Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben özel bir şirkette, satın alma personeli olarak çalışıyorum. Özetle işimiz şirketin parasını harcayarak ihtiyaçları gidermek. Birimde üç personel bir şef olarak çalışıyoruz. Birkaç aydır şefin usulsüz işler yaptığından şüpheleniyordum. Meğer yapılan bu usulsüzlükleri birimde çalıştığım diğer arkadaşlarım da şirketten birçok insan da biliyormuş. Dosyanın birinde evrakta sahtecilik yaptığını el yazısını tanıyınca kendisine söyledim ve inkâr etmedi. Ayrıca firmanın birinden beş milyar kadar kendine rant sağladığını bizzat firmadan duydum. Başka bir birimden arkadaş da yine para alacağı bir işi kendisinin dosyayı onaylamayarak engellediğini söyledi. Şirkette çoğu kişi işimizden olabiliriz endişesiyle susuyorlar. Şirket sahipleri ispatla deseler ispatlanmadığı takdirde masum insanların da işlerine son verilebilir, birinin yaptığı suç yüzünden dördümüz de ceza alabiliriz. Usulsüz işlerin döndüğünden eminiz fakat tam olarak somut delil de yok. Sadece malın fazladan para verilerek alındığı, kendi el yazıları gibi zorlama kâğıtlar çıkacaktır, çünkü görünüşte her şey prosedüre uygun ilerliyor. Çalıştığım şirketin parasının fazladan harcanmasından, bu tarz işlerin etrafımda olmasından kalben çok rahatsızım ve huzursuzluk duyuyorum. Şimdi ne yapmam gerekir, Allah rızası için nasıl bir yol izlemeliyim, hiçbir şey yapmayıp susmak günah olur mu? Bu işin mesuliyetinden çekindiğim için sizden alacağım fetva doğrultusunda hareket etmeye karar verdim.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah yardımcınız olsun. İnsan sağlığı ile alakalı bir iş yapmak sürekli sevap kazanma durumunda olmak demektir. Belirttiğiniz bu ayrıntı ile alakalı olarak şunu söyleyebiliriz: - Elbette gücünüzün yetmediği işten sorumlu olmazsınız. Sizin üstünüz olan yöneticilerin esnek bıraktığı konuda sizin zorlanmanız gerekmez. Neticede siz bir memursunuz, amirinizin emrettiğini yapmanız yeterlidir. Siz elinizden geleni yapmaya çalışın. Yazdığınızda yalan ve aldatma olmasın. En azından normlara yakın olduğuna kanaatinizle karar vermelisiniz. Tamamen yanlış bir bilgi hem o insana zarar vermek hem devleti aldatmak olabilir ki bunu caiz göremeyiz. Üst amirlerinizi bu konularda uyarın, yetişmiyor diyerek bilgilendirin ki vebal sizde olmasın.
Selamünaleyküm. İş ile merhametin kesiştiği yerde durmalısınız. İşe dair kuralları merhamet alanının dışına taşıyın. Merhametiniz işinizi ezerse, şeytan merhamet adı ile iki tarafa da işkence zemini oluşturur. İşe dair kullarınız şeffaf ve kesin kurallar olsun. O kurallarda merhamete gerek yoktur. Bunun dışında ise anne olun, arkadaş olun; rahat edeceksiniz, rahat ettireceksiniz. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Bizzat siz, bir yanlışa alet ediliyorsanız onu yapmamalısınız. Şirketin dedektifi gibi bulunmanız da gerekmez. Ortasını bulun, işinize bakın.
