İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Temettu‘ Haccına Niyet Eden Kimsenin, Umre İhramından Çıktıktan Sonra Hac İçin İhrama Girinceye Kadarki Sürede Eşiyle Cinsel İlişkide Bulunmasının Hükmü Nedir?

Cevap

Temettu‘ haccı yapmak üzere umre ihramına niyet eden kimsenin, umresini yapıp ihramdan çıktıktan sonra hac için ihrama girinceye kadarki sürede eşiyle cinsel ilişkide bulunmasında bir sakınca yoktur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Temettu‘ haccı yapan kişinin, hacdan önce yaptığı ilk umreden sonra umre yapamayacağını söyleyen fakihler varsa da bazı Hanefî eserlerinde, kurban bayramı günleri dışındaki diğer günlerde umre yapmanın caiz olduğu hükmüne istinaden temettu‘ haccı yapan bir kişinin, ihramdan çıktıktan sonra nâfile tavaf yapabileceği gibi umre de yapabileceği belirtilmektedir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/537)

Temettu haccı yapacak kişinin, umreyi yapıp ihramdan çıktıktan sonra hac ihramın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Temettu‘ haccı, aynı yılın hac mevsiminde önce umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra yeniden hac için ihrama girilerek yapılan hacdır. Temettu‘ haccı yapmak isteyen kişi, mikâtta veya daha öncesinde umreye niyet ederek ihrama girer, Mekke’ye vardıktan sonra umre yapar. Sonra tıraş olup ihramdan çıkar. Böylece umresi tamamlanmış olur. Arefeden önce hac için ihrama girer. Haccını edâ ettikten sonra ihramdan çıkar. Temettu‘ haccı yapanların şükür kurbanı kesmesi vaciptir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/153)

Temettu haccı ne demektir ve nasıl yapılır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hac ve umre ibadeti için niyet edip ihram giydikten sonra şeri bir özür olmadan terk etmek yoktur. Hacca mahsus özelliklerden biri de niyetten sonra terk edilemiyor oluşudur. Kâbe’yi tavaf edebilmek için harem bölgesinden ihramla geçmek gerekmektedir.

Hocam umre maksadıyla hareme giden bir kişi umre yapmadan ihramdan çıkabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre hac ayları içinde hedy kurbanını (temettu‘ veya kırân kurbanı) yanında getirmemiş veya kurban bedelini ilgili kuruma ödememiş kimsenin umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra mikât sınırları dışındaki ailesinin yaşadığı yere dönmesi durumunda temettu‘ niyeti iptal olur. (bk. İbn Nüceym, el-Bahr, 2/397) Bu kimse, tekrar hac için ihrama girdiğinde ifrad haccı yapmış olur; dolayısıyla hedy kurbanı kesmesi gerekmez. Ancak hedy kurban bedelini ilgili kuruma teslim etmişse veya dönüşte yeni bir umre yapmışsa temettu‘ haccı yapmış olur. Hac mevsimi içinde umre yaptıktan sonra ailesinin yaşadığı yere dönmeyip Medine gibi mikât sınırı dışındaki bir yere çıkarak tekrar hac için ihrama giren kişi, İmam Ebû Hanîfe’ye göre temettu‘, Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’e göre ise ifrad haccı yapmış sayılır. Bu durumda olan kişi, İmam Ebû Hanîfe’ye göre kurban kesmekle sorumlu iken İmameyn’e göre sorumlu değildir. (Aynî, el-Binâye, 4/320-321; Zeylaî, Tebyîn, 2/50) Şâfiî mezhebine göre ise temettu‘ umresinden sonra mikât mahallinin dışına çıkarak oradan hac için ihrama giren kimse, her hâlükârda ifrad haccı yapmış olur. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/289-290; Dimyâtî, Hâşiye, 2/332)

Hac ayları içinde umre yaptıktan sonra mîkāt sınırlarının dışına çıkan kimse, te
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Temettu‘ haccı yapanlar, mikâtta sadece umreye niyet ettikleri için umrenin sa‘yini tamamlayınca tıraş olup ihramdan çıkarlar. Tekrar hac için ihrama girinceye kadar Mekke’de ihramsız kalırlar. Zilhicce ayının sekizinci (terviye) günü veya isterlerse daha önce hac için tekrar ihrama girerler. Hac için ihrama girdikten sonra yapacakları nâfile bir tavafı takiben isterlerse hac sa‘yini Arafat’a çıkmadan önce yapabilirler. Bu takdirde ziyaret tavafından sonra sa‘y yapmaları gerekmez. Ancak bu kişiler, hac için ihrama girmeyip ihramsız bir şekilde yaptıkları nâfile tavaflardan sonra sa‘y yapamazlar. Yaptıkları takdirde de bu sa‘y, haccın sa‘yi yerine geçmeyeceğinden bu kişilerin ziyaret tavafından sonra yeniden sa‘y yapmaları gerekir. (Haddâd, el-Cevhera, 1/165; Heyet, İlmihâl I: İman ve İbadetler, 536)

