Fetva Meclisi
Soru
Bir cevabınızda, ‘ölü ya da diri, ücret karşılığı ibadet edilmez’ diyorsunuz. Bu cevabınız imamlarımızı aklıma getirdi. İmamlarımız da ücret karşılığı ibadet ediyor ve namazları kabul olmuyorsa bizim namazımız da boşa gitmiş olmuyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Oturur vaziyette sayılmayacak kadar ayakta durabiliyorsanız yani biraz eğik durmak gibi bir durum oluyorsa namazı o şekilde kılmanız mümkündür. Allah yardımcınız olsun.
Yaptığımız salih işlerin/ibadetlerin kabul olup olmamasını belirleyen ana ölçü namaz değil İMANDIR. İmanında sorun olmayan biri hangi ameli yaparsa onun ecrini alır, yapmadığının da azabını hak eder. Doğru olan budur. Şöyle bir ayrıntı zikredebiliriz: Namaz, ağırlık itibariyle bütün ibadetlerden önce gelmektedir. Namaz kılınmıyor ise onun oluşturacağı boşluğu diğer ibadetler dolduramaz denirse buna itiraz edilmez. Neticede bütün bu hesapları Allah Teâlâ yapacaktır. Tek doğruyu da o bilir. Lütfü ile hepimizi salih amellere muvaffak kılsın. Âmin.
Selamünaleyküm. İkindi veya başka bir farz namaz, elbette dindir. Amellerin boşa gitmesi gerekçesi de olabilir. Yalnız namazı terk etme çeşitleri arasında da bir fark vardır. Bir kere terk etmek olur sürekli terk etmek olur. Bir karışıklıkta terk etmek olur, umursamadığı için terk etmek olur. Bunları aynı tutmak doğru olmaz. Her birinin cezası da farklı olur şüphesiz. Namazı terk etmiş olmak, diğer ibadetleri boşuna yapmış olmayı da gerektirmez. Allah rızası kast edilerek ve fıkhına uygun yapılan bir ibadet ibadettir.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz kişilerin yaptığının doğru olmadığını düşünüyoruz ama onlar da nihayetinde kendilerine göre bir içtihat yapmaktadırlar. Bu içtihatları onların dinden çıkması değildir. Arkalarında namaz kılınmasının sakıncası olmaz.
İtikadı bozuk ile ne kastediyorsunuz? Yani mü'min değil mi demek istiyorsunuz? Bu büyük bir iddia olur. Zalim, fasık, Amerikancı vs. deyin ama mü'min olup olmadığına karar verirken ahireti unutmayın. Siz şunu demiş oluyorsunuz: Allah’ın Kâbe’sinde ve Peygamberinin kabrinin yanı başında bile dinimizin en büyük ibadeti olan namaz geçerliliğini yitirmiş! O derece olabilir mi, ne dersiniz? Evet, oradakiler bize göre farklı düşünen, farklı içtihatlara sahip olan kimselerdir ama imanları ile ilgili bir fark nedir? Mesela meleklere mi inanmıyorlar? Eğer böyle bir iman eksiklikleri varsa elbette arkalarında namaz kılamazsınız. Bozukluk dediğiniz şey belli konuları farklı anlayan içtihat ayrıntıları üzerine ise siz herhalde hiçbir yerde bir imam bulup arkasında namaz kılamazsınız bu zamanda. Onlar da size dönüp ‘laiklikte sakınca görmeyenlerin arkasında namaz mı kılıyorsunuz?’ demeleri durumunda ne cevap vereceksiniz? Size tavsiyemiz şudur: İmanı, namazı ve Kâbe’yi bu kadar kolay tartışma konusu yapmayalım. Hele ırkçılık ekseninde büyütülmüş veya düşmanlarımızın besleyip içimize saldığı ayrıntılardan ötürü hiç yapmayalım. Allah Teâlâ umrenizi kabul buyursun. Âmin.
