Fetva Meclisi
Soru
Ben Allah'a ve amentüdeki tüm esaslara iman ettim. Namazlarımı kılıyor, zikirlerimi yapıyorum; yapmaya çalışıyorum. En azından zikri sürekli yapamasam da namazlarımı kılıyorum. Kafamda inançla ilgili bazı sorular var. Kelime-i şehadet getirmeye, imanımı tazelemeye çalışıyorum aklıma geldikçe. Tanıdığım salih bir kişi kafamdan geçenleri biliyor, ‘tam teslim olmamışsın’ diyor. Ama ben kafa doluluğundan kafamdan geçen düşünceyi bilemiyorum. Bana manevi olarak ne önerirsiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere bu dönüşümün seni bir nebze sarsmasını normal görmelisin. Hayatını öncesine göre aksi bir yöne çevirdiğine göre bir alışma dönemin olmalıdır. Bunun geçici olduğunu bil. İkinci olarak da aşırı gitmen doğru olmaz. Mesela namaza başla ama beşe beş katmayı uzun bir zamana yay. Haramlardan uzak dur ama titizliği uzun bir zamana yay. Sabırlı ol. Sebat et. Anne babanın duasını almaya ihmal etme. Bir yere kilitlenip kalma. Geniş bir çevre edinmeye çalış. İstersen bir de psikoloğa görünüp sana bir tavsiyesinin olup olmadığını öğren. Ve dua ederek yoluna devam et. Allah yardımcın olsun.
Namazdan daha iyi başlanacak bir yer yoktur. Mü'min bir insan olarak namazla yükselişe geçebilirsin. Kur'an da senin enerjin olur biiznillah. Şeytan seni, iyi kılamamak veya iyi okuyamamakla oyalarken senin “KİM EN İYİSİNİ YAPABİLİYOR Kİ?” diye sorman gerekir. İyi değil dediğin zaman şunu unutma: İyiye o acemilikle ulaşılıyor. İyi değil diye bıraktığında merdiveni atmış oluyorsun. Tırmanma şansın da sıfır oluyor. İyinin peşinde olma heyecanını eksiltme, devam et. Bir ders halkasına da muhakkak katıl.
Güzel kardeşim, “İslam nedir?” sorusuna namazdır, hactır gibi cevaplar veririz. Evet doğru. Ancak İslam aynı zamanda, bin kere yıkılsan da, kendinden ve yapabileceklerinden emin olmasan da Allah’ın seni her defasında kaldıracağına, sana o heyecanı, ibadetlerini yapabilecek gücü verebileceğine inanmaktır. Rabbimizden umudumuzu kesemeyiz. Her defasında namazını kılabilen, dinin emirlerini hakkıyla yerine getiren, ahlakı Kur’an’ın tarif ettiği gibi olanlardan olabilmek düştüğümüzde aynı heyecanla yola devam ederek olabilecektir. Tüm ibadetlerini zahiren yapmayı başarabilenlerin de farklı imtihanları var elbette. Sizin imtihanınız da bu. Ama bir gün istediğinizden, hayal ettiğinizden çok daha güzelini verecektir Rabbimiz. Şu an bir sınavda olduğunuzu ve bu isteğinizde ne kadar samimi olduğunuza dair bir teste tabi tutulduğunuzu düşünün. Bu zamanda şeytanın en çok kullandığı silahlarından biri Allah’ın kapısından umutsuz olarak geri dönüleceğini, ne kadar istesen de asla ibadetlerini tam yapamayacağına dair başarısızlık, heyecansızlık vererek sonu olamayan bir döngüye girdiğini vehmettirmektir. Ki bu hastalık olarak bir mümine yeter de artar. Yılmayın ve dua edin kendinize. Ailenizin verdiği tepkilere ve sizi gördüğü konuma rağmen kendinizi yeterli hissetmeyip hep bir adım ilerisi için daha güzeli, olması gereken ne ise onu huzurla, gönül ferahlığı ile yapabilmek için her daim dua edin. Vazgeçmeyin, umutsuzluğa kapılmayın. Tam şeytanı yenecekken onu güldürmeyin. Kırk kere düşseniz de kırk birinciye kalkın. Şeytan sizi etrafınızdakilerin övgüleriyle yeterliymişsiniz gibi hissettirdiği zamanlarda sizden daha iyilere bakın. Çevrenizi değiştirin. Durumu sizden daha iyi olanları gördüğünüz ve duyduğunuz zaman sadece tesettürünüzün yeterli olmadığını ve daha çok dua ederek sımsıkı sarılmanız gerektiğini anlayacaksınızdır. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Eksik görmek konusunda ben de senin gibiyim diyebilirim; kendimi hiç tam görmedim, göremedim, göremem de. İnsanız ve peygamber değiliz. Eksik geldik, öğrene öğrene yükseleceğiz biiznillah. Eksik olduğunu bilip öğrenmeye devam etmek doğal olandır. Eksik olduğunu bilip bunu takıntıya dönüştürmek ise doğal değildir, hastalıktır. İkisi arasında kendinize yer bulun. Yaşınız itibariyle sizdeki bu sıkıntıyı aşmanız için uzun zaman gerekmez. Gayret edin, takıntı yapmayın. Çokça Kur'an okuyun. Sabah akşam zikirler yapın. Kendinize iyi ve salih bir çevre oluşturun. Özellikle sabah namazı üzerinden tavizsiz bir namaz planlaması ile yaşayın. Allah yardımcınız olsun. Âmin.
• İmanda ölçün Ashab-ı Kiram olsun. • Günahlarından tevbe et, istiğfarı unutma. • İbadetlerinden taviz verme, özellikle de namazdan. • Samimi ve sürekli duaların olsun. • Kur'an oku, Kur'an dinle, Kur'an düşün, Kur'an öğren, Kur'an yaşa. • Zikri ihmal etme. Namazlardan sonra, yolda yürürken, balkonda çay içerken, durakta beklerken zikret. Dilinle zikret, kalbinle zikret. Zikret. • Zamanı çok iyi değerlendir. Zamanı israf etme. Dakikaları saat gibi gör. • Kendini sürekli test et. Salih insan olduğunu bildiğin birine sun kendini, onun ikazlarını dikkate al. • Nafile ibadetlere önem ver. Hangi nafile ibadeti daha iyi yapabiliyorsan ona yoğunlaş. • Kalbini kirlerden uzak tut: Kibir, kin, nefret, sinirlenme, riya, münafıklık…
İnsan milim milim büyüdüğü gibi, bir lokma, bir nefes ilerlediği gibi dini durumumuz da kelime kelime ilerler. Bazen bir kelimede takılır insan bazen de bir konuyu aşamaz. Bu takıntılarla asıl vazifelerini oyalarsa kaybeder. Asıl hedef olan Allah’ın rızasına doğru HİÇBİR ŞEY YOKMUŞ GİBİ yürümeye devam ederse kazananlardan olur. Siz de bu mantıkla hareket edin. Takılıp kalmayın o konulara. İbadetinizin geneline bakın. Hedefinizin ucunu görmeye çalışın. Bu durumları da sabrınız için konu olarak görün. Allah yardımcınız olsun.