İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam küfre düştüğümü düşünerek iman ve nikâh tazelemek istedim. İman tazelemek için kelime-i şehadet getirirken, anlamını bilerek ve düşünerek söyledim. Ancak o an, bu söze inanıp tasdik ettiğimi düşünerek söylemedim. Sadece anlamına odaklandım. Kalbime sorarsanız imanla dolu ama o anki niyetimden dolayı şüpheye düştüm. Daha sonra eşime verdiğim vekâletle nikâhımızı yeniledik. Acaba iman tazelemem geçersiz miydi ve bu durum nikâhımızı da geçersiz mi kılar? Bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim.

Cevap

Şehadet getirirken imanınızda eksiklik olmadığını biliyorsunuz, ancak bu düşünceler sizi rahatsız ediyor. Bu, imanınızın sağlam olduğunu gösterir. Vesveselerden etkilenmemeye çalışın ve kalbinizin Allah’a bağlı olduğunu kendinize hatırlatın. Eşinizle nikâhınızı tazelemeniz, küfür halinden sonra yapılması gereken bir tedbirdir. Bu işlem, imandan sonra gerçekleştiği için geçerlidir. İmanınız kalbinizde mevcut olduğu sürece, nikâhın geçerliliği konusunda endişe etmenize gerek yoktur. Ayrıca, eşinize verdiğiniz vekâletle nikâhın tazelenmesi, İslam hukukunda geçerli bir yöntemdir. Allah’a yönelerek kalbinizi rahatlatacak dualar edin. Şu dua, bu tür durumlarda çok etkilidir: “Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme ve bize rahmetini bağışla. Şüphesiz Sen, çok bağışlayansın.” (Âl-i İmrân, 3:8). Sabah ve akşam zikirleri vesveselere karşı en büyük koruyucudur. “Lâ ilâhe illallah” zikrini dilinizden düşürmeyin. Kalbiniz imanla dolu olduğu sürece Allah, sizi bağışlayacaktır. Unutmayın ki Allah, tövbeleri kabul edendir: “De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar.” (Zümer sûresi, 53. âyet). İmanınızı kuvvetlendirmek ve huzur bulmak için namazlarınıza ve diğer ibadetlerinize devam edin. Vesveselerle mücadelede bu çok etkili olacaktır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Senin tarif ettiğin durumun adı şüphe değil vesvesedir. Sahabe-i Kiram Efendilerimiz bile bazen "İçimizden öyle düşünceler geçiyor ki, bunları dile getirmeye utanıyoruz" dediklerinde Efendimiz ﷺ: "Bu, imanın ta kendisidir." (Müslim, İman 209) buyurdu. Çünkü şeytan, kalbinde iman olan kişiye musallat olur. İmanı olmayan kişiye vesvese taşımaz. Çünkü onun kalbini zaten boş bulmuştur. Senin yaşadığın huzursuzluk, imanını kaybetmen değil, onu kaybetmekten korkmandır. Bu da bir iman alametidir. Kalbim mutmain değil gibi hissediyorum diyorsun… Evet, kalp bazen ikna olmuş gibi hissetmez. Ama bu his bir eksiklik değildir. Çünkü Kur’an’ın ifadesiyle: "Bilesiniz ki kalpler, ancak Allah’ı anmakla tatmin olur." (Ra’d sûresi, 28. âyet) Senin kalbin Allah'ı daha fazla hatırlamak, O’na daha çok yaklaşmak istiyor. O yüzden şu anda huzursuz. Bu, bir uyanış hâlidir, kopuş değil. “Ne Yapmalıyım?”, “Kalbimi nasıl ikna ederim?” Gönlünden geçen şu cümleyi tekrar et: "Rabbim! Sen benim kalbimi biliyorsun. Ben Sana iman ettim. Şu an ne yaşıyorsam kalbimi Sen’e daha çok yaklaştırmak içindir." Bu dua bile kalbinin hâlini anlatır. Allah senin kalbini senden daha iyi bilir. Kalbine şunu telkin et: “Ben yaratıcıya iman ediyorum, O’nun bir Peygamber gönderdiğine, kitap indirdiğine, ahiretin sahibi7hâkimi olduğuna, her şeyi hikmetle yaptığını kabul ediyorum.” Bu tasdik, imandır. Vesveseye cevap verme: Kalbine gelen, "acaba iman etmedim mi?" düşüncesine cevap verdikçe büyür. Hiç tartışma. O düşünceye "Sen vesvesesin, seni tanıyorum" de ve yoluna devam et. Faydalı sohbetler ve ilim meclisleri bul: Tefekkür çok kıymetlidir ama bazen yalnız başına yapılınca vesvese kaynağı da olabilir. Lütfen, güvenilir bir hoca eşliğinde akaid, iman esasları gibi dersleri dinlemeye veya okumaya başla. Namaza, istiğfara, salavata sarıl: Kalp yıkanmazsa huzur bulmaz. Namaz, kalbin sabunudur. İstiğfar, kiri atar. Salavat, kalbi huzura boğar. Günlük olarak en az 100 defa “Estağfirullah” ve 100 defa salavat çekmeye başla. Unutma güzel kardeşim, Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler! Allah’a dönün; samimi bir tevbe ile. Umulur ki Rabbiniz günahlarınızı örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere koyar..." (Tahrim sûresi, 8. âyet) Senin samimiyetin, kalbinin sancısı, bu ayetin muhatabı olduğunun delilidir. Sen imansız değilsin, imanını korumak isteyen bir müminsin. Rabbim seni sabit kadem eylesin. Kalbini itminana erdirsin.

