Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben birkaç aydır evliyim. Hamdolsun, eşimi Allah için seviyorum, genel anlamda anlaşabiliyoruz, büyük bir derdimiz yok, maddi ve manevi olarak iyiyiz. Küçük şeylerle yetinip mutlu olabiliyoruz. Vaktimi okulda ve evde geçiriyorum, eşimi ihmal etmemeye özen gösteriyorum ve kendisi de benden memnun, beni çok sevdiğini söylüyor. Ancak eşim çok alıngan bir yapıya sahip, en küçük şeyleri bile büyütüp sinirlenebiliyor. Küçük meseleler büyük kavgalara dönüşüyor ve çok kırıcı olabiliyor. Bazen boşanmanın eşiğine kadar geldiğimiz oluyor. Kendisine sorulduğunda “Kocamdan razıyım, bana hiçbir zararı yok.” diyor ama aniden sinirlenip hakaret edebiliyor. Onu sakinleştirmeye, nimetleri hatırlatmaya çalışıyorum ama birkaç gün düzelip sonra tekrar büyük tartışmalar yaşanıyor. Bu durum beni çaresiz bırakıyor. Evliliğimizde huzuru sağlamak ve bu kısır döngüden çıkmak için nasıl bir yol izlemeliyim? Ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Eşinizden bu konuda net bir tavır ve pişmanlık beklemek hakkınızdır. Yalnız bu konuda eşinizin tavrını dikkate almak zorundasınız. Eğer eşiniz hatasını anlamış ve bu davranışı tamamen bırakmışsa, geçmişe değil, bugüne odaklanmaya çalışmalısınız. Ancak eşiniz bu davranışı hala sürdürüyor ya da bunu küçümsüyorsa, ilişkinizde daha ciddi sorunlar olduğunu kabul etmek gerekebilir. Affetmek, eşinizin davranışını onayladığınız anlamına gelmez. Aksine, affetmek daha çok sizin ruh sağlığınız için gerekli olduğunu kendinize hatırlatın. Affedemediğiniz sürece, bu olayın ağırlığını sürekli üzerinizde taşımış olursunuz. Affetmek zaman alabilir; bu konuda aceleci olmayın, ancak affetmenin yollarını arayın. Evliliğinizin sadece bu olaydan ibaret olmadığını, yıllar içinde paylaştığınız güzel anların da olduğunu hatırlayın. Kendinize ve ailevi ilişkinize yatırım yapın. Bunun için de kocanızla birlikte güzel zaman geçirmeye, ilişkinizi güçlendirecek aktivitelerde bulunmaya çalışın. Birbirinize daha çok vakit ayırarak sevgi ve güven bağınızı yeniden inşa etmeye çalışabilirsiniz. Özetle evlilikler zaman zaman sınanır. Ancak bu süreçleri aşmak hem sizin hem de eşinizin çabasıyla mümkün olabilir. Eşinizin hatasını düzeltmek için çaba gösterip göstermediği ve sizin bu olayı aşmak için istekli olup olmadığınız, ilişkinizin geleceğini belirleyecektir. Allah’tan yardım ve kolaylık dileyerek sabır ve hikmetle hareket edin.
Kocanıza karşı ne hata yaptığınızı bilmediğimden en ağırı "iffetinizi korumama" senaryosu üzerinden konuyu ele alıyorum. Eşinizin ısrarla geçmişi karıştırması ve sizin de tevbe etmiş olduğunuz konuları açıklamanız yanlış olmuş. Bu süreçte iletişim çok önemlidir. İlişkinizi düzeltmek için elinizden geleni yapın ama kendi manevi huzurunuzu da koruyarak hareket edin. Eşiniz de bu durumdan rahatsızsa birlikte sabır, sevgi ve anlayış temelinde yeni bir başlangıç yapmaya çalışın. Ama kocanız bir kafa karışıklığı içerisindeyse yazacaklarımı gözden geçirin. Kocanıza, yaptığınız hatalardan dolayı pişman olduğunuzu ve samimi bir şekilde tövbe ettiğinizi hatırlatın. Artık geçmişte yapılan hataların bir daha tekrarlanmayacağına dair onu ikna edin ve bunu davranışlarınızla gösterin. Sürekli yüzünüze vurulan hataların ilişkiyi zedelediğini açık bir şekilde ifade edin. Bu konuşmayı sakin bir dille ve suçlamadan yapmanız önemlidir. Bir sınır çizerek artık geçmişi konuşmamak konusunda anlaşmaya çalışın. Boşanmayı bir çözüm değil, en son çare olarak düşünmelisiniz. Evliliğinizi kurtarmak için tüm yolları denediğinizden emin olun. Ancak kocanız affetmekte ve ileriye dönük bir hayat kurmakta zorluk yaşıyorsa, aile içi danışmanlıkla bu konuyu çözmeye çalışabilirsiniz. Allah size kolaylıklar versin ve aranızdaki sevgiyi, güveni yeniden inşa etmenize yardım etsin.
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.
