Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam son nefeste imansız ölme diye birşey var mıdır? Günahlar birike birike ölürken ölüm acısıyla birlikte kişiyi inkara götürür mü?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu bir vesvese girişidir. Yok, sayıp yola devam etmek en keskin çaredir.
Selamünaleyküm. Direkt ölümü istemek doğru değildir. Yaşamak hayırlı ise onu, ölüm hayırlı ise onu istemek doğru olandır.
Selamünaleyküm. Böyle biri için kâfir olma ihtimali yüksektir ama imana işaret eden tek bir işareti bile iman lehine kullanmak gerekir. Cenazeyi de buna göre kılarız.
Selamünaleyküm. Ölümden korkmamak akıllı işi değildir. Bilhassa ölümden sonrasını düşünüp endişe etmek, Allah dostlarının işidir. Ne var ki, ölümden korkmak bizim anlayışımızda, ölümden sonrasına hazır olmak şeklinde sonuç vermelidir. Bunun dışındaki korkunun değeri yoktur.
Selamünaleyküm. Birisinin kılamadığı namazları kılmak diye bir ibadet yoktur.
Selamünaleyküm. Bu, 'imanınızı koruyun ha!' demektir. Çünük imanlı ölmek yani imanı sonuna kadar korumak garanti değildir.
acı konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz de görüyorsunuz ki, herkes kendisi için yaşıyor. İnsanları yok sayarak yaşamaya bakın. Sadece göreviniz olan işleri yapın insanlardan beklenti içinde olmayın. Herkesin dünyası kendine ait, maalesef böyle. Siz kendinize bakın. İmanınızı koruyun, ibadetlerinizi yapın. Allah size sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Bu bir çocukluk. Bari bu çocukluğa ‘Allah’ kutsiyetini bulaştırma. Sonra ağlayacağın bir oyunu oynuyorsun.
Bu soruda denge yok. Sadece “ağlamak günahtır” cümlesini kurduğumuzda hiçbir sonuç alamayız. Çünkü böyle bir şey yoktur. Konunun ayrıntısına ise şöyle girebiliriz: Ağlama fiili Türkçemizde feryat etmek, bağırmak, hıçkırıkla ağlamak ve içten içe ağlamak, gözyaşı ile ağlamak şeklinde birden çok şekli ile kullanılır. Bunların her biri farklı ağlamalardır ve hükümleri de farklıdır. Tabii bir duygu ile gelen ağlama var, yapay olarak çevreye uyum sağlayıp ağlar gibi ses çıkarmak var. İkisinin hükmünün aynı olması beklenemez. Evet, Peygamber aleyhisselam efendimiz de ağlamıştır ama feryat etmemiştir. Ağlaması bir duygusal sonuçtu, kadere isyan olan bir refleks değildi. İnsan, sevinçten de ağlar üzüntüden de. İçindeki merhamet de insanı ağlatır korku ve endişe de. Yalandan da ağlanır gerçekten de. Acı da ağlatır gıdıklanma da. Münafık da ağlar mümin de. Bunlar dışarıdan ağlama olarak görülür ama asla aynı değildirler. İnsanın şahsiyetini yıpratan, kadere itiraz nitelikli ağlamalar yasaklanmıştır. Duygusallığın ve yaşanan acının sonucu olarak içten gelen ağlama fıtratın gereğidir. İnsanız, aciziz, faniyiz, garibiz, mahzunuz; elbette ağlarız ama sınırları aşmayız.