Kalbim sanki imanı tasdik etmiyor gibi hissediyorum. Kainata bakınca, “evet, bu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kimse sizin kafanızda ne olduğunu bilemez, hiç kimse! Onu unutun. Sizin durumunuz tansiyonu inip çıkan bir insanın durumudur. Tansiyon iner çıkar ama kalp çalıştıkça hayat devam eder. Bunları dert etmekten vazgeçin. Mü'min insansınız, elhamdülillah. İmanınızın kıymetini bilin. Gereksiz irdelemeleri terk edin. İbadetlerinizi yapın. Kur'an okuyun. Hayatınızı biraz daha yoğun yaşayın. Gerekiyorsa ek iş yapın. Bunların tamamı geçicidir. Neredeyse herkesin benzer halleri vardır, olabilir de. Bir de doktora görünüp, tıbben gerekli bir şey olup olmadığını sorun. Gerisini de Allah'a salın. Size dualar ederiz.

Ben Allah'a ve amentüdeki tüm esaslara iman ettim. Namazlarımı kılıyor, zikirler
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tebliğ her zaman “söylemek” değildir, bazen doğru zamanı ve yolu aramaktır. Senin şöyle bir korkun var: “Ya söyleyemezsem, vebale girer miyim?” Hayır, mutlaka söylemek zorunda değilsin. Asıl sorumluluk; bildiğini kime, ne zaman, hangi dille ve nasıl anlatman gerektiğini araştırmak, planlamak ve niyetinde dürüst olmak. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: "Kim bir kötülüğü görürse eliyle düzeltsin. Gücü yetmezse diliyle. Ona da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir." (Müslim, İman 78) Senin gücün ve şartların dilinle anlatmaya uygun değilse, kalbinle buğz etmen seni günaha sokmaz. Özgüven eksikliği “eksiklik” değildir. Çoğu zaman kibirden uzak bir mütevazılığın aşırılığa kaçmış hâlidir. Yani “Ben kimim ki bir şey diyeyim?” demen kötü değil. Ama eğer bu hal seni Allah için konuşmaktan, doğruyu savunmaktan, iyiliği emretmekten alıkoyuyorsa, orada tedavi gerekir. Sen sadece “söylenmesi gereken yerde susan” olma. Ama bağıran, kıran, yakan da olma. Tebliğ bir sevda işidir, bir emanet taşıma işidir. Sen de bu emanete talip olmuşsun, Allah seni bu yolda muhlis kullarından eylesin. Ya Rabbi! Bu kardeşimi, ilminden, edebinden, şefkatinden ve gayretinden ayırma. Onu güzel konuşan, güzel anlatan, güzel anlayan kullarından eyle. Kalbini geniş, sözünü tesirli, niyetini halis kıl. İnsanlara söz götüren değil, hidayete vesile olanlardan eyle. Âmin.

