Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm sayın hocam. Ben 25 yaşında Kendi işyerini yöneten bir bilgisayar mühendisiyim. Genelde böyle söylendiği vakit toplumda sanki çok zenginmişim gibi bir algı oluyor ama gerçekte işlerimi zahmetle yürütüyorum. Faize bulaşmamak için elimden geleni yapıyorum. Çeklerimiz oluyor ödememiz gereken ama alacağımızı alamıyoruz. Böyle sıkışık durumlarda krediye başvurmak için çevremden baskı alıyorum. Sağ olsun(!) şeytanda başımdan ayrılmıyor. Ama Allahın izniyle bulaşmıyorum hocam. Ama bazen korkuyorum. Bilirsiniz çekiniz karşılıksız çıkarsa piyasada bir daha iş yapamazsınız. Ama ben yine direniyorum hocam. Sizin deyiminizle Ahiret günü Allah la savaşmış olanlardan olmamak için direniyorum. Sizden de bu konuda dua talep ediyorum. Hocam sorum dua istediğim konu ile ilgili değil. İşyerinde çalıştırdığım personelle aramdaki ilişki ile ilgili. Taşı eriten Merhamet sohbetinizi izledim ve etkilendim. Allahın resulünün nasıl bir merhamete sahip olduğunu gördükçe hayran kaldım. Bizimde onu örnek almamız gerektiğini düşündüm. Ama Hocam işyerinde bazen sert olmayı istiyorum. Disiplini elden bırakmamak için. Bu ikilemde gidip geliyorum. Yumuşak olup sakin olup sürekli gülümser ve personelle ağabey kardeş gibi iletişim kurarsam personel gevşiyor. Bunu eleştirmiyorum. İnsan psikolojisinde bir şımarma var gizliden de olsa sonuçta. Ama gerçekten sert ve disiplinli olduğumda ise işler daha sıkı gidiyor. Ama buda efendimizin merhameti değil galiba. Hocam kestiremiyorum. Kalp kırmaktan veya hakka girmekten korkuyorum. Fakat personelimin gevşemesi de hoş bir şey değil. Bu konuda düşünceleriniz nelerdir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam.Böyle olması normaldir. Büyük bir imtihan içindeyiz. Yaşınıza göre başınıza gelecek olan böyle bir durumdur. Vaktinizden çok iş üretecek bir program oluşturmalısınız. Uyumaya bile vaktiniz kalmayacak şekilde iş üretin, çalışın, gezin ama boş kalmayın. Arkadaş çevrenizi de yenilen ve büyütün. Duayı unutmayın.
Selamünaleyküm. İlke olarak o hediyeler alınabilir ama onların hediye verme maksadı olan memuru gevşetme, sizi ne kadar etkileyecek ona bakın. Kendinize güvenemiyorsanız almayın, kalbiniz rahat etsin.
Selamünaleyküm. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Şeytan sizi, bir hataya düşürmüşken ardından da ibadetten umudunuzu kesmeye çalışıyor ki bu iki darbeyi aynı anda vurmaktır. Dikkat edin, kendinizi koruyun. O halinizin nedeni de vakit fazlalığı yaşamanızdır. Kendinize ilave iş bulun. Bir derneğe gidin, ziyaretler yapın. Kur'an okuyun. Vaktiniz size yetmiyor olsun.
Selamünaleyküm. Kadının eşinden izin almadan çalışması caiz değildir. Bu şekilde kazandığı para da ona helal olmaz. Aile büyüklerinizden bir heyetle istişare ederek bu hususta karar verin. Tek başınıza vereceğiniz kararda başınıza dert açabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ size sabırlar lütfetsin. Ayağınızı sabit tutsun. Ecrinizi ziyade kılsın. Elbette Allah Teâlâ, kulunun sıkıntılarını zayi etmez; bütün çektikleriniz ecir olarak sizi bulacaktır. Yeter ki siz, Allah'ın kaderine isyan etmeyin. Doğal bir hayat yaşayın, melekler sizin her adımınızı sevap olarak kaydetsinler. İnsanların size merhamet göstermesini de takdirle karşılayın. Teşekkür edip geri verme fırsatınız olursa verin, yoksa alın size lazım değilse bir başkasına verin; böylece siz de bir sevap kazanmış olursunuz. Size sıhhat ve afiyet dilerim.
