Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleyküm hocam. Lise son sınıfta iken bir arkadasım yerime dersanelerin duzenlemıs oldugu sevıye belırleme sınavına gırmıs ve ılk 5 kısıye ücretsiz olan dersanede 3. olmus bende o dersaneyı ucretsız okumustum. Universıte ortamında Rabbım kısmet edıp ımanı derslere baslayıp namazları duzenlı kılmaya gayret gosterdım. Su an 29 yasındayım ve bu genclıgımdekı hatayı telafı etme yollarını aramaya basladım. Hocam bunun ıcın dersaneye suankı degerınden ucret odesem 6.olan kardesımız belkı 5. olacak ucretsız okuyacaktı. Bu konuda nasıl bır yol ızlemelıyım? Allah c.c razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ gayretinizi halis kılsın, umduğunuzdan güzel sonuçlara ulaşmayı size nasip etsin. Yapmanız gereken ilk iş, bu düşüncelerinizi sizinle paylaşabilecek bir kardeş grubu içinde olmaktır. Bunu yaparsanız çok hızlı yol alırsınız. Bugünkü teknolojik iletişim imkânları ile de bu çok kolay olur. Hangi kitapları okuyacağınızdan önce hangi çevrede kitap okuyacağınız önemlidir. En güzel bitkiyi, onun yetişmesi için uygun olmayan bir ortamda yetiştiremeyebilirsiniz. İnsan da böyledir. İkici olarak de şuna dikkat etmelisiniz: Hayatımız bir imtihan sürecidir. Bu imtihan, bizim istediğimiz veya istemediğimiz şartlarda gerçekleşecektir. Buna hazır olun. Nefis ile alakalı sorduğunuz bölümle ilgilenmeyebilirsiniz. Çok özel bir alanın konusudur o. Bilinmesinin size katkısı olmayabilir, bilakis aklınızı karıştırır. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Bu alanda ücret almanın bir sakıncası yoktur. Eğer sizden başka öğretebilecek kimse bulunmazsa o zaman size farzı ayın olurdu ki ücret isteyemezdiniz. Ücret alın ama hakkını da verin.
Selamünaleyküm. Ah! İşimiz vaktimizden çok değil mi şimdi? Evet, işimiz vaktimizden çoktur. İşi de meşgul insanlar bitirecektir. Bunu unutmamalısınız. O, küçük bir ilçede gördüğünüz afetin aslını Allah size göstermesin. Bir fidanın yanması kadar bile değil sizin gördüğünüz yangın. Kıtalar kadar bir ormanın yandığını düşünün bir de! İşte bizim derdimiz odur, öyle bir derttir. Keşke, camilerde insanlara namaz kıldıranlar da o yangını görebilselerdi, keşke anneler babalar yandıklarını ve yaktıklarını anlayabilselerdi, keşke! Artık, İmam Hatip veya başka bir isim o yangını gizleyemez duruma geldik. Yegâne tesellimiz, sizin gibi genç yüreklerin bu derdimizi anlamaya başlamasıdır. Allah sizin basiretinizi ve himmetinizi artırsın. Yapabileceğimiz nedir biliyor musunuz? 'Bir kişinin kurtulmasını, güneşin aydınlattığı her şeyden daha değerli görmek!' Bunu yapabilsek Mus'ab olurduk. Kanatlanır melekleşirdik de. Sakın kitleler üzerinden hesap yapıp da şeytanın tuzağına düşmeyin. Bizim için bir gönül bir insanlık kadar değerli olmalıdır. Bir kişi kurtarmaya Allah, cennet verdikten sonra nasıl basit olur o bir kişi? İki şey çok önemlidir. Birincisi, samimi olacaksınız. Gerçekten Allah için yapacaksınız. Fedakârlığınıza melekler şahit olacaklar. Gece gündüz