İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, kız kur'an kurslarından birinde meal hafızlığı bölümü var hocam. Bu bölüm 1 senelik bir bölüm; mealini hıfzederken aynı zamanda kısmen bir arapça ve tefsir dersi de beraberinde götürülmekte. Hocam size danışmak istediğim nokta şu; Bu tür bir meal hafızlığının ardından 3 senelik medrese usülü Arapça ve 1 senelik ihtisas eğitimi de mevcut. Eğer devamında böyle bir eğitim alacaksam, başında meal hafızlığı yapmak benim için faydalı olur mu yoksa gereksiz mi görürsünüz. Cevabınız benim için çok değerli hocam şimdiden teşekkür ediyorum. Allah'a emanet olun.

Cevap

Kör bir meal karşıtı değilim ama mealle ilim adamı yetişebileceğini de düşünemiyorum. Hiçbir meal Kur'an’ın kendisi değildir. Kendisi olmayan bir şeyle de Kur'an âlimi olmanın mümkün olmayacağını zannediyorum. Meal okuyarak asıp kesen pek çok insan gördüm ama âlim görmedim. Bu nedenle bir tavsiyede bulunamayacağım. Allah Teâlâ zihninizi keskin etsin, kalbinizi ihlas ile doldursun. Eğer öyle bir projeye girecek olursanız, durumunuzu ve gelişmenizi haftalık da olsa not edin. Bir zaman sonra: - İlmi birikiminiz, - Takvanız, - Heyecanınız, - Umudunuz - Ve pratiğiniz açısından ne duruma geldiğinizi tespit edin. Bunları da lütfen bana yazın ben de bilgi sahibi olayım. Rabbim yardımcınız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ sizi emelinize kavuştursun. Kur'an hafızı olmak çok önemli değildir. Önemli olan Kur'an ehli olabilmektir. Çocuğunuzun üzerindeki emelinizi bu isimle anın. Kur'an'ı ezberlemese bile Kur'an ehli olduğu zaman dünya ve ahiretinizi kazanmış olursunuz. - Bir kere, çocuğunuzu Kur'an ehli yapmayı, sizin için tıpkı hacca gidip cennet kazanmak gibi büyük bir iş olarak görün. Hatta yer yer haccetmekten de önemli görebilirsiniz. - Bu hususta eşinizle hem fikir olmaya gayret edin. Şeytan sizin aranızdaki düşünce farkını büyütüp çocuğu boşluğa çekebilir. - Böyle bir emelde insanların sizin etrafınızda kümelenerek tebrikler yağdıracağını zannetmeyesiniz. Tam aksine, hiç ummadıklarınızdan şeytanı bile güldürebilecek tepkiler görmeye hazır olun. - Hafızlık, ortalama iki yılda biter. Bir yıl da sürebilir, üç yıl da sürebilir. Normal süre böyledir ama siz en az elli yıl sürecekmiş gibi hazır olun. Elli yıl sürecek bir proje olarak görün bunu. Böylece şeytan sizi ikinci basamakta yıldıramaz. Pes etmezsiniz. - Hafızlık veya Kur'an ehli çocuk yetiştirmek, hafız olmaktan ya da Kur'an ehli olmak için çalışmaktan çok daha zordur. Çok, çok daha zordur! Buna hazırlıklı olun. Yer yer, 'ben kendim mi hafız olsa idim?' diyebilirsiniz. - Sakın hafızlığı evde yaptırmayı denemeyin. Riski ikiye katlayabilirsiniz. Muhakkak ev ortamının dışında olsun denemeniz. - Hafızlık, onu yapacak talebe kadar yaptıracak hoca işidir aynı zamanda. Bulduğunuz hocanın, hafız yetiştirmeyi Bedir'de cihat etmekten daha hafif görmesi durumunda ona çocuk teslim etmeyin. Hoca aramaya devam edin. Bu süre zarfında da çocuk, Kur'an ehli yetiştirmeyi 'hocalık' zannedecek