Fetva Meclisi
Soru
Cenaze namazı için namaz kılınamaz bir saat var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Üç önemli KERAHET VAKTİ vardır. Bu vakitlerde namaz kılmak caiz değildir. Bu vakitleri takvimlerdeki sembollere göre şeyle sıralayabiliriz: a- Takvimde yazan GÜNEŞ vaktinden sonra kırk dakika, b- Öğlen vaktine kırk dakika kala, c- Akşam vaktine kırk dakika kala. Sadece şöyle bir istisna vardır: İkindi namazını kılmayan akşam vaktine beş dakika kala bile olsa namazını kılar.
Sabah ve ikindi namazlarının ardından nafile namaz için kerahet söz konusudur. Ancak vakit güneşin doğma vakti ise kırk dakika veya akşam namazına kırk dakika kaldı ise kaza da olsa kılmamak gerekiyor. O saatleri zikir saati olarak değerlendirmek daha doğrudur.
Cenaze namazının kılınması için belirli bir vakit yoktur. Günün her saatinde cenaze namazı kılınabilir. Ancak zorunlu olmadıkça kerahet vakitlerinde kılınması uygun değildir (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 293 [831]). Hazırlanmış olan bir cenazeyi bekletmeksizin namazını kılıp çabukça defnetmek daha uygundur (Tirmizî, Salât, 13 [171]; Cenâiz, 73 [1075]). Bununla beraber, daha çok cemaatin katılması, ölen kişinin akraba, eş, dost ve komşuları gibi hukuku bulunan insanlara ölüm haberini duyurup son görevlerini yapmak üzere cenaze merasiminde bulunabilmelerinin sağlanması amacıyla cenaze bir süre bekletilebilir.
Cenaze namazı için öğlen veya ikindi diye bir şart yoktur. Özellikle cenaze namazının daha kalabalık cemaate rastlaması bakımından bir iki namaz vakti kollanmaktadır. Cenazenin defni ve benzeri işler için de gündüz vakti tercih edilir. Cenazenin gece defnedilmesinde kerahet gören âlimler bulunduğundan öğlen veya ikindi öne çıkarılmıştır.
İkindi namazı akşam namazı vakti girmeden bir iki dakika önce de olsa muhakkak kılınmalıdır ve asla kazaya bırakılmamalıdır. O saate kadar geciktirilmesinde kerahet vardır ama bu geciktirme namazın kazaya bırakılmasını gerektirmez.
Namazların kazasında bir arada ve aynı vaktin ardında diye bir şey yoktur. Ne zaman ve hangi namazı kaza edebilirseniz onu kâr kabul edin. Şu kadar ki, kerahet vaktinde kılmasanız daha iyi olur. Üç kerahet vakti vardır: a- Takvimde yazan güneş doğumu anından itibaren 40 dakika. b- Öğlen ezanına 40 dakika kala. c- Akşam ezanına 40 dakika kala. Bunların dışında her zaman her kaza yapılabilir. Allah kabul buyursun.
cenaze namazı konusundaki diğer fetvalar
Kadavra hakkında şöyle bir özet yapabiliriz: İnsan bedeni mükerremdir, saygın tutulmalıdır. Bu saygınlık yaşarken ve ölürken aynıdır. Yaşarken gösterilen saygı gibi bir saygının ölünce de gösterilmesi gerekmektedir. İnsan bedenine saygının en önemli tezahürlerinden biri de insan bedenine ait parçaların ticaret konusu yapılamamasıdır. Diri veya ölü iken insandan bir parçaya fiyat takdir edilip satılamaz. Bir başka konu da insanın kendi bedeninde tasarruf hakkının olmamasıdır. Bir insan sağlıklı bir organını mesela gözünü çıkarıp atamaz, böyle bir eylem delilik gibi bir nedene dayanmıyorsa büyük bir günaha girme nedeni olur. Tıp talebelerinin yetişebilmeleri için insan bedeni üzerinde uygulama yapmaları bir zorunluluktur. Bu zorunluluk insan bedeninin saygınlığına zarar verilmeden yapılabilir. Diri veya ölü olması bu kuralı değiştirmez. Kadavra, parçalanıp üzerinde öğrenciler eğitim görecek noktaya ancak BAŞKA BİR ÇARE OLMADIĞI noktada gelinebilir. Bu noktada kadavra kullanılabilir. Elbette bağışlama gerçekleştikten sonra böyle bir kullanma mümkündür. Kadavra olarak kullanılacak bir insan bedeninin ÖLÜYE YAPILMASI GEREKEN dini işlerden sonra yapılması gerekir. Bu işleri cenazenin yıkanması, kefenlenmesi ve cenaze namazının kılınması olarak bilebiliriz. Sağlık ve istifade açısından uygun ortam oluşabiliyorsa yıkama ve namazdan sonra tıbbi işleme geçilmelidir. Daha sonra da kullanılan kadavradan arda kalanlar kefenlenerek mezara konur.
