Fetva Meclisi
Soru
Değerli hocam, eşimle on yedi yıllık evliyiz ve çocuğumuz olmuyor. Sorunun eşimde olduğunu öğrendik. İki sefer tüp bebek denedik ve sonuç alamadık. Rabbimin izni olursa bir ay sonra yeniden tüp bebek deneyeceğiz. Malumunuz tüp bebek tedavisinde benim sperm vermem gerekiyor. Sperm için istimna yapmam lazım, başlarken besmele çekmem gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Öyle düşünmeyin. Eğer Allah Teâlâ bir sıkıntı vermiş ardından da şifa yaratmış ise onu aramak da vazifemizdir. Olmuyor denecek bir zamanı geçirip geçirmediğinizi iyi tespit edin, gerekiyorsa da helal olan yöntemlere başvurun. Allah yardımcınız olsun.
Çocuk olmamasından daha önemli bir sorunu size ikaz edeyim mi? Neden insanların ne dediğine önem veriyorsunuz? Siz özel hayatınızı ve eşinizle saadetinizi yaşayın, insanları da savurun gitsin. Bunu not edin muhakkak. Helal yöntemlerle tüp bebek yapılmasına uğraşmakta dinen bir sakınca yoktur. Yine de siz elinizdeki yavrunuzun kıymetini bilin, onu yetiştirin. Mutluluğunuzu artırın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Tüp bebeğin her çeşidi sakıncalı değildir. Siz, helal olanını yani siz ve eşinizin dışındaki kimsenin müdahalesi olmayan yöntemi kullandıktan sonra helal bir iş yapmış olursunuz. İnsanların ne diyeceğine bakmanız yakışa kalmaz. Müminin yalanla işi yoktur.
“Dinen şunu yapmanız gerekir’ diyemem. Kalbinizin daha huzurlu olacağı hangisi ise onu tavsiye ederim size ama ben olsa idim şeytanın vesvesesini önlemek için helal bir tüp bebeği denerdim. Allah size sabırlar versin.
Aleykümselam. Bunun için tevbe ve istiğfar etmek gerekir. Bundan sonra geri dönüşü olmayan bir iş için istiğfar etmeye devam etsin.
Allah Teâlâ size sabırlar versin. Akıbetinizi hayır etsin. Öyle demeyin de şöyle deyin: “Şu anda Allah Teâlâ bize çocuk yazmadı.” Yarını sadece Allah biliyor. Biz bekliyoruz, sabrediyoruz.
bebek konusundaki diğer fetvalar
Dinimizin böyle bir emrini bilmiyorum. Okuyacak olan da kendi okur, başkasına neden okutuyor?
Öncelikle bir psikolog desteği alın. Bu önemli. İkinci olarak da ibadetlerinizi daha yoğun yapmaya çalışın. Daha fazla nafile namaz kılın. Perşembe pazartesi oruçlarını tutun. Çok Kur'an okuyun. Üçüncü olarak kendinizi bir ilim halkasına katın. Okuyun, dinleyin. Dördüncü olarak da bir sosyal aktivite içinde bulunun. Tabii duayı unutmayın. Allah size sabırlar versin.
Kırk günlük olmadan kürtaj yapılan cenin için gurre gerekmez. Yapılan iş, ağır bir haram olmakla beraber ceza olarak gurre gerekmemektedir. Tevbe ediniz, istiğfar ediniz. Tekrarından Allah'a sığınınız.
Kadının göğsünden çıkan süt hangi yöntemle olursa olsun yeteri kadar ve yirmi dört ayı bitirmemiş bir çocuğa verildiğinde sütannelik oluşur.
Sizin birinci sorununuz bu durumu “çocuk olmayacak” diye anlamanızdır. Önünüzdeki yıllar size beklediğinizden fazlasını getirebilir. Çok uzun denebilecek bir zaman geçmiş sayılmaz. Sabırlı olun, tıbben gerekenleri yapın. Bir psikoloğa da gitmenizde yarar olabilir.