birinin elinde sürece hiç başlamasın. Ayarları ile oynanmış bir çocuğun hafızlık süreci neredeyse tıkanmış gibi olur. Şöyle de diyebiliriz: Hafızlık sevdası, ayarlarıyla oynanmış bir çocuğun hafızlığından daha iyidir. - Gerek hafızlık öncesinde ve gerekse süreç işlerken çocuğu sürekli abluka altında tutacaksınız. Emsalleri ile bir aralığına dikkat edeceksiniz. Tamamen tecrit ederseniz kompleksli, kendini hiç sayan bir çocuk yetiştirirsiniz. Büyük ihtimalle de psikolojik sorunları olan bir çocuğunuz olur. Hafız da olabilir ama öyle olur. Karma bir ortamda tutarsanız bu sefer de hafızlık yaptıracak bir akıl bırakmazsınız çocukta. Ortasını bulmaya da 'Bedir'deki iş' diyoruz. - Hafızlık öncesinde ve süreç işlerken, çocuğun matematik zekasının ezber zekasını ezmemesine dikkat etmelisiniz. Matematik zekâsı ezber zekâsını ezerse hafızlık işi yokuşa sürülmüş olur. Oyuncağından espriye kadar her alanda buna dikkat etmeniz gerekir. - Yavrunuz, dört yaşından itibaren, hafızlık süreci için incelenmelidir. Dört yaşını doldurduğunda mesela bize getirebilirsiniz. Beş yaşını doldurunca da muhakkak çocuğu, bir Kur'an hafızı yetiştirebilecek hoca görmelidir. Bu hocanın kimliğini tekrar vurguluyorum: Bir hafız yetiştirmeyi, Bedir'deki üç yüz kişiden biri olmak şeklinde algılayacak. Bedir mücahitleri gibi sabırlı olacak. - Yavrunuz beş yaşında bu testlere girmeye başladığında hafızlıkla ilgili zaman da belirlenebilir. Genelde on yaşına kadar acele etmemeyi tercih ediyoruz. On yaşından sonra da zaman başladı diyoruz. Yirmi beş yaşına kadar da geç kalma yoktur. - Benim şahsi kanaatim, mevcut şartlarımızda zorluk ortamından yola çıkarak yaptığım tespitlerde, okul hayatının çocuk için hafızlık yolunu tıkatmayacağını düşünüyorum. Üniversite bile bu yolu tıkatamaz. Tıkatan, çocuğun kafasında Kur'an'a yer kalmayacak ortamlar ve anlayışlardır. Ya da çocuğun Kur'an'ı ikinci iş olarak görmesidir. Bu da sözünü ettiğimiz afetlerden biridir zaten. - Çocuğun üç yaşından itibaren, çevresini yorumlamada hassas olacağını bilin. Buna göre dikkat edin. Mesela çocuğu, Kur'an kıymeti bilmez bir akraba ile buluşturmayacağınız gibi onun gibi olmasını istemediğiniz bir hafızla da asla buluşturmayın. Kur'an'ın ehli olamamış bir hafızı görürse bindiğiniz dalı kesmiş olursunuz. - Eğer tespitlerde, çocuğun hafızlığı size tavsiye edilmezse asla üzülmeyin. Biz hafızlığı 'ezberlemek' ve 'emmek' olarak ikiye ayırmıştık zaten. Çocuğu ezberleme bölümünden alıp emme bölümüne geçiririz ki, asıl hedef de bu idi. Kur'an emsin dursun o zaman. Damarlarındaki kan gibi olsun Kur'an. Böyle bir eğitim uygulamasına geçersiniz. - Bütün bunlar olup biterken sizin dualarınız, süreç öncesinden binlerce kere Arş'a ulaşmış olmalıdır. Bunu unutmayın. Kuru temennilerin hiçbir değeri yoktur. - Bu sürecin öncesinde ve sonrasında gücünüz, istişare ile aktif duruma gelir. Evhama dönüşmeyecek tarzda bir istişare ağı kurun. -Duayı, çevreyi, muallimi, örnekleri tek ve garip kalmayı sabırlı olmayı ve kaderi asla unutmayın!

