Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben hayatta her şeye mantık çerçevesinde bakan biriyim. Rabbimin takdiri, eşimde ise neredeyse hiç mantık yok gibi ve bu durum beni çok zorluyor. Bir kadın olarak eşime itaat etmem gerektiğini biliyorum ancak eşim mantıksız ve sorumsuz davranışlar sergilediği için evin idaresi ve çocukların sorumluluklarıyla ben ilgileniyorum. Bu da istemeden eşime karşı bir itaatsizliğe yol açıyor. Örneğin, olmadık kişilere oturmaya gitmek istiyor; çok uzak akrabalar gibi. Gitmiyorum ve bu yüzden aramızda sorun oluyor. Koyu renkler giyiyorum, dışarıda renkli giymemi istiyor, bunu da kabul etmiyorum. Bütün bunlar beni çok üzüyor. Saliha bir kadın olamıyorum diye kendimi sorguluyorum. Ancak onun her istediğini yerine getirirsem, bu sefer nefsime hoş gelir ve yanlışlara düşerim diye korkuyorum. Zaten nefsimle mücadele ederken çok zorlanıyorum. Bu durumda nasıl bir yol izlemeliyim? Saliha bir kadın olabilmek için ne yapmam gerekiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.
Siz eşinizi koruyup yönlendiremezsiniz, boşuna emek vermeyin. Siz Allah’ı koruyun Allah da sizi korktuklarınızdan korusun. Bu iş böyledir. Rakipleriniz bir veya bin değil ki, nasıl baş edeceksiniz? En iyisi siz Rabbinize yönelin. Bunun için size tavsiyem şudur: Eşinizi kontrol altında tutmayı bir mücadele tarzı olarak benimsemeyin. Kendinize iyi bakın. Eşinizin cazip bulduğu renkleri giyinin, onun hoşuna giden parfümü kullanın. Onun sevdiği yemeklerle ilgilenin. Eşinizle siz bu konuları tartıştıkça onu başkalarına ittiğinizi iyi bilin. Emreden, açık sözlerle yönlendirmeye çalışan, sürekli tenkit eden kadın itici kadındır. Bunlar da sizin can noktalarınızdır. Cinsel ilişkinizin uzun soluklu olmasına gayret edin. Gerekiyorsa bir ilişkiyi bir saat gibi uzun tutmaya gayret edin. Eşiniz beceremese bile siz becermeye çalışın. Eşinizle kadın dünyasını konuşmak veya ikaz etmek yerine onu takvaya çekecek ibadetlere yönlendirin. Kur'an okumasını, camiye gitmesini, oruç tutmasını, kitap okuyup sohbet dinlemesini önermeye çalışın. Ve sabredin. Bu dünya savaşını sabredenler kazanacak. Sadece sabredenler… Gerisi toptan kaybedenlerden olacak. Bunu unutmayın.
Tam anlamı ile bir imtihan sarmalındasınız. Herkesin bir imtihanı olacaktır, sizinki de bu olmuş. Muhakkak bir psikoloğa gidin. Ciddi bir psikolog ihtiyacınız var, asla geciktirmeyin. İç yaranız derinleşmesin. Allah size sabır versin.
Aleykümselam. Siz, kendi açınızdan doğru olanı yapın. Böylece de Allah'ın rızasını kazanın. Gerisini de onun sorumluluğu olarak görün. İkinci olarak da, böyle bir düzelme beklentinizi uzun zamana yayın. Sabırlı olun. Sabrın da bir salihalık süreci olduğunu unutmayın. Çok dua edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Evet, bu zamanda ve bütün zamanlarda kadının işi zordur. Erkeğinki de zordur. Sizinki ise biraz daha zordur. Bunu bilmeniz ve ona göre kendinizi ayarlamanız gerekmez mi? Çevrenizi değiştiremezsiniz. Eşinizi avucunuzun içine alamıyorsunuz/almanız da zordur. Kendinizi ise şekillendirebilirsiniz. Başkalarının sıkıntılarını hesap edecek yerde biraz kendi üzerinizde helal olan değişiklikleri yapmaya çalışın. Mesela evde pantolon giyebilirdiniz. Helal olan şeyleri yapmaya çalışın. Bir de abartmayın konuları. Zaman ilerledikçe rahatlarsınız ama her şeyi kırk kere ölçmeye ve yorumlamaya kalkışırsanız kendi işinizi zorlaştırırsınız. Bu arada ibadetlerinize de yoğunluk verin. Bilhassa namaz kılmayı ve Kur'an okumayı sıklaştırın, içinizin açıldığını göreceksiniz. Size dualar ederiz, Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Eşinizin o denli uzun bir zaman evden uzak kalması normal değildir. Belli bir noktadan sonra dayanamamanız tabiidir. Eşinizle durumu konuşun, gerekiyorsa ülkenize dönün, daha ucuz bir iş bulun ama tabii ortamda aileniz sürsün.
eş konusundaki diğer fetvalar
Senin için farz olan ilimleri öğrenmene engel olması hakkı değildir. Böyle bir bilgiyi gizlice de olsa izleyebilirsin. Daha ötesine gitmemen gerekir.
