Fetva Meclisi
Soru
Talebenin imtihanda kazanması için özel bir dua var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn. Önümüzdeki musibet ümmet olarak hepimizi bir şeyler yapmaya, ibret almaya davet etmektedir. Bu yapmamız gereken işler arasında “dua uydurmak, dua organize etmek” yoktur. İbadetlerimizi samimi ve ihlaslı bir şekilde yaptıktan sonra zarar gören kardeşlerimiz için neler yapabileceğimize bakmak gerekir. Bu yapılabilecekleri de profesyonel kurumlar eliyle yapmalıyız. Boş insanların boş icatlarına sarılmanın gereği yoktur.
Selamünaleyküm. Deilekanlım, Herkes nereye giderse orada İMTİHAN KAPISI açılmış olur. Sen bu kapıya GÜNAH KAPISI diyorsun. Hepimiz imtihan hâlindeyiz; kazanmak için çalışacağız, kaçarak kazanmak olmaz. Ateşe girip yanmayan İbrahim olacaksın. Denize girip boğulmayan Yunus olacaksın. Caddelerde yürüyecek, annenin seni doğurduğu gibi berrak ve iffetli mezara girmek için cihat edeceksin. Görelim seni, delikanlım.
İmtihan dünyasındayız. İmtihanımız küffarın eli ile olduğunda ona hazır olacağız. İçimizden birileri ile olduğunda ona hazır olacağız. Dindar bildiklerimizden de imtihan çekebiliriz. İmanımızı ve kimliğimizi her hâlükârda korumak bizim görevimizdir. Her türlü saldırıya hazır bekleriz, bunun adı imtihandır.
Aleykümselam. Öncelikle ve özellikle şunu bilmelisiniz: Rabbimizin bizi imtihanı, bizim imtihanın bütünü olarak gördüğümüz fakirlik, düşman baskısı ve benzeri başlıklarla sınırlı değildir. Bu başlıklar genellikle imtihan olarak dikkatimizi çeker ve Allah'ın imtihanı dendiğinde hemen akla gelen başlıklar olur. Biraz daha derin düşündüğümüzde ise imtihanın çok daha geniş alanlarda olabileceğini anlarız. Mü'min insanın kendisi gibi mü'min ailesi içinde imtihan ediliyor olması da bir imtihandır. Belki de en ağır imtihanlardan biridir öyle bir imtihan. İman konusunda herkes iddia sahibi olur ama imanı yaşamaya gelince biri o tarafa öbürü bu tarafa çeker ve özellikle gençleri ortada bırakırlar. Ashabı kiram üzerinde bile bunu görmek mümkündür. Eğer iman etmeyi bir imtihan kazanmak olarak görüyorsak buna dikkat edeceğiz. Böyle bir dikkatiniz olursa çevrenizde olup bitenleri daha iyi kavrar ve kalbinizdeki huzuru daha kolay korursunuz. Şimdi sorunuzdaki ne yapmanız gerekene geçebiliriz: a- İmana ait ve açık olan, herkesin anlayabileceği hususlarda kimseye hiçbir taviz verme sakın. Kim ne derse desin ve o kim, kim olursa olsun! İmanımız pazarlık konusu değildir. b- Allah'ın farzları ve bilhassa farzı ayın olan emirleri hususunda da kimse ile pazarlığın olmasın. c- Haram olduğu açık olan ve tartışılamaz bulunan konularda da kimseye esnek davranma sakın. d- İhtilaflı konularda yani bir şeyin haram mı olduğu mekruh mu olduğu gibi ihtilaf bulunan konularda muhataplarına esnek davranabilirsin. Bazen onların dediğini yaparken bazen da kendi kararına bağlı kalabilirsin. e- Mubah olan konularda ise yani haram olmayan veya farz olmayan bir şeyde ailenin büyüklerini üzmemeye önem ver. f- Şüpheli şeylerde ise kendini korumakta haklısın. g- Bütün bu kararları uygulamada en tatlı söz ve davranışların sahibi olarak bilinmelisin. Senin hırçın ve kaba tutumun muhataplarının dinden kopmasına neden olmamalıdır. Allah yardımcın olsun.
