Fetva Meclisi
Soru
Kalbim sanki imanı tasdik etmiyor gibi hissediyorum. Kainata bakınca, “evet, bu düzenin bir amacı olmalı, yaşamın bir amacı olmalı” diyorum ama sanki kalbim mutmain değilmiş gibi hissediyorum. Gün boyunca tefekkür etmeye çalıştım ama içimde bir sıkıntı ve huzursuzluk var. Allah'a çok uzak hissediyorum, iman etmemişim gibi hissediyorum. Kalbimi nasıl ikna ederim ve iman ettiğime emin olabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Şehadet getirirken imanınızda eksiklik olmadığını biliyorsunuz, ancak bu düşünceler sizi rahatsız ediyor. Bu, imanınızın sağlam olduğunu gösterir. Vesveselerden etkilenmemeye çalışın ve kalbinizin Allah’a bağlı olduğunu kendinize hatırlatın. Eşinizle nikâhınızı tazelemeniz, küfür halinden sonra yapılması gereken bir tedbirdir. Bu işlem, imandan sonra gerçekleştiği için geçerlidir. İmanınız kalbinizde mevcut olduğu sürece, nikâhın geçerliliği konusunda endişe etmenize gerek yoktur. Ayrıca, eşinize verdiğiniz vekâletle nikâhın tazelenmesi, İslam hukukunda geçerli bir yöntemdir. Allah’a yönelerek kalbinizi rahatlatacak dualar edin. Şu dua, bu tür durumlarda çok etkilidir: “Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme ve bize rahmetini bağışla. Şüphesiz Sen, çok bağışlayansın.” (Âl-i İmrân, 3:8). Sabah ve akşam zikirleri vesveselere karşı en büyük koruyucudur. “Lâ ilâhe illallah” zikrini dilinizden düşürmeyin. Kalbiniz imanla dolu olduğu sürece Allah, sizi bağışlayacaktır. Unutmayın ki Allah, tövbeleri kabul edendir: “De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar.” (Zümer sûresi, 53. âyet). İmanınızı kuvvetlendirmek ve huzur bulmak için namazlarınıza ve diğer ibadetlerinize devam edin. Vesveselerle mücadelede bu çok etkili olacaktır.
Selamünaleyküm. Kalbiniz mutmain oluncaya kadar tasavvufa girmeyin. Mü'minin kalbi ölçüsüdür, huzur bulmadığı yerde bulunmaz. Mevcut durumunuz da büyük oranda bayanlardaki ince ayarlama hastalığından kaynaklanmaktadır. Adına riyaya karşı takva diyor olsanız da bu bir hastalık belirtisidir. Böyle hesaplarla ve kavramlarla vakit geçirmeyin. İş yapın; ibadetlerinizi artırın, Kur'an okuyun, her gün muhakkak bir cüz okuyun. Tefsir okuyun. Bir ders halkasına katılın. İki bayana Kur'an öğretin ve ebedî ecirler kazanın. Bu da sizin hafızlığınızın zekâtı olur. Muhakkak ve muhakkak bir ilmihal okuyun, okutun. Kadınlara dair meseleleri derinlemesine öğrenin, öğretin. Bakın tasavvufu aratmayacak neler neler sayılıyor bir çırpıda. Siz işinizden fazla vaktiniz bulunduğu için sıkılıyorsunuz, problem üretiyorsunuz. Hemen kendinizi test edin; bir ilmihal kitabını yüzde kaç net şekilde bilebiliyorsunuz? Eğer biliyorsanız hemen öğretmeye geçin, ilmihal grupları kurun. Bilmiyorsanız da işiniz belli demektir. Oturmayın, yürüyün; ilim yolunda, Kur'an'a hizmette yürüyün. Oturdukça paslanırsınız, paslandıkça da sorun üretirsiniz. Allah'a emanet olunuz.
Aşırı hassasiyetim oluyor, sürekli takıntı vesvese dediğiniz durumda dini OKB olabilir. Bu konuda bir uzman desteği almanızı tavsiye ederim. Bu durum ister dinden olsun ister olmasın herkesin yaşayabileceği bir şeydir. İnsanın aklına pek çok farklı düşünce gelebilir ancak her düşüncenin bir olmadığını da göz önünde bulundurmalıyız. Dikkate almamız gereken düşünceler ve hiç önemsememeniz gereken düşünceler arasında ayrım yapmalısınız. Bir düşünceye sahip olmak o düşüncenin gerçek olduğu anlamına gelmez. Bu durumda "ben düşüncelerim değilim" şeklinde bir ilke edinebilirsiniz. Size gelen vesveselerden herhangi biriyle aşırı meşgul olursanız onu zihninizde çok büyütmüş, onu güçlendirmiş olursunuz. Düşünceye odaklanarak onu güçlendirmeyi istemeyiz ve bununla birlikte onu bastırarak, oluşmasını engellemeye çalışarak davranışların değişmesine izin vermeyiz. "Bu düşünce şeytanın vesvesesidir ve bu yüzden reddediyorum. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir ve ben elimden geleni yaptım, bu şekilde devam ediyorum" gibi bir düstur edinip bu değer doğrultusunda hareket etmeye çalışabilirsiniz. Düşünceler geldiğinde bir iki dakikalık nefes egzersizleri yapıp bedeninize yönelebilirsiniz, farkındalığınızı bedeninize ve şimdiki ana verebilirsiniz. Ayrıca vesvesenin zihin düzeyinde olduğunu, kalpte imanın muhafaza edildiğini, kalbinizde taşıdığınız inanca eşdeğer olmadığını bilerek ikisini ayrıştırabilirsiniz. Rabbim hayırlı ve kalıcı şifalar versin.
Dolu olmayan kabtan taşma beklenemez. Siz önce kendinizi yetiştirmeyi becermelisiniz. Dolu dolu bir din bilgisi sahibi olmayı hedefleyin. Bunun için uğraşın. İnsanları ikna etmek gibi engin bir hedefi de küçümsemeyin. Ne iknayı bitirebilirsiniz ne de sizin gücünüz o denli sınırsız denebilecek çapta olur. Haddinizi bilerek iş yapın. Kalbinize gelen vesveselere de aldırmayın. Onlar fırtınalardaki şimşekler gibidir, gelir geçer. Birine takılıp kalırsanız kendinizi helake sürüklersiniz.
Kimse sizin kafanızda ne olduğunu bilemez, hiç kimse! Onu unutun. Sizin durumunuz tansiyonu inip çıkan bir insanın durumudur. Tansiyon iner çıkar ama kalp çalıştıkça hayat devam eder. Bunları dert etmekten vazgeçin. Mü'min insansınız, elhamdülillah. İmanınızın kıymetini bilin. Gereksiz irdelemeleri terk edin. İbadetlerinizi yapın. Kur'an okuyun. Hayatınızı biraz daha yoğun yaşayın. Gerekiyorsa ek iş yapın. Bunların tamamı geçicidir. Neredeyse herkesin benzer halleri vardır, olabilir de. Bir de doktora görünüp, tıbben gerekli bir şey olup olmadığını sorun. Gerisini de Allah'a salın. Size dualar ederiz.
Bu vesveselerin yarın bir gün yeniden zihninizde yankı bulması, sizin de bu vesveselere kulak asmanız yuvanızın huzurunu ciddi bir şekilde riske atabilir. Bu sebeple karar vermeden önce iyi düşünmenizi, mümkünse bir psikoloğa gidip bu konuda danışmanlık almanızı tavsiye ederiz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.