Temettu haccı yapan kişi, umresini tamamlayıp ihramdan çıktıktan sonra hac ihram
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhramlı olmamak kaydıyla veya âdet hâli dışında eşlerin Mekke ve Medine’de cinsel ilişkide bulunmalarında dinen bir sakınca yoktur. Bununla birlikte hac için ihrama giren kişinin, birinci tahallül (saç tıraşı olup ihramdan çıkma) gerçekleşse de farz olan tavaf (ziyaret tavafı) yapılana kadar devam eden cinsel ilişki yasağına riayet etmesi gerekir. Aksi takdirde ceza olarak bir dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/ 553)

Hac ve umre için Mekke ve Medine’de bulunan eşlerin cinsel ilişkide bulunmaların

HAC ve UMRE konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğuna göre kadınların âdet veya lohusalık hâllerinde camiye girmeleri caiz değildir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/13; Mevvâk, et-Tâc, 1/552; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/279) Metâf (tavafın yapıldığı yer), Mescid-i Harâm’ın içinde olduğundan âdetli bir kadının buraya girmemesi gerekir. Bununla birlikte âdetli bir kadın herhangi bir tavafa niyet etmeden tekerlekli sandalyeyle tavaf etmek durumunda olan birine yardım etmek için metâfa girerse bir ceza gerekmez. Ancak farz, vacip veya nâfile bir tavafa niyet ederse yaptığı tavaf çeşidine göre ceza gerekir. Âdetten temizlendikten sonra bu tavafı iade etmesi durumunda ise ceza düşer.

Tekerlekli sandalyeyle tavaf etmek durumunda olan birine yardım etmek için metâf
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Uykunun abdesti bozmasındaki ölçü, yere sağlam bir surette oturup oturmamaktır. Buna göre yatarak veya sağlam bir şekilde makadını yere koymadan bir şeye dayanarak uyumak abdesti bozar. Ancak kişi, uyku ile uyanıklık arasında olursa veya makadını sağlam bir şekilde yere koyarak uyursa abdesti bozulmaz. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/12; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/141-143) Dolayısıyla bu durumdaki kişi tavaf yapabilir.

Mescitte Uyuyan Kişi Uyandıktan Sonra Abdest Almadan Tavaf Yapabilir Mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhram, hac ve umre ibadetini yapmaya niyet etmek ve telbiye getirmektir. Hanefîlere göre niyet ve telbiye, ihramın rüknüdür. Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelîlere göre ise niyet, ihramın rüknü olup telbiye getirmek sünnettir. Dolayısıyla bu mezheplere göre hac veya umreye niyet eden fakat telbiye getirmeyen kişi ihrama girmiş sayılır. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/135; İbn Cüzey, el-Kavânîn, 87; İbn Kudâme, el-Kâfî, 1/483; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/233) Niyette esas olan, kalben yapılması olmakla birlikte dil ile söylemek evlâdır. Telbiyeyi zaman zaman tekrarlamak ise sünnettir. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 2/434; Şeyhîzâde, Mecma‘u’l-enhur,1/267-268, 270) İhrama giren kimseye sair zamanlarda mubah olan bazı fiilleri yapmak, ihramlı olduğu müddetçe yasak hâle gelir. Bunlara ihram yasakları denir. İhrama girdikten sonra erkekler için elbise giyme yasağı başladığından erkeklerin izâr ve ridâ denilen ihram örtülerine bürünmeleri gerekir. Kadınların ihrama girdikten sonra bürünmesi gereken özel bir kıyafet bulunmayıp sadece yüzlerini açık tutmaları yeterlidir.