Bu değerlendirme isabetli değil. Biz mesela evlat acısına bir ağırlık veriyoruz ve arabasını kaybedeninki kolaydır diyoruz. Dışarıdan bakıldığında bu doğrudur çünkü biz sadece bize yönelik olan direkt etkiyi hissediyor ve değerlendiriyoruz. Allah Teâlâ ise bize göre çok basit gibi duran bir imtihan konusunda bizim için en ağır olan gibi imtihan sonucu çıkarabiliyor. Bu nedenle de kimin imtihanının ağır kiminkinin de hafif olduğu kararını bize göre değil bize imtihan gönderene göre tartmaya mecburuz. Şöyle bir örnek de ele alabiliriz: Bir kere mesela “suphanallah” diyen cennetler dolusu sevap elde edebilirken bir cüz Kur'an okuyan hiç sevap elde edememiş olabiliyor. Niyetten ihlasa kadar pek çok etken burada etkili olur. İmtihan da böyledir. Büyük bir başlıktan kazanamayan bir kul olarak çıkabileceğimiz gibi herkese göre basit bir başlıktan da çok şey kazanmış olabiliriz. Allah Teâlâ akıbetimiz hayır kılsın. Âmîn
Bu düşüncenin makul bir tarafı yoktur. Bir kere imtihanlar umumiyetle sabah saatlerindedir. İnsanların henüz açlığı tam olarak hissetmedikleri saatlerde orucun etki etmesinden söz etmek bile zordur. Güzel bir sahur yemeği ile öğlen saatlerine kadar beyni etkileyecek bir açlık oluşmaz. Din, şu veya bu ihtiyaca göre şekillenmez. İmtihanınız var ya, işte bu da bir imtihan; orucu nereye koyacağınızın imtihanı!
dua konusundaki diğer fetvalar
Fetva Meclisi üzerinden, https://fetvameclisi.com/fetva/evde-kaldin-diye-baski-goruyorum-ne-yapmaliyim başlıklı cevabı okuyabilirsiniz. Sizin için hayır dua ederim, Allah Teâlâ kalbinizi genişletsin, huzurunuz daim olsun.
Allah, her kulunu gücüne ve imkânına göre sorumlu tutar. Eğer siz mazlumlara dua ediyor, elinizden geldiğince yardım ediyor ve bilinç oluşturuyorsanız, vicdan azabı çekmenize gerek yoktur. Ancak imkânlar dâhilinde daha fazla şey yapma gücünüz varsa bunları artırabilirsiniz. Allah, zulme karşı durma bilincimizi artırıp bizleri mazlumlara gerçek anlamda destek verebilenlerden eylesin. Kalbinizin yanması, hâlâ imanınızın diri olduğunun bir göstergesidir. Allah sizi de, tüm mazlumları da muhafaza buyursun.
