Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Tıp eğitimi sırasında kadavralar üzerinde ders işlemek caiz mi? Bir de ben yurt dışında öğrenciyim. Buradaki anatomi dersleri Türkiye'dekinden biraz farklı. Bu yüzden bilgi versem daha iyi olacak sanırım. Kadavrayı öğrenciler kendileri kesip, preparat haline getiriyorlar. Üç dönem anatomi dersi sonrasında bir insan vücudu altı öğrenci tarafından tamamen parçalanıyor. Geriye sadece kemikler kalıyor.
Cevap
Benzer fetvalar
Kadavra hakkında şöyle bir özet yapabiliriz: İnsan bedeni mükerremdir, saygın tutulmalıdır. Bu saygınlık yaşarken ve ölürken aynıdır. Yaşarken gösterilen saygı gibi bir saygının ölünce de gösterilmesi gerekmektedir. İnsan bedenine saygının en önemli tezahürlerinden biri de insan bedenine ait parçaların ticaret konusu yapılamamasıdır. Diri veya ölü iken insandan bir parçaya fiyat takdir edilip satılamaz. Bir başka konu da insanın kendi bedeninde tasarruf hakkının olmamasıdır. Bir insan sağlıklı bir organını mesela gözünü çıkarıp atamaz, böyle bir eylem delilik gibi bir nedene dayanmıyorsa büyük bir günaha girme nedeni olur. Tıp talebelerinin yetişebilmeleri için insan bedeni üzerinde uygulama yapmaları bir zorunluluktur. Bu zorunluluk insan bedeninin saygınlığına zarar verilmeden yapılabilir. Diri veya ölü olması bu kuralı değiştirmez. Kadavra, parçalanıp üzerinde öğrenciler eğitim görecek noktaya ancak BAŞKA BİR ÇARE OLMADIĞI noktada gelinebilir. Bu noktada kadavra kullanılabilir. Elbette bağışlama gerçekleştikten sonra böyle bir kullanma mümkündür. Kadavra olarak kullanılacak bir insan bedeninin ÖLÜYE YAPILMASI GEREKEN dini işlerden sonra yapılması gerekir. Bu işleri cenazenin yıkanması, kefenlenmesi ve cenaze namazının kılınması olarak bilebiliriz. Sağlık ve istifade açısından uygun ortam oluşabiliyorsa yıkama ve namazdan sonra tıbbi işleme geçilmelidir. Daha sonra da kullanılan kadavradan arda kalanlar kefenlenerek mezara konur.
Aleykümselam. Tıp ilmi tahsili zaruret sınırları içinde kalabilen bir ilimdir. Şu anda Müslümanların tıp ilmini kadın/erkek mahremiyeti ölçülerine riayet ederek öğretme imkânları neredeyse yoktur. Tıp ilmini tahsil etmek ise farz düzeyindedir. Bu nedenle de 'zaruret vardır' diyoruz. Zaruretin gerektirdiği kadar kolunuzun açılmış olması mümkündür. Burada ne kadar zaruret vardır ve siz zarureti ne kadar zaruret sınırlarında kalarak kullanıyorsunuz, bu sizin kalbinizdeki Allah korkusu ile alakalı bir durumdur. Dikkat edin, gayret edin, bir saniye bile olsa fazladan gevşek davranmayın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Eğitim gördüğünüz alan önemli; insanlık için zaruri ve bayanların muhakkak bulunması gereken bir alan ise dediğiniz doğrudur. Bunun dışında ise başka bir alanda cihat edin. Daha doğrusunu yapmış olursunuz. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Bir kere kararınız şu olsun: Kesin bir harama düşme söz konusu olunca muhakkak bırakmaya hazır olun. Şüpheler ve risk söz konusu ise anne babanızı üzmeyin, devam edin. Şunu da muhakkak bilin: İlahiyat size ilim adına çok şey vermeyecektir. Az bir şey ancak bulabilirsiniz orada. Siz o azı çok yapacaksınız. O azı çok yapmak da sizin ilahiyat yanında kendinize bir ilim ve takva çevresi oluşturmanızla mümkündür. Sizin gibi düşünen ve bunu dert edinen bir grup bulmaya çalışın. İyi bir ders halkası olan cemaate katılın. İbadetlerinizde titiz olun. Kitap okumayı zevk durumuna getirmeye çalışın.