Tüp bebek çalışmasında üretilen embriyoların kullanılması ile alakalı olarak şu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir: a- Nikâhlı iki eşin doğal yollarla bebek oluşturamıyorlarsa tüp bebek çalışması yapması, bu iki eşten başka üçüncü bir kişi devreye girmeden ve erkeğin ölümünden önce olmak kaydıyla caiz görülmüştür. b- Kadından üretilecek embriyoların elde edilmesi yoğun bir çalışmayı ve kadının yorulmasını gerektirmektedir. Üzerinde çalışma yapılan ve rahme yerleştirilen embriyolarda başarı oranı çok düşük olduğu için birkaç kere deneme yapılması gerekebilmektedir. Her deneme için yeniden bir yoğunluk yaşanması yerine ilk çalışmada birden çok embriyo üretilmekte ve bunların biri veya ikisi rahme yerleştirilmektedir. Başarılı olursa onlarla devam ediliyor, başarılı olmazsa eldeki embriyolardan bir başkası yerleştiriliyor. Bu esnada eldeki embriyoların canlı yaşayabilmesi için de “dondurulma” denen bir sistemle muhafaza edilmektedir. c- Eşlerin beklentisinin karşılanması veya çalışmadan vazgeçmeleri gibi bir durumda da dondurulmuş durumdaki embriyolar laboratuvarda kalmaktadır. Bu noktada da telafisi sıkıntılı iki sorun çıkıyor. Birincisi: Bu embriyolar imha edilecektir. Bunların imhası bir nevi kürtaj demektir. Zira eldeki embriyolar cenindir yani bebektir. Elde bekleyen beş on embriyonun her biri bir kürtaj denebilecek yöntemle imha edilecektir. Bunun fıkhî bir boyutu vardır. İkincisi: Bilhassa Avrupa kültüründe bu embriyolar bankalara konmakta ve isteyene satılabilmektedir. Bunun biraz daha masum gibi duran ama hiç de masum olmayan şekli ile çocuğu olmayan kadınlar için deneme malzemesi olarak kullanılmaktadır. Bu durumda da o embriyoları veren eşler, hiç haberleri olmadan kendi menileri ile başkasının rahmindeki çocuğu oluşturmaktadırlar. Buna zina başta olmak üzere dinimiz ve iffetimiz açısından büyük bir sıkıntı olarak bakmak zorundayız. Bu nedenle diyoruz ki: Tüp bebek çalışması yapanlar, güven noktasını iyi araştırmalıdırlar. Tıbbın bu konudaki heyecanı yani bir iş üretme arzusu helal/haram ilkelerini gözetmemektedir. Bazı ülkelerin kanunları belirli sınırlamalar getirse de neticede hilesi çok ve kolay yapılmaktadır. Nesiller boyu devam edebilecek bir rezilliğe karşı çok dikkatli ve takipçi olmalıdırlar. Her defasında kullanılacak kadar embriyo üretmeli ve ikinci defa için çalışmanın ikinci defa yapılması istenmelidir. Böylesi daha güvenlidir. Çalışma sürerken eldeki embriyolar fazla ise onların muhafazası konusunda hasta, yasal gücünü de kullanarak ciddi bir takip içinde olmalıdır. Çalışma bittikten sonra da imha edilmelerini bizzat izlemelidir. Asla ve kata, embriyoları laboratuvara terk etme ve bağışlama gibi bir akılsızlık yapmamalıdırlar. Meseleyi şöyle görmelidirler: İki yaşındaki bebeğimizi laboratuvara bağışladık veya embriyoyu bağışladık! İmha edilme esnasında şöyle bir soru önümüzde duracaktır: Bu bir kürtajdır. Kürtaj ise haramdır. Evet, bu ihtimal vardır. Ancak bilhassa kırk günü dolmayan bir embriyo için ortada bir tedavi çalışması bulunduğundan ruhsat oluşabilir kanaatindeki fukahaya tabi olabiliriz. Netice olarak öyle veya böyle embriyolar imha edilmelidir.