Şehvetiyle mücadele eden genç kardeşim, Tevbeni içten yapmaya devam et ve her seferinde Allah’tan yardım dile. Şeytan seni "Tevben kabul edilmez.” diye kandırmaya çalışabilir, sakın bu tuzağa düşme. Namaz kılmaya devam et! Namaz seni günahlardan alıkoyan en güçlü ibadettir. Belki başlangıçta etkisini hemen hissetmeyebilirsin, ancak istikrarlı bir şekilde namaza sarıldığında Allah sana güç verecektir. Alışkanlıklar, içinde bulunduğun ortam ve zihinsel tetikleyicilerle ilişkilidir. Şu adımları uygulamaya çalış: Seni bu fiile iten tetikleyicileri tespit et. Mesela, yalnız kaldığında, telefonda belli içeriklere bakarken veya zihninde kurduğun düşüncelerle bu durum tetikleniyor olabilir. Bu tetikleyicilerden uzak durmaya çalış. Boş zamanlar, kötü alışkanlıkların en büyük dostudur. Kendine yeni bir meşguliyet bul, spor yap, kitap oku, dışarı çık. Ellerini ve zihnini meşgul edecek helal bir uğraş edin. Günahlar genellikle yalnızken işlenir. Kendini aile ortamında, arkadaşlarınla veya kalabalık yerlerde tutmaya çalış. Allah’a sürekli dua et ve zikirle kalbini güçlendir. Şu duaları sık sık yapmaya çalış: اللّهُمَّ أَعِنِّي عَلَى ذِكْرِكَ وَشُكْرِكَ وَحُسْنِ عِبَادَتِكَ (Allah’ım, seni zikretme, sana şükretme ve sana güzelce ibadet etme konusunda bana yardım et). لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ (Güç ve kuvvet yalnızca Allah’tandır). Zikir, şehvetin ve nefsin ateşini söndürmede güçlü bir etkendir. Bu duaları özellikle sabah ve akşam zikirlerinde tekrarlayabilir ve sık sık dilinde tutarak Allah’tan yardım isteyebilirsin. Bu durumun seni ne kadar üzdüğünü ve ne kadar mücadele ettiğini görmek bile Allah’ın rahmetine işarettir. Çünkü Allah kalbinde imanı olan kuluna bu tür pişmanlıklar yaşatır. Zor bir süreçten geçiyorsun ama sabredersen ve mücadeleye devam edersen Allah’ın yardımı seninle olacaktır. Kendine karşı acımasız olma. Bu mücadeleyi kazanabilirsin çünkü Allah her kuluna gücü kadar yük yükler. İçindeki nefreti pozitif bir dönüşüm için kullan. Allah’ın seni sevdiğini ve seni bu günahtan kurtulmaya yönlendirdiğini unutma. Her tevben, Allah’a biraz daha yakınlaşmana vesiledir. Rabbim mücadelelerinde sana güç ve sabır versin!
Anlamlı bir söz değil bu söz. Kaynaklarımızda da rastlaşmış değilim.
Allah Teâlâ içini huzur doldursun kızım. Umduğundan daha güzelini sana nasip etsin. Evlenemezsin diye bir kural yoktur. Sen evlenebilecek gibi hazırlıklı ol, sana uygun bir nasip seni gelir bulur biiznillah. Allah Teâlâ derdine derman, yüreğine genişlik versin. Âmin.
Kıymetli kardeşim bu tür korkular ve kaygılar, insanın sevdiğine olan bağlılığından ve onu kaybetme endişesinden kaynaklanabilir. Ve kuvvetle ihtimal bahsettiğin şeyler vesveseden ibaret. Öncelikle şunu bilmelisin ki, ölümün ne zaman geleceğini yalnızca Allah bilir. İnsanlar bazen kötü bir hisse kapılabilirler ancak bu, mutlaka bir şeyin habercisi değildir. Eşinin de benzer duygular yaşaması, ikinizin de bu dönemde duygusal olarak daha hassas olduğunuzu gösterebilir. Bu tür düşünceleri beslemek yerine, dua etmek, tevekkül etmek ve anın kıymetini bilmek daha faydalı olacaktır. Ömür, dua ve sadaka ile bereketlenir. Peygamberimiz aleyhisselam, sadakanın belaları def ettiğini ve ömrü uzattığını bildirmiştir. O yüzden, bol bol dua etmeye, hayır yapmaya ve Allah’a sığınmaya devam et. Unutma ki kaygılarla vakit geçirmek yerine, sevdiklerinle güzel anılar biriktirmek daha değerlidir. Allah eşine ve sana sağlıklı, huzurlu, hayırlı uzun ömürler nasip etsin. Allah'a emanet olun.