Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm kıymetli Hocam, Ben bundan iki sene önce 11.04.2015 tarihinde tekrar doğdum o gün hiç yoktan ağlamaya başlayıp namaza başladım. Hiçbir duayı, sureyi, abdestin nasıl alındığını, fatihayı bilmiyordum. Namazı öğrendiğimde 17 yaşındaydım, aynı senenin Temmuz ayında Kur´an kursuna gidip iki hafta içerisinde Kur´an ı öğrendim, o günden beri sevdalıyım Allah’a. Hem namazlarımı kılıyorum hem de Kuran okuyorum ama hala dizileri izliyorum , gıybet ediyordum haram aşka yol açan müzikler dinliyordum. Sonra bu böyle sürdü, değiştim ama Allah’ın istediği bir sekil olmamıştım hala . Bir senedir dizi izlemeyi bıraktım. Haram sevdaya yol açan şarkıları dinlemiyorum artık . Gıybet de etmiyorum günlük olarak artık zikir çekiyorum, Kuranlı, namazlı bir hayatım var ama kapalı değilim . Her şeyi yerine getiriyorum her şeyi ama kapalı değilim hocam . Çok zor günler geçirdim su iki senelik süreçte . Birçok insan bana çok değiştin dedi ama ben sadece aşkı bulmuştum Allah’ı bulmuştum hocam. Çok dışlandım ,hakaretlere maruz kaldım ama yılmadım . Davam ölene kadar bitmez . Hocam ben ahiretimi çok düşünüyorum. Günler geçtikçe Allah’ı daha çok seviyorum, yaptığım hareketlere dikkat ediyorum . Kapalı olmamama rağmen Allah yaptıklarımı kabul eder mi ?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Yazınızda ters veya hayata yabancı bir şey bulamadım. Tam aksine sanki binlerce senelik tarihin gözümün önünde film gibi aktığını hissettim. Sanki Peygamberlerin hayatlarından farklı bir kesit önüme gelmiş gibi oldu. Gerçekleri izledim tam anlamıyla. Hayat budur, imtihan budur, Herkes böyle oldu. Sen ve ben herkesten biriyiz. Biz de böyle olacağız. Bana göre; endişe etmenizi, üzülmenizi gerektirecek bir şey yoktur. Neden? Çünkü siz, yola girdiniz. Yol ise böyle gidilir. Hatta sevinmelisiniz. Neden sevinmelisiniz biliyor musunuz? Şeytan sizi, uğraşılması gereken durumda gördü ki, çevrenizi kısmaya çalışıyor. Adeta sizi çevrenizden vuracak. Bu bir anlamda mutluluk duyulması gereken bir şeydir. Ben olsam, 'iş gören adam yerine konmuş olmaktan' sevinirdim. Bakın, sizin güneşi keşfetmeniz kaç yıl sürmüş; bırakın çevrenizdekilerin keşfi de sürsün bir zaman. Ve siz, onların keşfini sağlayan destekçileri olun da onların da kazanacakları sevaplar size yazılsın; böylesi daha mantıklı değil mi? Eğer, Allah'ın kulu olmaktan ve O'na kulluk olan ibadetleri yapmaktan mutlu iseniz, bilin ki yol böyledir. Bundan başkası Peygamberlere nasip olmadı ki size nasip olsun. Namaz ve oruç kadar, tesettür kadar kendinizi sabra alıştırın. Bütün çevrenizi kuşatabilecek bir sabra ısının. Kendinizi sabır denizine atın. Bir asır tüketseniz bile tükenmeyecek sabrınızın olması gerekir. Bu iş böyledir. Sadece bir başörtüsü sarmakla bitse idi, ah ne kolay olurdu din sahibi olmak! Bedelsiz ne var ya da, bedelsiz olanın ne değeri var? Madem yola girdiniz, o zaman şu takvime dikkat edin: Yavaş yavaş, kendinizi evinin kraliçesi olmaya hazırlayın. Elin parasının hesabını yapan bir kadın olma seviyesinden, sevaplarını saymaya çalışan mükemmel bir eş, muhteşem bir anne olma yoluna girin. Bunu yapabilirseniz, şeytanı delirtirsiniz. Ona karşı bir kaleyi daha kurtarmış olursunuz. Allah'ın size gelecek yardımını biraz daha çabuklaştırırsınız. Kitap