Hocam, ben özgüven eksikliği yaşayan biriyim. Öğrendiğim bazı dini bilgileri ins
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Bir kere, meselenin doktorluk tarafını muhakkak çözün. Tıbbın imkânlarını değerlendirin. İkinci olarak da, eşinizle, çocuklarınızla ve yakın çevrenizle alakalı ortamı yenileyin. Kendinizi meşguliyetleriniz, ilgi alanlarınız, dost çevreniz olarak yenilemeniz gerekir. Üçüncü olarak da duayı ihmal etmemelisiniz. Namazlardan sonra, özel vakitlerde dualar edin. Kur'an okuyun, zikir yapın. Muhakkak bir ilim meclisine katılmalısınız. Hayat budur, herkesin bir imtihanı olacak. Allah Teâlâ da kimin ne kadar imtihan kazandığını görecek. Allah Teâlâ sabır ve sebatınızı artırsın.

Selamunaleykum. Geçenlerde yayınlanan Şeytan Salıncağı konulu sohbetinizi görünc
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. 1- Nikâhınızda bir sorun yoktur. 2- kadının sözü ile nikâh zaten bozulmaz. Bu söz de nikâh bozmayı gerektirecek bir söz değildir. 3- Nikâh için imam gerekmez. Şahitler yeterlidir. 4- Böyle bir sözü, tesettürü inkâr amacı ile söyleyenin imanı tehlikeye girer. Kıyafetin güzelliğini beyan etmek için söylenmesi durumunda ise durum böyle değildir.

Selamünaleyküm. Sayın Hocalarım. Nikâh ve imanla ilgili birkaç sorum olacak.Ceva
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim, Özür dilemen gerekmez. Sen bir kalp taşıyorsun, Allah’a karşı mahcubiyetin senin imanının delilidir. Sorun yaptıkların değil, yaptıktan sonra nasıl bir kalple döndüğündür. Bu yazdıkların pişmanlıkla doluysa, Allah’a döndüğünü gösteriyor. Ve Allah’ın rahmeti, senin hatalarından çok daha büyüktür. Şunu bil: – İçki, zina, gaflet… Bunlar büyük günahlar evet ama tevbeden daha büyük değiller. – Senin kalbindeki bu azap, Allah’ın seni terk etmediğinin işaretidir. – Şeytan sana “sen artık yüz karasısın” diyor ama Allah diyor ki: “Ey nefsine zulmeden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları affeder.” (Zümer Sûresi 53. âyet) Ne yapmalısın? Önce samimi bir tevbe et. Gözlerin dolarak, kalbinle af dile. Yalnızken başını secdeye koy, içini dök. Ardından yeni bir sayfa açarak, namazlarını toparla, günde bir sahabe hayatı oku, bir dua ezberle, kalbini temiz tutmak için gözünü ve dilini kontrol etmeye başla, o kötü arkadaşından tamamen uzaklaş. Seni düşüren ortama tekrar girme. Umreye gelince evet, günahkâr bir Müslümanın da umreye gitmesi çok kıymetlidir. Belki orada secdede döktüğün gözyaşıyla yeni bir hayat başlar. Kendini dışlama, “Allah beni kabul etmez” deme. Bil ki sen gitmeye niyet ettiğin an, O seni çağırmaya çoktan başlamıştır. Sen yolunu kaybetmedin kardeşim, sadece biraz yavaşladın. Şimdi dönüyorsun. Allah da seni bekliyor. Dualarım seninle. Allah kalbini sabit kılsın. Günahlarının üstünü rahmetiyle örtsün. Sana, “Ben sana yeterim.” diyen bir teslimiyet versin. Vazgeçme, utanma, susma. Senin Rabbin affetmeyi seviyor.