Allah çalışmalarınızdan, hizmetlerinizden dolayı sizden razı olsun. Hocam az önc
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Türkçe yazıyor ve konuşuyorum. Bir nebze de Arapça ve tefsir bilgisi gördüm. Elhamdülillah. Bu kimliğimle gayet sarih bir ifade ile şunu söyleyebilirim: Sıradan bir Müslüman’ın ilmihal bilgisini hazmetmeden meal okuması ona bir ilim oluşturmaz. Sadece ara ara gözüne çarpan enteresanlıklara takılır kalır ve çok şey öğrendiğini zanneder. Baştan sona meal okumanın ilim niteliği zayıftır. Elbette mü'min olan herkesin meal okuyarak öğreneceği çok şey vardır ama “Kur'an deryasına dalmak” düzeyinde bir ilim hiçbir zaman elde edemez. Bu sebeple Kur'an’ımızı, tefsir ilmi ile ve Arapça üzerinden öğrenmek orijinal olan öğrenme şekli olarak bilinmelidir. Bir sureyi ders gibi okumaya vakit ayıracak yerde bir konuyu mesela İhya’dan okumalı ve orada zikredilen ayeti daha iyi anlamak için mealinden izlemelidir. Meal okumayı sapıklık gibi gören anlayış uç bir anlayıştır. Meal üzerinden Kur'an âlimi olacağını zanneden de öbür uçta durmaktadır. Ortasını belirttiğimiz şekilde bulmak mümkündür. İlmihal bilmeden ise hiç birine girmenin gereği yoktur.

Hocam günlük Kur'an meal okumalarımız nasıl olmalı? Mesela ben herhangi bir sure
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Pek mübarek bir niyetiniz var. Alalh Teâlâ sizi emelinize ulaştırsın. Hafız olmak, elbette elinle göklere değmek gibi büyük bir şeydir. İnsanın eliyle göklere değmesi ne demekse hafızlık da aynen odur. Böyle bir iş de elbette zordur. Zorluğu yanında da İblis böyle bir işe gireni kesinlikle rahat bırakmayacaktır. Zira onun da hedefi kimsenin eliyle göklere değmemesini sağlamaktır. Bu nedenle kimi hafız adayları mesela cep telefonu ile meşgul olduğu için bitiremez, kiminin karnı ağrır, kiminin annesi rahatsız olur, kiminin de akla gelmez manileri çıkar. Çünkü hafız olmak bin nimet demekse onun bin de engeli olacaktır. Kim, barikatlara takılıp kalırsa o emeline ulaşamayacak kim de önüne gelen barikatı aşmayı becerebilirse o da Kur'an Ehli olarak Rabbine kavuşacaktır. Akşam vakitlerindeki zihin yoğunluğunuz normaldir. Mümkün olduğu kadar kendinize düşünmeye, fikir üretmeye uygun boş vakit bırakmamalısınız. İlk boş vaktinizi şeytan kendi lehine değerlendirecektir. Bir hafıza şeytanın en büyük telkini, Kur'an'ın büyüklüğünü ve ağırlığını öne çıkararak yıldırma hamlesidir. Buna hazırlıklı olun. Bir hafızlık iki yılla dört yıl arasında bitmelidir. İki yıldan önce biten pek zayıf kalır ve erir. Dört yıldan fazlası da bıktırır. Yedi sayfaya geldiğinize göre kendinize şöyle bir test yapabilirsiniz: Mesela dördüncü sayfalardan birini yarım saat tekrar ettikten sonra yanlışsız veya bir yanlışla okuyabiliyorsanız, o yedi sayfa elinizdedir demektir. Eğer yarım saate rağmen üçten fazla hata çıkıyorsa zayıf ilerliyorsunuz. Buna göre ayarlayın kendinizi. Evde veya medresede yapmanızın bir farkı olmaz. Siz çocuk değilsiniz; yaşınız, evde de ezber yapmanıza müsait bir yaştır. Ezberde şöyle bir kural izlemelisiniz: - Her hangi bir sayfa ezberlendi denmek için, ezber çalışmasının üzerinden bir gece geçmelidir. Üzerinden gece geçen ve sabah kalkıldığında bir iki tekrarla okunabilen sayfa ezberlenmiştir. Bunun dışında adeta boşuna yorulursunuz. - Bir hocanın dinlemediği sayfayı ezberlenmiş saymayın. - Bir cüze çalışırken, YENİ EZBERLEDİĞİNİZ SAYFAYLA, ESKİ EZBERLENMİŞ TEKRARLANAN SAYFAYA AYNI ORANDA ÇALIŞMALISINIZ. Nasıl olsa eski ezber diyerek aldanmayın. Sonra önünüzde bir kamyon tuğla gibi bulursunuz o sayfaları. Hafızlık kadar dua isteyen bir şey belki de yoktur. Anneniz size çok uda etsin. Siz de dua edin. İki şeye dua edin. Biri hafız olabilmek, diğeri de HAFIZ OLARAK KALABİLMEK için. Şu anda mealle uğraşmak şirin görünür ama size hafızlık bakımından zararı vardır. Hafızlık sadece ona yoğunlaşmayı ister. ize de uda edin, Allah yolundasınız. Üzerinde yürüdüğünüz yo, cennet yoludur.

