Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Bizlere, katıldığımız sohbet meclislerinde Suriyeli kardeşlerimize yardım etmemiz gerektiğini, böylece ensar-muhacir kardeşliğini bizim de göstereceğimizi söylüyorlar. Diğer yandan da bazı insanlar Suriyelilerin, kendilerine verilen eşya vb. şeyleri yepyeni de olsa attıklarını, bu eşyaları çöplerin yanına bıraktıklarını söylüyorlar. Bu nedenle bizler de mütereddit oluyoruz. Bizler de o kardeşlerimize yardım etmezsek bu kardeşlik imtihanını kaybetmiş mi oluruz? Sizin vereceğiniz cevap bizim için çok önemli, ne yapmalıyız? Allah her yerde yardımcınız olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim benim, Bu sözlerin çok samimi; ona itirazım yok ama istemekle uygun olanı yapmak aynı şeyler değildir. Hiçbir yerde insana ihtiyaç yok, desteğe ihtiyaç var her yerde. Destek de parayla, siyasetle oluyor. Sen yetiştir kendini, kapasiteli biri ol; binlerce şehit hazırlayacak işler yap. Daha iyi bir iş yapmış olursun. Sana dualar ederim.
Selamünaleyküm Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş olan her mümin Suriye'deki durumun, İslam'ın ve insanlığın aleyhine olduğunu ve git gide de durumun daha da ağırlaştığını anlar, bilir. Buna göre de hiç bir mümin, oradaki durumu sıradan bir olay, 'beni ilgilendirmez bir durum' olarak göremez. Ahirete iman ile böyle düşük bir anlayış kesinlikle aynı kalpte birleşemez. Suriye için bir şeyler yapmak imanımızın gereğidir. Yapılacak şeyin ne olacağına karar vermek ise en az o yapılacak iş kadar önemli olmalıdır. Bugün, bizim şehirlerimizden oralara cihat maksadı ile gidenlerin binlerce kere daha fazlası oradan buralara gelmiş durumdadır. Oradaki gençlerin buraya gelenlerinin yerine buradan oraya gidenlerin bulunması, oturulup müzakere edilmesi gereken bir durum olmalıdır. Özellikle tekit ederek söylüyorum: Suriye'deki durum tam anlamı ile bir cihat durumudur. Cihat ise mümin insanın kulluğu ile alakalıdır, asla savsaklanamaz! Bunu bir kenarda bekleterek şu tespitleri yapmak isterim: 1- Suriye'de büyük bir cihat ortamı vardır. Küfür dişlerini göstermiş, Müslüman insanın kanı akmıştır. Durum cihat açısından nettir. 2- Suriye'de maalesef diş gösteren küfürle beraber bir iç fitne de kök salmıştır. Müslümanlar arasındaki Şiilik fitnesi orada bir yayılma ve kökleşme dönemine girmiştir. Suriye öncesine göre bugün Şiilik, daha düşmanca bir yayılma ve imha hamlesi içindedir. Suriye, önümüzdeki yakın dönemde unutulması zor Şiilik facialarına sahne olmuştur. Oraya gidenler için bu ayrıntı, gitmenin önemi ve riski bakımından önemlidir. 3- Bir başka sorun da şudur: Suriye'de Müslümanlar arasındaki gruplaşmalar kök salmış ve özellikle Selefîlikle tesmiye edilenler ile diğer gruplar arasında, birbirlerinin kanı pahasına da olsa derin sürtüşmeler süregelmiştir. Bunun doğurduğu sonuçlardan biri olarak da ne yazık ki, 'fiili cihadı sadece Selefi akımın yapabileceği, onlar yapınca da ölçüsüz cihat yapar ve zarar verirler' şeklindeki algı da derinden derine inandırılmaya başlanmıştır. Gidecek kardeşlerimizin böyle bir saplantıya alet olmaları, yapmayı murat ettikleri cihada ters düşeceklerini bilmeleri gerekecektir. 4- Suriye'de bugün, savaşacak insandan çok desteği işe yarayacak insana ihtiyaç vardır. Bilhassa siyasi kimliği olanların desteği daha da önemli durmaktadır. Bizi ziyarete gelenlerle yaptığımız istişarelerde, bunu açıkça beyan ettiklerine şahit olduk. Netice olarak şu noktaya gelmek isteriz: Gençlerimizin Türkiye'den oraya cihat etmek için gitmelerinin FARZ-I AYN diyebileceğimiz bir düzeyde olmadığını düşünüyoruz. Yerinde ve işe yarar bir iş yapmak için gidilebilir belki ama bu, bütün FARZ-I AYN olmayan ibadetler hükmündedir. Mesela ebeveyn izni olmadan gidilmesini caiz görmüyoruz. Burada yapmaları gerekenlerle orada yapabilecekleri arasında makul bir denge olması ise ayrı bir zarurettir. Gençlerin heyecanla iş yapıp en azından daha faziletli olandan mahrum olmamalarını tavsiye ediyoruz. Heyecanla aklı, akılla realiteyi birleştirmemiz gerekir. Bu da ciddi bir istişare ile mümkündür. Selamünaleyküm. Nureddin YILDIZ facebook.com/nureddinyildiz twitter.com/nurettinyildiz İnstagram.com/nureddinyildiz
