keskin etsin, kalbinizi ihlas ile doldursun. Eğer öyle bir projeye girecek olursanız, durumunuzu ve gelişmenizi haftalık da olsa not edin. Bir zaman sonra: - İlmi birikiminiz, - Takvanız, - Heyecanınız, - Umudunuz - Ve pratiğiniz açısından ne duruma geldiğinizi tespit edin. Bunları da lütfen bana yazın ben de bilgi sahibi olayım. Rabbim yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ sizi emelinize kavuştursun. Kur'an hafızı olmak çok önemli değildir. Önemli olan Kur'an ehli olabilmektir. Çocuğunuzun üzerindeki emelinizi bu isimle anın. Kur'an'ı ezberlemese bile Kur'an ehli olduğu zaman dünya ve ahiretinizi kazanmış olursunuz. - Bir kere, çocuğunuzu Kur'an ehli yapmayı, sizin için tıpkı hacca gidip cennet kazanmak gibi büyük bir iş olarak görün. Hatta yer yer haccetmekten de önemli görebilirsiniz. - Bu hususta eşinizle hem fikir olmaya gayret edin. Şeytan sizin aranızdaki düşünce farkını büyütüp çocuğu boşluğa çekebilir. - Böyle bir emelde insanların sizin etrafınızda kümelenerek tebrikler yağdıracağını zannetmeyesiniz. Tam aksine, hiç ummadıklarınızdan şeytanı bile güldürebilecek tepkiler görmeye hazır olun. - Hafızlık, ortalama iki yılda biter. Bir yıl da sürebilir, üç yıl da sürebilir. Normal süre böyledir ama siz en az elli yıl sürecekmiş gibi hazır olun. Elli yıl sürecek bir proje olarak görün bunu. Böylece şeytan sizi ikinci basamakta yıldıramaz. Pes etmezsiniz. - Hafızlık veya Kur'an ehli çocuk yetiştirmek, hafız olmaktan ya da Kur'an ehli olmak için çalışmaktan çok daha zordur. Çok, çok daha zordur! Buna hazırlıklı olun. Yer yer, 'ben kendim mi hafız olsa idim?' diyebilirsiniz. - Sakın hafızlığı evde yaptırmayı denemeyin. Riski ikiye katlayabilirsiniz. Muhakkak ev ortamının dışında olsun denemeniz. - Hafızlık, onu yapacak talebe kadar yaptıracak hoca işidir aynı zamanda. Bulduğunuz hocanın, hafız yetiştirmeyi Bedir'de cihat etmekten daha hafif görmesi durumunda ona çocuk teslim etmeyin. Hoca aramaya devam edin. Bu süre zarfında da çocuk, Kur'an ehli yetiştirmeyi 'hocalık' zannedecek birinin elinde sürece hiç başlamasın. Ayarları ile oynanmış bir çocuğun hafızlık süreci neredeyse tıkanmış gibi olur. Şöyle de diyebiliriz: Hafızlık sevdası, ayarlarıyla oynanmış bir çocuğun hafızlığından daha iyidir. - Gerek hafızlık öncesinde ve gerekse süreç işlerken çocuğu sürekli abluka altında tutacaksınız. Emsalleri ile bir aralığına dikkat edeceksiniz. Tamamen tecrit ederseniz kompleksli, kendini hiç sayan bir çocuk yetiştirirsiniz. Büyük ihtimalle de psikolojik sorunları olan bir çocuğunuz olur. Hafız da olabilir ama öyle olur. Karma bir ortamda tutarsanız bu sefer de hafızlık yaptıracak bir akıl bırakmazsınız çocukta. Ortasını bulmaya da 'Bedir'deki iş' diyoruz. - Hafızlık öncesinde ve süreç işlerken, çocuğun matematik zekasının ezber zekasını ezmemesine dikkat etmelisiniz. Matematik zekâsı ezber zekâsını ezerse hafızlık işi yokuşa sürülmüş olur. Oyuncağından espriye kadar her alanda buna dikkat etmeniz gerekir. - Yavrunuz, dört yaşından itibaren, hafızlık süreci için incelenmelidir. Dört yaşını doldurduğunda mesela bize getirebilirsiniz. Beş yaşını doldurunca da muhakkak çocuğu, bir Kur'an hafızı yetiştirebilecek hoca görmelidir. Bu hocanın kimliğini tekrar vurguluyorum: Bir hafız yetiştirmeyi, Bedir'deki üç yüz kişiden biri olmak şeklinde algılayacak. Bedir mücahitleri gibi sabırlı olacak. - Yavrunuz beş yaşında bu testlere girmeye başladığında hafızlıkla ilgili zaman da belirlenebilir. Genelde on yaşına kadar acele etmemeyi tercih ediyoruz. On yaşından sonra da zaman başladı diyoruz. Yirmi beş yaşına kadar da geç kalma yoktur. - Benim şahsi kanaatim, mevcut şartlarımızda zorluk ortamından yola çıkarak yaptığım tespitlerde, okul hayatının çocuk için hafızlık yolunu tıkatmayacağını düşünüyorum. Üniversite