okuyun, beyniniz büyüsün. Bir gözünüzü, bir kulağınızı tıkatın; duymuyor, görmüyor gibi olun. Ya siz eriyeceksiniz bu döneminizde ya da şeytan ve ona alet olan çevreniz eriyecek. Onların reflekslerine takılıp kalırsanız siz erirsiniz. Yarı duymaz, yarı görmez olursanız onlar erirler. Onlar eridikçe de siz de onlar da kazananlardan olursunuz. Çare yok savaş bu, böyle sürecek. Ya savaşı dışarıdan seyredeceksiniz ya da içine gireceksiniz ve kazanmaya çalışacaksınız ki, siz ikincisini tercih etmiş bulunuyorsunuz. Artık geri dönmeniz çok zordur. Allah korusun. Önce eşinize umut bağlayın ama acele etmeyin. On, elli, yüz, iki yüz yıl beklemeye hazır olun. Ona karşı harika bir eş olun. Sizi görmeye bile doyamasın adeta. Bu, sizin davanızı da ona cazip getirecektir zamanla. Açın elleriniz göğe doğru, sabır isteyin. İsteyin, isteyin insin sabır. Doldurun kucağınızı ve göğsünüzü sabırla. Bin yıl yetsin size sabır stokunuz. Bakın o zaman eziyetler size, güller arasındaki dikenler gibi gelecek. Onları bile neşeyle karşılayacaksınız. Sabır, havanız suyunuz olsun. Sakın ha, sabrın karşılığını görmeye çalışmayın. Sabır çiçeği, cennette açar. Şimdi açarsa çabuk solar, emeğinize yazık olur. Eşinizden sonra sırayla herkese yönelin. Sizi adam yerine koysalar da koymasalar da siz, her sabah yeni bir enerji ile kalkın yataktan. Evinizin camını açınca, içeri girecek olan havayı size ulaşan yeni gelişmelerin muştusu olarak kabul edin. Yarını umutla bekleyin. Umut ve heyacanla! Yarın asla uzak değildir. Her gelecek olan yakındır. Allah'ın rahmeti de er geç gelecektir. O rahmet bir geldi mi artık geçmişin sıkıntıları tatlı bir hatıra ve sonucu getiren alın teri gibi olacak sizin için. Yeni yolunuz, yepyeni heyecanınız size kutlu olsun. Cennet yolunuz sonsuz sevdalarla dolsun. Size dualar ederim. Bu ağabeyinize de dualar etmenizi beklerim. Sloganı unutmuyoruz: Her sabah yeni bir heyecanla, her gün yeni bir umutla çıkıyoruz yola. Yorulmuyoruz, Bıkmıyoruz, Usanmıyoruz, Aşınmıyoruz, Geçmişi de geleceği de irdelemiyoruz; Her şeyi sahibine bırakıyoruz, Sahibi ne yapacaksa yapsın, Sen keyfine bak, Cennetine yönel. Mutlu olsun çilen, Değerli bacım.
Selamünaleyküm. Siz, kimse ile ilişkiniz olmadı, o düzeyde bir hata işlemedim diye rahatsanız, kalbiniz huzurlu ise endişe etmenize gerek yoktur. Tedavi de olabilirsiniz. Olmadan da evlenmenizde sakınca yoktur. Kalbiniz huzurlu olsun, biri gelip sizi muhakkak isteyecek ve evleneceksiniz biiznillah. Şeytan sizi, bu dönüşünüzden geri döndürmek için oyalıyor. Sabırlı olun, başka işlerle meşgul olun, dert etmeyin olup biteni. Dönüşünüz kutlu olsun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Hayatımız hep böyle inişlerle çıkışlarla devam edecektir. Bir olaya takılıp kalmadan yaşamaya mecburuz. Yıkılmayın, dökülmeyin. Devam edin. Allah önünüze muhakkak bir ışık koyacaktır. Sabırlı olun.
Selamünaleyküm. Zina veya benzeri bir günahı işlemek bir hatadır. Daha sonra Allah'ın lütfu ile tövbe edip kurtulduktan sonra eski hataya takılıp kalmak da bir hatadır.Siz ikinci hatayı işliyorsunuz. Böylece şeytan sizi, ilerlemekten alıkoyuyor. Eğer tövbenizde samimiyseniz, Allah katında silinmiştir o günah. Allah’ın sildiğini sizin irdeleyip durmanızın ne anlamı var? Acilen tövbenizi pratiğe dökmeniz gerekiyor.