Allah Teâlâ mübarek kılsın, ecrinizi ziyade etsin. Size tavsiyem şudur: Kesinlikle dernekleşin. Ya da şirketleşin. Ama sakın başıboş kalmayın. Şeffaf, kurallı, kontrollü bir dernek ile bu işi yapın. Bütün sosyal alanı, psikolojiyi ihtiva edecek bir işe sakın girmeyin. Alanınızı belirleyin. Küçük bir alanda yapacağınız hizmet büyük meydanlarda yürümekten daha iyidir. Evinizi ısıtabilirsiniz ama caddeyi ısıtamazsınız. Asla ücretsiz, hayır mantıklı yapmayın bu işi. Ücretli ve profesyonel olsun. Gerçek muhtacı bulduğunuzda ona başka yollardan destek olun. İnsanlar Cebrail ile bile bedava görüşseler ona selam vermeden ayrılırlar. Bunu unutmayınız. Derme çatma olmayın. Şu biraz psikoloji anlardı diye kimseyi almayın. Alanında resmi kimliği olanla bir arada bulunun. Diploma çağında olduğunuzu unutmayın. Yeterli uzmanı bulamadığınızda kapıyı kapatın ama derme çatma yapmayın. Uzman veya uzmanlarla bir arada olmak başlı başına bir sorundur. Muhakkak güçlü bir ismin idaresinde iş yürümelidir. Sizinle iş yapacaklar sizi ciddi gördükleri kadar iyi iş yapacaklardır. Uzmanlarla nasıl çalışacağınız konusunda da özel bir destek almanızda fayda olur. Bir istişare ekibiniz olsun. Bu ekip sizin dışınızda birilerinden oluşmalıdır. Bir arada olmasalar da din, hukuk ve sosyal alanda profesyonel istişare ekibi kurun. En az yılda bir, o ekibe kendinizi sunun. Devletin bile altından kalkamadığı alanlara girmeyin. Mesela uyuşturucu bağımlılığı gibi bir alan devletleri ezen bir alandır. Sizin işiniz değildir. Yeşilay devlet kurumu olduğu halde o alanda aciz kaldı. Adım adım büyümeyi kabullenin, acele edip plansız iş yapmayın, kaldıramayacağınız planların ve projelerin içinde olmayın. Sizden önce bu işi veya bir benzerini yapanları görün, onlarla istişare edin, bulunduğunuz şehirde neyin ne kadar yapılabileceğini, nasıl sonuç alınabileceğini keşfetmeye çalışın. Gücünüz, beklentiniz, imkânlar arasında kurabileceğiniz iyi bir denklem başarınızın da göstergesi olacaktır. Koca dünyayı düzeltmeye kalkışmak akıllıca değildir. Allah’ın size yüklemediğini kendiniz yüklenmeyin. Ve son olarak da yaptığınız iş birilerinin ekonomik kazancına sebep olsa da siz samimi bir şekilde ‘Allah için’ yaptığınız sürece nafile bir ibadet pozisyonundasınız demektir. Bunun kıymetini bilin. İşin içine ibadet girince şeytan da burnunuzun dibinde bitecektir. Onu yok saysanız da o sizi var sayacaktır. Ona karşı esneklik ve tavize dikkat edin. Allah’a güvenin, onun bereketine dayanın ve yola devam edin. Mübarek olsun.
Alışverişi bozmadınız; doğru olanı yaptınız. İçiniz rahat olsun. Komisyoncu müşterisine yalan söylememekle sorumlu olduğu gibi akitte müşterinin özellikle bilmesi gereken hususları da dile getirmesi lazımdır. Aksi takdirde müşterinin haberi olmasaydı güven sarsıcı bir iş yapmış olurdunuz. Böylece günaha girmiş olurdunuz. Kendinizi kınamayın. Zor durumda olmanıza rağmen dürüst davranma kabiliyetini size lütfettiğinden dolayı Allah'a hamd edin.
Size verilen işi en güzel şekilde yapın. İnsanlara faydalı olun. Artık geçmişi düşünmeyin.
çalışan konusundaki diğer fetvalar
Kurban bir ibadet olarak oğlunuza da vacip oldu ise o kurban ibadetini yerine getirmekle sorumludur. Bu ibadeti onun adına siz vekâleten yani tamam sen benim kurbanımı kes diyeceği bir şekilde kesebilirsiniz, kurban olarak sakıncası olmaz. Yine de siz onun kendisinin bu ibadeti eda etmesini yönlendirin, daha kalıcı bir iş olur.
Evet, prensip olarak sigorta caiz olmayan bir iştir. Uygulaması itibariyle fıkha aykırıdır. Yaşadığımız ortam ise böyle durumlarda sigortadan yararlanılabileceği kanaatini ortaya çıkarmaktadır.
Çalışanın işverenin kazancına zarar oluşturacak bir iş yapması, iş yerinde bulunurken başka bir alandaki işi de olsa görüp para kazanması, iş sözleşmesinde bunun konuşulup işverenin de kabul etmesi ile ancak caiz olur.
Müslüman sözünün eri olmak zorundadır. Başka bir şirkette veya işte çalışmamaya söz vermiş birisi normal bir durumda başka bir işte çalışamaz. Ancak bu çalışma: Mevcut şirketine bir zarar vermeyecek, Günlük performansını etkilemeyecek düzeyde olması hâlinde hoş olmamakla beraber haram bir iş denecek seviyede de olmaz zannederiz.
Bu konuda örf yani yaşanılan yerin yaygın kuralları geçerlidir. İlave olarak da yasalarla belirlenen ölçülere de dikkat edilmelidir. Biz bir fark olarak mü'min bir insanın çalıştırdığı kimsenin çalışma saatlerinde şu inceliklere dikkat etmesi gerektiğini düşünürüz: İş saatleri FARZ İBADETLERİN kaçırılma nedeni olmayacak şekilde belirlenmelidir. Çalışanın dinlenme ve insani haklarının yok kabul edildiği, çalışma zamanlarını kendisinin belirleyemediği bir iş oluşturulmamalıdır. Bu iki kuralın haricinde örfün belirlediği kurallara riayet edilmesi yeterlidir.
Satın almacı emin kimsedir. Emanete hıyanet edilemez. Hiçbir mezhep açısından emanete hıyanete kapı aralanamaz.