Fetva Meclisi
Soru
Sigorta yaptırmaya neden caiz denmiyor. Genel olarak sigorta nerede duruyor da hocalar caiz değil diyorlar?
Cevap
Benzer fetvalar
Avrupa ülkelerinde başka türlü yaşam mümkün olmadığı yönünde bilgiler alıyoruz. Zorunlu olarak yapılan bir sigortadan yararlanmak caizdir. Allah'a emanet olun.
Sigorta prensip olarak dinimizin yasak saydığı şeyler ihtiva ettiği için sakıncalı görülmüştür. Bu nedenle ulema umumen sigorta caiz değildir demektedirler. Ancak devletin yaptırmayı mecburi tuttuğu sigortalara ruhsat verilmiştir. Mevcut hayat şartlarına göre zorunlu olan ve keyfilik ihtiva etmeyen sigortalar yaptırılabilir. Buradaki keyfilik/zorunluluk ise herkesin kalbindeki imana göre karar verebileceği bir durumdur. Bir mü'min için anlamsız gibi duran diğer mü'min için ölümcül görülebilir. Herkes imtihan olmaktadır bu hayatta. Sigorta da imtihan alanlarımızdan biridir.
Devletin zorunlu tuttuğu ya da yaptırmayanı bir yolla cezalandırdığı, hizmet eksikliği ile yüz yüze bıraktığı sigorta türlerinin yapılması caizdir.
Selamünaleyküm. Bu durumda devletin bir zararı söz konusu olmuyorsa sıkıntı yoktur.
Sigorta ilke olarak caiz olmayan bir iştir. Ancak mevcut şartlarda sigortanın zarurileşen bölümüne izin verilebilmektedir. Sizin yaptığınız keyfi ve para kazanma maksatlı bir yatırıma benziyor. Zarar etme pahasına bile olsa çıkmanız gerekir. Allah'a emanet olun.
Faiz, kati bir haramdır. Ulemamız da sigortanın faize yataklık ettiğine dair yaygın bir görüşe sahiptir. Ayrıca sigorta faiz illetinden kurtulsa bile fıkhen sakıncalı uygulamalar ihtiva etmektedir. Bu yüzden sigortanın caiz olmadığını söylemektedirler. Müslüman, gerçekten zorda olduğunu hissettiğinde mahzurlu işleri de yapabilir. Buradaki zorluk, zannederim sizin vicdani kanaatinize dayanacaktır.
caiz konusundaki diğer fetvalar
Eğer bir necaset temizliyeceksek bunun su ile yapılması ihtilaftan kurtulmak için şart gibidir. Su ile veya sıvı ile temizlenmelidir. Bizim tercih ettiğimiz görüş, kuru temizlemenin necaset gidermede yeterli olmayacağı yönündedir. Genel temizlik ise maksat, sağlık açısından kullanılan malzemede sıkıntı yoksa kuru temizleme yapılabilir.
Şeffaf bir şekilde yönetim tarafından belirlenen bir ödemede sakınca olmaz. Hile yapılarak elde edilen için sakınca vardır.
Yürürlükteki yasalara gizli bir uygulama ilave edilmeden, şeffaf bir şekilde yapılan satış ile o tür mallara sahip olmakta sakınca olmaz. O malların oraya intikalinde esas olarak bir sorun varsa bu sorun, yetkili makamlara ait olur.
İlik naklini sakıncalı gören bir fetva/ araştırma bu güne kadar görmedim.
Madem beni severek dinliyorsunuz, nerede ‘çocuklarınızı ilahiyat fakültelerine göndermeyin’ dediğimi dinlediniz? Ben öyle bir söz sarf ettiğimi hatırlamıyorum. Bu birinci cevabım olsun size. İkinci cevabım ise şudur: Filan tıp fakültesinde okuyan doktor adayları iyi yetişmiyor diye sitem etmek ne kadar mümkün ise birinin de ilahiyat fakültelerini tenkit etmesi o kadar hakkıdır. Kaldı ki ilahiyat fakültelerinin varlığı, gerekliliği, işe yararlılığını tek bir kelime ile tartışmadım, tartışmam da. Zira ilahiyat fakültelerinin alternatifini oluşturabilecek durumda değiliz. Yalnız şu noktalara itirazımız vardır: A- ‘İlahiyat fakültesini okuyan talebe; bir müçtehittir artık. Ebu Hanife’nin muarızı olabilir’ zanneden öğrenci velisinin, öğrencinin aldanmış olacağını bilmesi gerekir. Benim vazifem onu ikaz etmektir. İlahiyat fakülteleri alim yetiştirme yerleri değildir. İlim tahsili ile alakalı formülleri alma yeridir. Orada öğrenciye temel prensipler öğretilebilir ancak. Daha ilerisini beklemek yanlıştır. B- İlahiyat fakültesi diplomasının bir dindarlık belgesi olarak algılanmasını hatalı bulduğumu da beyan ederim. Değil ilahiyat fakültesi, Fatih dönemindeki bir medrese mollasının icazeti bile dindarlık garantisi belgesi olamaz. Bir genç ilahiyat fakültesi bitirince örnek Müslüman olmuyor, örnek Müslüman olmak için iyi bir malzeme toplamış oluyor. Diploma döğüştürme gibi bir gelişmeye karşı uyarmak vazifemdir, onu yapıyorum. C- İnsanların kız veya erkek çocuklarını ilahiyat fakültesine gönderince gençleri kuşatabilecek pek çok riskten korunmuş mübarek bir ortama bırakıldıklarını zannetmelerini şiddetle tenkit ediyorum. Fakültelerin tamamı neticede büyük şehirlerin içinde kurulmuştur ve milyonlarca insanla iç içe bir hayat yaşanmaktadır o şehirlerde. İlahiyat fakültelerini mikroptan arındırılmış bölgeler zannetmek hatadır. Bunu ikaz ediyorum. D- En ağır iman konularımız bile ilahiyat fakültelerinde gençlerin zihnini bulandıracak bir tarzla tartışılarak dinimizin gelecek kuşaklara sulandırılmış olarak taşınmasına zemin hazırlayabilmektedir. Geçmiş ulemayı tahkir etmeyi bir bilimsellik, akademisyenlik zannetmeyi hata olarak anlıyorum, bir yıkılma ve çökme sinyali olarak görüyorum. Bunu da ikaz etmek imanımla alakalı bir durumdur. Temel beş itirazım bunlardır. Bunları söyledim, biiznillah söyleyeceğim. Daha ötesi bana ait değil. Allah’a emanet olunuz.
Resmi sağlık kurumlarının bir tedavi yöntemi olarak sahiplenmediği bu tür uygulamaları kültür olarak görebiliriz. Bir mü'min olarak bu tür kültürlere yoğun ilgi ve ciddi önem verme yanlıştır diye düşünürüz.