Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bu yıl üniversite sınavına girdim. Tıp okumak istiyordum ama bir kız olarak geleceğe dair evlilik gibi düşüncelerim ve tıpta uzmanlaşmanın çok uzun yıllar alması, ayrıca bedenen hassas bir yapımın olması nedeniyle bu bölüme karşı bir uzaklık hissetmeye başladım. Ayrıca, bu alanda o kadar da yetenekli olmadığımı düşünüyorum. Matematik ve fen derslerine genel anlamda yüzeysel bir ilgim var. Bunun yanında, şimdiye kadar imkân ve keşfetme fırsatım olmadığı için hiç çalışma yapmamış olsam da, milli savunma sanayisine karşı büyük bir ilgim var. Videolarını izlediğimde içim kıpır kıpır oluyor. Ne yapacağıma karar veremiyorum. Bence bir kadın, zaruret olmadıkça gerçekten önemli yerlerde çalışmalı. Eğer bir yıl daha çalışırsam tıp fakültesini veya daha yüksek bir bölümü kazanabileceğimi düşünüyorum, ama bu yılki sıralamam muhtemelen savunma sanayi şirketlerinin kabul ettiği üniversitelerden birkaçına yetecek gibi duruyor. Allah’ın razı olacağı bir yerde olmak istiyorum ve sayısal alanlarda yetenekli olduğuma inanıyorum. Bu yeteneği işe yarar yerlerde kullanmak istiyorum. Yorumlarınız benim için çok kıymetli. Allah sizden razı olsun, bize vakit ayırıyorsunuz.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mühendislik alanları bayanların, genç yıllarının yıpranması için zorunlu alanlardan görmüyorum. Bunun yerine okuma ve öğrenme heyecanınızı dünya için de ahiret için de BİRİNCİ DERECEDE zorunlu alanlardan birinde kullanın. Şimdiki huzursuzluğunuz, yıllarca sürer ve hiçbir teselli sizi rahatlatamaz. Allah yardımcınız olsun. Hayır üzere sizi de bizi de muhafaza buyursun.
Kıymetli kardeşim, Rabbimiz, Allah’tan başka gayesi olmadan yaşama gayretini arttırsın. Rabbimiz her birimizi farklı farklı kabiliyetlerde yaratmıştır. Tercih edeceğin bölümle ilgili karar verirken bu kabiliyetlerini, zekânı, kendi özel durumlarını, gelecek planlarını göz önünde bulundurman daha sağlıklı olacaktır. Bu konuda sana yardımcı olacak bir meslek danışmanı ile görüşme sağlaman işini daha da kolaylaştırabilir. Unutmayasın ki en önemli mesleğimiz mü'min oluşumuzdur. Hangi bölümü seçmiş olursan ol, nerede bulunursan bulun beraberinde imanını, ahlakını, mü'min kimliğini koruma ve haramlardan uzak kalma mücadelen hep devam etmelidir. Evlilik ile ilgili soruna gelecek olursak, okul elbette evliliğe engel değildir. Kimin ne zaman ve kiminle evleneceği kaderin sonucu olduğunu bilerek Rabbimize teslim olmak imanımızın gereğidir. Rabbimiz seni muhafaza buyursun ve umduklarından daha güzeline erdirsin. Dua eder dua bekleriz. Allah yardımcımız olsun.
Kıymetli kardeşim bazı şeyleri netleştirmek lazım ki faydalı bir sonuca ulaşalım. Eğer sınava hazırlanmak istiyorsan öncelikle sınava hazırlanan arkadaşlar edin. Onlarla sınav hakkında konuşmalar yap. Onların hangi seviyede, kendinin hangi seviyede olduğunu sık sık kıyasla ve kendinde çalışma motivasyonu oluşturmaya çalış. Bu süreçte de seni disiplinden uzaklaştıran her boş şeyden uzaklaş! Bu önemli. Eğer çalışmak istemiyorsan o halde evlilik için uygun adımlar at. Yakın gördüğün çevrene durumunu niyetini belirt. Sen de bu süreçte üzerine düşeni en güzel şekilde yap. Hangi süreç olursa olsun daima bir miktar sabır gerektirir. Bunu da nefsine hatırlatıp şimdiden hazır olmasını bekleme. Hayattan çok yüksek beklentilere girmek can sıkabilen riskli bir iştir. Bunun yerine gerçekçi beklentiler içinde gayret etmek en sağlıklısıdır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Hayır, fiziksel görüntüyü önemseyeceğiz, şeytanın gıdıklayabileceği esnek alan bırakmamaya çalışacağız. İyice sıkışmış olmak başka bir şeydir elbette. Normal şartlarda kuralı böyle işletin.
