İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam insan öldükten sonra bedenini kadavra olarak bağışlayabilir mi? Böyle durumlarda cenaze namazı kılınmalı mı?

Cevap

Kadavra hakkında şöyle bir özet yapabiliriz: İnsan bedeni mükerremdir, saygın tutulmalıdır. Bu saygınlık yaşarken ve ölürken aynıdır. Yaşarken gösterilen saygı gibi bir saygının ölünce de gösterilmesi gerekmektedir. İnsan bedenine saygının en önemli tezahürlerinden biri de insan bedenine ait parçaların ticaret konusu yapılamamasıdır. Diri veya ölü iken insandan bir parçaya fiyat takdir edilip satılamaz. Bir başka konu da insanın kendi bedeninde tasarruf hakkının olmamasıdır. Bir insan sağlıklı bir organını mesela gözünü çıkarıp atamaz, böyle bir eylem delilik gibi bir nedene dayanmıyorsa büyük bir günaha girme nedeni olur. Tıp talebelerinin yetişebilmeleri için insan bedeni üzerinde uygulama yapmaları bir zorunluluktur. Bu zorunluluk insan bedeninin saygınlığına zarar verilmeden yapılabilir. Diri veya ölü olması bu kuralı değiştirmez. Kadavra, parçalanıp üzerinde öğrenciler eğitim görecek noktaya ancak BAŞKA BİR ÇARE OLMADIĞI noktada gelinebilir. Bu noktada kadavra kullanılabilir. Elbette bağışlama gerçekleştikten sonra böyle bir kullanma mümkündür. Kadavra olarak kullanılacak bir insan bedeninin ÖLÜYE YAPILMASI GEREKEN dini işlerden sonra yapılması gerekir. Bu işleri cenazenin yıkanması, kefenlenmesi ve cenaze namazının kılınması olarak bilebiliriz. Sağlık ve istifade açısından uygun ortam oluşabiliyorsa yıkama ve namazdan sonra tıbbi işleme geçilmelidir. Daha sonra da kullanılan kadavradan arda kalanlar kefenlenerek mezara konur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslam’a göre insan mükerrem bir varlık olup saygın ve dokunulmazdır (el-İsrâ 17/70). Bu sebeple ölü de olsa insanın beden dokunulmazlığının korunması dinî bir yükümlülüktür (bk. Buhârî, Cenâiz, 47 [1308]; Müslim, Cenâiz, 96 [971-972]; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 64 [3207]). Dinimizde ancak zarurî durumlarda ölünün bedenine müdahaleye izin verilmiştir. Nitekim İslam âlimleri, vefat etmiş bir kadının karnındaki canlı çocuğun kurtarılması için ölen anne üzerinde cerrahî müdahaleyi caiz görmüşlerdir (Kâsânî, Bedâ’i‘, 5/130; Nevevî, el-Mecmû‘, 3/138; 5/302). Aynı ilkeden hareketle bilinmeyen bir hastalığın tespit edilmesi, toplumsal zararların önlenmesi ve hastaların tedavi edilmesi gibi maslahatlar doğrultusunda yakınlarının rızası alınarak ölü üzerinde inceleme yapılmasına cevaz verilmiştir (DİYK, 1952/211 Tarih ve Sayılı Karar). Kadavra, tıp ve biyoloji alanlarında eğitim ve araştırma amacıyla kullanılan ölü insan bedenidir. Sağlığın korunması temel maksadından hareketle tıp biliminin gelişmesi ve bu alanda hizmet verecek kişilerin yetiştirilmesi amacıyla insan bedeni kadavra olarak kullanılabilir. Bu uygulamanın meşruiyeti, aşağıdaki şartlara riayet edilmesine bağlıdır:

İnsan bedeninin kadavra olarak kullanılması caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsan bedeni mükerremdir. Sağlığında veya ölümünden sonra eşya gibi kullanılamaz. Tıp insanı yetiştirmede zorunluluk gibi durumlar için sadece bunun istisnası vardır. Böyle bir istisna üzerine bedenini kadavra olarak vasiyet edebilir denmiştir.