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Aleykümselam. Allah'ın kullarını imtihanı, sadece kâfirlerin saldırısı şeklinde değildir. Bilakis, kâfirlerin saldırısı en küçüğü denebilecek düzeydedir. Asıl imtihan, insanın zevkleri ve kendi neden gibileri üzerinden yapıldığında ağır olur, kazanılması zor olur. Sözünü ettiğiniz kişi ve kurumları düzeltme, insanları onlardan kurtarma gibi hayaller yerine, kendimizi o fitnelere düşmekten korumayı tercih etmemiz gerekir. Kurtarırken kurtulmaya muhtaç duruma düşmek de vardır. Genelde de olan budur. Allah Teâlâ herkesi imtihan etmektedir; hakkı bilip, izini sürmek herkesin vazifesidir. Nefislere hoş gelen şeylerle kendini oyalayanların mazeretlerini Allah'a inandırmaları ne kadar mümkündür?Evet, yardım edelim ama önce kendimize! Yangından kurtarırken yanmanın anlamı yoktur.
Selamünaleyküm. Elbette en iyisini vermek en iyi olandır ama bu yaptığınızdan dolayı vebale girmezsiniz.
Aleykümselam. Ailenizin rızkını kısarak bir hayır yapmanız doğru olmaz. Kirada oturmak ise bir rızık kısılması değildir. Kardeşleriniz, özel bir durum söz konusu değilse sizin mesuliyetinizde değildirler. Sohbet grubunuza bir daire alın ama ailenizin maişetinizin zorlanmasına neden olmadan yapın bunu. Bir de bu tür iyilikler yapılırken daha sonra kardeşler arasında sıkıntılar oluşabilmektedir. Buna da dikkat etmeye çalışın; kimin üzerine alacaksınız, masraflarını nasıl karşılayacaksınız, kapatılacak olsa nasıl elden çıkarılacak? Gibi sorular sıkıntıdır haberiniz olsun. O evi kirada tutun daha iyi edersiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Bu kardeşinizle ilgili endişenize gerek yoktur. Onlar bizim kardeşlerimiz oldukları hâlde bunu yapıyorlarsa onlara hakkımızı helal ederiz, olur biter. Kardeşliğin dışında bir durum onları buna itti ise bu sefer de Rabbimiz bizi onlara yedirtmez, hakkımızı alır diye düşünürüz. Öyle veya böyle zararda değiliz biiznillah. Merakta kalmayın.
Selamünaleyküm. Evdeki TV ve benzeri sistemleri birden kaldırmanın olumsuz neticeleri olabilir. Zihinde ve pratikte yerini doldura doldura kaldırmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Tesettürünüzle alakalı olarak çarşaf, tek tesettür değildir. Sizi dışarıdan gören biri açısından kadınlığınız belli olmuyorsa yani Allah'ın haram ettiği teşhir ortaya çıkmıyorsa bir sakıncası yoktur kıyafetlerin. Bugün şu kıyafet yarın da ondan daha iyisini giyersiniz inşaallah. Yeter ki sizdeki heyecan eksilmesin.
Selamünaleyküm. Bir hayal ürününü aradığınız için bulaşamamışsınız, bulamazsınız da. Müslümanlık iman dinidir. İman da tartışmasız ve öğretildiği gibi iman etmektir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabının konuşmadığı şeyleri konuşmak yanlıştır. Bu tür sözler, boş şeylerdir, uzak durun. O sözlerden de, sahiplerinden de uzak durun, şeytan sizi meşgul etmesin.
Aleykümselam. Sıhhatinize kavuşuncaya kadar oruç borçlarınızı erteleyebilirsiniz. Bir kenara not edin, borçlarınızı unutmayın. Tutmaya kararlı olun. Gerisini Allah'a havale edin.
Selamünaleyküm. Nikâh hangi gerekçe ile olursa olsun, kâğıt üzerinde veya su üzerinde ne ile yazılırsa yazılsın nikâh nikâhtır. Hiçbir şekilde nikâh ile asıl gaye dışında bir bağlantı kurulmamalıdır.