Sa. Hocam allah sizden razı olsun. Fetvalarınızı gönül rahatlığıyla okuyoruz. Ya
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İsa kardeş, sizi tebrik ederim. Mübarek bir yola girmişsiniz. Allah sizi sevdiği amellere muvaffak kılsın. Hafızlık, Kur'an'ı baştan sona kadar ezber okumanın adıdır. Hafızlıkta asıl gaye, hafız olan kişinin okuması değildir. Bilakis asıl gaye, Kur'an mucizesinin insandan insana kıyamete kadar sürmesini sağlamaktır. Düşünebiliyor musunuz, kâğıdın bile bulunamadığı günlerden bu güne kadar tek bir harfi bile zayi olmadan Kur'an bize ulaştı; bu hafızlar sayesinde oldu. Dolayısıyla hafızlar, muhteşem bir mucizenin canlı örnekleridirler. Okudukça sevap kazanmaktadırlar, o ayrı bir meseledir. Belki şimdi, bu teknolojinin sonra hafızlara bu oranda bir ihtiyaç yoktur ama nihayetinde sistem aynı sistemdir, mucize aynı mucizedir. Sizin hafız olmayı arzu etmeniz, kıyamete kadar anılacak Kur'an'ı korumak için Allah'ın seçtiği mü'min kulları arasında bulunmuş olmak anlamına gelmektedir ki, bu tarif edilemez bir nimettir. İmkânınız varsa kesinlikle bu fırsatı kaçırmayın. Hiçbir yaş, hafız olmaya mani değildir. Bazı şartlarda yaşı ileri olanlar daha şuurlu hafız olmaktadırlar. Belki evliliğiniz bir tür ağırlaştırabilir bu süreci ama engel olmaz. Hele hele sizin hafız olmanızı kendisi için de bir şefaat vesilesi görebilecek bir saliha kadına rastlarsanız mükemmel bir nimet yakalamış olursunuz. İşin doğrusu, sizin hafızlığınızın ne kadar ve nasıl olabileceğini en güzel sizinle yüz yüze görüşerek belirleyebiliriz. Bir günlüğüne İstanbul'a gelebilirseniz bu hususu genişçe konuşabiliriz. Üç gün beş gün de gelebilirsiniz misafirimiz olursunuz. Yine de ana ölçüleri size belirteyim, kendinizi test edin: a- Bir sayfaya bakarak, en çok bir buçuk dakikada okuyabilmelisiniz. Tecvid kurallarına riayet ederek ve hata etmeden bir buçuk dakikada okuyabilirseniz, hafızlık için uygun standarda gelmiş sayılırsınız. b- Bir gün sabah vaktinde bir sayfayı ezberlemeye çalışın. Âyet âyet ezberleyin. İki ayeti ezberleyince ikisini birden birkaç kere okuyun. Üçüncüyü ezberleyince üçünü birden... Bu şekilde bir sayfayı bitirin. Sayfayı baştan sona kadar topluca da birkaç kere okuyun. Ezberlediğinizi anlayınca bırakın. c- O gece yatın. Sabah kalktığınızda, ezberlediğiniz sayfayı iki üç kere bakarak okuyun. Sonra da ezbere okuyun. Yanlışsız okuyorsanız birinci kademe geçilmiştir. d- Aradan birkaç gün geçtikten sonra bir sabah aynı testi tekrar yapın; iki üç takılmayla aynı sayfayı okuyabiliyorsanız hafızlığınız için bir engel yok demektir. Riya veya benzeri hiçbir engele takılmayın. Bu muhteşem bir cihattır sizin için, heyecanınız varken kaçırmayın fırsatı. Allah işinizi kolay etsin. Yüzünüz ak olsun.

