Fetva Meclisi
Soru
Dini içerikli bir kitapta, ayet numarası verilerek Tevrat’tan alıntı yapılması doğru olur mu? Aslı bozulmuş Tevrat’tan ayet veren kitabı okumanın sorumluluğu nedir? Bu kitabı, ne güzel bir kitapmış, diyerek okumuş olmak, haşa o Tevrat ayetine iman etmiş olunduğuna işaret olmaz mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Kur’an’ımız kendisinden önceki kitapların da özüdür. Tevrat ve İncil’de ne varsa onlar Kur’an’da vardır. Allah Telala’nın yaptığı işleri kullarının, insanlar arasındaki ilişkiler gibi ele alması mümin olmaya aykırıdır. Rabbimiz ne yaptı ise doğru odur. Bir ansiklopedinin birinci baskısı, ikinci baskısı der gibi Allah’ın kitaplarını konuşamayız. Böyle bir bakış, şeytanın elinde oyuncak olmaya sevk edebilir. Rabbim yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. O kitabın Kur'an'a bakışında sıkıntı varsa ve bundan emin iseniz onu iade etmeyip imha etmelisiniz. Yalnız, bu kararı duygusal olarak ya da bir cümlesine takılarak vermiş olmadığınızdan emin olun. Anlamadığınız bir şey ile bühtan etmiş olmayasınız.
Aleykümselam. Denemenizde hiçbir sakınca yok. Şu kadar ki, yazım esnasında ve bittiğinde sık sık kitaptan anlayanlarla istişare edin, yazdığınızı okutun. Emeğiniz boşa gitmesin. Mübarek olur inşaallah.
Dua edin, Rabbim hepimizi muvaffak etsin. Allah'a emanet olun.
Esasen bu hoş bir şeydir. Bu sizde ilerlerse bir çeşit evham olabilir. Zaman zaman meal okuyun ama okuduğunuz üzerinde keşifler yapmış havasına girmeyin. Okuyun bir şeyler hissettiğinizde o bölümün tefsirini okuyun. Tefsir okumadan zihninizde oluşturduğunuz keşif ve rahatlamalar sizi aleyhinize olacak neticelere sevk edebilir. Kur'an'ımız hacmi ağır bir kaynaktır, usulsüz kullanıldığında umulmayan ve beklenmeyen sonuçlara da sevk edebilir.
Selamünaleyküm. Bu iddiaları, ilke olarak yanlış buluyoruz. Yanlış sahiplerini yanlışları ile baş başa bırakmaktan başka fitneden kurtulma yolu yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Evlilik hayatın en tabii gereklerinden biridir ama mühendislik hayatın tabii gereklerinden biri değildir. Babanız yanlış düşünüyor. Yıllarca beklenen bir nişan sadece huzursuzluk kaynağı olur. Daha makul düşünmelisiniz.
Misafirlikte ev sahibi haram/helal bilen biri ise onun evinde yemek yeriz. Haram/helal bilmeyene ise nereden aldığını sorarız. Bunun anlamı şudur: Et yerken genel kanaatimizi önemli tutarız, kalbimizin ne kadar huzurlu olduğuna bakarız. Şehre dikkat ederiz, kasaba dikkat ederiz, ortama dikkat ederiz.
Geçmiş hatalardan dönüş mümkün ise dönüş yaparız, tevbe ile de o hatayı Rabbimizin affetmesini umarız. Dönüş mümkün değil ise tevbe eder, Rabbimize sığınırız. O mağfireti bol olan bir Allah'tır. Tevbe edin, istiğfar edin ve Allah'ın mağfiretine güvenin. Allah'a emanet olun.
Temel kaynaklarımızda böyle bir emir yoktur.
Şunu unutmayın: Kitabımız gariplerin kitabıdır. Siz de gariplerden birisiniz. Boşuna hayaller kurmayın, bu kıyamete kadar böyledir. Ya hayal üzerinden iş yapacaksınız ya da gerçekler üzerinden. Gerçek de budur. İkinci olarak da şunu unutmayın: Eğitimci bir mücahittir, cihat ile ömür geçirir. Cihat, en uygunu üzerinden iş yapmayı gerektirmektedir. Daha iyi ve yararlı bir yer bulursanız muhakkak gidin. Daha iyi öğretme imkânı buluncaya kadar da orada kalın. Üçüncü olarak da şu unutulmamalıdır: Bir kişi az değildir. Bir kişiye becerip öğretebilirseniz sizin cennet sebebiniz olabilir. Buna göre bir karar verebilirsiniz.
İnsan olarak bütün insanlar eşittir. İmanda daha iyi olanın Allah katındaki değeri yüksektir. Maddi durumu daha iyi olanın zenginlik farkı vardır. Bileği güçlü olanın fiziği sağlamdır. Bu ve benzeri nedenlerden hiçbiri insanın başka bir insana köle olma nedeni değildir. Köle mantığı ile baktığımızda durum budur ama evlat anne babaya hizmet eder. İşçi iş sahibinin işini görür. Küçük büyüğe yardım eder. Bunlar da hayatın akışı içinde tabii olan şeylerdir.