Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Özellikle kış aylarında köyde hane çok az oluyor, 1 ya da 2 hane. Köye cenaze geldiği zaman defin işini öğle namazından sonra yapınca kalabalık cemaate yemek vermek lazım geliyor, bu da az olan hane halkını sıkıntıya sokuyor. Sadece bu sebeple cenazeyi ikindi namazına bekletip bu sıkıntıdan kurtulmak istiyorlar, bu uygun olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Cenaze namazı için öğlen veya ikindi diye bir şart yoktur. Özellikle cenaze namazının daha kalabalık cemaate rastlaması bakımından bir iki namaz vakti kollanmaktadır. Cenazenin defni ve benzeri işler için de gündüz vakti tercih edilir. Cenazenin gece defnedilmesinde kerahet gören âlimler bulunduğundan öğlen veya ikindi öne çıkarılmıştır.
Selamünaleyküm. Bu mümkün değildir. Her namazı vakti çıkmadan önce kılmalısınız. Bir teneffüs saatinde bir koridorun kenarında kılmanız yeterlidir, camiye gitmek zorunda değilsiniz. İdareye başvurun ve namaz kılmak için yer isteyin.
Bir Müslüman vefat ettiğinde ona bir kere namaz kılınır. Cenaze namazının tekrarı mekruhtur. Cemaat olarak kılınan namazı kılmamış olanların ikinci bir cenaze namazı yapmalarına Hanefi mezhebi dışındaki müçtehitler olumlu bakmışlardır. Buna göre de İstanbul’da namaz kılındı ise köyde yeni bir cemaat yapıldığında İstanbul’da namaza katılmamış olanlar oradaki namazı kılabilirler. Netice olarak ikinci bir namaz kılmak haram değildir. Edebe uygun olmayan bir hareket olarak yapılmasa daha iyi olurdu deriz. Allah Teâlâ mü'min ölülerimize rahmeti ile muamele buyursun. Bize de ibret almayı ve o hâllere girince rahmet görmeyi nasip buyursun.
Selamünaleyküm. Selam verdiğinizde ikindi vaktine bir dakika kalıncaya kadar kılabilirsiniz. Geciktirmek genel olarak mekruhtur, o ayrı bir mesele.
Selamünaleyküm. Bunu, günlük yaşantınızdaki dolaşımdan kaynaklanan bir nedenle mecburen yapıyorsanız hiçbir sakıncası yoktur. Mezhepler ve ibadetler hususunda kendinize eğlence arıyorsanız başka bir eğlence bulmalısınız.
Aleykümselam. Sizin namazı cemaatle kılmanız gerekmez. İkindi namazı vaktine mesela yirmi dakika kalana kadar kılsanız öğleyi kılmış olursunuz. Buna göre bir ayarlama muhakkak yapın ama namazı asla yok saymayın. Böyle bir durumda da, sadece farzları kılsanız yeterli olur. Allah sizi muvaffak kılsın. Ümmetimizin geleceği sizsiniz. Kendinizi koruyun kollayın. İyi değil en iyi siz olun. Sizi biz bekliyoruz, insanlık bekliyor ve melekler bekliyor. Allah'a emanet olun.
cenaze namazı konusundaki diğer fetvalar
Mü'minin cenaze namazını kılmak diğer mü'minlerin üzerine görevdir. Bu görevin camide olması şart değlidir. öğlen veya ikindi gibi bir farz namazın edasından sonra olması da şart değildir. Daha fazla Müslüman’ı bir arada toplamış iken namazı kılmak gibi bir fazilet umulduğundan böyle bir uygulama yapılmaktadır. Bu da güzel bir şeydir. Allah Teâlâ ölenlerimize ve öldüğümüzde bize rahmeti ile muamelede bulunsun.
Selamünaleyküm. Cenazesi kılınmayacak derecede intihar ettiğini söylememiz doğru olmaz. İntihar hemen ölecek eylemi yapmanın adıdır.
Kerahet vakitleri dediğimiz üç vakitte (güneş doğunca kırk dakika, öğlen namazı vaktine kırk dakika kala ve güneşin batmasına kırk dakika kala) kılınmamalıdır. Bunun dışında bütün vakitlerde cenaze namazı kılınır. Uygun bir vakit belirlemede örfe, o günkü duruma ve özel şartlara da dikkat edilmesi gerekir. Aynı şekilde bütün vakitlerde defin de yapılabilir.
Kadavra hakkında şöyle bir özet yapabiliriz: İnsan bedeni mükerremdir, saygın tutulmalıdır. Bu saygınlık yaşarken ve ölürken aynıdır. Yaşarken gösterilen saygı gibi bir saygının ölünce de gösterilmesi gerekmektedir. İnsan bedenine saygının en önemli tezahürlerinden biri de insan bedenine ait parçaların ticaret konusu yapılamamasıdır. Diri veya ölü iken insandan bir parçaya fiyat takdir edilip satılamaz. Bir başka konu da insanın kendi bedeninde tasarruf hakkının olmamasıdır. Bir insan sağlıklı bir organını mesela gözünü çıkarıp atamaz, böyle bir eylem delilik gibi bir nedene dayanmıyorsa büyük bir günaha girme nedeni olur. Tıp talebelerinin yetişebilmeleri için insan bedeni üzerinde uygulama yapmaları bir zorunluluktur. Bu zorunluluk insan bedeninin saygınlığına zarar verilmeden yapılabilir. Diri veya ölü olması bu kuralı değiştirmez. Kadavra, parçalanıp üzerinde öğrenciler eğitim görecek noktaya ancak BAŞKA BİR ÇARE OLMADIĞI noktada gelinebilir. Bu noktada kadavra kullanılabilir. Elbette bağışlama gerçekleştikten sonra böyle bir kullanma mümkündür. Kadavra olarak kullanılacak bir insan bedeninin ÖLÜYE YAPILMASI GEREKEN dini işlerden sonra yapılması gerekir. Bu işleri cenazenin yıkanması, kefenlenmesi ve cenaze namazının kılınması olarak bilebiliriz. Sağlık ve istifade açısından uygun ortam oluşabiliyorsa yıkama ve namazdan sonra tıbbi işleme geçilmelidir. Daha sonra da kullanılan kadavradan arda kalanlar kefenlenerek mezara konur.
Selamünaleyküm. Mü'minlerden olamayan kimsenin cenazesi kılınmaz.
Fıkıhta HUNSA diye bir bilgi vardır. HUNSA, kadınlığı da erkekliği de bulunabilen demektir. Hangi cinsa daha yakınsa ona göre işleme tabi olurlar.