Selamünaleyküm. Hocam ben 21 yaşında endüstri mühendisliği 3. sınıf talebesiyim.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ size ve eşinize sabırlar ihsan etsin. Ne mutlu size ki, Allah Teâlâ’nın imtihanını kendinize nimet olarak görmüşünüz, aman bunu kaybetmeyin. O çocuk sizin cennetinizdir. Yemek yapma fizik yap demişler ya ona bir ilave de ben yapayım: Hafızlık da yapma, çocuğa bak. O senin cennetindir. Planlama ile alakalı da şunu söyleyebilirim: Uzun sürmeyecek yoğun planlamalar bıktırır ve kişiyi hiç noktasına kadar sürükleyebilir. Gerçeklere uymaya bakın. • Önce ve her şeyden önce imanınız. • Sonra farz ibadetleriniz. • Sonra karı koca sizin saadetiniz. • Sonra yavrunuz. • Sonra ekonominiz. • Sonra farz düzeydeki ilmi çalışmanız. • Sonra aile bireyi yakınlarınız. • Sonra geniş ilmi çalışmanız. • Sonra sosyal kimliğiniz. • Sonra fantezi denebilecek zevkleriniz… Böyle bir çalışma yapın ve bunu kesinlikle ZAMANA YAYIN. Acele başlayan çabuk bitirebilir. Sayılarla ilgilenmeyin, ihlası önemseyin. Mevcut ilim çalışmanızdan biraz kısın ve Kur'an okuyun. Şimdilik hafızlık değil de seri okuyuş mantığı ile devam edin. Yavrunuz biraz ayağa kalkınca hafızlığı tekrar gündeme getirirsiniz biiznillah.

Hocam belden aşağısı bir nevi felçli olan bir Cennet umudum var. Yoğun bir fizik
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu hususta hüküm şöyledir: 1- Hafızlık yapan hanımların, aybaşı durumlarında Kur'an okumaları/Mushaf'a tutmaları Hanefi mezhebi başta olmak üzere ulemanın pek çoğuna göre caiz değildir. Bazı fakihler ise hafızlık şartlarının itibara alınması durumunda aybaşı durumunda Kur'an okumalarının caiz olacağını söylemişlerdir. Bu görüş, ilk dönem fukahasına kadar dayanmaktadır. Bazılarının zannettiği gibi bu zaman adamlarının icadı değildir. Zamanımızda öğrencilerin ciddiyeti ve istekleri açısından meseleyi değerlendiren pek çok medrese hocası bu fetva ile amel etmektedir. Diyanet’in meyli de bu tarafadır. Biz her iki hüküm ile de amel etmeyi sakıncalı bulmuyoruz. 2- Hafızlık süreci bittikten sonra ise durum değişir. O takdirde okuyamaz/tutamaz görüşüne göre amel edilmelidir. 3- Dua maksatlı ayetlerin okunmasında bir sakınca yoktur.

Selamünaleyküm hocam, bizler 12 yaşların da hafızlık yaparken hocalarımız dediği

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.