Kadavra ile ilgili fetvalarınızda izlediğim, okuduğum, fakat bulamadığım bir sor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam.Tıp fakültelerinde öğrencilerin insan bedeni üzerinde eğitim almaları esnasında ölülerin bedenini parçalamaları, tıp eğitiminin gereklerindendir. Tıp ilmi farzı kifaye bir ilimdir. Öğrenilmesinde bütün insanlığın maslahatı vardır. Bütün insanlığın maslahatının bulunduğu bir işte bir insanın maslahatını feda edebiliriz. Kendisi sağlığında ve öldükten sonra da varsilerinin izin verdiği bir insanın cesedi eğitim için parçalanabilir. Bu parçalama esnasında, bir insanın ölüsünün de dirisi gibi saygın olduğu unutulmayarak çalışma yapılmalıdır.

Selamünaleyküm hocam. Tıp eğitimi sırasında kadavralar üzerinde ders işlemek cai
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Organ nakli hususunda, muasır fukahanın yapmış olduğu toplantılardan çıkan sonuçları şu şekilde özetlememiz mümkündür: 1- İnsanın kendi bünyesinden bir parçayı başka bir yere nakletmek caizdir. Bu tedavinin, daha ağır bir zarar oluşturmama şartı vardır. Meselâ, koldaki bir arızayı gidermek için ayağından nakil yaparken ayağın felç olmasına neden olma gibi bir durum olmamalıdır. 2- Bir insandan başka bir insana nakil yaparken yenilenen parçalar nakledilebilir. Kan yenilenen bir parça olduğu için nakli caizdir. Verenin bağış yapma ehliyetine haiz olması gerekir. 3- Yaşayan bir insandan organ almak, o organın alınması ile verene eksiklik getirecek bir alma ise bu haramdır. Yedeği bulunan bir organ ise birinin alınması hususunda fakihler arasında farklı görüşler vardır. 4- Ölümü gerçekleşmiş bir insandan diriye nakil yapmak ise varislerin izni veya ölmeden önce kişinin bunu vasiyet etmesi ile mümkündür. 5- Bütün bu işlemlerin hiç birinde ticari bir işlem bulunmamalıdır. İnsan üzerinden ticaret haramdır. Sadece tıbben gereken masraflar karşılanabilir, insan organına değer takdir edilemez.

Selamünaleyküm. Hocam organ nakline insan öldükten sonra olması şartıyla uygun o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslümanların, vefat eden din kardeşlerine karşı yerine getirmeleri gereken dini vecibelerinin başında cenazelerinin yıkanması, kefenlenmesi ve namazlarının kılınması gelmektedir. Yıkanıp kefenlendikten sonra cenaze namazının kılınması farz-ı kifayedir. Bu görev bazı Müslümanlar tarafından yerine getirildiği takdirde diğerleri sorumluluktan kurtulur. Cenaze namazının kılınması için belirli bir vakit yoktur. Hazırlanmış olan bir cenazenin bekletilmeden namazının kılınıp defnedilmesi esastır. Salgın hastalık riskinin bulunduğu durumlarda cenaze namazının, olabildiğince az sayıda kişiyle ve bekletmeden kılınması tercih edilmelidir. Ayrıca hastalığın bulaşmaması için gerekli tedbirler alınmalı, bu bağlamda cenaze namazına iştirak edenler arasında yeterince mesafe bırakılmalıdır. Bu durumda birden fazla cenaze varsa hepsi için tek bir namaz kılınması yeterlidir. Hastalığı bulaştırma riski sebebiyle yetkililerce hemen defnedilmiş olan cenazenin namazı daha sonra kabri başında birkaç kişiyle kılınabilir. Hastalığın bulaşma riskine karşı uzmanların tavsiyeleri doğrultusunda gerekli koruyucu tedbirler alındıktan sonra cenazenin usulüne uygun bir şekilde yıkanıp kefenlenmesi ve defnedilmesi gerekir. Alınacak bütün bu tedbirlere rağmen cenaze yıkandığı ve usulünce kefenlendiği takdirde bu hastalığın başkalarına da sirayet etme tehlikesi varsa: 1. Uzaktan cenaze üzerine su tutularak veya serpilerek yıkama işlemi gerçekleştirilir. 2. Bu uygulamanın da riskli olduğu durumlarda yetkililerin de talimatlarına uyularak koruyucu kıyafetlerle cenazeye teyemmüm aldırılır. 3. Cenazeye teyemmüm yaptırılmasının da hastalığın bulaşması açısından riskli olduğu hallerde zaruret sebebiyle teyemmüm de terkedilir ve o haliyle namazı kılınarak defni sağlanır. Cenazelerin, geleneksel yöntemle açılan kabre kefenle defnedilmesinin de riskli olduğu durumlarda, ceset torbası veya tabutla defnedilmesi de caizdir. Zaruretten kaynaklanan bütün bu uygulamalarda Müslüman kardeşimize karşı son dini vazifemizi yaptığımız bilinci ile hareket edilmelidir.