İhram ne demektir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sa‘y, müstakil bir ibadet olmayıp öncesinde yapılan tavafa bağlı bir ibadettir. Bu itibarla sa‘y, ancak geçerli/muteber bir tavaftan sonra yapılabilir. Dolayısıyla haccın sa‘yi, ancak hac için ihrama girdikten sonra yapılan geçerli bir tavafın akabinde yapılabilir. Umrenin sa‘yi de umre için ihrama girdikten sonra yapılan geçerli bir tavafın akabinde yapılır. Sa‘y, geçersiz bir tavaftan sonra yapılmışsa hem tavaf hem de sa‘yin yeniden yapılması gerekir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/163; İbn Cüzey, el-Kavânîn, 89; Nevevî, Mecmû‘, 8/14) Hanefîler dışındaki üç mezhebe göre tavafın geçerli olabilmesi için yedi şavtında abdestli olarak yapılması şarttır. (İbn Cüzey, el-Kavânîn, 89; Nevevî, Mecmû‘, 8/14) Hanefîlere göre tavafın geçerli olabilmesi için asgari dört şavtının yapılmış olması gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/517-518) Ayrıca Hanefîlere göre hadesten tahâret, tavafın vaciplerindendir. Dolayısıyla bu mezhebe göre abdestsiz, cünüp, hayız veya nifas hâlinde yapılan tavaflar iade edilmediği takdirde ceza gerektirse de geçerlidir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/129; Zeylaî, Tebyîn, 2/60) Bu itibarla tavafını abdestsiz, cünüp, hayız veya nifas hâlinde yapan kimse, öncelikle şartlarına uygun olarak tavafı ve sa‘yi iade etmelidir. Bu durumda herhangi bir ceza gerekmez. Tavafı iade etmemesi hâlinde ise gereken cezayı öder. Bununla birlikte bir kimse, tavafını abdestsiz, cünüp veya âdetli olarak yaptıktan sonra tavafı iade edip sa‘yi iade etmezse bir ceza gerekmez. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/129, 135; Merğînânî, el-Hidâye, 1/163; Zeylaî, Tebyîn, 2/60; Aynî, el-Binâye, 4/362; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/518; el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/247; İbn Nüceym, el-Bahr, 3/23-24; Mekkî, İrşâdü’s-sâri, 490)

Cünüp, Âdetli Veya Abdestsiz Olarak Yapılan Bir Tavaftan Sonra Sa‘y Yapan Kimsen
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kırân haccı için ihrama giren kimse, ihram yasaklarından herhangi birini işlemesi hâlinde Hanefîlere göre birisi hac, diğeri umre ihramının ihlalinden dolayı iki ceza öder. Mesela bir kimse, bir gündüz veya gece elbise giyerek ihram yasağı işlese ceza olarak iki dem (iki koyun veya iki keçi kesmek) gerekir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/219; Merğînânî, el-Hidâye, 1/171; Serahsî, el-Mebsût, 4/119; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 3/10) Şâfiî mezhebine göre ise kırân haccı için ihrama giren kişinin ihram yasağı işlemesi hâlinde tek bir ceza ödemesi yeterlidir. Bu durumdaki kişi, ceza olarak bir dem (koyun veya keçi kesmek), üç gün oruç tutma veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/291; Mâverdî, el-Hâvî, 4/319) Bunun yanında kırân haccına niyet eden kişi, umrenin tavaf ve sa‘yini yaptıktan sonra saçını tıraş etmekle ihramdan çıkmış olmaz; ihram yasağı işlemiş olur. Zira Hanbelîler dışındaki üç mezhebe göre kırâna niyet eden kişi, bu haccını temettu‘ haccına dönüştüremez. (bk. İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid, 2/98-99)

Kırân Haccına Niyet Eden Bir Kimse, İhram Yasağı İşlerse Kendisine Ne Gerekir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhrama girmiş çocuğu ile hac veya umre yapan velî, çocuğunun ihram yasaklarını işlememesi için hassasiyet göstermelidir. Buna rağmen çocuğun ihram yasaklarından birini çiğnemesi hâlinde cezanın gerekli olup olmadığı fakihler arasında tartışılmıştır. Hanefîlere göre çocuğun işlediği ihram yasakları cezayı gerektirmez. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/543) Şâfiîlere göre ise velîsinin izniyle ihrama giren çocuğun işlediği ihram yasakları için velîsinin onun adına ceza ödemesi gerekir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 7/39; Nevevî, Ravza, 3/119-120)

İhrama Giren Çocuğun İhram Yasaklarını İhlâl Etmesi Durumunda Ceza Gerekir Mi?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.