Fetva Meclisi
Soru
Ben 22 yaşında üniversite 3. sınıf öğrencisi genç bir kızım. Mühendislik öğrencisiyim, derslerimdeki başarımdan dolayı ikinci bir dalda daha lisans dersleri alıyorum. Yaklaşık 1.5 ay önce sözlendim. Sözlüm ve ailesi 1 yıl içinde evlenmemizden yana. Fakat babam öğrenciyken evlenmenin sorumluluğunu alamayacağımı düşünüp, bende psikolojik tahribata yol açacağından dolayı evliliği okul bitiminde yapmak istiyor. Ben de babamın sözünden çıkmak istemiyorum. Sözlümün ailesine durumu izah etmemize rağmen çok ısrarcılar. Evlendiğimde öğrenciyken ansızın çocuk sahibi olup geleceğimi etkilemesinden çok korkuyorum. Hayallerimi gerçekleştirememekten, okulu bırakmak zorunda kalmaktan çok korkuyorum. Sizce evliliği bu korkulardan dolayı ertelemeli miyiz, dinimizde bunun hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Son kararı babanızın vermesi sizin taviz veremeyeceğiniz noktadır. Onun altındaki durumlar haram işlemek düzeyinde değilse de iyi bir durum da sayılmamalıdır. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Ailenizde itimat ettiğiniz büyüklerinizden biri ile bu yola çıkın. Size yardımcı olmasını söyleyin. O kişinin istişaresi ile yol alın, rahat edersiniz. Eğer evlenmeyi kendiniz için farz düzeyinde görüyorsanız, babanızın bunu engelleme hakkı yoktur ama siz yine de alttan alın ve her iki nimeti de kaçırmayın.
Selamünaleyküm. Siz ve eş adayınız, katı kararınızı bildirdikten sonra size yapabilecekleri bir şey yoktur. Kendinizi ispat edin onlara, büyük ihtimalle sizi çocuk görüyorlar. Gire çıka kendinizi ispat edin. Harama düşmektense gözden düşmeye razı olun.
Selamünaleyküm. Ailenizin onayı olmayan bir iş sizin bu durumunuzda sakınca üretir. Zira sizin karşınızda size teklif getiren taraf 'cek cak' seviyesinde duruyor. Şeceresini ve seviyesini net bilmediğiniz bir kişi. Ailenizle son bir defa görüşün. Size onlar bir plan çizsin. O planda 'yok' ifadesi geçerse bırakın süreç bitsin. Sabır ve teenni bu zamanda size gerekmektedir.
Bu süreci zannettiğiniz gibi uzaktan kontrollü devam ettirmeniz neredeyse mümkün değildir. Ablanızın durumu meçhuldür, yıllar sürebilir. Sizin sabrınız ise sınırlıdır, yarın bitebilirsiniz. Ne aracı ile ne de direk bağlantıda olmamanız gerekir. Bu da özellikle erkek tarafı için hayal gibidir. Size tavsiyem ya evlenme sürecini başlatın ya da herkes nasibini bir başkasında arasın. Bunun ortası oyundur. O oyunu da şeytan kumanda edebilir.
Selamünaleyküm. Katiyetle güzel düşünüyorsunuz. Allah’ın kulları, Allah’ın rızasını esas alarak düşünürler. Hemen evlenme sürecini başlatın. Önce kendinize, ideallerinizi takdirle karşılayacak bir eş adayı bulun. Onunla bunları açık seçik konuşun. Sonra durumu ailenize açın. Onların makul hiçbir gerekçeleri olmaması gerekiyor. İnat olsun diye itiraz ederlerse onlara bakmayın. Kız tarafının, babasından izinli olması yeterlidir sizin için. Bu işin en kolayı rızık tarafıdır. En garantili o duru. Çünkü rızık Allah’ın garantisindedir. Hemen yola koyulun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir durumu mümin kimliğime yakıştıramıyorum ben şahsen. Yapmam, yapanı ayıplarım.
Geçmiş hatalardan dönüş mümkün ise dönüş yaparız, tevbe ile de o hatayı Rabbimizin affetmesini umarız. Dönüş mümkün değil ise tevbe eder, Rabbimize sığınırız. O mağfireti bol olan bir Allah'tır. Tevbe edin, istiğfar edin ve Allah'ın mağfiretine güvenin. Allah'a emanet olun.
Misafirlikte ev sahibi haram/helal bilen biri ise onun evinde yemek yeriz. Haram/helal bilmeyene ise nereden aldığını sorarız. Bunun anlamı şudur: Et yerken genel kanaatimizi önemli tutarız, kalbimizin ne kadar huzurlu olduğuna bakarız. Şehre dikkat ederiz, kasaba dikkat ederiz, ortama dikkat ederiz.
Temel kaynaklarımızda böyle bir emir yoktur.
İnsan olarak bütün insanlar eşittir. İmanda daha iyi olanın Allah katındaki değeri yüksektir. Maddi durumu daha iyi olanın zenginlik farkı vardır. Bileği güçlü olanın fiziği sağlamdır. Bu ve benzeri nedenlerden hiçbiri insanın başka bir insana köle olma nedeni değildir. Köle mantığı ile baktığımızda durum budur ama evlat anne babaya hizmet eder. İşçi iş sahibinin işini görür. Küçük büyüğe yardım eder. Bunlar da hayatın akışı içinde tabii olan şeylerdir.
Şunu unutmayın: Kitabımız gariplerin kitabıdır. Siz de gariplerden birisiniz. Boşuna hayaller kurmayın, bu kıyamete kadar böyledir. Ya hayal üzerinden iş yapacaksınız ya da gerçekler üzerinden. Gerçek de budur. İkinci olarak da şunu unutmayın: Eğitimci bir mücahittir, cihat ile ömür geçirir. Cihat, en uygunu üzerinden iş yapmayı gerektirmektedir. Daha iyi ve yararlı bir yer bulursanız muhakkak gidin. Daha iyi öğretme imkânı buluncaya kadar da orada kalın. Üçüncü olarak da şu unutulmamalıdır: Bir kişi az değildir. Bir kişiye becerip öğretebilirseniz sizin cennet sebebiniz olabilir. Buna göre bir karar verebilirsiniz.