Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleykum hocam. Ben 20 yaşında bir kızım. İçimde öyle bir cihad aşkı var ki, Allah'ın izniyle Filistin'e gitmeyi, orada zulme uğrayan kardeşlerime yardım etmeyi, gerekirse savaşmayı istiyorum. Benim size sorum şu; -Dinimizde kadının savaşması ya da cihada gitmesi ne kadar uygun? -Gitmeden önce ailemden izin almak zorunda mıyım? -İnternette okuduğum bir hadisi şerife göre, bir kadının silah tutması haram, bu ne kadar doğru?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim benim, Bu sözlerin çok samimi; ona itirazım yok ama istemekle uygun olanı yapmak aynı şeyler değildir. Hiçbir yerde insana ihtiyaç yok, desteğe ihtiyaç var her yerde. Destek de parayla, siyasetle oluyor. Sen yetiştir kendini, kapasiteli biri ol; binlerce şehit hazırlayacak işler yap. Daha iyi bir iş yapmış olursun. Sana dualar ederim.
Selamünaleyküm. Farzı ayın bir durum olmadıkça kadının eşine karşı görevi dışarıdaki bütün görevlerinden daha önemli ve önceliklidir. Bir erkek böyle bir durumda farzı ayın olmayan ya da mubahlığında tereddüt ettiği işlere katılmasına karşı eşine engel getirebilir. Bunun fıkıh boyutu böyledir.
Selamünaleyküm. Bu soruyu kendi kişiliğinize sormalısınız. Allah'ın emirlerinden bir emir olarak yapacağınız bir işi 'ileride eşiniz olabilecek' birine nasıl sorarsınız? Bir kadın olarak verdiği cevap onun açısından makuldür.
Selamünaleyküm. Hemen meseleyi anne babanıza iletin. O da anne babasına iletsin. Sakın böyle devam etmeyin. Cidd bir şekilde evlenmeyi düşünün. Ara kılıflar üretmeyin. Dünya ve ahiretinizi yakarsınız.
Selamünaleyküm. Nasıl şeytan, namazımızı ifsat etmek için akla hayale gelmez fitneler üretiyorsa aynı şekilde diğer ibadetleri de hakkıyla yapmamızı engellemek için fitneler üretmektedir. Mü'min insanın cihat etmesi en büyük ibadetlerdendir. O ibadeti hakkıyla yapabilmek için belli bir sıralamanın, zamanlamanın gözetilmesi şarttır. Farzı ayın olanları varken farzı kifaye olan işler üzerinden ecir beklemek efdal olan değildir elbette. Yine de cihat gibi bir ibadeti eda etmekle meşgul olan kardeşlerimizin niyetlerini Allah'a bırakmak uygun olandır. Biz, evla olanın oralara gitmek olmayacağını düşünürüz ama onların niyetlerini irdeleme hakkımızın olmadığını da biliriz.
