Fetva Meclisi
Soru
Selamun Aleykum. Almanyadan yaziyorum ver türkcem az, özür dilerim. Benim namazda büyük gördügüm sorun, külottdaki necaset. Abdeste karsi olan pislikden emin olmadigmiz zaman (mesela karanlik renkli külot olsa) ve bize külotu günde bir kac defa degistirme gerekcesi agir geldigi zaman, ne yapmak lazim? Kücük necaset izleri serbest mi? Namazini hakkiyla almanyadaki is yük hayatinda kilmaya calisan birisine nasil yardimci olabilirsiniz? Tesekkür ederim. Allah dogru konusan agizlardan razi olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İç çamaşırda görülen renk necaset değildir. İdrar değerse veya necasetin rengi değil kendisi bulunursa ve bu bulunma da sizin ELİNİZİN İÇİ KADAR bir alanı aşarsa o çamaşırla namaz kılamazsınız. Bir özür yoksa böyle bir necaset de büyük oranda olmaz. Kendinizi sıkmayın.
Necisle kastınız belli olmuyor. Çamaşırda büyük necaset rengi kastediyorsanız ondan ötürü bir şey yapmanız gerekmez. Büyük dışkının kendisini kastediyorsanız buna zaman belirlemeniz gerekiyor. Kurumuşluğu veya benzeri bir yöntemle yaklaşık olarak da olsa ne zaman geldiğini belirlersiniz ona göre de namazı ayarlarsınız. İdrar için de aynısı geçerlidir. Sürekli kirlenme gibi bir durum varsa o zaman da özür sahibi sayılırsınız. Her namaz abdest almanız yeterlidir. Her namaz abdest alınca da çamaşır değiştirmeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Tuvalet ihtiyacınız bittikten sonra elinizle organınızı aşağıdan yukarı doğru sıvazlayarak kurutmaya çalışın. Bunu en çok üç defa yapın. Sonra da peçete ile etrafı kurulayın. Su kullanmayın taharette. Daha sonra yine ıslaklık görürseniz, o ıslaklık avucunuzun içi kadar bir alanı geçmedikçe çamaşır değiştirmeyin. Geçerse çamaşır değiştirin. Bu durum öğlen ile ikindi arasında üç dört defa oluyorsa o zaman siz özür sahibisiniz. Özür sahibi olarak da şunu yapın: Her ezan okununca bir abdest alın. O abdestle istediğiniz yapın. Başka bir nedenle abdestiniz bozulursa tekrar alırsınız. Ama sızıntı nedeniyle abdest almayın. Ve bu duruma intikal ederseniz muhakkak doktora görünmelisiniz.
Aleykümselam. Allah Teâlâ işinize kolaylık, kazancınıza bereket versin. Madeni kirler, iş yapmaktan kaynaklanan kirler namaza mani değildir. O elbiselerde bir necaset bulunmadıkça namaz kılabilirsiniz. Yalnız camiye giderseniz camiye temiz elbise ile gidin.
Hayvan kesilirken sıçrayan kan ve dışkı necistir. Toplam olarak üzerinizde avuç içi kadar oranı o necaset kirlettiğinde o elbise ile namaz kılmanız caiz olmaz. Muhakkak temiz elbiselerinizi yanınızda bulundurup namazda onları giymeniz gerekir. Orada namazın kazaya bırakılması kurban kesmekle kapatılamayacak kadar büyük bir beladır sizin için.
Selamünaleyküm. Pisliğe dokunmak abdesti bozmaz. El kirlenirse namaz kılmaya mani olur, yıkanınca o da sorun olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Önce, bu işi yani ayakta kalma, imanı güçlü tutma işini, mü'min olmanın en büyük gereği olarak görmelisiniz. Ankara'da değil de Mekke'de bile yaşasanız bu imtihan sizi bulacaktı. Sizin özel sorununuz değildir bu. İmtihan olmak budur, peygamberler başta olmak üzere bütün mü'minler bu badireden geçmişlerdir. Bunu böyle bilmenizin size çok yararı olacaktır. İkinci olarak da aç bir çocuğun elindeki kekin hepsini ağzına sokmaya çalışması gibi bir tutum içine girip, bir haftada İslam'ın bütününü kuşatmaya kalkmayın; boğulursunuz. Adım adım ama geçmişin değerlendirmesini yaparak ilerlemelisiniz. Bu adım adımlığı, mesela tesettürde de uygulayabilirsiniz. Bir günde kapkara kıyafete girmek yerine bir sefirinde etek tipinizi, öbür seferinde baş örtüsünü derken bir yıla yayabilirsiniz tesettür durumunu düzeltmeyi. Diğer durumları da buna kıyas edin. Ara sıra evinizin dışına taşın. Bir mahreminizle beraber mesela İstanbul'da durumunu iyi gördüğünüz bir aileye açılın. Onların ne yaptıklarını izleyin. Eğer sizden iyi görrüseniz taklit edersiniz, sizden iyi değillerse hâlinize şükredersiniz, onlara tavsiyede bulunursunuz. Ne olursa olsun sakın umutsuz kalmayın, umut ve heyecan en çok muhtaç olduğunuz iki ihtiyacınızdır. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Pek mübarek bir niyetiniz var. Alalh Teâlâ sizi emelinize ulaştırsın. Hafız olmak, elbette elinle göklere değmek gibi büyük bir şeydir. İnsanın eliyle göklere değmesi ne demekse hafızlık da aynen odur. Böyle bir iş de elbette zordur. Zorluğu yanında da İblis böyle bir işe gireni kesinlikle rahat bırakmayacaktır. Zira onun da hedefi kimsenin eliyle göklere değmemesini sağlamaktır. Bu nedenle kimi hafız adayları mesela cep telefonu ile meşgul olduğu için bitiremez, kiminin karnı ağrır, kiminin annesi rahatsız olur, kiminin de akla gelmez manileri çıkar. Çünkü hafız olmak bin nimet demekse onun bin de engeli olacaktır. Kim, barikatlara takılıp kalırsa o emeline ulaşamayacak kim de önüne gelen barikatı aşmayı becerebilirse o da Kur'an Ehli olarak Rabbine kavuşacaktır. Akşam vakitlerindeki zihin yoğunluğunuz normaldir. Mümkün olduğu kadar kendinize düşünmeye, fikir üretmeye uygun boş vakit bırakmamalısınız. İlk boş vaktinizi şeytan kendi lehine değerlendirecektir. Bir hafıza şeytanın en büyük telkini, Kur'an'ın büyüklüğünü ve ağırlığını öne çıkararak yıldırma hamlesidir. Buna hazırlıklı olun. Bir hafızlık iki yılla dört yıl arasında bitmelidir. İki yıldan önce biten pek zayıf kalır ve erir. Dört yıldan fazlası da bıktırır. Yedi sayfaya geldiğinize göre kendinize şöyle bir test yapabilirsiniz: Mesela dördüncü sayfalardan birini yarım saat tekrar ettikten sonra yanlışsız veya bir yanlışla okuyabiliyorsanız, o yedi sayfa elinizdedir demektir. Eğer yarım saate rağmen üçten fazla hata çıkıyorsa zayıf ilerliyorsunuz. Buna göre ayarlayın kendinizi. Evde veya medresede yapmanızın bir farkı olmaz. Siz çocuk değilsiniz; yaşınız, evde de ezber yapmanıza müsait bir yaştır. Ezberde şöyle bir kural izlemelisiniz: - Her hangi bir sayfa ezberlendi denmek için, ezber çalışmasının üzerinden bir gece geçmelidir. Üzerinden gece geçen ve sabah kalkıldığında bir iki tekrarla okunabilen sayfa ezberlenmiştir. Bunun dışında adeta boşuna yorulursunuz. - Bir hocanın dinlemediği sayfayı ezberlenmiş saymayın. - Bir cüze çalışırken, YENİ EZBERLEDİĞİNİZ SAYFAYLA, ESKİ EZBERLENMİŞ TEKRARLANAN SAYFAYA AYNI ORANDA ÇALIŞMALISINIZ. Nasıl olsa eski ezber diyerek aldanmayın. Sonra önünüzde bir kamyon tuğla gibi bulursunuz o sayfaları. Hafızlık kadar dua isteyen bir şey belki de yoktur. Anneniz size çok uda etsin. Siz de dua edin. İki şeye dua edin. Biri hafız olabilmek, diğeri de HAFIZ OLARAK KALABİLMEK için. Şu anda mealle uğraşmak şirin görünür ama size hafızlık bakımından zararı vardır. Hafızlık sadece ona yoğunlaşmayı ister. ize de uda edin, Allah yolundasınız. Üzerinde yürüdüğünüz yo, cennet yoludur.
Selamünaleyküm. Evinizi geçindirmekte zorlanacak duruma gelirseniz ve sakalla da iş bulamazsanız sakalınızı kesebilirsiniz. İlk fırsatta sakallı mü'min olma heyecanınızı kesmeyin, zarar etmezsiniz biiznillah.
Selamünaleyküm. Bir işte çalışan mü'min, anlaşmasındaki çalışma saatine sadık kalmak zorundadır. İş sahipleri izin vermedikçe nafile bir ibadeti bile işini aksatacak şekilde yapamaz. Ancak farzlar için izin almak gerekmez. Mesela namaz kılmak için izin gerekmez; mü'mini çalıştıran onun namaz kılacağını bilerek işe almıştır kendisini. Nafile ibadetlerde ise durum böyle değildir. İlim de genelde nafile ibadetlerdendir. Dolayısıyla, sizin anlattığınız gibi ise siz yanlış yapmadınız.
Selamünaleyküm. Bu tür kavramlar Kur'an veya Sünnet kaynaklı değildir. O işle iştigal edenlerin kullandığı kavramlardır. Eğer okuma yoluyla o kişi bir tedavi yapabilecekse onu yapsın, yoksa sizi oyalama amaçlı gibi bir ifade şeklinde görülmektedir. Bilhassa tıbbî tedaviyi önemsemenizi tavsiye ederim. Çok geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Kızım sen, sabırdan önce SEVMEK DEĞİL SEVİLMEK ÖNEMLİ ilkesini öğrenmelisiniz. İnsan istenmediği kapıya yığılır mı, neden kendini ucuza eritiyorsun? Hele hele bayanlar bunu asla yapmazlar. Bayan daima değerlidir, peşinden gidilir, peşten gitmez. Kendine gel!