Salgın Hastalık Durumunda Cenaze Namazı ve Defin İşlemlerinin Dini Hükmü Nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanın bir bedeni bir de ruhu vardır. Ölümle beraber bedende değişiklik olur ama ruh kalır. Ölümle değişen sadece bedendir. Ruh ebedi kalmaktadır. Bu yüzden bir mezardaki ölüye selam verildiğinde selamı aldığı kabul edilmektedir. Ölümün bizim için beden olarak en ağır yarası sekarat hâlidir. Ancak tadanın bilebileceği ve onun da kimseye çektiğini anlayamayacağı yaklaşık olarak bir on dakikalık zaman dilimi, insanın hayattaki o son on dakikası ölümün en ağır yönüdür. Öldükten sonrası ise ruhun yaşadığı acılar veya nimetlerle doludur. Sekarat hâlinin en zor bölümü, İblis’in o anda iman çalmak için gelmesi durumudur. Bu sebeple akıllı bir mü'min “son nefes endişesini” asla kaybetmez. Onun için gayret eder, dua eder. O anda meleklerin görüldüğü Kur'an ile sabittir. Bu an, insanın tıbben yüzde yüz ölmüş olduğu andır. Hayat devam ediyor kabul edilebilecek bir durum için ölüm denemez. Bitkisel hayat dense de ona biz yine hayatta deriz. Tıbbın bu konudaki kararlarını fıkıh ilmi de benimser. Yani önce kalp mi ölür, beyin mi ölür; bu önemli değildir. Kişinin hayatı bitti ise veya dini ifade ile ruhu çıktı ise öldü kabul ederiz. Müslüman, ölümün felsefesi ile değil ondan sonrası ile ilgilenmelidir. Ölüm sonrasındaki berzah âlemi (kıyamete kadarki kabirde geçecek olan zaman) her müminin derdi ve gayret konusu olmalıdır. Allah Teâlâ’dan bize o günümüzde rahmet etmesini dileriz.

Hocam, ölüm hakkında bilgi sahibi olmak istiyorum. Özet olarak bana nedir bu ölü

cenaze namazı konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kerahet vakitleri dediğimiz üç vakitte (güneş doğunca kırk dakika, öğlen namazı vaktine kırk dakika kala ve güneşin batmasına kırk dakika kala) kılınmamalıdır. Bunun dışında bütün vakitlerde cenaze namazı kılınır. Uygun bir vakit belirlemede örfe, o günkü duruma ve özel şartlara da dikkat edilmesi gerekir. Aynı şekilde bütün vakitlerde defin de yapılabilir.