Hocam, öncelikle böyle bir soru sorduğum için herkesten özür dilerim. Ben üç kez

evlilik konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, sana yazılan nasibin gelecek ve sen onunla görüşeceksin. Kimseyle konuşmamak, görüşmemek başka şey nasibin olacakla görüşmemek başka şeydir. Gereksiz bir takıntı bu, rahat ol. Sen Müslüman bir kız olarak yaşa, nasibin seni gelir bulur.

Hocam ben, karşı cinsle konuşmuyor, aynı ortamlara girmiyor ve günah olmasından
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

O çocuk dediğini bilemem ama annenin baktırdığı basit bir tuzak ve hurafe. Hiç kimse gaybı bilemez. Yüzeysel bakarak inceleyin, kişinin iyiyim diye yaptığı yemine de inanmanız gerekmez. Siz inceleyin.

Hocam sevdiğim biri var, annem hocaya baktırdı ve kesinlikle olmaz, çocukta her
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Günah işlediyseniz sebep olan telefonun bunda bir suçu yoktur. Bu hata sizin kullanma iradesizliğinizden kaynaklıdır. Nesnelere takılmayın. Allah'tan bağışlanma dilediyseniz nesneleri takıntı haline getirmeyin. Önünüze bakın. Allah, tekrarından muhafaza buyursun.

Hocam benim kullandığım bir telefonum var. Bu telefonu kötü kullanmışlığımız old
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu vesveseleri ciddiye almayın. Bir insan hakkında apaçık bir şekilde olumsuz bir şey görmedikçe onu yapmış kabul edemeyiz. Evlilik sürecini istişare ile yürütün. Eş adayınızın doğru biri olup olmadığını da sizi tanıyan ve iyiliğinizi isteyen büyüklerinizle istişare edebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam ben nişanlımı çok iyi tanıyorum ancak şeytan sürekli onun hakkında olumsuz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim, evvela hangi bölümü okursan oku, evlilik için okul bitimini kendine bir engel, bir eşik, bir şart gibi görme. Zamanı geldiğinde Allah'ın emri bilip üzerine düşeni yap. Bunun yanı sıra hangi bölümü okuyup okumayacağınla alakalı olarak öncelikle bir meslek danışmanı ile görüşmeni tavsiye ederiz. Senin özel durumların, yeteneklerin, gelecek planların, ülke şartları, dünya şartları, güncel dünya ve gelmesi beklenen dünya ile alakalı araştırma yapıp bu alanda uzmanlaşmış biri ile konuşman inşallah daha sağlıklı olacaktır. Bunu konuşup belirlemeyi yaptıktan sonra belki bir hoca efendi ile istişare yapmak icap eder. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.

Hocam ben bu yıl üniversite sınavına girdim. Tıp okumak istiyordum ama bir kız o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kayınvalidenizin bir anne olarak eşiniz üzerinde hakkı olabilir ama sizin üzerinizde hak iddia etmesi doğru değil. Fakat bununla beraber aile büyüklerine saygı, onların yanlışlarını kabul etmek anlamına gelmez. Sizin huzurunuz, evliliğinizin sağlam temeller üzerine oturması için eşinizin dengeli olması gerekir. Fakat yine de bu süreçte siz en çok, size düşen yanlarıyla ne yapacağınıza odaklanın. Mecbur olmadıkça kayınvalideniz ile yalnız kalmamaya çalışın. Konuşmalarına çok fazla dâhil olmayın, tartışmalara girmeyin. “Anlıyorum” gibi kısa ve nötr cevaplar vererek tartışmalardan uzak durun. Şehir değiştirme konusunda ise eğer psikolojik olarak çok yıpranıyorsanız ve bu durum hamilelik sürecinizi de olumsuz etkiliyorsa şehir değiştirmek iyi bir seçenek olabilir. Ancak burada eşinizin bakış açısı önemli. Eğer eşiniz de sizi anlıyor ve destekliyorsa bunu uygun bir dille ona anlatabilirsiniz. Eğer eşiniz bunu şu an kabul edemiyorsa en azından kısa vadede kayınvalidenizle fazla muhatap olmadan bir süre geçirmeye çalışabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.

Hocam ben evlendiğimde kayınvalidem ve kayınpederimle yaşamayı kabul ettim, ayrı

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.