Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben mühendis bir bayanım. Suriyeli biri ile tanıştım. Beni Allah rızası için seven birisi. Benim ikinci evliliğim olacak, onun için ilk. Kendisine Peygamber efendimizin çizgisini hedef almış birisi ve benim ikinci evliliğim olmasını sorun etmiyor. Ve cihat ateşi ile yanıyor. Bunu bana açıkça bildirdi, bir gün uygun bir durumda cihada katılacağını söyledi. Anne olmayı çok istememe rağmen, babası yanında olmadan bir çocuk büyütecek kadar güçlü hissetmiyorum kendimi. O ise bunun bana zulüm olacağını ve bana zulmetmek istemediğini söylüyor. Benim mutluluğumun önceliği olduğunu ve başka birisi ile evlenip çocuk sahibi olabileceğimi söylüyor. Ama ben onu Allah rızası için sevdim, beni kötülüklerden uzak tutan, dinimin gereklerini anlatan ve yaşatan birisi. Babam da bu evliliğe karşı. Onun sebebi ise başka milletten oluşu ve bunun ortaya çıkarabileceği sorunlar. Çok çaresiz kaldım hocam, sizin tavsiyenizi istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eğer, öğretmen olarak branşınız küçük çocuklara yönelik bir branş ise siz her durumda o meslekten hizmet edebilirsiniz. Bunun için bir süre daha beklemenizde sakınca olmaz. Öğretmenlik dışında evlenmeniz sizin için artık zaruret durumunu aldı ise o durumda da gerekirse ailenize rağmen evlenmeniz gerekir. Bu duruma göre siz bir orta yol bulmaya çalışın. Sadece yurt dışında hizmet ediyor diye bir insanın evlenme açısından iyi olduğunu söyleyemeyiz. Karakter başka bir şeydir. O şahsı daha iyi araştırmaya çalışın. İşinden önce kendine bakın.
Selamünaleyküm. Aman kendinize dikkat edin. Muhakkak evlenmelisiniz, muhakkak! Evlenmekten başka bir şeyle kendinizi zaptedemezsiniz. Orada evlenin veya başka bir yerde evlenin. Sizi yavrunuzla beraber kabul edecek birini bulamazsanız, bir erkeğin ikinci hanımı olma pahasına bile olsa evlenin. Allah sizi korusun, ayağınızı sabit tutsun. Çok endişelendik sözlerinizden. Sakın şeytana bir dakika bile fırsat vermeyesiniz. Sizden, iyi haberler bekleyeceğiz. Size çok dua edeceğiz.
Selamünaleyküm. Önceki hanımınıza bir zararınız olmadı, hakkını yemedi iseniz sizin bir vebaliniz olmaz. Bu hanımınız ise insanî kimliğini gösteriyor. İkinci hanımınız diye boşanmak suç olmaz. Yeter ki, siz haklı o haksız mı onu kararlaştırmada duygusal olmayın. Bir de o giderse çocuklarınızla sizi kim alacak, onu da düşünün…
Evvela şunu bil, aile rızası, özellikle anne duası bu hayatta öyle bir berekettir ki ne aşkla ne tutkuyla ölçülebilir. Annenin gözyaşıyla kurulan bir yuvada huzur kolay kolay yeşermez. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) annenin ayağının altını cennet olarak tarif etti. Annenin rızası olmayan bir evlilik, rüzgârsız denize açılmış yelkenlidir. Ama senin halini de küçümseyemeyiz. Kalbin birini sevmiş. Sevmek suç değil. Allah'ın yarattığı bir duygudur. Ancak evlilik, sadece aşkı değil; aklı, imanı, sabrı ve istikameti de omuzlamaktır. Bu hanımefendi belki iyi niyetlidir, belki seninle mutlu olmayı da ister. Fakat unutma, evlilik, iki kişi arasında kurulmaz sadece. İki ailenin, iki geçmişin ve iki farklı dünyanın da buluşmasıdır. Burada dikkat edilmesi gereken birkaç hususu sana maddeler hâlinde aktarayım: Aileni ezerek evlenme. Onların rızasını almadan yapılan evlilik, ileride seni ya onların vefatıyla ya da pişmanlıkla sınar. Onlara rağmen bir hayat kurarsan bu sevgi zamanla külfete dönüşebilir. Hanımefendinin bakış açısını da ölç. "Senin hayatın, sen karar ver." diyen bir yaklaşım kulağa doğru gelse de aileni yok sayan bir anlayışa dönüşüyorsa, bu ileride seni yalnızlığa sürükleyebilir. Evleneceğin insan, sadece seni değil aileni de sevebilecek bir gönle sahip olmalı. Sevgi büyüktür ama istikamet daha büyüktür. Şeytan bazen meşru olmayan yollarda bizi duygularımızla kandırır. Aşkın haram boyutu yoksa sabredilirse sevap olur. Ama sabredilemezse günaha döner. Senin durumun henüz bu sınıra gelmemiş görünüyor. Ama dikkat et, kalbin fitneye de açıktır. İstişare ve dua silahın olsun. Ailenden başka değer verdiğin, Allah’tan korkan bir iki kişiyle istişare et. Ve özellikle istihareyi ihmal etme. Gönlün huzur bulana kadar aceleci olma. Seni kendine çağıranla değil, Allah’a yaklaştıranla yürümeye bak. Bu hanımefendi seni ailesiz bir karar almaya çağırıyorsa “Yarın bir gün başka kırılmalarda da seni yalnız bırakabilir mi?” sorusunun cevabı da önemlidir. Son söz olarak sakın karamsarlığa düşme. Allah senin niyetine bakar. Doğru olanı yaparsan, seni sevdiğinden mahrum etmez, ya onunla ya da ondan daha hayırlısıyla buluşturur. Allah'a emanet ol, gönlünü Rabbine aç, annenin duasına sarıl.