Selamünaleyküm. Cihadın ülkesi olmaz. Mü'min, Allah için nerede bulunması gerekiyorsa orada bulunur. Bunu böyle bilmeliyiz. Mevcut durumda ise cihat söz konusu olan yerlerde, bizim onlara insan kaynağı olarak destek olmamız gereken yer bildiğimiz kadarı ile yoktur. Para, silah ve siyasi desteğe ihtiyaç vardır genelde. Buradan oralara cihat maksadı ile gitmeyi niyet olarak irdeleyemeyiz; herkesin niyeti Rabbi ile arasındaki bir sırdır; 'senin niyetin sahtedir' gibi bir söz kullanamayız ama şunu yaparız: Filan yere gidilmesinin gereği vardır/yoktur demek hakkına sahibiz. Mü'minler olarak Halifesiz bir toplum içinde yaşıyoruz. Başımız yok, hesabımız yok; herkes, uygun gördüğünü ya da zevkine uygun olanı yapıyor. Ne yazık ki, herkes kendi arzusunun müçtehidi durumundadır. Benim şahsi kanaatim, en büyük cihadın Türkiye'de olduğu şeklindedir. Buralar Hilafet diyarıdır, yıkılırken buradan yıkıldık, kalkarken de buradan kalkacağız biiznillah. Bu topraklarda faiz hükümran duruma geldi, kadın konusunda eridik, Şeriat ilkeleri ikinci plana itildi. Durum böyle iken, başka yerlere gitmek bir tür kaçmaktır. Oralardaki durumun cihat olup olmadığını konuşmuyorum, konuşamam da. Buradaki cihadı bırakıp oraya gitmeyi konuşuyoruz. Bu kardeşinizin kanaati, oradaki mü'min kardeşlerimizi dert eden bir mü'min, burada ekonomik destek için çalışsın, siyasi desteği yönlendirsin ama eşini ve çocuklarını ortaya salıp bedeni ile desteğe gitmesin şeklindedir. Aksi takdirde biz de, bir yerlerden mücahit getirip onun çocuklarını mı himaye ettireceğiz. Kanaatimiz budur ama o kardeşlerimizin başkasının kanaatine ihtiyaçları olmayacağını da zannederim.
cihad konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Evlilik bu tür endişelerle başlamamalıdır. Anlatımınızdan ortaya çıkan şudur: Siz bu konuya duygusal bakıyorsunuz. Gerçek iradeniz ve kimliğinizin ortaya çıkmadığı bir karar daha sonra sizi ezebilir. Böyle bir evlilik için olumlu kanaatimiz olmaz. Karar verecek olan ise sizsiniz. Dinen sakıncası yoktur, aklınızı ise siz kullanacaksınız.
Cihat, Allah'ın adını yüceltmek demektir. Ne ile nasıl ve nerede yüceltilecekse onu yapmak cihattır. Cihadı bu şekilde anlayabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Dışarıdan görüldüğü kadarıyla bir cihat var orada ama içeride ne olup bittiğini kesin konuşamayız. Sizin için farzı ayın olmayan bir cihada gidebilmeniz için buradaki durumunuzun uygun olması gerekir, bunu da bir âlim ile istişare edin.
Selamünaleyküm. Cihat, Allah için, O'nun dininin yücelmesi için çalışmaktır. Bütün zamanlar için cihat geçerlidir. Çünkü bütün zamanlarda İslam'ın en üstün olması gerekmektedir. Hangi zamanda ne yapılması gerekiyorsa cihat odur ve onu yapan, Allah için yapılması gereken en güzel işi yapmış olur. Tıpkı namaz gibi, ezanı duyup ta namaza gitmeyenler nasıl günahkâr oluyorlarsa, cihat edebilecekleri bir görev önlerine çıktığı hâlde, elleri, dilleri veya malları ile cihat etmeyenler de ezanı duyup namaz kılmayanlar gibidirler. Dün bu böyle idi, bugün de böyledir, kıyamete kadar da böyle olacaktır.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, sen etmiyor olabilirsin ama eden cihadını ediyor. Cihat elbette sadece dua değildir ama sadece kılıç da değildir. Her şey cihat düzeyinde olabilir. Ekonomik, siyasi, sosyal cihat bunların hepsi gereklidir. Bunlarla da Yahudi ezilebilir. Bunu unutmayalım.
Cihat hayatı Allah'a teslim etmek demektir. Bugünkü cihadınız kendinizi yetiştirmek ise yarınki cihadınızın ne olacağı o zaman belli olacaktır. Tamam çocuk yetiştirmek iyi bir fikir ama o anda siz ve gündeminiz ne olacak belli değildir. En güzel planınız, yarının her şeyine hazır olmak olmalıdır. Yarın karşınıza bin bir çiçeği ile çıkacak bir dünyaya siz sadece çocuk yetiştirmek ve mal infak etmek üzere hazırlanırsanız ayazda kalırsınız. Daha gerçekçi ve daha geniş düşünmeye bakınız. Allah yardımcınız olsun.