Fetva Meclisi
Soru
Başbakanlığa bağlı Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMSF) siyasi veya ticari sebeplerle el koyduğu malları satmaktadır. Haklılık veya haksızlık sebebini bilmediğimiz bu malları teklif ile bulunduğum firmama satmak istemektedir, satınalınabilinir mi? Maddi manevi sorumluluk ve yükümlülüklerimiz nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Fukahaya göre akdin aslî unsurlarının dışında ayrıca sıhhat şartları da vardır. Malın fiyatının ve niteliğinin belli olması, vadeli satışta sürenin belirtilmesi, örfe uymayan veya akdin muktezası olmayan ilave şartların koşulmaması ve faiz içermemesi gibi hususlar bu şartlar arasında sayılır. Hanefilere göre söz konusu sıhhat şartlarından birinin eksikliği de akdi fasit hale getirir. Bu tür eksikliklerin giderilmesi durumunda ise akit sahih hale dönüşür (Merğînânî, el-Hidâye, V, 9; Mevsılî, el-İhtiyâr, II, 59). Fesat sebeplerinin giderilememesi durumunda ise müşteri satın aldığı malı teslim almakla ona malik olsa da, söz konusu akdin feshi gerekir. Ancak müşteri bu malda satış, hibe, tüketim gibi herhangi bir tasarrufta bulunursa, artık taraflar bu akdi feshedemezler. Dolayısıyla akit esnasında konuşulan bedel yerine mal mislî ise mislinin, değilse kıymetinin ödenmesi gerekir (Mevsılî, el-İhtiyâr, II, 50-51; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, VI, 367-368). Diğer mezheplere göre ise, malda veya fiyattaki belirsizlik giderilemeyecekse akit batıl olur ve hüküm ifade etmez. Ancak mal telef olmuşsa bedelinin ödenmesi gerekir. (Desûkî, Hâşiye, III, 15-16; Şirbînî, Muğni’l-Muhtâc, II, 16-23, 126).
Bu satış, taksit farkı olarak isimlendirilebilir. Sizin geriye kalan borcunuzu farklı tahsil etmesinin adı 'taksit farkı' olarak anlaşılmalıdır. Bu durumda da bu satış caizdir.
Selamünaleyküm. Bu, sizden mal alacak olan karşı firma açısından zarar olacaksa yapmanız caiz olmaz. Yani verdiğiniz maliyetin üzerine bir yolla kâr ekleyecekseniz bu hile olur. Onun dışındakilerini yapmanız ise böyle değildir. Satın almacılar açısından bu bir çeşit gasptır, sizin için ise öyle sayılmaz.
İslam hukukunun genel prensiplerine aykırı olmamak kaydıyla örf haline gelen şartlarla alışveriş yapmak caizdir (Mevsılî, el-İhtiyâr, II, 57; İbn Nüceym el-Bahru’r-Râik, VI, 195; İbn Mâze, el-Muhîtu’l-Burhânî, VI, 389). Ancak alım satım akdinin gereği olmayan, taraflardan birine zarar veren veya üçüncü şahıslara menfaat sağlayan her türlü şart batıl olmakla birlikte bu şekilde yapılan alışveriş sahih olur. Fakihler bu durumu “şart batıl, akit sahihtir” cümlesiyle ifade ederler. Yani koşulan böyle şartlar taraflar arasında kabul edilse bile geçersiz olduğundan, riayet mecburiyeti doğurmadığı gibi akde de zarar vermez. Buna göre, bir mal satılırken, müşterinin ondan belli bir süreliğine yararlanmaması, o malı bir başkasına satmaması veya hibe etmemesi yahut o malın başkasına satılması, borç verilmesi veya hibe edilmesi gibi müşterinin zarar görmesine sebep olabilecek bir şeyin şart koşulması halinde şart batıl (geçersiz), yapılan alışveriş ise sahih olur (Merğînânî, el-Hidâye, V, 120; İbn Rüşd, Bidâyetü’l-Müctehid, II, 161; İbn Kudâme, el-Muğnî, VI, 325; Mevsılî, el-İhtiyâr, II, 57-58). Dolayısıyla müşteri satın almış olduğu malda dilediği gibi tasarrufta bulunabilir.
Maddi hakların ihlalini tazmin ettirmede bir sorun yoktur. Zira maddi haklarda neyin nasıl ve ne kadar tazmin edileceği bilinebilir. Fukaha, manevi denebilecek konularda zararın ne ile takdir edileceğinin bilinemeyeceğini öne sürerek manevi hak ihlallerinde tazmini ittifa edilmiş şekilde öne çıkarmamışlardır. Muasır ulemadan bazıları ise manevi hak ihlallerine mahkemelerin tazmin ettirme kararı verebileceğini de söylemişlerdir. Meselenin özeti budur.
Aleykümselam. Bir günahın işlenmesinde direk alakanız yoksa o günahtan mesul olmazsınız. Sizin o günahla direk alakanız ise, fiyatın üzerindeki asıl alıcı aleyhine artması veya malın kalitesinde düşme gibi bir neden üzerinden izlenebilir. Bunun haricinde sizin takva açısından da olsa bir vebaliniz olduğunu zannetmiyorum. Bu şuna benzer: Sizden kazandığı para ile haram işleyen bir İnsandan mesuliyet olmanız veya olmamanız gibi. Allah yardımcınız olsun.
caiz konusundaki diğer fetvalar
Resmi sağlık kurumlarının bir tedavi yöntemi olarak sahiplenmediği bu tür uygulamaları kültür olarak görebiliriz. Bir mü'min olarak bu tür kültürlere yoğun ilgi ve ciddi önem verme yanlıştır diye düşünürüz.
Şeffaf bir şekilde yönetim tarafından belirlenen bir ödemede sakınca olmaz. Hile yapılarak elde edilen için sakınca vardır.
Eğer bir necaset temizliyeceksek bunun su ile yapılması ihtilaftan kurtulmak için şart gibidir. Su ile veya sıvı ile temizlenmelidir. Bizim tercih ettiğimiz görüş, kuru temizlemenin necaset gidermede yeterli olmayacağı yönündedir. Genel temizlik ise maksat, sağlık açısından kullanılan malzemede sıkıntı yoksa kuru temizleme yapılabilir.
- Sigorta ihtimal üzerinden yürütülen bir sözleşmedir. İki taraf için de kazanma/kaybetme riski vardır. Derin bir meçhullük vardır sigortada. - Kumara benzeyen bir işlemdir. - Faiz benzerliği ve faiz bağlantısı yüksektir.
Kendini yakıyorsun. Sen yanarken diğer yananlarla ilgilenme, ateşini söndür, ateşini!
Devlete karşı bir suç niteliği yoksa bunun ya da teftişte bu bir iptal sebebi oluşturmuyorsa sakıncası olmaz.