Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben siyah eşarp takıyorum ama benim çevremde ve benim yaşıtlarımdan kimse takmıyor. Acaba bu fitne fesada yol açar mı? Çünkü istemesemde dikkat çekiyorum. Renkli eşarp takmadığım için günaha girer miyim? Siyah renk bana takva yönünden en güzel renk geliyor lakin çokta dikkat çekmek istemiyorum bu konuda bilgi verir misiniz? Allah’a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam.Kendine uygun bulmadığını başkasına da uygun görme. İç kıyafet olarak kullanabilecek bir durum için sakla. İsraf da etme.
Siyah şartı yoktur, en uygunu arama şartı vardır.
Aleykümselam. Böyle bir çizgi çizmeniz gayet zordur. Ticaretin genel seyri içinde bu ayrımı yapamazsınız. Bilerek harama destek olmayın, fesadı bilerek yaymayın yeter. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Mevcut Diyanet takvimine uyun, herkesin itikadı da ameli de kendinedir. Sözünüzün dinlenmeyişinden rahatsız olmayın.
Selamünaleyküm. Kızım, niyetin şöhret olmak değil de Allah rızası ise ne güzel bir cihat yapmışsın, seni tebrik ederim. Allah önünü açık, basiretini keskin kılsın.
Aleykümselam. Siyah şart değil ama böyle bir nedenle de renk değiştirmek akıllıca bir iş değil. Siz biraz abartıyorsunuzdur. Kimsenin kimsenin rengine karışması mümkün değildir. Kendinize bakın, işinize bakın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunu size hafızlık yaptıran hocanızla istişare edin; durumunuz vaktinde bitirmeye ve bitince de korumaya uygunsa devam edin. Hocanız tavsiye etmekte tereddüt ederse yaptıklarınızın hafızlığında güçlü olun.
Selamünaleyküm. Nikâh akdinde ne konuşuldu ise mehir odur. Çocuğun saçının ağırlığı kadar para da verilse olur. Her okunduğunda TİLAVET SECDESİ yapılmalıdır.
Selamünaleyküm. Önce o günahtan ötürü ciddi bir tevbe edin. Tekrar yapmamaya azmedin. Tevbenizi de koruyun. Elinizdeki para sizin ana sermayenize tekabül ediyorsa mesele yoktur. Tevbeyi unutmayın.
Selamünaleyküm. Böyle bir sözden geri gelmek yoktur. Arabaya siz veya hanımınız binerse bir talakla eşinizi boşamış olurusunuz. Tekrar eşinizle beraber olabilirsiniz ama üç talakın biri gitmiş olur.
Gezmek, Kur’an’ın da tavsiye ettiği bir iştir. Fakat farz veya vacip değildir. Nafilelerdendir. Nafileyi farzın önüne geçirmemiz mümkün olmayacağına göre önce şunu bilmemiz gerekir: Üzerindeki farz olan ibadet ve benzeri görevleri yerine getirmiş olan gezsin. İlimle meşgul olan, dinlenmesi gerektiği zaman gezsin. Ticaretini düzeltip, iyi kazanan ve mü’minlere infak edebilen gezsin. Farzı bırakıp gezmek olmaz. Borç alıp gezmek olmaz. Bir de şu hususu vurgulamalıyız: Mekke ve Medine gezi yeri değildir. Mekke ve Medine, hac ve umre ibadetinin mekânıdır. Oralara turistik amaçlı gezi olmaz. Bunun dışında, gezi deyince bir Müslüman iki yeri hep gezmeli ve hiç unutmamalıdır: Bu yerlerin birincisi, İslam’ın sekiz asra yakın en büyük medeniyetlerden birini kurduğu ama şimdi hiçbir minaresinin ezanla şenlenmediği yer olan Endülüs’tür. Ne idi, ne oldu? Gezip, görmek ve ibret almak için iyi bir yerdir. İkinci yer de İstanbul’dur. İslam Hilafeti’nin düştüğü yer. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin övdüğü, ashaptan itibaren Müslümanların göz bebeği vatan. Fetih gözlüğüyle İstanbul hep gezilmelidir. Binlerce sahabiyi bağrında barındıran Suriye ve Şam gezilebilir(di maalesef). Müslümanların yaşadığı fakir Afrika ülkelerinden biri gezilip, incelenebilir. Özellikle, Anadolu’nun yeşil mekânlarından biri gezilip, Allah’ın nimetleri müşahede edilebilir.
Selamünaleyküm. Kalbinizde bir reklam uru oluşmadıkça bunlara takılmayın. Başka türlü bir şey toplayamazsınız.