Fetva Meclisi
Soru
Hocam, insan evleneceği kişiyi aramalı mı yoksa sabredip beklemeli mi? Eğer araması gerekiyorsa, bu konuda Kur’an-ı Kerim’den ayetler ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hadisleri var mı? İslam’da evlilik için aktif bir çaba göstermek mi, yoksa kaderine razı olup beklemek mi daha uygundur? Bu konudaki dini delilleri paylaşabilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Öncelikle geçmiş hatalarınız için tövbe edip helal dairede yaşama hedefiniz ve gayretiniz takdire şayandır. Haramdan uzak durma hassasiyetinizi hayatınız boyunca sürdürmeniz nasip olsun inşallah. Evlenme konusunda yaşanılan sıkıntı mevcut zamanımızın imtihanlarından biridir. Fakat son nefese kadar elimizden geleni yaparak gayret etmeye mecburuz. Evlilik elbette kişinin hem dünyası için hem de ahireti için önemli bir adımdır. Bu yolda en büyük azıklardan biri sabırlı olmaktır. Sabırla yol alıp Rabbimize kalbinizdekileri dökebilir, uygun bir eş için bolca dua edebilirsiniz. Henüz vakti gelmediği için uygun bir eş adayı ile karşılaşmamışsınızdır. Kadere teslim olun ve asla umutsuz olmayın. Her şeyin bir vakti vardır. Unutmayasınız ki Allah her dilediğini dilediği gibi ve dilediği zamanda yapar. Bu süreçte ailenize karşı her şeye rağmen nazik davranmayı ihmal etmeyesiniz. Onların da bol dualarını almaya çalışmanız sizin için kazançlı olandır. Her önünüze çıkan kişiye evet demeniz elbette akılsızlık ve kendinizi bile bile tehlikeye atmak olur. Siz kriterlerinizi belirleyin ve bu kriterlerden taviz vermeyecekleriniz olsun. Bununla birlikte esnetebileceklerinizi de belirleyin. Evliliğin ertelenmesi kişiyi zinaya sürükleme tehlikesi ile karşı karşıya bırakacaksa böyle bir durumda olan bir mü’min evlenmek için aradığı kriterleri esnetmeli ve evliliği geciktirmemelidir. Rabbimizin razı olacağı adımlar atmanız nasip olsun. Allah yardımcınız olsun.
Evlilikte yaşı ilerlemiş ve evlenmek isteyen kimselere sizin üzerinizden şu tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Karşı tarafın fiziksel veya maddi durumuna fazlaca odaklanmak yerine ahlaki değerlerine ve uyumunuza odaklanmaya çalışın. Unutmayın, mükemmel insan yoktur; önemli olan birlikte tamamlanabileceğiniz bir yol arkadaşı bulmaktır. İslami ilimlerde ilerlemek, yeni beceriler öğrenmek veya sosyal çevrenizi genişletmek, hayatınıza yeni insanları dâhil etmenize vesile olabilir. Sık sık kendinize şu soruyu sorun: “Ben evliliğe gerçekten hazır mıyım?” Bazen bu sürecin uzaması, kişisel bir eksiklikten değil, Allah’ın sizin için daha hayırlısını saklamasından kaynaklanabilir. Evlenememek, toplumun baskısı altında insanı yıpratabilir. Ancak Allah’a güvenin ve O’ndan hayırlı olanı isteyin. Dua ile güzel niyetler ile sabrederek beklediğinizde, Allah sizi mutlaka feraha çıkaracaktır. Geçmişte yaşanan hatalar ve ayrılıklar Allah’a tevbe ve dua ile temizlenir. Önemli olan, niyetinizi ve kalbinizi berrak tutmaktır. Günlük hayatınızda Ayete’l-Kürsi, Felak-Nas surelerini okuyun. Allah, size en hayırlı eşi ve en güzel yuva nasip etsin.
Hacet namazı; bir ihtiyaçtan dolayı iki rekât namaz kılıp namazdan sonra dua etmeye denmektedir. Sahih olmasa da böyle bir hadis vardır, yapılabilir bir uygulamadır. Sorunuzda bahsettiğiniz konu, hayatımızın sonrasını hem dünya hem de ahiret açısından etkileyebilecek bir konudur evlilik konusu. Kişi kiminle evlenirse evlensin o, onun kaderidir. Kaderimizi yaşarken de irademizi kullanarak tercihlerimizi biz yaparız. Evlilik gibi önemli bir karar alırken de tercihi biz yaparız. Evlenirken kriter olarak bazı hususlara da dikkat edilmesi gerekmektedir. Kişiliğimiz, hayattan beklentimiz, kültürümüz, yaşam tarzımız gibi. Bunun yanında kalplerin ısınması da önemlidir ama tercihte bulunurken önce sevgi oluşsun, sonra kriterlere dikkat ederiz demek yanlış tercihi beraberinde getirebilir. Tabi ki hiç hoşlanılmayan biriyle iyi insan diye evlenilmeli denemez ama önce kriterlere öncelik verilmeli. Hadis-i şerifte de bir kişiyle güzelliği, malı, soyu ve dini için evlenildiği ancak tercihi dini açıdan yapanın kazanacağı vurgusu yapılmakta. Seçim sürecinde unutulmamalıdır ki bu süreç, tanıma sürecidir; kalbin tamamen salınıp sevgi eksenli olunmaması gereken bir süreçtir ki evlilik ile sonuçlanmaması gereken bir gelişme söz konusu olabilir. Aile büyüklerimiz ile istişarede bulunmayı, onların fikirlerini almayı da ihmal etmemeliyiz. Rabbim hayırlı bir evlilik nasip et diye duamızı da ihmal etmemeliyiz. Rabbimize her an sığınalım, gelebilecek imtihanlarda da O’ndan yardım isteyelim.