Kıymetli kardeşim bu durumun sizin için türlü riskler taşıdığı aşikârdır. Bu konuda ciddi ve sağlıklı kararlar almanız gerekiyor. Konuyla alakalı aşağıya linklerini bıraktığım cevaplardan daha fazla ayrıntıya ulaşabilirsiniz inşaallah. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun. https://fetvameclisi.com/fetva/evliligini-geciktirmek-isteyen-gence-mektup https://fetvameclisi.com/fetva/iki-sene-devam-edecek-olan-evlilik-oncesi-gorusme-caiz-midir https://fetvameclisi.com/fetva/ailelerin-evliligi-ertelemesi
Değerli hanım kardeş, 'Müslüman kadın çalışamaz' şeklinde bir kural koyamayız. Çalışmayı, rızık temin etmeyi erkeklere tahsis etmenin bir dayanağı yoktur. Kadın da çalışabilir, kazanabilir, servet sahibi olabilir. Sonunda da sadakalar veren, hayırlar yapan bir kadın olarak Rabb’ine gidebilir. Bunun hiçbir dinî engeli yoktur. Tekrar ediyorum: Kadının çalışmasının dinen bir engeli yoktur. Engel, kadının, kadınlığının zarar görmesindedir. Zira Müslüman toplumun, kadınını kaybetmesi ile topraklarını kaybetmesi arasında fark görmeyecek kadar önemli bir yerde görüyoruz kadını. Müslümanlar, kadınlarını iş yerlerine gönderdikten sonra nesil yetiştirme kabiliyetlerini zedelemektedirler. Bireysel şartlar, istisnai durumlar bu genel kuralı aşamaz. Kadının çalışması ile alakalı olarak şu üç tespiti yapabiliriz. Birinci tespit: Kadının fiilen bulunması zorunlu alanlar vardır. Tıp da bunların başında gelmektedir. Doğumu teşvik eden, önünde çocuk doğurmuş bir kadına, cepheden gelmiş bir gaziye dizilen övgüleri dizen, onun doğumuna katkıda bulunmaktan sevaplar uman bir 'kadın doğumcu' doktorun ne büyük bir hizmet yaptığını takdir edebiliyor musunuz? Sadece kadın doğumcular da değil. İnsan sıhhati ile alakalı her branş, kadının da o branşta bulunmasını gerektiriyor. Bunun için kadınların, zekâ ve özel şartları izin veriyorsa, Allah'ın Şeriat'ının aşılmadığı zeminlerde tıp öğrenmelerini ve ibadet niyeti ile bu işi icra etmelerini tavsiye etmekte bir sakınca görmüyoruz. İkinci tespit: Kadının, şu veya bu nedenle çalışması zorunlu olabilir. Rızkını temin etme zorluğu veya kendisinin takdir edeceği bir zorunluluk, kadını çalışmaya mecbur edebilir. Bu da olur diyeceğimiz alanda kalmaktadır. Bu durumda Müslüman hanım, en zararsız, en az yıpratan işi tercih eder ve çalışır. Buna da zaruret dairesi içinde tutabiliriz. Üçüncü tespit: Kadın çalışınca ne oluyor? Ya da kadının çalışmasını sürekli canlı bir konu olarak önümüze getirenler ne amaçlıyorlar? Bunu düşünmemiz gerekmez mi? Mesele sadece kadının da para kazanması ile sınırlandırılabilecek kadar basit görülebilir mi? Şu çıkmazlar, kadının çalışmasının ürünüdür; biz de bir mü'min olarak konuyu, daha geniş bir pencereden görmek zorundayız: - Kadının çalışması, erkeğe göre daha narin olan bedeninin yıpranması demektir. İşin sekreterlik veya santralde görevli olması ile bu sonuç değişmiyor. Bedeni yıpranan kadın insanlık için bir kayıptır. - Kadının çalışması, doğum oranının azalması demektir. Ne kadar doğurma yanlısı olursa olsun, çalışan kadın zor doğurur. - Kadının çalışması, doğurduğu çocuğu istediği gibi büyütememesi demektir. Ya eksik büyütecek ya da anne olmayan birine çocuğunu büyüttürecek. Kreşe, anaokuluna ve okula annelik yaptıracak. Bu da olduğu gibi zarardır. Kimse, anne gibi anne olamaz. - Kadının çalışması, eşi açısından yetersiz bir kadınla yaşama sonucunu getirecektir. Bu da, aile içi sorunları ateşleyecek, erkeği kadın düşmanı, kadını erkek düşmanı yapacaktır. Elinde, hesabında parası olan kadınla, eşinin kazancını yiyen kadının psikolojisi aynı değildir. Gencecik kızlar, daha baliğa olmadan boşandığında nasıl yaşayacağını hesaplayarak diploma sahibi olmayı düşünüyorlarsa önümüzde ciddi bir sorun var demektir. Neden ne olursa olsun, çalışan her kadın Ümmet için bir kayıptır. Meselenin bir de ahlâk boyutu vardır ki ona değinmeye gerek görmüyorum. Sıhhat ve afiyet içinde olmanızı dilerim.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Cevabı kabullenip başka adaylara bakmanızı öneririm. Çünkü öte türlü hem zorlama olur hem de evlilik yolunda size fazladan yük olur. Bu da sizi kısa mesafede çok yorar. Allah'a tevekkül edin. Allah'ın dilediği zaman dilediği kişiyle yolunuz kesişecektir inşallah. Siz yeter ki dua ederek, Allah'a tevekkül içinde aramaya devam edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Delikanlı, eşin olmayan bir hanım senden önce yakışıksız bir davranış sergilemiş ve pişman olmuşsa geçmişe takılman yanlıştır. Ortada seni ilgilendiren bir husus yoktur. Yalnız seni ona bağlayan (nişanlılık, sözlülük gibi) bir ilişki/bağ olup da onun ahlak ve kültürümüze ters bir davranışı olsaydı bu bağı sürdürmek tartışılabilir. Buna rağmen eğer takıntılı birisi isen veya ara ara bu hanım kızın davranışı senin zihnini meşgul edecekse bu görüşmeyi de evliliği de sakın yapma. Kendine de o kızcağıza da yazık edersin. Allah en doğru kararı vermeyi nasip etsin.