demeyeceksiniz. Kolay zor bilmeyeceksiniz. O veya bu ayırmayacaksınız. Ve Allah'tan başkasından bir şey beklemeyeceksiniz. Kurun bu samimiyet ve ihlas düzenini, bakın Yesrib peşinize takılacaktır. Bu arada da kimseye güvenmeyin; Allah size yetsin. Mus'ab'a yettiği gibi size de yetsin. O zaman taşlar sizinle konuşur, ağaçlar size kalem olur. Rüzgarlar senin sesini taşır. İkincisi de, insan saymayacaksın. Kaç kişi yok, ne yaptığın var olacak. Kaç kelime biliyorsan onu anlat. Samimiyet kur. Nasihat et. Sabret. Sebat et. Geceye aldanma, güneş her karanlık geceyi aydınlatmıştır şimdiye kadar. Bundan sonra da öyle olacaktır. Çok da dua etmelisiniz. Kendinize, bütün nesillere dualar edin. Bize de edin. Umudu tükenmişlerden uzak durun. Sabırla yarını bekleyin, yarın sizi güldürecektir. 'Allah'ın yardımıyla mü'minlerin de güldüğü gün' iman ettiğimiz bir gündür. Dertleri saymayın siz. Yangın söndüren bir umut bulutu olun.Allah yardımcınız olsun. Çalışmanız mübarek olsun.
Selamünaleyküm. Hat sanatını ilave bir meslek olarak sürdürebilirsiniz daha yararlı olur.
Selamünaleyküm. Öncelikle Ankara'da içlerinde kaynaşacağınız bir arkadaş gurubu bulmalısınız. Yalnız başınıza bu süreç sizi yorabilir. İnternetten ÇATIDER isimli derneği bulun, oraya bir gidin bakın sizin için uygun bir ortam mı? Sonra tekrar görüşelim.
Selamünaleyküm. Hafızlık için çok dua etmeniz gerekir. Büyük bir vebal altındasınız. Allah yardımcınız olsun. En iyi bildiğiniz cüzlerden başlayarak kısa kısa bölümleri güçlendirip kendinizi ezbere ısındırabilirsiniz. Mesela, iki ay sadece Kâf suresini takviye edin. İki ay da Hucurat'ı. Bu size, ezbere ısınma getirecektir biiznillah. Yüz on dördü de yüz on ikiye düşürmüş olursunuz. Vaaz için, çalıştığınız konuyu, cami boş iken kürsüye çıkarak, cami dolu imiş gibi birkaç kere anlatın. Bunu on defa yaptığınızda sorunu çözülmüş bulacaksınız biiznillah. Duanızı bekleriz
dersane konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Dershane direk haram için işletilen bir yer değildir. Orada haram da işlenebiliyor denebilir. Bu durumda da engel olmaya muktedir olduklarına engel olur, gerisinden mesul olmaz.
Bu, ateşin etrafında dönüp durmak gibidir. Uzak durursan yanmazsın, yaklaştıkça yanma riskin artar.
Zekâtın geçerli olması için verilen malın doğrudan fakirin mülkiyetine geçmesi gerekir (temlik şartı). Kardeşiniz şayet fakir ise (yani nisap miktarı mala sahip değilse), zekâtınızı ona vermeniz caizdir. Ancak, dershane ücreti doğrudan kuruma ödendiği için bu ödeme doğrudan bir fakirin mülkiyetine geçmemiş oluyor. Bu durumda iki ihtimal var: Eğer kardeşiniz fakirdi ve dershane ücreti onun adına doğrudan ona verildiyse,yani önce ona verilip sonra o da bu parayla dershaneye kaydolduysa, zekât geçerli olur. Eğer ödeme doğrudan dershaneye yapıldıysa,temlik şartı gerçekleşmediği için zekât geçerli olmaz. Bu durumda zekâtı yeniden bir fakire vermeniz gerekir. Sonuç olarak, ödeme doğrudan kardeşinize verilmediyse, zekât borcunuz hâlâ duruyor.