Selamünaleyküm. Katiyetle güzel düşünüyorsunuz. Allah’ın kulları, Allah’ın rızasını esas alarak düşünürler. Hemen evlenme sürecini başlatın. Önce kendinize, ideallerinizi takdirle karşılayacak bir eş adayı bulun. Onunla bunları açık seçik konuşun. Sonra durumu ailenize açın. Onların makul hiçbir gerekçeleri olmaması gerekiyor. İnat olsun diye itiraz ederlerse onlara bakmayın. Kız tarafının, babasından izinli olması yeterlidir sizin için. Bu işin en kolayı rızık tarafıdır. En garantili o duru. Çünkü rızık Allah’ın garantisindedir. Hemen yola koyulun.
Selamünaleyküm. Böyle bir evliliğin dinen hiçbir sakıncası yoktur; evlenebilirsiniz. Ne var ki, bugüne kadar böyle bir evlilikte başarı oranı istatistiği büyük rakamlarla etkilemeyecek kadar düşük kalmıştır. Bu nedenle de sizi çevreniz ikaz etme ihtiyacı hissetmiştir. Size tavsiyemiz şudur: Evlilik sizin için olmazsa helak olacağınız düzeyde bir ihtiyaç değilse evlenmeyin, bekleyin.
cihad konusundaki diğer fetvalar
Cihat, Allah'ın adını yüceltmek demektir. Ne ile nasıl ve nerede yüceltilecekse onu yapmak cihattır. Cihadı bu şekilde anlayabilirsiniz.
Cihat hayatı Allah'a teslim etmek demektir. Bugünkü cihadınız kendinizi yetiştirmek ise yarınki cihadınızın ne olacağı o zaman belli olacaktır. Tamam çocuk yetiştirmek iyi bir fikir ama o anda siz ve gündeminiz ne olacak belli değildir. En güzel planınız, yarının her şeyine hazır olmak olmalıdır. Yarın karşınıza bin bir çiçeği ile çıkacak bir dünyaya siz sadece çocuk yetiştirmek ve mal infak etmek üzere hazırlanırsanız ayazda kalırsınız. Daha gerçekçi ve daha geniş düşünmeye bakınız. Allah yardımcınız olsun.
Oradaki durumun vahameti ve orada bulunanların neticesinde şehadet bile bulanan bir görev üslenmeleri konusunda tereddüdümüz yoktur. Ne var ki, buradan oraya gitmeye ne kadar hacet vardır, burası oradan daha mı iyidir gibi endişeler hakkında mütereddidiz. Temenni ederim kardeşiniz Allah'ın razı olacağı bir iş yapmış olur. Gençlerin söz dinlemeleri zor oluyor. Sözleri bir ucundan dinleyip karar veriyorlar. Oradaki durum ortada ama buradan oraya gitmek ne kadar işe yarayacak bilemiyorum. Sabredin, dua edin.
Oradaki şartları, mecburiyetleri oradaki mü'min kardeşlere ve onları idare eden ulemaya bırakmak gerekir. Rahat ortamlarımızdan yön vermemiz makul değildir.
Aleykümselam. Kadın da gerektiğinde savaşa gidebilir. Bunun bir sakıncası yoktur ama sizin öncelikle yapmanız gereken varken ikinci yapmanız gerekeni yaparsanız hata edersiniz. Bütün dünya şu anda bir Suriye durumundadır. Her yerde ezilmeye çalışılan dinimizdir. Bırakıp nere gideceksiniz. Siz bir bayan olarak daha büyük düşünün
Cihat, bir müminin, Allah'ın dini için yapabileceğini yapması demektir. Eşine karşı onu iffetli tutması yapabileceklerinden sadece biridir. O bölüm de cihadının bir bölümü olabilir sadece. Bugün dünya hayatı kadının gücü üzerinden sürdürülüyor diyebileceğimiz kadar büyük kadın konuları vardır. Hayatı İslamlaştırmak gibi bir derdimiz bulunduğuna göre kadının İslam'a ses verecek, destek olacak her hareketi cihadıdır. Hele hele nesil yetiştirmek muazzam bir cihattır onun için.