Fetva Meclisi
Soru
Kurbanı aile üyelerinin adına sırayla kesiyorum ancak oğlum çalışıyor ve para kazanıyor. Kendi kurbanını kendisi alıp kesmesi veya kestirmesi mi gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kurban bir ibadet olarak oğlunuza da vacip oldu ise o kurban ibadetini yerine getirmekle sorumludur. Bu ibadeti onun adına siz vekâleten yani tamam sen benim kurbanımı kes diyeceği bir şekilde kesebilirsiniz, kurban olarak sakıncası olmaz. Yine de siz onun kendisinin bu ibadeti eda etmesini yönlendirin, daha kalıcı bir iş olur.
Bununla onun adına satın alıp kesebilir miyim ya da hayvanın boğazlanma işini ben yapabilir miyim diye soruyorsanız cevabımız her ikisi için de şöyledir: Kurban bir ibadettir. Yapanın ondan sevap kazanması için niyet etmesi gerekir. Birinden habersiz onun adına ibadet yapılamaz. Eşiniz size vekalet verir ve siz kurban alır ya da keserseniz o kurban kesmiş olur. Böylece o niyet etmiş ve size vekalet etmiş biri olarak kurban ibadetini eda etmiş olur.
Yaşayan birinin vekâleti olmadan onun adına bir ibadet yapılıp o ibadet görevi ondan düşürülemez. O şekilde yapılırsa onun adına bir sevap işlenmiş olma ihtimali olur sadece.
Selamünaleyküm. Hayır, size kurban kesmek vacip ise kurban kesecek veya kestireceksiniz. Bir hayır kurumuna vererek kurban kestirin.
Selamünaleyküm. Babanızın sizin adınıza kurban kesmesi mümkündür. Allah kabul etsin.
Oğlu veya başkası tarafından kendisine bağış yapılan kimse bu paranın sahibidir. Bağışlanan bu parayı dilediği gibi harcayabilir. İster başka ihtiyaçları için sarf eder, isterse kurbanlık alıp kesebilir. Kesilen bu hayvan, kurban yerine geçer.
çalışan konusundaki diğer fetvalar
Evet, prensip olarak sigorta caiz olmayan bir iştir. Uygulaması itibariyle fıkha aykırıdır. Yaşadığımız ortam ise böyle durumlarda sigortadan yararlanılabileceği kanaatini ortaya çıkarmaktadır.
Çalışanın işverenin kazancına zarar oluşturacak bir iş yapması, iş yerinde bulunurken başka bir alandaki işi de olsa görüp para kazanması, iş sözleşmesinde bunun konuşulup işverenin de kabul etmesi ile ancak caiz olur.
Öncelikle söz konusu hatada senin bir katkın direkt veya dolaylı var mı, bunu bil. Direkt senin imzan da bulunduğu için bu iş yürüyorsa imzanı çekmek zorundasın. Değilse, bu iş hakkında tereddütlerin mi var yoksa kesin bilgilerin mi? Kesin bilgin olmadıkça taşlarla oynama. Kesin bilgin varsa, ortadaki zulme elbette müdahale edeceksin. Sen en üst makama iletirsin. Senin işine mal olsa bile bu sen zulme engel olmanın sevabını kazanırsın. Asla sadece şüphe ile bir işi yapma. Kesin bil, belgeli bil.
Müslüman sözünün eri olmak zorundadır. Başka bir şirkette veya işte çalışmamaya söz vermiş birisi normal bir durumda başka bir işte çalışamaz. Ancak bu çalışma: Mevcut şirketine bir zarar vermeyecek, Günlük performansını etkilemeyecek düzeyde olması hâlinde hoş olmamakla beraber haram bir iş denecek seviyede de olmaz zannederiz.
Bu konuda örf yani yaşanılan yerin yaygın kuralları geçerlidir. İlave olarak da yasalarla belirlenen ölçülere de dikkat edilmelidir. Biz bir fark olarak mü'min bir insanın çalıştırdığı kimsenin çalışma saatlerinde şu inceliklere dikkat etmesi gerektiğini düşünürüz: İş saatleri FARZ İBADETLERİN kaçırılma nedeni olmayacak şekilde belirlenmelidir. Çalışanın dinlenme ve insani haklarının yok kabul edildiği, çalışma zamanlarını kendisinin belirleyemediği bir iş oluşturulmamalıdır. Bu iki kuralın haricinde örfün belirlediği kurallara riayet edilmesi yeterlidir.
Satın almacı emin kimsedir. Emanete hıyanet edilemez. Hiçbir mezhep açısından emanete hıyanete kapı aralanamaz.