Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm muhterem efendim. Almanya'da üyesi bulunduğum cemiyette eğitimle ilgili çalışmalar yapıyorum. Yeni görevdeyim. Cemiyet hocası hafta içi izinlidir. Cemiyet bakkalında eleman ihtiyacı çekiliyor. Hoca efendiyi bakkaldaki eleman ihtiyacı boşluğunu doldurmada kullanmamızda bir sakınca olur mu? Hocalık vasfı olan bir kişiyi böyle bir alanda kullanmak ne derece doğru? Hoca efendi diyanetten emekli. Ekonomik olarak bir eleman daha çalıştırmak bizi çok zorluyor. Bilgilerinizi bekliyor, saygılarımı, hürmetlerimi arz ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Müslüman, kendi devletinde yaşar, kendi camiinde namaz kılar. Zorunlu olarak bulunması gereken bir yabancı ortamda kalırsa o takdirde de en ehven ne kadar yaşayabilirse dinini o kadar yaşar. Ekonomik olarak da, menfaatini kollar ama şahsiyetini de yıpratmaz. Orta bir yol bulmaya gayret eder.
Selamünaleyküm. Başlarken tereddütlü olan bir işi yapmamak daha hayırlıdır. Çevrenizle istişare edin ve öyle karar verin.
Selamünaleyküm. Bireysel emeklilik caiz olmaz. Sizi zorla yapmadıklarına göre böyle bir sürece girmeyin.
Selamünaleyküm. Bundan sonra size verilen işin hakkını verirseniz aldığınız helal olur.
Selamünaleyküm. Kalbinizin rahat etmediği bir yerde bulunmanız doğru değildir. 1- Muhakkak camiye cemaate gidin. 2- Bir cemaate gitmeye mecbur değilsiniz, arı olan bal olan her çiçeğe konun. Hangisinde ne yarar buluyorsanız ona o yarar kadar katılın. 3- Birini diğerine benzetmeyin, kıyas etmeyin. 4- Onların hiç birinin İslam olmadığını iyi bilin. İslâm sadece kendisidir, onlar olsa olsa İslam'ın içinde bir noktadırlar.
Aleykümselam. Açık bir haramın işlenmesine aracı olmak da haramdır. Haramlığı konusunda netlik bulunmayan meselelerde ise müdürlerinizin dediği doğru olabilir. Kendinize daha temiz bir iş bulup oradan ayrılmanız doğru olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ işinizi kolay kılsın. Size şunu peşinen iletmek isterim: Değil böyle karma bir toplumda üniversitede ders vermek, tam anlamıyla 'İslam' olan bir toplumda bile ders verecek olsanız, sizi dinleyenler arasında anlattığınızın aksini yorumlayacak kimseler muhakkak bulunacaktır. Biz, insanız. İnsanlarla beraber bulunuyor, dersimizi onlara aktarıyor, onlardan ders dinliyoruz. İnsan olup da melek gibi veya hayvan gibi kalmak mümkün olmaz. Bu nedenle mevcut durumunuzu bu perspektiften görmeye çalışmanız gerekiyor. Böyle bakamazsanız ya dağıtan ya da içine kapanıp kendi gölgesinden bile ürken bir durum alırsınız. Her iki durum da mü'min için uygun değildir. Tekrar Allah Teâlâ size kolaylık versin diye dua ederim. Öncelikli olarak, mesleğinizde en iyi olamasanız da iyilik konusunda sorunlu olmamalısınız. Dersinizi, sizin alanınızın konusu olarak iyi anlatabiliyorsanız, sözünü ettiğiniz sorular ve sorunlar azalır. Mü'min, yaptığının iyisini yapmaya çalışan insan olmalıdır. İkinci olarak da sizin, o tür konuları, beraberinde soru üretmeyecek bir kıvamda anlatmayı yeğlemeniz gerekir. Bir yandan öğrencilerin hakkı tefrik edebilecekleri ipuçları verirken bir yandan da kuru bir cedelleşmeye kaçmayacakları ciddiyeti ayna anda sergilemeniz gerekir. Bunu yüzde yüz yapamasanız da belli oranda yapmanız mümkündür. En azından oluşan soruları cevaplandırırken, daha geniş düşünen alanlarını önlerine koyarak bunu yapabilirsiniz. Bir hocanın: 'Bu soru sorulmaz!' demesi elbette doğru değildir ama soruyu, daha geniş alanlara sevk ederek de cevaplamanız mümkündür. Elbette batılı müdafaa edecek değilsiniz. Onu hiç konuşmuyorum. Batıl mı hak mı olduğunda mütereddit kaldığımız meseleler açısından böyle bir değerlendirme öneriyorum. İnsan olarak, hemen hemen hiçbir konuda hemfikir olmamız beklenemez. Asgari şartlarda bir beraberlik beklenebilir. Bizim zaviyemizden de o asgari şartları imanımıza dair esaslar oluşturmaktadır. Sıhhat ve afiyette olmanıza dualar ederim.
Selamünaleyküm. İş ile merhametin kesiştiği yerde durmalısınız. İşe dair kuralları merhamet alanının dışına taşıyın. Merhametiniz işinizi ezerse, şeytan merhamet adı ile iki tarafa da işkence zemini oluşturur. İşe dair kullarınız şeffaf ve kesin kurallar olsun. O kurallarda merhamete gerek yoktur. Bunun dışında ise anne olun, arkadaş olun; rahat edeceksiniz, rahat ettireceksiniz. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Haşr Suresinin son üç âyetini sabah ve akşam okumaya dair hadislerin hiç biri SAHİH Hadis değildir. Bu konudaki hadisleri, hadis âlimleri zayıf hadisler arasında zikretmişlerdir. Şu var ki, bu tür konularda zayıf hadisle de amel edilebileceği hükmü, ulema nezdinde muteber bir görüş olarak kaydedilmiştir. Dolayısıyla bu konudaki hadisler sahih değilse de mevzu da değildir. Okunmasında ecir olacağını teyit etmek gerekir. Fakat farz bir ibadet düzeyine taşınması da doğur olmaz.
Selamünaleyküm. Sevaplarda olduğu gibi günahlarda da bir büyük/küçük söz konusudur elbette. Ebu Cehil'in şirki ile bir Müslüman'ın hata ile düştüğü şirki elbette aynı değildir. Kitaplarda zikredilen ve üzerinde asıl durulması gereken ayrım ise şirkin açık/gizli şeklindeki tasnifidir. Açık açık izlenebilen şirk ile imanı içten içe kemiren şirk arasındaki ayrıma dikkat etmeliyiz. Bu örnekteki gizli şirk ise riyadır.
Selamünaleyküm. Siz bunu, satışınızı 1050 TL üzerinden yaparak çözün, üzerine koyma gibi olmasın.
Selamünaleyküm. Sizdeki genel bir bitkinliği de ela almanız gerekebilir. Bir doktora görünmenizde fayda vardır. Ayrıca evlenmenin öncesinde cemaatle namaz kılmaya ve bir ders halkasına katılmaya önem vermelisiniz. Git gide kuruyan bir fidan gibi anlayabilirsiniz kendinizi. Muhakkak sulayın fidanınızı. İlim halkası, zikir halkası ve cami cemaati çok önemlidir.