a- Kadere iman ettiğimizi unutmayalım. Cennete, cehenneme iman ettiğimiz gibi kadere de iman ediyoruz. Kader şu demektir: Rabbimiz, biz yaratılmadan önce bize ait her şeyi yazmıştır, yazdığı da gerçekleşecektir. O'nun yazısını bozacak bir güç yoktur. Eğer Allah size bir evlilik yazdı ise muhakkak o yazdığı vakitte evleneceksiniz. Yazmadı ise de kesinlikle evlenemezsiniz. Sudan bahanelerle, her tuttuğunuz elinizde kalır, bir türlü düzelmeyen terslikler hiç eksik olmaz. b- Ne evlenmek kurtuluştur ne de bekâr kalmak helâk olmaktır. Herkes imtihan halindedir. Hangi halin kıymetini bilip imtihanı kazanabilirsek bizim için hayırlı olan odur. c- İnsan olarak biz, üzerimize düşeni eksiksiz yapmaya mecburuz. Evlenmemiz gerekiyorsa evlilik yollarını kullanırız. Hasta olursak tedavi sürecini işletiriz. Sonra da kendimizi Rabbimizin koruması altında huzur içinde hissederiz. d- Şüphesiz evlilik, bedenlerin birleşmesinin adıdır. Eşler kesinlikle körü körüne evlenmemelidirler. Beyinlerinin ve gözlerinin doyduğu bir evlilik daha doğru olandır. Sizin, evleneceğiniz eş adayında güzellikten vesaireye kadar bazı şartlar aramanız pek tabiidir. Şu kadar ki, yeri geldiğinde aradığınız şartlar arasında öncelikli ve vazgeçilmez gibi bir düzenleme yapmalısınız. Mesela yaşınız ilerlediğine göre dün aradığınız şartlardan bazılarını hafifletebilirsiniz. e- Kesinlikle kendinizi güzellik ve çekicilik bakımından helallik sınırları içinde bakımlı tutmalısınız. Siz, bazı şartlar aradığınız gibi erkeklerin de aradığı şartlar vardır ve bu şartların önemli bir bölümü sizin elinizle sunulabileceklerdir. Allah'a tevekkül edin, çok dua edin, sabredin; son gülen iyi güler bunu unutmayın.
Dindar kadınla evlenip evliliğin hayrını görmek isteyen birisinin aradığı kadın olmak için şunlara dikkat edilmelidir: İman esasları konusunda saplantılı ve tavizci olmayacak. Allah’a, peygamberlerine, ahiret gününe, Kur'an ve sünnete tavizsiz ve tartışmasız bağlı olacak, bu bağlılığı ile de iftihar edecek, kınayanın kınamasından çekinmeyecek. Karşılığını Allah’tan bulacağına inanarak eşinin gönlünü yapacak, kadınlığın gereklerini elinden geldiği kadarı ile aksatmayacak. Eş ve anne olmayı ibadet içerikli bir iş olarak görecek. Eşinin aynı zamanda bir nevi annesi gibi olacak ve onun imanına, ahlakına yardımcı olacak. Eksiklerini tamamlayacak. Ahlâk zafiyeti bulunmayacak. Büyük haramlardan kesinlikle uzak duracak ve küçük günahlarda da ısrarcı olmayacak, tevbekâr ve istiğfarlı biri olacak. İbadetlerini aksatmayacak. Namaz başta olmak üzere farz ibadetlerden geri kalmadığı gibi nafile takviyesi de bulunacak.
