Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Hocam; Takiyye nedir? Bir yerde Şiada takiyyenin yaygın olduğu hatta iman esaslarından saydığı fakat Ehl-i sünnete göre takiyye bir nevi yalan olduğu için kullanılmasının doğru olmadığı okumuştum. Bu çerçevede Hz. Peygamber (a.s.m)’in Ammar b. Yasîr’e müşriklerin işkencelerinden kurtulmak için istediklerini söylemesine izin vermesini nasıl anlamalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Takiyye’nin Kur'an’ımızda geçtiği doğrudur. Âl-i İmran suresinin yirmi sekizinci âyeti şu şekildedir: ‘Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kâfirleri dost ve yardımcı edinmesinler! Kim böyle yaparsa, Allah ile hiçbir ilgisi kalmaz. Ancak onlardan gelecek bir zarardan korkarsanız onlara dostluk gösterebilirsiniz (takiyye yapabilirsiniz). Ama yine de Allah kendi azabından sakındırmaktadır. Sonunda dönüş yalnız Allah’adır.’ Bu mecrada takiyye, mü'minin gerçek inancını gizli tutması anlamına gelmektedir. Bunun kâfirlerle savaş benzeri bir ortamda ezik kalmaya karşı taktiklerden bir taktik olabileceği rahatlıkla anlaşılmaktadır. Şiilerin yaptığı takiyye yani Sünni gördükleri mü'min kardeşlerine takiyye yapmaları hangi mecraya oturtulabilir? Sünni mü'minleri kâfir gördükleri için mi? Burada cevabı bilinmez bir muamma bulunmaktadır. Onların takiyye dediği şey ile Kur'an’ın gösterdiği takiyye arasında şu farklara temas edebiliriz: a- Takiyye, dinin temellerinden biri değildir. Bir ruhsattır sadece. Şiiler ise takiyyeyi bir iman meselesi gibi görmektedirler. b- Takiyye kâfirlere karşı zaafiyet zamanında kullanılır. Onlar ise mü'minlere karşı ve sürekli kullanmaktadır. c- Takiyye geçici bir ruhsattır, günlük hayattan bir parça değildir. Şiilerde ise günlük hayatın bir parçası durumundadır. d- Takiyye dil ile yapılır. Şiilerde ise söz ve eyleme karışmış bir eylemin adıdır. e- Takiyye bir ‘dini yüceltme sistemi’ değildir. Şiiler ise takiyye ile dini yücelteceklerini zannetmektedirler.
Selamünaleyküm. Bu sözlerin, yörenizde nasıl anlaşılıyorsa hükmü de o şekilde olur. O sözlerden müstehcenlik, ahlâk dışılık ve hakaret anlaşılmıyorsa sakıncası olmaz. Yine de mü'min nezaketini korumak gerekir.
Selamünaleyküm. Müslümanlara ait olmayan kıyafetlerin içimizde ateş koru gibi durduğunu idrak etmeliyiz. Kızlarımızın kör taklitine aracı olacak işi yapmamalısınız.
Selamünaleyküm. Mü'min heybetli ve onurlu insandır. Camiye veya başka bir yere koşmak heybeti bozabilir, görenlerin dikkatini çekebilir. Bu nedenle koşmama tavsiye edilmiştir. Vakur adımlarla yürüyerek namaz gidilmelidir. Takke bir kültürdür. Bu kültür de İslam kültürüdür. Mevcut açık başlılık ise bize ait olmayan bir kültürü yansıtmaktadır. Ancak takkenin namazla direk bir alakası yoktur. Genel kültürü yansıttığı için namazı da takke ile kılmak tavsiye edilmektedir.
Selamünaleyküm. Allah'ı ve Allah'ın mukaddesatını tazim etmek iman gereğidir. Bu tazimin ilk işareti de isim kullanırken ortaya çıkmalıdır. Sünnet'te böyle şekil ve yön belirten bir emir yoktur. Genel bilgiler vardır. Kur'an'dan iktibaslar vardır. Kullanım da buna göre olmaktadır.
Selamünaleyküm. Merak edenine öğretebilirsiniz de, sizi ikna etmek isteyene hiçbir şey öğretemez sadece kendinizi yorarsınız. Ayrıca Mü'minler arasındaki fitnelerin sayısını artırır, derinliği büyütürsünüz. Bu da ilim olmaz. Allah'a emanet olunuz.