Aleykümselam. Evet bu sizin imtihanınız ama imtihanınızın gereği olarak oturup beklemeniz gerekmez. Eşiniz sizin anlattığınız kadarı ile doktor tedavisi görmesi gerekiyor. Eşinizin babası veya annesi ile ya da onun mecburen sözünü dinleyeceği biri ile bu işi çözmeye çalışın ve eşinizin acilen bir doktor tedavisi görmesini sağlayın. Oturup beklemeniz bir çözüm olmadığı gibi başınızı dertten de kurtaramazsınız. Allah yardımcınız olsun.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Böyle bir nedenle eşinizden ayrılmanız kesinlikle yanlış olur. Sabretmek zorundasınız. Onun rahatsız olduğu konuları gündeme getirmeyin. Zamana yayın, sabırla bekleyin, iyi insan olduğunuzu tavırlarınızla destekleyin. Merhametli, seviyeli olun ama tartışmacı olmayın.
eş konusundaki diğer fetvalar
Kıymetli kardeşim, bahsettiğin durumda yanlış olduğunu kabul etmemiz gereken durumlar olduğu açık. Sen de gereken hassasiyeti çok güzel bir şekilde ifade etmişsin. Bu çizgini koru. Bunun kişisel bir savaş olmayıp yuvanı koruma ve duygularını yatıştırma girişimi olduğunu, bunun çok doğal olduğunu ve zaten bundan başka bir ihtimalin de gayet sağlıksız olacağını yine aynı doğru üslup ile eşine ilet. Sabırlı ol. Dua et. Allah'ın sana yardım edeceğini umarız. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Hayırlı bir eş aramak ya da beklemek konusunda İslam'ın rehberi her zaman dengeli ve hikmetli bir yaklaşım sunar. İnsan, elinden gelen gayreti göstermeli, ardından Allah’a tevekkül ederek O’ndan hayırlısını dilemelidir. Bu konuda Kuran-ı Kerim'den ayetler ve Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) hadisleri ışığında bazı açıklamalar yapabilirim: Allah Teâlâ, Kur'an'da şöyle buyuruyor: “Şüphesiz insan için kendi çalıştığından başkası yoktur.” (Necm, 53/39) Bu ayet, kişinin bir konuda gayret göstermesi gerektiğini, ardından Allah’a tevekkül etmesinin doğru olduğunu vurgular. Dolayısıyla hayırlı bir eş ararken de çaba göstermek ve bu çabayı dua ile desteklemek İslam’ın öğretilerine uygundur. Resûlullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), evlilik hususunda hayırlı bir eş aramayı teşvik etmiştir: “Kadın, dört şey için nikâhlanır: Malı, soyu, güzelliği ve dini. Sen dindar olanı seç ki, ellerin bereket bulsun.” (Buhari, Nikâh, 15; Müslim, Nikâh, 53) Bu hadis, kişinin bir eş ararken hangi özelliklere öncelik vermesi gerektiğini açıklar. Bu nedenle aramak ve uygun eş adayları ile istişare etmek sünnet ve mantıklı bir yoldur. Eğer kişinin karşısına uygun bir aday çıkmamışsa acele etmeden ve hayırlı bir nasip için dua ederek beklemek de doğru bir yaklaşım olabilir. Hayırlı bir eş için sabır ve tevekkül önemlidir. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Üç kişi vardır ki, Allah’a dua ettiklerinde duaları geri çevrilmez: Adil devlet başkanı, iffetini korumak isteyen genç ve mazlumun duası.” (Tirmizî, Daavât, 111) Hayırlı bir eş için gayret göstermekten ve araştırmaktan çekinmeyin ama bunu yaparken tevekkül ve dua ile Allah’a yönelmeyi de ihmal etmeyin. Dengeli bir yaklaşım, hem sizin niyetinizi hem de Rabbimizin takdirini en iyi şekilde birleştirir. Allah, size hayırlı bir eş nasip etsin ve gönlünüzü huzurla doldursun.
Bu konuyu içinizde problem olarak yaşamaktansa eşinizle sakin bir dille konuşun. Ona, kendi ailenize öncelik vermesi gerektiğini ve bu yükün sizi zorladığını anlatın. Görümcenize destek olmak istiyorsa, onun da maddi katkıda bulunmasını talep edin. (Kendi giderlerini ve en azından kira farkını ödemesi gerektiğini söyleyebilirsiniz.) İsraf etmeye devam ederse, ona para harcamanın adil olmadığını belirtin. Ayrıca eşinizin bu konuda size adaletli davranması gerektiğini hatırlatın. (Sadece kardeşinin değil, sizin de bir emanet olduğunuzu anlatın.) Yalnız bu süreçte görümcenizle şeytanın sevineceği bir kavganın içerisine düşmeyin. Sakin olun. Allah'tan yardım isteyin.
Allah Teâlâ yardımcın olsun bacı. Kendine şöyle bir ölçü koy: “Direkt Allah'ın haram kıldığı bir şeyi asla yapmayacağım. Haram olmayan ama risk barındıranı da yapmamaya gayret edeceğim, gerisinde ise serbestim.” Mantık üzerinden yürürsen daha fazla bunalırsın. Biraz da kendini sıkma, rahat ol. Her şeyi dert eden beyin yorulur.
Senin için farz olan ilimleri öğrenmene engel olması hakkı değildir. Böyle bir bilgiyi gizlice de olsa izleyebilirsin. Daha ötesine gitmemen gerekir.
Genel bir değerlendirme için psikologla görüşsen iyi olur ama bu durum zannederim senin biraz da vaktinin bol olmasından kaynaklanıyor gibi... Kendine iş üret. Yatağa yorgun düşecek kadar iş üretmelisin. İbadetlerini ve Kur'an okumalarını artırmalısın.