Aleykümselam. Kış mevsiminde insanın bedeni grip nedeniyle bitkin düşebileceği gibi imanımız ve kişiliğimiz de zaman zaman böyle mevsimler yaşayabilir. Bu durum, hayatın akışı içerisinde normaldir. Dinimiz bize bu durumlarda 'bittin' demiyor. 'Kalk ve yürü!' diyor. Şeytan ise size bittiğinizi ve işe yaramayacağınızı ikna etmeye çalışıyor. Siz neden şeytanı dinliyorsunuz ki? Kendinizi toparladığınızda bu geçecek ve eskisinden iyi olabilecek imkâna sahipsiniz. Merak etmeyin; grip geçer ve yeniden delikanlı olabilirsiniz. Umudunuzu tüketmeyin. Direnin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz bunu, satışınızı 1050 TL üzerinden yaparak çözün, üzerine koyma gibi olmasın.
Selamünaleyküm. Hoca efendinin, bir Müslüman’ın yapacağı her işi yapması ona helaldir. Hoca olması, onun sıradan işleri yapmasını sakıncalı kılmaz. Sizin ona bakışınız açısından bir yıpranma olacağı için bunu yapmanız iyi olmaz denebilir. Bunun dışında bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Müslüman bir erkek, Müslüman olmayan bir Hıristiyan veya Yahudi ile evlenebilir. Müslüman bir kadın ise Müslüman olmayan bir erkek ile asla evlenemez.
Selamünaleyküm. Eşiniz hamile olduğuna göre sizin, bu sevgisizliğiniz bir şeyle çelişiyor. Hem sevmiyorsunuz hem yaklaşıyorsunuz. Burada çelişki var. Eşinizin iyi yönlerini keşfetmeye çalışın. Bir süre uzak durun veya psikologa gidin ama çocukça davranmayın. Evlilik daha ciddi alınması gereken bir ders olmalıdır size.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ işinizi kolay kılsın. Size şunu peşinen iletmek isterim: Değil böyle karma bir toplumda üniversitede ders vermek, tam anlamıyla 'İslam' olan bir toplumda bile ders verecek olsanız, sizi dinleyenler arasında anlattığınızın aksini yorumlayacak kimseler muhakkak bulunacaktır. Biz, insanız. İnsanlarla beraber bulunuyor, dersimizi onlara aktarıyor, onlardan ders dinliyoruz. İnsan olup da melek gibi veya hayvan gibi kalmak mümkün olmaz. Bu nedenle mevcut durumunuzu bu perspektiften görmeye çalışmanız gerekiyor. Böyle bakamazsanız ya dağıtan ya da içine kapanıp kendi gölgesinden bile ürken bir durum alırsınız. Her iki durum da mü'min için uygun değildir. Tekrar Allah Teâlâ size kolaylık versin diye dua ederim. Öncelikli olarak, mesleğinizde en iyi olamasanız da iyilik konusunda sorunlu olmamalısınız. Dersinizi, sizin alanınızın konusu olarak iyi anlatabiliyorsanız, sözünü ettiğiniz sorular ve sorunlar azalır. Mü'min, yaptığının iyisini yapmaya çalışan insan olmalıdır. İkinci olarak da sizin, o tür konuları, beraberinde soru üretmeyecek bir kıvamda anlatmayı yeğlemeniz gerekir. Bir yandan öğrencilerin hakkı tefrik edebilecekleri ipuçları verirken bir yandan da kuru bir cedelleşmeye kaçmayacakları ciddiyeti ayna anda sergilemeniz gerekir. Bunu yüzde yüz yapamasanız da belli oranda yapmanız mümkündür. En azından oluşan soruları cevaplandırırken, daha geniş düşünen alanlarını önlerine koyarak bunu yapabilirsiniz. Bir hocanın: 'Bu soru sorulmaz!' demesi elbette doğru değildir ama soruyu, daha geniş alanlara sevk ederek de cevaplamanız mümkündür. Elbette batılı müdafaa edecek değilsiniz. Onu hiç konuşmuyorum. Batıl mı hak mı olduğunda mütereddit kaldığımız meseleler açısından böyle bir değerlendirme öneriyorum. İnsan olarak, hemen hemen hiçbir konuda hemfikir olmamız beklenemez. Asgari şartlarda bir beraberlik beklenebilir. Bizim zaviyemizden de o asgari şartları imanımıza dair esaslar oluşturmaktadır. Sıhhat ve afiyette olmanıza dualar ederim.
Selamünaleyküm. Haşr Suresinin son üç âyetini sabah ve akşam okumaya dair hadislerin hiç biri SAHİH Hadis değildir. Bu konudaki hadisleri, hadis âlimleri zayıf hadisler arasında zikretmişlerdir. Şu var ki, bu tür konularda zayıf hadisle de amel edilebileceği hükmü, ulema nezdinde muteber bir görüş olarak kaydedilmiştir. Dolayısıyla bu konudaki hadisler sahih değilse de mevzu da değildir. Okunmasında ecir olacağını teyit etmek gerekir. Fakat farz bir ibadet düzeyine taşınması da doğur olmaz.