Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşimin ailesinin kültürlerinde kadın erkek tokalaşmak, sarılmak çok yaygın. Yapılmadığında ise ayıp karşılanıyor ve yapmayan kişi kınanıyor. Ben ise bu konunun dini boyutunu bildiğimden beri dikkat etmeye çalışıyorum, eşimin ailesi de dâhil. İlk başlarda bu durumu yalnızca günah boyutunda değerlendiriyordum ancak zamanla kıskançlık boyutuna taşındı. Eşimle aynı yaşta olan ve ona çok samimi davranan biri var; el şakası yapıyor, sarılıyor. Eşim ise "kırmamak için bir şey yapamadığını" söylüyor. Bu durum benim için evliliğimdeki en büyük sorun haline geldi. Artık nefsime ağır geliyor; eşime karşı soğukluk ve güven eksikliği yaşamaya başladım. Onu memnun etmek için elimden geleni yapıyorum ama bu durum sürekli aklıma geliyor. Geceleri uyanıyorum, gün içinde eşime bakışım değişiyor ve kuruntular peşimi bırakmıyor. Eşimin ailesiyle konuştum, durumu kırmadan düzeltmeleri için zaman istediler ancak bu süreçte kendimi kontrol etmekte çok zorlanıyorum. Telefon geldiğinde, mesaj geldiğinde bile zihnimde birçok senaryo canlanıyor. Kur’an okumaya ve dua etmeye çalışıyorum ama bu hisler sürekli beni takip ediyor. Bu yüzden evliliğimin zarar görmesinden korkuyorum. Sabırla ilgili sohbetlerinizi dinlemeye başladım. Evliliğimi koruyabilmek ve bu durumla baş edebilmek için neler yapabilirim? Bana tavsiyede bulunabilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, hayatın gerçeği budur, böyledir. Yalnız bu sürekli böyle gitmez. Bir süre sonra toparlayabilirsin. Şeytan seni perişan etmesin. Şu andaki durumunu mevsim değişikliği gibi anlamaya çalış. Aileni ihmal etme. Farzlarda hiçbir şekilde aksaklık yapma. Haramlardan uzak dur. Çok geçmeden vakit bolluğu ve planlı iş yapma düzeyine geleceksin. Bu da bir imtihan ve bu da bir süreçtir.
Her şeyden önce eşini bakımlı ve ilgili hale getirmeye çalış. Tek çaren eşindir, seveceğin şeyleri onun üzerinde artırmaya bak. Onu yüzüne karşı öv. Cinselliği sadece yatak ilişkisi olarak anlama, ön sevişme ve benzeri birliktelikleri artır. Onunla bu içerikteki muhabbetleri iyi değerlendir. Allah yardımcın olsun. Asla yılma, bittim tükendim zannetme. Yaşının getirdiği geçici bir sıkıntıdır bu.
Kocanızla ilgili söz söyleyebilmek için onu iyi tanımak gerekir. Genel bilgiler üzerinden net/keskin cümleler beklemeniz kocanıza haksızlık olur. Örneğin bazı soruların cevaplarının bilinmesi gerekir. Eşinizle ciddi ve net bir konuşma yaptınız mı? Onun bu davranışlarının sizi ne kadar yıprattığını, evliliğinizi tehdit ettiğini açıkça dile getirdiniz mi? Bir danışmandan veya aile büyüklerinden yardım alabilir misiniz? Eşinizin değişme ihtimali var mı? Yoksa sadece yakalanınca vazgeçip sonra devam mı ediyor? Boşanma elbette kolay bir karar değildir. Ancak sürekli sadakatsizlik içinde olan, sizi değersiz hissettiren, psikolojinizi bozan ve huzurunuzu yok eden biriyle yaşamak sizi de çocuklarınızı da olumsuz etkiler. Çocuklar anne ve babanın ilişkisini görerek büyürler. Eğer sürekli tartışmalar, ihanetler ve mutsuzluk içinde bir aile ortamı olursa, onların ruh sağlığı da zarar görür. "Çocuklarım için katlanıyorum." diyorsunuz ama çocuklar mutsuz bir anneyle büyüyerek sağlıklı bireyler olamazlar. Sizin güçlü ve mutlu olmanız onlar için en iyisidir. Bu konuyu kocanızla çözme imkânı bulamazsanız aile büyüklerinizin desteğini almanızı tavsiye ederim. Yalnız kendi başınıza karar almayın. Allah sizlere çıkış yolu nasip etsin.