Günah işlediyseniz sebep olan telefonun bunda bir suçu yoktur. Bu hata sizin kullanma iradesizliğinizden kaynaklıdır. Nesnelere takılmayın. Allah'tan bağışlanma dilediyseniz nesneleri takıntı haline getirmeyin. Önünüze bakın. Allah, tekrarından muhafaza buyursun.
Şehadet getirirken imanınızda eksiklik olmadığını biliyorsunuz, ancak bu düşünceler sizi rahatsız ediyor. Bu, imanınızın sağlam olduğunu gösterir. Vesveselerden etkilenmemeye çalışın ve kalbinizin Allah’a bağlı olduğunu kendinize hatırlatın. Eşinizle nikâhınızı tazelemeniz, küfür halinden sonra yapılması gereken bir tedbirdir. Bu işlem, imandan sonra gerçekleştiği için geçerlidir. İmanınız kalbinizde mevcut olduğu sürece, nikâhın geçerliliği konusunda endişe etmenize gerek yoktur. Ayrıca, eşinize verdiğiniz vekâletle nikâhın tazelenmesi, İslam hukukunda geçerli bir yöntemdir. Allah’a yönelerek kalbinizi rahatlatacak dualar edin. Şu dua, bu tür durumlarda çok etkilidir: “Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme ve bize rahmetini bağışla. Şüphesiz Sen, çok bağışlayansın.” (Âl-i İmrân, 3:8). Sabah ve akşam zikirleri vesveselere karşı en büyük koruyucudur. “Lâ ilâhe illallah” zikrini dilinizden düşürmeyin. Kalbiniz imanla dolu olduğu sürece Allah, sizi bağışlayacaktır. Unutmayın ki Allah, tövbeleri kabul edendir: “De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar.” (Zümer sûresi, 53. âyet). İmanınızı kuvvetlendirmek ve huzur bulmak için namazlarınıza ve diğer ibadetlerinize devam edin. Vesveselerle mücadelede bu çok etkili olacaktır.
Kıymetli kardeşim, tabii ki samimi olup olmadığımız konusunda bir miktar endişelenmemiz normal hatta iyi bir şeydir. Fakat bu durumun bir vesveseye dönüşmesine ve bizi kilitlemesine, enerjimizi aşağıya çekmesine izin vermemeliyiz. Sizin durumunuz özelinde şöyle bir yöntem söyleyebiliriz. Bir süre, samimi olup olmadığınız konusundaki endişelerinizi kulak ardı edin. Samimi olsanız da olmasanız da namazlarınızı kılmaya ve diğer ibadetlerinizi güzelce yapmaya devam edin. Bu konudaki endişelerinizi kafanızda çok dolaştırmayın. Bu konuda bir başarıya ulaşamazsanız, bir psikologdan yardım almaya çalışın. Evlilikle alakalı durumunuzu değerlendirmeleri açısından aile büyüklerinizle, kendinize yakın hissettiğiniz diğer büyüklerinizle istişare edip bu konuda neler yapılabileceğini düşünün ve konuşun. Bu konuda atılması gereken adımları geciktirmeden bir an önce atın. Kendinizi küçük veya yetersiz görmeyin. Allah, hak yolunda gitmeye çalışanların yardımcısıdır, deyip tevekkül edin. Kendinize sevdiğiniz bir meşguliyet bulun. Öyle ki hem kalbiniz onla hoş olsun, hem zihniniz onunla meşgul olsun hem de bedeniniz onunla yorgun düşsün. Salih insanlardan oluşan topluluklarda bulunmaya çalışın. Oralarda Allah'ı zikretmeye çalışın. Allah'tan konuşun. Salih insanlardan dostlar, arkadaşlar edinin. Onlarla düzenli olarak görüşüp Müslümanlığınızda birbirinize yardımcı olmaya, birbirinize destek ve moral vermeye çalışın. Yalnız kalmayın. Boşlukta kalmayın. Allah'a sığının. Allah'a çokça dua edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.