Fetva Meclisi
Soru
Hocam, 6 çocuk sahibiyim eşimle bir hususta tartıştım. Konunun evde kalmasını söyledim.Konu işimle ilgiliydi, çalışan bir personel ile ilgiliydi. Tartışmadan 10 gün sonra eşim iş yerime geldi. Söz konusu çalışanla tartıştı. Tartakladı, ağır hakaretler etti. Ben çok rencide oldum ve hakarete uğradım. Bu sinir ve agresiflik içinde, 2 şahidin bulunduğu ortamda, sözlerini hatırlayamayacağım ama talak ettiğimi söyledim. Eşim iş yerinden ayrılmadı. Tüm personel gidince yanına gittim yanında 16 yaşında olan kız çocuğum da vardı. Kız çocuğumuz annesinin yaptığının yanlış olduğunu söyleyince çocuğu tartakladı. Ben de o saate dek sessiz kalmayı tercih ettim ama o anda kendisiyle sözlü olarak tartışmaya başladım. Bu tartışma esnasında bana ağır küfürler söyledi. Sert bir biçimde bana vurmaya çalıştı. Ben o an bir kez daha sinirlenerek kendisine benden boşsun dedim. Ve sonradan her ikimizde fazlasıyla pişman olduk. Hatalıyız, yardımlarınızı bekliyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evli bir kadının, eşiyle böyle konularda tartışması uygun değildir. Eşinize karşı, Müslümanlar arasındaki ihtilaflı konulardan birini tutmayın. Hiçbir şekilde eşinizle tartışmayın bunları. Onun düşündüğü gibi düşünmek zorunda değilsiniz ama şeytana aranıza fitne sokması için fırsat vermeniz de hakkınız değildir. Özür dileyin ve tekrarlamayacağınızı bildirin on, durum düzelsin.
Selamünaleyküm. Böyle meselelerde tek tarafı dinleyerek bir karar verilemez. Sizin anlattıklarınızın aynen doğru olduğunu kabul ederek cevap veriyorum: Anlattığınız gibi bir bayanla ayrılmanız size rahmettir. Çocuk sevgisi ve benzeri bir nedenle bir arada olmanız gerekmez.
Öncelikle, bu olayı kendinize iyi bir ders yapmanızı tavsiye ederim. Asla unutmayacağınız bir ders olsun. Şeytana uyup kendi mutluluğunuzu heder etmeyin. Diyanetten verdikleri cevapla hareket edebilirsiniz. Ama birinci boşama hakkınız kesinlikle gitmiş durumdadır. Artık daha riskli bir evliliğiniz olacak haberiniz olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.
Selamünaleyküm.Dinimize göre, nikâhlanan bir kadının üzerinde söz hakkı baba ve anneden kocaya geçer. Onların sizden beklentilerine cevap vermeniz şart değildir. Nezaketinizi bozmadan ilişkilerinizi seviyeli şekilde devam ettirin. Acele etmenize gerek yok. Dünya evden, koltuktan ibaret değil ki?
Eşinize direkt çalışmamaktan değil de, bir zaman sonra çocuklar biraz büyüyünce çalışmaktan söz edin. Onun bu tutumu geçici bir hırstır diye umarız. Allah yardımcınız olsun. Geniş düşünmeye çalışın, hasta gibi kabul edin ama ailenin geleceğine yönelik bir tehdit durumuna getirmeyin bunu. Size dua ederiz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Sigara helal bir ürün değildir. Ciğeri çürüyen her insanın vebaline ortak olabilirsiniz.
Aleykümselam. Duada ellerin kaldırılması Sünnet'tir. Duadan sonra ellerin yüze sürülmesi de Sünnet'tir. Allah'tan bir şey isterken ellerin içi yukarıda dışı aşağıda; bir afetten, azaptan sığınma duası yaparken ellerin dışı yukarıda içi aşağıda olacak şekilde tutulması da Sünnet olarak zikredilmiştir. Müslim'in rivayet ettiği bir hadiste Enes radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in bir yağmur duasında böyle yaptığını haber vermektedir. Bazı âlimler bunu, bütün dualarda geçerli kabul etmişlerdir. (Müslim'in 895 nolu hadisi şerhinde Nevevî'nin izahı görülebilir.)
Aleykümselam. Namazda okuduğu âyette tıkanan biri, okuduğu kıraat olması için yeterli miktarı oluşturmuş ise ruküye gidebilir. Az ise başka bir âyete geçebilir. Bu namaza zarar vermez.
Aleykümselam. Kur'an'ı dinlemek de okumak gibi ibadettir. Gözle izlemek de ibadettir.
Selamünaleyküm. Buharî'de böyle bir hadis nasıl var bilemedim. Bir yanlış anlaşılma olmuş olabilir.
Selamünaleyküm. Gusletmemek, namaz kılmamak demektir. Namaz kılmayan bir erkek, inkâr etmiyorsa namazı boşanmanız gerekmez. İnkâr ettiği için kılmıyorsa zaten sizin kocanız olması mümkün değildir. Bir büyüğünüzle beraber onu ciddi bir şekilde ikaz edin. Sonra da gerekeni yapacağınızı hissettirin. Yalnız bu durum, sizin başka sorunlarınızın kılıfı olmasın. Yani siz aslında onu bir eş olarak beğenmiyor ya da başka sorunlarınız var da, onun dini ile alakalı eksikliğini ona karşı koz olarak kullanıyorsanız bu yaptığınız doğru olmaz.