Kocanıza karşı ne hata yaptığınızı bilmediğimden en ağırı "iffetinizi korumama" senaryosu üzerinden konuyu ele alıyorum. Eşinizin ısrarla geçmişi karıştırması ve sizin de tevbe etmiş olduğunuz konuları açıklamanız yanlış olmuş. Bu süreçte iletişim çok önemlidir. İlişkinizi düzeltmek için elinizden geleni yapın ama kendi manevi huzurunuzu da koruyarak hareket edin. Eşiniz de bu durumdan rahatsızsa birlikte sabır, sevgi ve anlayış temelinde yeni bir başlangıç yapmaya çalışın. Ama kocanız bir kafa karışıklığı içerisindeyse yazacaklarımı gözden geçirin. Kocanıza, yaptığınız hatalardan dolayı pişman olduğunuzu ve samimi bir şekilde tövbe ettiğinizi hatırlatın. Artık geçmişte yapılan hataların bir daha tekrarlanmayacağına dair onu ikna edin ve bunu davranışlarınızla gösterin. Sürekli yüzünüze vurulan hataların ilişkiyi zedelediğini açık bir şekilde ifade edin. Bu konuşmayı sakin bir dille ve suçlamadan yapmanız önemlidir. Bir sınır çizerek artık geçmişi konuşmamak konusunda anlaşmaya çalışın. Boşanmayı bir çözüm değil, en son çare olarak düşünmelisiniz. Evliliğinizi kurtarmak için tüm yolları denediğinizden emin olun. Ancak kocanız affetmekte ve ileriye dönük bir hayat kurmakta zorluk yaşıyorsa, aile içi danışmanlıkla bu konuyu çözmeye çalışabilirsiniz. Allah size kolaylıklar versin ve aranızdaki sevgiyi, güveni yeniden inşa etmenize yardım etsin.
Siz eşinizi koruyup yönlendiremezsiniz, boşuna emek vermeyin. Siz Allah’ı koruyun Allah da sizi korktuklarınızdan korusun. Bu iş böyledir. Rakipleriniz bir veya bin değil ki, nasıl baş edeceksiniz? En iyisi siz Rabbinize yönelin. Bunun için size tavsiyem şudur: Eşinizi kontrol altında tutmayı bir mücadele tarzı olarak benimsemeyin. Kendinize iyi bakın. Eşinizin cazip bulduğu renkleri giyinin, onun hoşuna giden parfümü kullanın. Onun sevdiği yemeklerle ilgilenin. Eşinizle siz bu konuları tartıştıkça onu başkalarına ittiğinizi iyi bilin. Emreden, açık sözlerle yönlendirmeye çalışan, sürekli tenkit eden kadın itici kadındır. Bunlar da sizin can noktalarınızdır. Cinsel ilişkinizin uzun soluklu olmasına gayret edin. Gerekiyorsa bir ilişkiyi bir saat gibi uzun tutmaya gayret edin. Eşiniz beceremese bile siz becermeye çalışın. Eşinizle kadın dünyasını konuşmak veya ikaz etmek yerine onu takvaya çekecek ibadetlere yönlendirin. Kur'an okumasını, camiye gitmesini, oruç tutmasını, kitap okuyup sohbet dinlemesini önermeye çalışın. Ve sabredin. Bu dünya savaşını sabredenler kazanacak. Sadece sabredenler… Gerisi toptan kaybedenlerden olacak. Bunu unutmayın.