bile bu yolu tıkatamaz. Tıkatan, çocuğun kafasında Kur'an'a yer kalmayacak ortamlar ve anlayışlardır. Ya da çocuğun Kur'an'ı ikinci iş olarak görmesidir. Bu da sözünü ettiğimiz afetlerden biridir zaten. - Çocuğun üç yaşından itibaren, çevresini yorumlamada hassas olacağını bilin. Buna göre dikkat edin. Mesela çocuğu, Kur'an kıymeti bilmez bir akraba ile buluşturmayacağınız gibi onun gibi olmasını istemediğiniz bir hafızla da asla buluşturmayın. Kur'an'ın ehli olamamış bir hafızı görürse bindiğiniz dalı kesmiş olursunuz. - Eğer tespitlerde, çocuğun hafızlığı size tavsiye edilmezse asla üzülmeyin. Biz hafızlığı 'ezberlemek' ve 'emmek' olarak ikiye ayırmıştık zaten. Çocuğu ezberleme bölümünden alıp emme bölümüne geçiririz ki, asıl hedef de bu idi. Kur'an emsin dursun o zaman. Damarlarındaki kan gibi olsun Kur'an. Böyle bir eğitim uygulamasına geçersiniz. - Bütün bunlar olup biterken sizin dualarınız, süreç öncesinden binlerce kere Arş'a ulaşmış olmalıdır. Bunu unutmayın. Kuru temennilerin hiçbir değeri yoktur. - Bu sürecin öncesinde ve sonrasında gücünüz, istişare ile aktif duruma gelir. Evhama dönüşmeyecek tarzda bir istişare ağı kurun. -Duayı, çevreyi, muallimi, örnekleri tek ve garip kalmayı sabırlı olmayı ve kaderi asla unutmayın!
Yılmaya gerek yoktur. Sadece senin köyün değil her yer öyle veya ondan da beter. Orada sana hürmetleri varsa sen bari ona şükret. Genel bir dini eriyiş içindeyiz ne yazık ki. Bunu da dert eden yoktur. Sen devam et. Bu dönemi de yoğun Kur'an okumaları ile geçir. Mesela her on günde bir hatim indir. Hafız değil isen Bakara suresini ezberleyerek mini bir hafızlık yoluna gir. Hafız isen hadis ezberle. Oradan beş yüz hadis ezberleyerek ayrılmaya azimli ol. Kitaplar oku. Mesela bir ilmihal kitabının uzmanı ol adeta. Ve oradan kitlesel bir dönüş yerine “bir kişi de olsa” namazla buluşturduğun bir insan bırakarak ayrılma planı yap. Asla yılma. Senin durumunda nice peygamberler oldu. Daha da fena durumda idiler. Allah yardımcın olsun. İyi haberlerini beklerim.
Allah konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu saydıklarınız da kibir gibi bir sorundur. Şeytan siz bu başlıklarla meşgul ederken asıl kimliğinizi eritiyor olabilir. Bunun adı evham veya kuruntudur. Terk edin bunları ve asıl işinize bakın. Derslerinizi iyi çalışın, çevrenizde Allah'a davet vazifenizi yapın. İbadetlerinize sarılın.
Selamünaleyküm. Size önce kendinizi korumanızı tavsiye ederim. Bu sizin için daha gereklidir. Şeytan hilelerini en makul kalıplarla çıkarır ortaya, aldanmamak gerekir.
Selamünaleyküm. Kendinizi psikolojiye fazla kaptırmışsınız ya da size ağır gelmeye başlamış. Öyle veya böyle bunlar geçicidir, takılıp kalmanıza gerek yok. Gündeminizi başka şeylerle yoğunlaştırın, değişik konularla ilgilenin. Kur'an okuyun, ezberleyin. Üzerine düşmeyin bu durumunuzun, inşaallah geçer.
Selamünaleyküm. Bunların hiç birinin esası yoktur. Yavrunuzu Allah'a adayın, O'nun dininin hizmetinde bir ömür sürmesi için dualar edin, berrak ve helal bir süt emzirin. Saban akşam, çocuğun üzerine Kur'an ayetleri okuyun. Melekler kadar saf gözlerine haram göstermeyin. Gerisini boş verin.
Selamünaleyküm. Bu tespitiniz doğru değildir; başımıza gelenlerin hepsinin günahlarımız nedeniyle olması gerekmiyor. Günahlarımız nedeniyle olabileceği gibi derecemizin artması, imanımızın test edilmesi gibi nedenlerle de olabilir. Her halükârda, günahlardan tövbe edilmedikten sonra ahirete o günahlarla göçülmesi durumunda asıl hesap orada olacaktır. Allah, ibret almaya bizi muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Sigara mekruh değil haramdır. İçenin önce kendi bedenine zarar verdiği için bir de yanındaki insanlara misal eşine zarar erdiği için ağır bir hesabı olacaktır. Hemen tövbe etmeli ve herkesle helalleşmelidir.