Selamünaleyküm. Bir kere yaşınız, her şeyin geçtiği bir yaş değildir, kesinlikle aramaya devam edin. İkinci olarak o etkilendiğiniz sözlerin önemli bir bölümü işin reklamlarından oluşuyor. Başbaşa kalınca başka biri ile görüşebiliyorsunuz. Siz arayın. Allah Teâlâ sizi görüyor ve duyuyor. Merak etmeyin, size ihsanda eksiklik yapmaz o. En iyisini isteriz, ararız ama iman şartını arar gibi de özel şartlarımızda diretmeyiz. Yer yer esnetebiliriz beklentilerimizi. Buna göre istemeye ve aramaya devam edin.
eş konusundaki diğer fetvalar
Kıymetli kardeşim, özellikle evliliğin ilk dönemlerinde, eşlerin birbirlerine alışması sürecinde böyle hassasiyetler yaşanabilmekte. Bu hassasiyet dönemini kalıcı hasar olmadan atlatmak da bu işin devamlılığını belirleyici bir şekilde etkileyebilecek olan temel bir sınavı geçmek demektir. Gayret edin, bu sınavı geçin. Hal böyleyken bahsettiğiniz şeylerin sebeplerine ve neler yapılabileceğine dair bazı fikirler verebilmesi umuduyla burada bazı olası şeylerden bahsedelim. Eşinizin bu tür tepkiler vermesi ve bu denli hassas olması onun geçmişten kalan psikolojik yaralarının bir sonucu da olabilir, geçici bir süreç de olabilir. Bunu en iyi bir psikolog ile anlayabilirsiniz. Fakat bahsettiğim ve edeceğim şeyleri yapmak suretiyle zamanla siz de bir fikir sahibi olabilirsiniz zannımca. Kavga anında onun öfkesi yükseldiğinde senin sakin kalman çok önemli. Böyle durumlarda cevap vermek yerine biraz beklemek ve ortamı yumuşatmak daha iyi sonuç verebilir. Tartışmanın en yoğun olduğu anlarda ona bir süre yalnız kalması için alan tanıyabilirsin. Eğer konuşmalarınız bir noktada hep kavgaya dönüşüyorsa belirli kurallar koyun: "Sesimizi yükseltmeyeceğiz. Küfür, hakaret asla olmayacak. Bir konu tartışılacaksa en sakin anımızda konuşacağız." gibi. Eşin kendini anlaşılıyor ve seviliyor hissettiğinde öfke patlamaları azalabilir. Onun güzel yönlerini öne çıkar, yaptığı güzel şeyleri takdir et. Öfke anında değil de sakin bir zamanda şunu sorabilirsin: “Sana nasıl yardımcı olabilirim? Böyle zamanlarda ne yaparsam kendini daha iyi hissedersin?” bu soru ve samimiyetin, inşaallah epey yardımcı olacaktır. Eğer bu durum sürekli bir huzursuzluk oluşturursa eşinle birlikte bir aile terapistine veya bir danışmana gitmeyi düşünebilirsiniz. Bu, sadece sorunları çözmek için değil, birbirinizi daha iyi anlamak için de faydalı olur. Sabırlı ol, gayretli ol. Umutlu ol. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kıymetli kardeşim, bahsettiğin durumda yanlış olduğunu kabul etmemiz gereken durumlar olduğu açık. Sen de gereken hassasiyeti çok güzel bir şekilde ifade etmişsin. Bu çizgini koru. Bunun kişisel bir savaş olmayıp yuvanı koruma ve duygularını yatıştırma girişimi olduğunu, bunun çok doğal olduğunu ve zaten bundan başka bir ihtimalin de gayet sağlıksız olacağını yine aynı doğru üslup ile eşine ilet. Sabırlı ol. Dua et. Allah'ın sana yardım edeceğini umarız. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Bu konuyu içinizde problem olarak yaşamaktansa eşinizle sakin bir dille konuşun. Ona, kendi ailenize öncelik vermesi gerektiğini ve bu yükün sizi zorladığını anlatın. Görümcenize destek olmak istiyorsa, onun da maddi katkıda bulunmasını talep edin. (Kendi giderlerini ve en azından kira farkını ödemesi gerektiğini söyleyebilirsiniz.) İsraf etmeye devam ederse, ona para harcamanın adil olmadığını belirtin. Ayrıca eşinizin bu konuda size adaletli davranması gerektiğini hatırlatın. (Sadece kardeşinin değil, sizin de bir emanet olduğunuzu anlatın.) Yalnız bu süreçte görümcenizle şeytanın sevineceği bir kavganın içerisine düşmeyin. Sakin olun. Allah'tan yardım isteyin.
Allah Teâlâ yardımcın olsun bacı. Kendine şöyle bir ölçü koy: “Direkt Allah'ın haram kıldığı bir şeyi asla yapmayacağım. Haram olmayan ama risk barındıranı da yapmamaya gayret edeceğim, gerisinde ise serbestim.” Mantık üzerinden yürürsen daha fazla bunalırsın. Biraz da kendini sıkma, rahat ol. Her şeyi dert eden beyin yorulur.
Senin için farz olan ilimleri öğrenmene engel olması hakkı değildir. Böyle bir bilgiyi gizlice de olsa izleyebilirsin. Daha ötesine gitmemen gerekir.
Genel bir değerlendirme için psikologla görüşsen iyi olur ama bu durum zannederim senin biraz da vaktinin bol olmasından kaynaklanıyor gibi... Kendine iş üret. Yatağa yorgun düşecek kadar iş üretmelisin. İbadetlerini ve Kur'an okumalarını artırmalısın.