Selamünaleyküm. Kardeşim, Yanılan sensin. Hem de ciddi bir yanılgı içindesin. Yanılgın da iki noktada toplanıyor. Birincisi, iyi bir tesettürlü olmayı her şey zannediyorsun. Yanlış mı yanlış bu. Namaz veya tesettür; Allah'ın emirlerinden bir emirdir. Bunu yapan yapar, yapmayan da yapmaz. İnsan olmak ise bambaşka bir şeydir. Sen ikisini bir arada bulabileceğini zannediyorsun. Yanlış! Çok yanlış! Çok yanlış! Bulduğuna şükret, bulamadığını aramaya devam et. Ölünceye kadar da aramaya devam edeceksin. Tamamını bulan olmadı ki sen bulasın. İkincisi ise, ne demek susmak, küsmek, içine kapanmak? Olmaz böyle şey: İkaz edeceksin. İkazını takip edeceksin. İkinciye, üçüncüye, beşinciye hiçbir şey olmamış gibi ikaza devam edeceksin. Bütün peygamberlerin ortak taktiği ve bize bıraktıkları mirası budur. İçine kapanman, ona hatasında destek olmandır. Kabahatine de ortak olursun. Ayrıca bir iki nasihatime de kulak vermeni tavsiye ederim. Evlilik tarihinizi ve yaşlarınızı belirtmemişsiniz. Anlaşılan yirmili yaşlardasınız. Size nasihatlerimi dinleyin: a- İdeal başlayan, devam eden evlilik bu dünyada olmamıştır, olmayacaktır da... Dünya ideallerin hayalinin olduğu bir yerdir. Şeytanın en önemli ilgi alanlarından biri hatta en önemlisi olan evliliğin ideal olması mümkün müdür? Gerçekçi ol, bulduğunu ideale yakın duruma çekmeye çalış. b- Eşinin hatalarını konuştun ama faziletlerini konuşmadın. Olduğu gibi şeytan biri mi rastladı sana? Mutedil olmalısın; üç hatası bir iyiliği varsa iyiliği ile beraber an hatalarını ki şeytan, sürekli ateş ilave etmeye fırsat bulmasın. Hakkı unutma. Mesela sen, "ikaz edince bir süre düzeliyor" diye not etmişsin. Bu güzel bir şeydir. Demek ki eşinin düzelmeye istidadı var. Zaman gerekiyor, yoğun ilgi ve mesai gerekiyor. c- Eşinizin genç bir bayan olduğu anlaşılıyor. Bayanların etkilenme ve etkileme güçler çok yüksektir. Bunu da unutma. Ona iyi bir çevre oluşturmaya çalış. Kaşlarını aldırıyorsa, kaş aldıran biri ile oturmuştur, kaş aldırma muhabbetlerini dinlemiştir. Önce sazlığı kurut, sineklerle mücadelen kolay olur. d- Genç bir kadın ve genç bir erkek olarak, evliliğinizin başında bulunuyorsunuz. Bedenleriniz ateş gibi cinsellik doludur. Siz neden yatak odalarını daha aktif kullanarak, Kur'an'ımızın size gösterdiği aile modelini geliştirmiyorsunuz. Yatak odasını iyi kullanabilirseniz, bütün bu anlattıklarınız geçmişte olup bitmiş masallara dönüşür. Yanlış yerde beklemeyin, evliliğin kuruluşu, yaşaması, hayatiyeti, aktifliği, bereketi, maneviyatı yatak odasındadır. Yüzde yüz oradadır. Mutfak, oturma odası ve diğer ne biliyorsanız evlilik oralarda kâğıt üzerindedir. Dön yatak odasına doğru, oradan bak eşine. Oradan gördüğünü değerlendir. e- Bir önceki paragrafta sana anlattıklarımı düşündüğünde, beni meseleyi yanlış yönlendirdiğimi söyleyerek tenkit edeceksen o zaman sana iki sözüm olur. Birincisi, sen eşini bedensel olarak beğenmedin de bu itirazlar gözünde büyüyor. İkincisi de, evliliğin ne demek olduğunu, bedenlerin eşler üzerindeki etkisini bilmiyorsun. İki durumda da gelişmen gerekir. Allah Teâlâ seni, imandan sonra en büyük nimetlerden biri ile iç içe tutmaktadır. Beceremeyen sensin. Severek, okşayarak, gülerek, kaş çatarak, öperek, gıdıklayarak ama helal olan sınırında kalmak kaydıyla her şeyi yaparak elindeki nimeti kullanacaksın. İffeti ile alakalı bir iddian olmadığı sürece haksız sensin. Yemek yapamaması, bulaşıkları bekletmesi senin beceriksizliğindir. İş takip etmez, kenara çekilip susarsan olacağı budur. Erkekliğini kaçarak değil işini takip ederek göster. Çantasını yenilemek istiyor olabilir, çevresini kontrol et, eli senin üzerinde olsun, çantaya sokacak el bulamasın. Bilmem anlıyor musun? Hayat budur. Evlilik, tam tamına senin tarif ettiğin sorunların üreme merkezidir. Öyle evlendi insanlar, öyle yaşadılar, kazananlar öyle kazandılar. Çocuk konusunda bir süre daha bekleyebilirsin ama senin için süper ana yaratılmayacağını unutma! Sonunda ya çocuklarının anası o kadın olacak ya da yağmurdan kaçarken doluya tutulduğun bir kadın; tercihini yap... Bir de dua etmeyi unutmayasın.