Bu konuyu içinizde problem olarak yaşamaktansa eşinizle sakin bir dille konuşun. Ona, kendi ailenize öncelik vermesi gerektiğini ve bu yükün sizi zorladığını anlatın. Görümcenize destek olmak istiyorsa, onun da maddi katkıda bulunmasını talep edin. (Kendi giderlerini ve en azından kira farkını ödemesi gerektiğini söyleyebilirsiniz.) İsraf etmeye devam ederse, ona para harcamanın adil olmadığını belirtin. Ayrıca eşinizin bu konuda size adaletli davranması gerektiğini hatırlatın. (Sadece kardeşinin değil, sizin de bir emanet olduğunuzu anlatın.) Yalnız bu süreçte görümcenizle şeytanın sevineceği bir kavganın içerisine düşmeyin. Sakin olun. Allah'tan yardım isteyin.
Genel bir değerlendirme için psikologla görüşsen iyi olur ama bu durum zannederim senin biraz da vaktinin bol olmasından kaynaklanıyor gibi... Kendine iş üret. Yatağa yorgun düşecek kadar iş üretmelisin. İbadetlerini ve Kur'an okumalarını artırmalısın.
Kıymetli kardeşim, bahsettiğin durumda yanlış olduğunu kabul etmemiz gereken durumlar olduğu açık. Sen de gereken hassasiyeti çok güzel bir şekilde ifade etmişsin. Bu çizgini koru. Bunun kişisel bir savaş olmayıp yuvanı koruma ve duygularını yatıştırma girişimi olduğunu, bunun çok doğal olduğunu ve zaten bundan başka bir ihtimalin de gayet sağlıksız olacağını yine aynı doğru üslup ile eşine ilet. Sabırlı ol. Dua et. Allah'ın sana yardım edeceğini umarız. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Eşlerin birbirleriyle iletişim kalitesinin artması gerekir. Bu konuda muhabbettin tatlılaşması için işe yarayacak adımların atılması gerekir. Bu gerek süslenmek olsun, gerek konuşulan konularda muhatabın hoşlanacağı şekilde dinleyip konuşmak olsun, gerek başka türlü muhabbeti güzelleştirecek şeyler olsun. Tatlı dille ifade edilecek şekilde muhabbeti arttırmaya yönelik taleplerle de bu konuya destek sağlanmalı. Sabırlı olunmalı. Allah'a dua edilmeli. Allah ailenize huzur ve saadet versin. Sizi birbirinize göz aydınlığı eylesin. Allah'a emanet olun.
Kıymetli kardeşim, özellikle evliliğin ilk dönemlerinde, eşlerin birbirlerine alışması sürecinde böyle hassasiyetler yaşanabilmekte. Bu hassasiyet dönemini kalıcı hasar olmadan atlatmak da bu işin devamlılığını belirleyici bir şekilde etkileyebilecek olan temel bir sınavı geçmek demektir. Gayret edin, bu sınavı geçin. Hal böyleyken bahsettiğiniz şeylerin sebeplerine ve neler yapılabileceğine dair bazı fikirler verebilmesi umuduyla burada bazı olası şeylerden bahsedelim. Eşinizin bu tür tepkiler vermesi ve bu denli hassas olması onun geçmişten kalan psikolojik yaralarının bir sonucu da olabilir, geçici bir süreç de olabilir. Bunu en iyi bir psikolog ile anlayabilirsiniz. Fakat bahsettiğim ve edeceğim şeyleri yapmak suretiyle zamanla siz de bir fikir sahibi olabilirsiniz zannımca. Kavga anında onun öfkesi yükseldiğinde senin sakin kalman çok önemli. Böyle durumlarda cevap vermek yerine biraz beklemek ve ortamı yumuşatmak daha iyi sonuç verebilir. Tartışmanın en yoğun olduğu anlarda ona bir süre yalnız kalması için alan tanıyabilirsin. Eğer konuşmalarınız bir noktada hep kavgaya dönüşüyorsa belirli kurallar koyun: "Sesimizi yükseltmeyeceğiz. Küfür, hakaret asla olmayacak. Bir konu tartışılacaksa en sakin anımızda konuşacağız." gibi. Eşin kendini anlaşılıyor ve seviliyor hissettiğinde öfke patlamaları azalabilir. Onun güzel yönlerini öne çıkar, yaptığı güzel şeyleri takdir et. Öfke anında değil de sakin bir zamanda şunu sorabilirsin: “Sana nasıl yardımcı olabilirim? Böyle zamanlarda ne yaparsam kendini daha iyi hissedersin?” bu soru ve samimiyetin, inşaallah epey yardımcı olacaktır. Eğer bu durum sürekli bir huzursuzluk oluşturursa eşinle birlikte bir aile terapistine veya bir danışmana gitmeyi düşünebilirsiniz. Bu, sadece sorunları çözmek için değil, birbirinizi daha iyi anlamak için de faydalı olur. Sabırlı ol, gayretli ol. Umutlu ol. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.