Selamünaleyküm. Tıp tahsilinin kızlar için de gerekli olduğunu düşünürüz. İfade ettiğiniz duygular muhteremdir. Siz henüz genç olduğunuz için duygularınızı itham edemem ama sizden önceki pek çok hanım kızımız, sizden daha ateşli sözlerle o fakültelere girdiler. Bir iki yıl sonra onları gören olmadı bir daha. Hatta kendileri gibi tesettürlü hanımları bile ittiler. Bu nedenle Müslüman hanımlar, erkek doktorlarda tedavi olmayı tercih eder oldu. Bunun için size tavsiyem, kullandığınız bu sözleri meleklerin kaydettiğini unutmamanızdır. Size muvaffakıyetler dilerim.
Selamünaleyküm http://hayatrehberi.sosyaldoku.com/kaderimiz adresindeki dersi dinlemenizi tavsiye edebiliriz. Ders mantığı ile dinleyebilirseniz size yararı olacaktır biiznillah.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hakkınızı helal edip etmemek, sizin bileceğiniz bir iştir. Etmeyecekseniz etmeyin ama beddua da etmeyin.Onun iyiliği yönelmesini istememeniz ise sizin hatanız olur. Affetmeseniz de salın o kendini iyiliğe çevirsin. Evet, haklısınız ama şerrin sürekli olmasını isteyemezsiniz.
Selamünaleyküm. Bir kere, şükür kurbanı kesmeniz, yaparsanız çok iyi yapmış olacağınız, kaçırılmaması gereken bir iş değildir. Evet, şükür kurbanı kesebilirsiniz ama ondan daha önce kalbinizden Allah'a şükretmeyi denemeniz evla olandır. Netice olarak şükür kurbanı keserseniz onun eti adak gibi değildir. Bildiğiniz kurban bayramındaki kurban gibi kabul edebilirsiniz onu. Kestiğinizi fukaraya dağıtırsanız daha da iyisini yapmış olursunuz.
Aleykümselam. Önce bir doktora görünmeniz uygun olur. Ardından da kendinizi boşlukta tutmayın. Yatmaya vaktini olmayacak kadar işinizi yoğunlaştırın. Düşünmeye vaktiniz kalmasın. İnşaallah rahatlarsınız.
Aleykümselam. Hiçbir sakıncası olmaz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Değişir veya değişmez, dua bizim silahımızdır. Silahsız kalmaya razı olamayız.
Aleykümselam. Dinimizin hiçbir ek kaynağa ihtiyacı yoktur. Kur'an, beşerin anlayabileceği ve beşer için inmiş bir kitaptır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin Sünnet'i de onun anlaşılması için yeterlidir. Bu ümmetin en iyi Müslümanları olan ashabı kiram ve onların yetiştirdiği talebeleri sözünü ettiğiniz şeyleri duymadılar bile ama Allah için şehadete çağrıldıklarında, sabah ezanı onları camiye çağırdığında o sesi duydular. Sözünü ettiğiniz ilimlere vakıf olanlar ise çok şeyler bildiler lakin sabah namazını camide kılmaya çağıran ezan sesini duyamadılar. Şehitliği, Allah için infakı emreden ayetleri anlamadılar. Dinimizin hiçbir ek bilgiye ihtiyacı yoktur. Dinden kafa karışıklığını anlayanlar için ise elbette felsefe ve her karıştırıcı şarttır. İslam, karıştırmak için değil itaat etmek için vardır. Zorunlu olarak okutulduğunda da imtihandan geçecek kadar öğrenin yeter.