İslâm dininde ilke olarak ibadet karşılığında ücret almak caiz değildir. Çünkü ibadetler Allah için yapılır. İslâm’ın ilk dönemlerinde durumu uygun olan herkes namaz kıldırabiliyordu. Dolayısıyla namaz kıldırmak için belli kişilerin görevlendirilmesine ihtiyaç duyulmuyordu. Zamanla çeşitli nedenlerle mescitlerde sürekli bulunacak görevlilere ihtiyaç duyuldu. Dolayısıyla her vakit namaz kıldıracak görevlilerin belirlenmesi cihetine gidildi ve namaz kıldırmak üzere görevlendirilen kimselere de geçimlerini sağlamaları için maaş ödenmeye başlandı. Nitekim İslâm âlimleri imâmet, müezzinlik, dini öğretme gibi işler karşılığında ücret veya maaş almayı, bu görevlerin sahipsiz kalmaması gerekçesiyle caiz görmüşlerdir. (İbn Nüceym, el-Bahr, 8/22; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/562) Günümüzde imam-hatip ve müezzinler, namaz kıldırmalarının karşılığı olarak değil, başka bir işle uğraşmayıp böyle bir görev için mesailerini tahsis etmelerinden (habs-i nefs) dolayı maaş almaktadırlar. Çünkü namaz sadece Allah rızası için kılınır ve kıldırılır. Diğer taraftan, imam-hatip ve müezzin-kayyımların görevleri sadece namaz kıldırmaktan ibaret değildir. Cami görevlileri, vaaz, irşat ve Kur’ân öğreticiliği gibi din hizmetlerinin yanında, caminin ibadete açılması, ibadet için hazır tutulması, temizliği, bakımı, korunması gibi pek çok hizmet sunmaktadırlar. Buna göre, günümüzde din hizmetlerini yerine getiren imam-hatip ve müezzin-kayyımların aldıkları maaş helal olduğu gibi kıldırdıkları namazlar da geçerlidir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir ortamda ağabeyinizin ayrı bir evde yaşaması gereklidir. Aynı evde kalacaksa eşi, sokak kıyafeti gibi olmasa da dikkatli kıyafetle bulunmalıdır. Genç bir delikanlı olan kardeşinizin yanında bedenini belli edecek kıyafette olmamalı, onun yanında kadınlara mahsus konuları konuşmamalıdır. Onunla evde tek başına kalmamalıdır.
Hacda dikişi en az ve aşağı kapatması en az şey ne ise onu ayakkabı olarak giymelisiniz. Bunu ne kadar becerebiliyorsanız o kadarı makbul olur.
Hiçbir mümin istemediği, razı olmadığı bir şeyden mesul olmaz biiznillah. İstediğimiz ve rızamızla yaptıklarımızın hesabını vereceğiz.
Çok güzel ve bereketli bir kitap edinmişsiniz. Allah Teâlâ sizi muvaffak kılsın. Kitap okumaya ayıracağınız vakitleri belirleyin. Mesela her gün yarım saat deyin. Sonra da elinizdeki kitaptan o zamanda iki hadis ve o hadislerin açıklamalarını okuyun. Sizin için farklı ve yeni olan şeylerin altını çizin. Her gün okuyun yeter, çok okumaktan önce hep okumak önemlidir. Anlamadığınız yerleri tespit edip soru işareti koyun. O bölümleri sorabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Saat takılan yerden yukarısı yaklaşık olarak bir on santim namaz boyu açık olursa namaz bozulur. Bir açılıp kapanmasının ise namaza zararı yoktur.
Müteahhidin gayrimenkullerinin zekâtı, tüccarın malının zekâtı gibi hesaplanır. Elindeki SATILIK gayrimenkullerin piyasa fiyatının ortalaması üzerinden elindeki malı her zekât senesi başında hesaplar. Mevcudun yüzde iki buçuğu kadar da zekât verir. Tabii bunu yaparken borçlarının toplamını da hesaptan düşerek mevcut zekât vereceği malın ne kadar olduğunu belirlemiş olacaktır.