Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Tevrat, Zebur, İncil neden bozuldu? Kur'an-ı Kerim'in bozulmayıp onların bozulmasındaki hikmet nedir? Eğer onlar bozulmasaydı elimizde 4 kitap olurdu. Böylelikle dini daha iyi anlamaz mıydık? Bir şeyi araştırırken bir sürü kaynaktan yararlanıyoruz. Din konusunda aklımıza takılan soruları 4 kitaptan bakıp pekiştirebilirdik. Müslümanlar için daha iyi olmaz mıydı?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle bir durumu mümin kimliğime yakıştıramıyorum ben şahsen. Yapmam, yapanı ayıplarım.
Diyanet ilmihali olarak bilinen bir ciltlik kitabı okuyup hazmetmeden hiçbir kitabı okumamalısın. O kitaptaki bilgiler farz bilgilerdir. Birinci ve öncelikli okuma kitabın bu olacak. Okuduktan sonra da o kitabı saklayacaksın. Altını çizdiğin yerleri zaman zaman inceleyeceksin. Bu kitaptan sonra Kur'an-ı Kerim okuyacaksın. Günde beş sayfa oku muhakkak. Bir mü'min olarak Kur'an'ımızdan en az otuz sayfa kadar ezber bilmen gerekir. O kadarı ezberle. Bunu muhakkak bir hoca denetiminde yap. Bundan sonra serbestsin. İstediğini oku. Tefsir, hadis, tarih, ne istersen.
Bu sözlerin ne kadar çirkin durduğuna dikkat ediyor musunuz? Kur'an okumak ve sapıtmak! Bir arada olması mümkün olmayan sözler bunlar. Mesele sizin baktığınız gibi çapraz bakıştan kaynaklanmaktadır. Ne Kur'an okumak sapıklıktır ne da filan kitapları okuyan sapıtır. Bir mürşidi olmadan kendi başına işler yapmaya çalışanların önünde bu tür sorunlar bulunur. Bir hoca efendinin irşadı ile yol alanlar için bu sorun yoktur biiznillah. Biraz daha dengeli ve kapsamlı düşünmek gerekiyor. Bir de bir okumayla her şeyi halledeceğini zannetmek yanlış bir anlayıştır, bunu da bilesiniz.
Selamünaleyküm. Tasdik, mevcut kitaplara değildir. Kur'an'dan önce de kitap bulunduğuna tasdik yapılmaktadır.
Allah size sabır versin. Bu durum anlattığınız gibi ise yasal süreç işleterek ayrılmanız durumunda bir vebale girmeyeceğinizi aksine kendi sağlığınız ve geleceğinizi koruyacağınızı düşünürüm.
Kur'an'ımız hep günceldi, güncellenmesi gereken bir bölümü yoktur. O ayetler, Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme ilk iman eden nesle ve yakın ailesine hitap etmektedir. Bu birinci noktadır. İkinci nokta ise şudur: O ayetlere muhatap olanlar neticede KUL idiler. Kul da hata edebilir kimliğin sahibidir. O ilk muhatap olanlardan hata eden oldu, etmeyen oldu. Ayetler onlara genel olarak hitap etti. Üçüncü nokta da şudur: Onlar KUL idi. Bu hitaba muhatap oldular. Kıyamete kadar KUL ortak paydasından onlarla buluşan herkes bu ayetleri kendine hitap ediyor bulacaktır, bulmak zorundadır.