Fetva Meclisi
Soru
Ben hanımımla kavga ettiğimde sinirle "Her ikimizin de ailesine önemli bir şey olmadan gidilmeyecek yoksa boşanırız" şeklinde Kur'an’a el bastım. Önümüzdeki günlerde psikoloğa gitmeyi düşünüyorum. Sinir anında bilincimin yerinde olmasına rağmen kendime engel olamıyorum ve aklımdakileri söylüyorum eğer psikolojik bir rahatsızlığım varsa sözüm geçersiz olur mu? Yoksa yeniden nikâh kıymamız gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin için sabrın sınırı yoktur. Sabrederseniz o sizin ecriniz olur ama bir yıl sonra özellikle böyle devam ederse dinen ayrılmayı düşünmenizde bile sakınca olmaz.
Bu anlattığınıza göre tamamen doğru bir nikâh yapmışsınız. Size de yavrularınıza da Allah afiyetler versin. Yuvanız huzurlu olsun. Allah'tan korkunun esas aldığı bir hayatı yaşamaya gayret edin.
Bu sözle nikâh arasında bir bağlantı yok, rahat edebilirsiniz. Fakat kendinizi rahatlatacak alternatifler üretmeye çalışın. Seyahate çıkın, semt değiştirin, arkadaş sayınızı çoğaltın. Evinizde değişiklikler yapın, odaların yerini değiştirin, badana boya yapın. Farklı camilerde cemaate çıkın. Çok dua edin. Programlı bir şekilde Kur'an okuyun. Şiir yazmaya çalışın. Piknik yapın. Kısaca kendinizin doktoru olun. Allah afiyetinizi iade eylesin.
Allah yardımcın olsun kızım. Bir kere kendini çaresiz, bitmiş gibi asla görme. İnsan derdini abarttığında o dert onu daha fazla ezer. Şöyle yap: Bir psikolog hanımla görüşerek mevcut durumu ne kadar kaldırabileceğini istişare et. Seninle yüz yüze görüşen bir bilim insanı olarak sana “bu evlilik sürmez” derse o zaman o tür şeyler düşünürsün. Şimdilik ayrılmayı düşünme. Bu mantıkla bir zaman daha devam edersen biiznillah daha huzurlu olursun.
Genel bir değerlendirme için psikologla görüşsen iyi olur ama bu durum zannederim senin biraz da vaktinin bol olmasından kaynaklanıyor gibi... Kendine iş üret. Yatağa yorgun düşecek kadar iş üretmelisin. İbadetlerini ve Kur'an okumalarını artırmalısın.
Çok Kur'an okumalısınız. Günde bir cüz Kur'an okuyun. Sabah ve akşam zikir yapın. Sabah ve akşam yarımşar saat zikir yapmanız sizi rahatlatır. Kendinize yakın insanlarla oturun kalkın. Duygularınızı yazmaya çalışın. Çokça dua edin. Psikoloğu da ihmal etmeyin.
boşanma konusundaki diğer fetvalar
Sözün sahibinin mezhebini esas alın. Çözüme kavuşamazsanız, bulunduğunuz yerin müftüsünün hakemliği ile çözüm oluşturun.
Anlattığınız gibi bir durumda sizin nikâhınız bitmiş oluyor anlaşılan. Kısa bir zamanda bu kadar gergin noktaya gelebilen bir evlilik için muhakkak bilimsel bir destek almalısınız. Bu arada da size en yakın müftülüğe giderek de yüz yüze fetva sorun, o fetvaya göre de dini boyutunu çözmüş olursunuz. Allah yardımcınız olsun.
Evliliğin sonlandırılmasında üç yöntem vardır: - Talak, - Fesih, - Hul’ Üçü ile de evlilik sona erer ama bunlar birbirlerinden farklı olan uygulamalardır. Benzerlikler ve farklılıklarını şöyle özetleyebiliriz: 1- TALAK: Erkeğin kullandığı bir yetkidir. Onun rızası ve sözü ile geçerli olur. Gerçekleşmesi için mahkeme kararına gerek yoktur. Birinci, ikinci kademelerinde erkek iddet süresi bitmeden talakı geri alabilir. İddet bittikten sonra ise birinci ve ikinci kademede kadın isterse yeni bir nikâhla olmak şartı ile evlenebilirler. 2- HUL’: Kadının boşanmak istemesi ve bunun karşılığında kocası ile pazarlık etmesidir. Mesela aldığı mehri geri vererek veya başka bir şekilde anlaşır ve erkeğin “evet” demesi ile aralarındaki nikâh biter. Hul’ nikâhı sonlandırması bakımından bir bain talaktır. Hul’ için mahkeme kararı gerekmeden gerçekleşme olur. Böyle bir ayrılıktan sonra yeni bir akit ve yeni bir mehir ile tekrar evlenebilirler. 3- FESİH: Mahkemeye başvurulması ve mahkemenin aradaki nikâh akdini kaldırması (feshetmesi) ile gerçekleşir. Mahkemenin bu kararı ile taraflar birbirlerinden bir talepte bulunmazlar. Kadın, ödenmemiş ise mehrini alır. Böyle bir kararı mahkeme, eşlerden birinde eşlik yapamayacak eksiklik bulunması, erkeğin ev idare edemeyecek durumda olması, nikâhın esasında bir arıza bulunması, eşlerden birinin riddeti yani dinden çıkması gibi sebepler üzerine böyle bir karar verir. Mahkeme kararının geçerli olması için kadın veya erkeğin rızası gerekmez.
Allah Teâlâ size sabır, eşinize şuur ihsan etsin. Bu nedenle evliliğinizi bitirmeniz isabetli olmaz. Sabırlı olmalısınız. Eşinizi, o düğünlere gitme konusu yerine aranızdaki diğer konulardan oluşacak muhabbet ve saygı ile yönlendirmelisiniz. İnsanların zayıf noktaları yerine ortak noktalarla düzeltme yapmak daha faydalı sonuçlar verir biiznillah.
İnşaallah öyle bir şey olmaz ama bu size ders olmalı ve insanların mahrem konularını yönlendirmeye karşı dikkatli olmalısınız.
Kaynana ve kaynata nikâh devam ederken, boşama olduktan sonra veya eş öldükten sonra her durumda anne baba gibidir. Belli nezaket ölçülerine dikkat ederek eski eşinin babası ve annesi ile görüşebilir. Bir sıkıntı olmaz.