Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bir belge almak için bir sınava girdim. Sınav bittikten sonra hocalardan birisi yanıma gelip çok hata yaptın dedi. “Şimdi bırakalım diyen de var, ben hocalarla konuşup geçirtmeye çalışacağım, gel beraber bir yemek yiyelim onlara hediye olsun.” gibi bir şey de söyledi. O zaman sakıncalı görmedim ve onlara bir yemek ısmarladım ama şimdi sınav sonucumun buna bağlı olması gibi bir çıkarım yapıyorum. Bunun rüşvet olduğunu düşünmek vicdanen beni rahatsız ediyor. Ek olarak şöyle bir durum var ki; sınav sürecim ve izlenimlerim bana sanki anlatıldığı gibi değil de yemek arasında o kişilerin benim onlara bir yemek ısmarlamamı istedikleri için böyle yansıttıklarını hissettiriyor. Zaten o an için de böyle hissettiğim için üstü kapalı bir tehdit gibi de olsa onlara yemek ısmarlamaktan kaçmayacağımı hatta gönülden helal ederek bunu yapabileceğimi düşündüm. Bu durumu yaşarken hissettiklerimle şu an hissettiklerim çok farklı. Sınav sonucum resmen açıklanmasa da bana hayırlı olsun dediler. Ben bu sınavı kazanırsam şüphe karıştığı için bu belgeyi iade etme şansım da yok yani resmi olarak böyle bir uygulama yok. Sizden hem yaşadıklarımın dinimize göre nasıl göründüğünü hem de bunun sonucunda yapmam gereken en uygun şeyin şu an ne olduğunu öğrenmek istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İş ile merhametin kesiştiği yerde durmalısınız. İşe dair kuralları merhamet alanının dışına taşıyın. Merhametiniz işinizi ezerse, şeytan merhamet adı ile iki tarafa da işkence zemini oluşturur. İşe dair kullarınız şeffaf ve kesin kurallar olsun. O kurallarda merhamete gerek yoktur. Bunun dışında ise anne olun, arkadaş olun; rahat edeceksiniz, rahat ettireceksiniz. Size dualar ederiz.
Öncelikle söz konusu hatada senin bir katkın direkt veya dolaylı var mı, bunu bil. Direkt senin imzan da bulunduğu için bu iş yürüyorsa imzanı çekmek zorundasın. Değilse, bu iş hakkında tereddütlerin mi var yoksa kesin bilgilerin mi? Kesin bilgin olmadıkça taşlarla oynama. Kesin bilgin varsa, ortadaki zulme elbette müdahale edeceksin. Sen en üst makama iletirsin. Senin işine mal olsa bile bu sen zulme engel olmanın sevabını kazanırsın. Asla sadece şüphe ile bir işi yapma. Kesin bil, belgeli bil.
Selamünaleyküm. Dinimize ve Kur'an'ımıza hizmet etmek kadar büyük bir görevimiz olamaz bizim. Bunu muhakkak yapacağız ama iki şartı da unutmayacağız: Birincisi sıhhatimizi koruyarak olacak bu hizmet. İkincisi de, kazandığımız kaybettiğimizden çok olacak. Sizin anlattığınız ortam, bu şartların oluşmadığı bir ortamı yansıtmaktadır. Evinizde daha sade bir hizmeti deneyebilirsiniz. Daha bereketli bir sonuca ulaşacağınızı umarım. Allah amelinizi kabul buyursun.
Aleykümselâm. Bazı yörelerimizde bu sözünü ettiğiniz kültür hâkimdir. Ne yazık ki böyle insanlarla bir noktada anlaşmak da mümkün değildir. Sizin evinize ailenizden olmayanları almamak dinen hakkınızdır ama bu kararınız sizin ailenize mal olacaksa elbette iyi düşünmeniz gerekmektedir. Size sabır tavsiye ederiz. Bir de bu durumu aile büyüklerinizle istişare ile çözmeniz sizi daha az yoracaktır. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. O da huzur istiyorsa işi bırakacak ve evinde sizin kazandığınızı yiyecek. Ancak böyle rahat edebilirsiniz. Anlattığınız durum iç açıcı değil.
Bir bela daha arıyorsanız o hocaya gidin. Oturun oturduğunuz yerde. Sabredip hayatınızı sürdürün. Bütün insanlar dertlerle yaşıyorlar, herkes kendi derdini en büyük zannediyor, o kadar.
haram konusundaki diğer fetvalar
Sizin vebaliniz yoktur bunda.
Şöyle anlamaya çalışalım: Sakal kesmek haramdır. Bu kesme ne kadar deriye yaklaşırsa o kadar harama yaklaşılmış olur. İnşaallah jiletle tıraş gibi de değildir.
Günaha vesile olmak da günahtır. Müşterilerin tercihleri, Allah'ın yasaklarına müdahale olmadığı sürece saygıyla karşılanır. Dolayısıyla müşterilerinize çizginizi belli edin veya bu konuda çözümler üretin.
Saçınızın bir tarafını tıraşlayıp sıfırlayarak diğer tarafı da bırakmadığınız sürece, saçlarınızın bir kısmının diğer kısımlarından biraz daha kısa duracak şekilde tıraş olmanızda esasen bir sakınca yoktur.
Yemek israf olsa da siz imanınızın size yasakladığı bir işi yapandan gelen ikramı yemeyin. Aksi takdirde şeytan sizi eritecek bir menfez bulmuş olur maazallah.
Araştırdığımız kadarıyla SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği (rapor parası), iş göremez durumda olan kişiye maaş kaybını telafi etmek için verilir. Ancak raporlu olduğun hâlde işe gitmişsin ve maaşın da tam olarak ödenmiş. Bu durumda aynı süre için hem maaş hem de SGK ödeneği almış oluyorsun. Normal şartlarda bu ödeme, çalışamadığın günler için verildiğinden, haksız bir kazanca sebep olmuş. Eğer rapor parası çalışmadığın günler için verilmişse ve o günlerde çalıştıysan, bunu SGK'ya bildirmen gerekir. Çünkü burada bir yanlışlık olduğu açık; hem işverenin maaşını kesmemiş hem de SGK sana ödeme yapmış. Dolayısıyla bu parayı kendi adına harcamak uygun olmaz. En doğru hareket parayı gerekli yere iade etmektir.