Fetva Meclisi
Soru
Doktora ve yüksek lisans talebelerinin tezlerini ücret karşılığında tercüme etmek caiz midir? O alanda bilgi sahibi olmadığı halde bu tezleri mütercime tercüme ettirerek unvan kazanması sonucunda oluşacak haksızlığa mütercim ortak olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bile bile hileye yardım da bir hiledir. Ödev olan bir çeviriyi yapmayın.
Selamünaleyküm. Bazı eserlerin başında, o eserin muhtevasının hiçbir bölümünün fotokopi yoluyla da olsa kopyalanmasına izin verilmediği vurgulanmaktadır. Böyle bir eserden kopya yapmak caiz olmaz. Bunun dışında bir bölümü fotokopi çekmek hak ihlali olmaz.
Selamünaleyküm. Diplomaların kiraya verilmesi, meri yasaların izin vermediği bir durumdur. Bu da o yolla elde edilen kazancın caiz olmamasını gerektiriyor. Bilhassa, diplomanın kiraya verilmesi ile ortaya hatalı bir sonuç çıkması söz konusu ise vebal daha da derinleşir. Aradaki kazancınızda sorun yoktur ama kiraya verme, bilhassa insan sağlığı ile direk alakalı bir konuda yanlıştır.
İşçi toplayıp organize eden bir şirket mantığı ile bunu yaptığınızda caiz olabilir. Sizin bir emeğiniz vardır ve bu emeğinizin karşılığı belirli bir ücrettir bu durumda. Bu arada bir hile ve yalan işin içinde karışmamalıdır. Yalanla helal bir arada durmaz.
Kütüphane kuralları ve kitaptaki telif hakkı koruma kayıtlarına göre uygun olanını yapabilirsiniz.
Açlık gibi bir zaruret özrüne dayanan bir çalışma ise mümkündür.
caiz konusundaki diğer fetvalar
Her şeyden önce elinde haram mal bulunması bir Müslüman’ın bir haram işlediğini göstermektedir. İlk işi de tevbe etmek olmalıdır. Tevbe etmeden malı ne yapacağını düşünmesi yanlış olur. samimi bir tevbe ilk iştir. İkinci olarak da o malı ne yapacağını şöyle planlarız: Haram malın ne veya ne kadar olduğu biliniyorsa olduğu gibi çıkarılacak. Ne kadar olduğu bilinmiyorsa mesela genele karışmış bir faiz gibi mal ise, yapılabildiği kadar hesap yapılıp incelenecek ve yaklaşık bir rakam da olsa o tespit edilip işlem ona yapılacak. Sahibi bilinen bir çalınmış, gasp edilmiş, rüşvet alınmış türünden mal ise hemen iade edilir. Sahibi hakkında bilgi yoksa ve faiz gibi geri beklenen bir para değilse onu şu şekilde çıkarır elinden. Genel olarak helal sadaka nasıl kullanılıyorsa o şekilde bu mal da kullanılır. Bu şu demektir: Bir Müslüman, sadaka vermek istediği zaman nereye veriyorsa bunu da ‘sadakaya niyet etmeyerek de olsa’ oraya verir. Kişi de olabilir, dernek vakıf da olabilir. Özellikle cami ve mescitleri bunun dışında tutmayı tavsiye eden âlimlerin bulunduğunu da biliyoruz.
Yumurta açısından sorun olmayabilir ama bütün dünyada tavuk açısından bir sorun var. Bu sorun beslenme, besmele ile kesilme ve kesim sonrasında yolma ile alakalı olarak ortaya çıkmaktadır. Takva açısından tavuk yememek gerekir diyebiliriz. Bilinen güvenli markaların dışında tavuk sıkıntılıdır. Böyle bir marka seçme imkânınız yoksa helallik sıkıntısı ciddidir. Balık tüketmeye çalışınız. Balık daha güvenli. Tavuk için ise bildiğiniz özel kesimi yiyin diyebiliriz.
İslam'da evlenilmesi helal ve haram olanlar belirtilmiştir. Karı-kocanın başka eşlerden olma çocukları üzerindeki hüküm, birbirlerinin nâmahremi olmalarıdır. Bu birbirleriyle evliliklerinin helal olduğunu ifade etmektedir. Toplumumuzda üvey kardeşler arasında kardeş algısının bulunması bu gerçeği değiştirmemektedir. Bu durum üvey kardeşlerin ergenlikten sonraki mahremiyet kurallarına uymasını gerektirmektedir. Sonuç olarak üvey kardeşinizin yanında yabancı bir erkeğin yanında durma hassasiyeti göstermenizi ve tesettürünüze dikkat etmenizi tavsiye ederiz.
Özellikle fakirlere tahsis edilmiş bir yiyeceği, siz fakir değilseniz yemeyin. Vakfın helal haram hassasiyeti yoksa dikkatli olun. Bunun dışında genele ikram edilenlerden yemenizde bir sakınca olmaz.
Ev varken lokantada yemek yemek; - Lokantadaki de helal ise, - Lokanta ortamı, insanların/personelin haram pozisyonları sebebi ile sakınca oluşturmuyorsa, - Kişinin geliri ile masrafı arasındaki oranlama nedeniyle bir israf değilse, - Vakit zayiatı nedeni değilse caiz olabilir. Özellikle de sürekli evde kalan bir aile efradı için bir nevi ikram olarak da anlaşılabilir.
Buna biz, ‘bile bile ateşe atlamak’ diyoruz.