Aleykümselam. Geçmiş olsun. Allah Teâlâ size sabırlar versin.Abdest almanız mümkün olmuyorsa abdest yerine teyemmüm alın. Teyemmüm kolaydır. Evinize bir kiremit parçası getirtin. Avuç içiniz kadar olması yeterlidir. Kiremit olmazsa tuğla da olur. Topraktan bir şey olması yeterlidir. Ona iki elinizi sürün. Sonra da yüzünüze güzelce sürün. Bir kere daha sürün kiremite. Sol elinizle sağ kolunuzu, sağ elinizle de sol kolunuzu sıvazlayın. Böylece teyemmüm yapmış olursunuz. O da abdest yerine geçer. Aynen abdest almış gibi olursunuz. Bütün ibadetleri yaparsınız. Bunu da yapmak zor geliyorsa teyemmüm de yapmayın, öylece namaz kılın. Ama namazı sakın bırakmayın. Zor geliyorsa sadece farzları kılın. Muhakkak namaz kılın. Namaz sizin umudunuzdur. Aman, ne olursunuz namazı en azından farzları bırakmayın. Siz, sevap makinesi gibi çalışıyorsunuz. Namaz olmazsa kendinizi yokuşa sürmüş olursunuz. Biraz gayret edin. Kur'an meselesine gelince, öğrenene kadar dinlemeyi deneyin. Bol bol dinleyin. Dinlemek de okumak gibidir. Zamanla da biiznillah öğrenmeniz için bir çare bulunur. Çok dua edin. Unutmayın; siz bu hâlinizle sevap makinesi gibisiniz. Melekler size sürekli sevap yazıyor. Bir de namaz kılarsanız tamamdır biiznillah göreyim sizi. Sadece farzlar bile olsa kaçırmayın ha!Bu kardeşinize de dualar edin.
Selamünaleyküm. Siz ateşle oynuyorsunuz. İffet denen şey sizin yaptığınız gibi değildir. Eğer söz dinleyecekseniz, size sözümüz şudur: Bu tanıştığınız kişiden gerekiyorsa bulunduğunuz şehri bile terk etme pahasına uzak durun. Ciddi bir tövbe edin, kendinize iffetli bir hayat tarzı belirleyin.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.Sadece çamaşırınızı çıkardığınızda çamaşırda kan veya irin lekesi gördüğünüzde o günkü namazı iade edersiniz. Bunun için özel bir inceleme yapmayın, sizi vesveseye götürür.
Abdest suyunun üzerimize sıçramasının namaza mani olması bakımından bir sakıncası yoktur.
Kalpte bir şüphe oluşmaması için bu işlemi normal günlerde yapmanın daha iyi olacağı kesindir. Kadının hayızlı günlerinde diş tedavisinin bütün çeşitlerini yaptırmasında sakınca yoktur.
Doktor tembih ettiği veya acı hissettiğiniz süre içinde o bölgeye su değdirmeyin. Abdestiniz açısından bir eksiklik olmaz. Geçmiş olsun.
Çocuğu abdestli emzirme diye bir şart yoktur. Bu olsa olsa bir fazilet ve bereket olarak kabul edilebilir. Bunu da abartmanız gerekmez. Yavrunuz sizin beyninizdeki iman ve heyecanı, ibadet pratiğini sizden kopyalasa daha iyi sonuçlar gerçekleşir. Hele lohusa iken hiç zorlamayın kendinizi. Olduğu gibi hayır durumundasınız zaten. Sürekli tekrar ettiğiniz zikirleri tekrar edin yeterlidir. Allah Teâlâ size mübarek bir evlat ihsan etsin. İşinizi kolay etsin. Sıhhat ve afiyetinizi daim etsin.
Küçük bir nokta da olsa abdestte yüzün tamamının yıkanmasını engelleyen bir şey caiz olmaz. Makyaj malzemelerinin su geçirme özelliği yoksa onları kullanamayız. Su geçiren malzeme ise başka bir sakıncası yoksa kullanılabilir.