eş konusundaki diğer fetvalar
Senin için farz olan ilimleri öğrenmene engel olması hakkı değildir. Böyle bir bilgiyi gizlice de olsa izleyebilirsin. Daha ötesine gitmemen gerekir.
Allah Teâlâ yardımcın olsun bacı. Kendine şöyle bir ölçü koy: “Direkt Allah'ın haram kıldığı bir şeyi asla yapmayacağım. Haram olmayan ama risk barındıranı da yapmamaya gayret edeceğim, gerisinde ise serbestim.” Mantık üzerinden yürürsen daha fazla bunalırsın. Biraz da kendini sıkma, rahat ol. Her şeyi dert eden beyin yorulur.
Bu konuyu içinizde problem olarak yaşamaktansa eşinizle sakin bir dille konuşun. Ona, kendi ailenize öncelik vermesi gerektiğini ve bu yükün sizi zorladığını anlatın. Görümcenize destek olmak istiyorsa, onun da maddi katkıda bulunmasını talep edin. (Kendi giderlerini ve en azından kira farkını ödemesi gerektiğini söyleyebilirsiniz.) İsraf etmeye devam ederse, ona para harcamanın adil olmadığını belirtin. Ayrıca eşinizin bu konuda size adaletli davranması gerektiğini hatırlatın. (Sadece kardeşinin değil, sizin de bir emanet olduğunuzu anlatın.) Yalnız bu süreçte görümcenizle şeytanın sevineceği bir kavganın içerisine düşmeyin. Sakin olun. Allah'tan yardım isteyin.
Eşlerin birbirleriyle iletişim kalitesinin artması gerekir. Bu konuda muhabbettin tatlılaşması için işe yarayacak adımların atılması gerekir. Bu gerek süslenmek olsun, gerek konuşulan konularda muhatabın hoşlanacağı şekilde dinleyip konuşmak olsun, gerek başka türlü muhabbeti güzelleştirecek şeyler olsun. Tatlı dille ifade edilecek şekilde muhabbeti arttırmaya yönelik taleplerle de bu konuya destek sağlanmalı. Sabırlı olunmalı. Allah'a dua edilmeli. Allah ailenize huzur ve saadet versin. Sizi birbirinize göz aydınlığı eylesin. Allah'a emanet olun.
Bu tartışma böyle ise sen haklısın ama haklı da olsan eşinle muhabbetini bu işe feda etmemelisin. Sizin aile huzurunuz bu ayrıntıdan daha önemlidir.
Kıymetli kardeşim, bahsettiğin durumda yanlış olduğunu kabul etmemiz gereken durumlar olduğu açık. Sen de gereken hassasiyeti çok güzel bir şekilde ifade etmişsin. Bu çizgini koru. Bunun kişisel bir savaş olmayıp yuvanı koruma ve duygularını yatıştırma girişimi olduğunu, bunun çok doğal olduğunu ve zaten bundan başka bir ihtimalin de gayet sağlıksız olacağını yine aynı doğru üslup ile eşine ilet. Sabırlı ol. Dua et. Allah'ın sana yardım edeceğini umarız. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.