Mü'minin cenaze namazını kılmak diğer mü'minlerin üzerine görevdir. Bu görevin camide olması şart değlidir. öğlen veya ikindi gibi bir farz namazın edasından sonra olması da şart değildir. Daha fazla Müslüman’ı bir arada toplamış iken namazı kılmak gibi bir fazilet umulduğundan böyle bir uygulama yapılmaktadır. Bu da güzel bir şeydir. Allah Teâlâ ölenlerimize ve öldüğümüzde bize rahmeti ile muamelede bulunsun.
Yıllar önce de olsa cenazesi kılınmamış bir mümin için cenaze namazı kılabilirsiniz. Ayrıntılarına girmeden böyle bir hükümle amel etmeniz mümkündür. Allah Teâlâ ölmüşlerimize rahmeti ile muamelede bulunsun.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: - Hicretin 11. senesinde Rebiyülevvel ayının on ikinci Pazartesi günü sabahın ileri saatlerinde vefat etti. - Ashab-ı Kiram o gün o mübarek cenazeyi kaldırmadılar. Salı günü veya Çarşamba günü akşam cenaze defnedildi. Elimizdeki sahih bilgiler izlendiğinde yaklaşık olarak 48 saat bekletildi cenaze. Bu zaman diliminin, üç tam gün olmadığı kesindir. - Cenazenin defnedilmesinin geciktirilme nedeni şudur: a- İlk anda, Peygamber aleyhisselamın cenazesi yerine, onun dini ve devleti ile ilgilendiler. O anda ilk saatlerde Peygamber aleyhisselamın dinini ve siyasetini yürütecek kişiyi (Halifesini) seçmeselerdi, din o gün ağır bir darbe alır, mü'minler dağılabilirlerdi. İlk anda bunu önlediler. Başta Ebu Bekir radıyallahu anh olmak üzere bu hususta büyük bir tedbir almış oldular. b- Birinci ve ilk görev bittikten sonra cenazeye ve defne sıra gelmiş oldu. Mübarek bedenini yıkadılar. Yalnız mübarek cenaze, günlük hayatını sürdürdüğü odasında idi. O odada, on kişinin yan yana durması bile zor denecek kadar darlık vardı. Cenazeye ait yıkama ve defin de o odada yapılması gerekiyordu. O gün Ashab-ı Kiram, küçük gruplar halinde odaya gelip tek tek cenaze namazı kıldılar. Peygamber aleyhisselam efendimizin cenazesini bir imam kıldırmadı. O büyük şerefi sahiplenme konusunda öne çıkarılabilecek kimse görülmediğinden, bir imam olmadan tek tek kılındı namazı. Böylece yüzlerce kere cenazesi kılınmış oldu. Cenaze namazı uzun sürdüğü için de defin gecikti. En geç, Çarşamba günü akşamı cenaze defnedildi. Defnin gecikme nedeni budur. Ve rakam asla on yedi değildir. Çocuklar bile grup kurup huzurunda durdular ve cenaze kıldılar. Sallallahu aleyhi ve sellem.
Aleykümselam. Cenaze ile yemek vermeyi birleştirmek zorunda değiliz. Bir adetten ötürü cenazeyi geciktirmemeyi tercih etmeliyiz. Yine de cenazenin öğlen yerine ikindi vaktinde kılınmasının haramlık düzeyinde bir sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Cenazesi kılınmayacak derecede intihar ettiğini söylememiz doğru olmaz. İntihar hemen ölecek eylemi yapmanın adıdır.