Cenaze namazı için namaz kılınamaz bir saat var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yıllar önce de olsa cenazesi kılınmamış bir mümin için cenaze namazı kılabilirsiniz. Ayrıntılarına girmeden böyle bir hükümle amel etmeniz mümkündür. Allah Teâlâ ölmüşlerimize rahmeti ile muamelede bulunsun.

Hocam yıllar önce vefat etmiş fakat cenaze namazı kılınamamış birinin gıyabi cen
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: - Hicretin 11. senesinde Rebiyülevvel ayının on ikinci Pazartesi günü sabahın ileri saatlerinde vefat etti. - Ashab-ı Kiram o gün o mübarek cenazeyi kaldırmadılar. Salı günü veya Çarşamba günü akşam cenaze defnedildi. Elimizdeki sahih bilgiler izlendiğinde yaklaşık olarak 48 saat bekletildi cenaze. Bu zaman diliminin, üç tam gün olmadığı kesindir. - Cenazenin defnedilmesinin geciktirilme nedeni şudur: a- İlk anda, Peygamber aleyhisselamın cenazesi yerine, onun dini ve devleti ile ilgilendiler. O anda ilk saatlerde Peygamber aleyhisselamın dinini ve siyasetini yürütecek kişiyi (Halifesini) seçmeselerdi, din o gün ağır bir darbe alır, mü'minler dağılabilirlerdi. İlk anda bunu önlediler. Başta Ebu Bekir radıyallahu anh olmak üzere bu hususta büyük bir tedbir almış oldular. b- Birinci ve ilk görev bittikten sonra cenazeye ve defne sıra gelmiş oldu. Mübarek bedenini yıkadılar. Yalnız mübarek cenaze, günlük hayatını sürdürdüğü odasında idi. O odada, on kişinin yan yana durması bile zor denecek kadar darlık vardı. Cenazeye ait yıkama ve defin de o odada yapılması gerekiyordu. O gün Ashab-ı Kiram, küçük gruplar halinde odaya gelip tek tek cenaze namazı kıldılar. Peygamber aleyhisselam efendimizin cenazesini bir imam kıldırmadı. O büyük şerefi sahiplenme konusunda öne çıkarılabilecek kimse görülmediğinden, bir imam olmadan tek tek kılındı namazı. Böylece yüzlerce kere cenazesi kılınmış oldu. Cenaze namazı uzun sürdüğü için de defin gecikti. En geç, Çarşamba günü akşamı cenaze defnedildi. Defnin gecikme nedeni budur. Ve rakam asla on yedi değildir. Çocuklar bile grup kurup huzurunda durdular ve cenaze kıldılar. Sallallahu aleyhi ve sellem.

Hocam internette Peygamber Efendimizin cenazesinin üç gün bekletildiği ve cenaze
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'minin cenaze namazını kılmak diğer mü'minlerin üzerine görevdir. Bu görevin camide olması şart değlidir. öğlen veya ikindi gibi bir farz namazın edasından sonra olması da şart değildir. Daha fazla Müslüman’ı bir arada toplamış iken namazı kılmak gibi bir fazilet umulduğundan böyle bir uygulama yapılmaktadır. Bu da güzel bir şeydir. Allah Teâlâ ölenlerimize ve öldüğümüzde bize rahmeti ile muamelede bulunsun.

Cenaze namazını camide ve öğlen ya da ikindi namazından sonra kılmak şart mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Cenaze ile yemek vermeyi birleştirmek zorunda değiliz. Bir adetten ötürü cenazeyi geciktirmemeyi tercih etmeliyiz. Yine de cenazenin öğlen yerine ikindi vaktinde kılınmasının haramlık düzeyinde bir sakıncası yoktur.

Selamünaleyküm. Özellikle kış aylarında köyde hane çok az oluyor, 1 ya da 2 hane
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Cenazesi kılınmayacak derecede intihar ettiğini söylememiz doğru olmaz. İntihar hemen ölecek eylemi yapmanın adıdır.

Selamun Aleyküm Hocam, Sigara içmenin insana verdiği zararlarından dolayı haram

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.